10 Haftalık Gebelik

10 Haftalık Gebelik

Her anne adayı, sorunsuz bir hamilelik sonrasında, ağrısız bir doğum ile dünyanın en sağlıklı, en güzel bebeğini doğurmak ister. En güzel bebeği doğuracağına şüphe yoktur ama tamamen sıkıntısız bir hamilelik her zaman mümkün olmayabilir. Dünyaya yeni bir canlı getirmek, sadece bir kadın için değil, tüm insanlık için çok önemli bir olaydır. Kadın ve ailesi için yeni bir hayatın başlangıcı olan bu önemli olay, insan türünün devamını sağlaması açısından da hayati değer taşır. Ve bir toplum, kendisini oluşturan bireyler fiziken ve ruhen ne kadar sağlıklıysa, o kadar güçlüdür. Günümüzde her kadının, ergenliğe adım atmasıyla beraber bir kadın-doğum uzmanıyla iletişim halinde olması bu nedenlerle de çok önemlidir. Yazık ki ülkemizde, gelenek-görenekler ya da ekonomik şartlar elvermediğinden, kadınların büyük bir çoğunluğu bir kadın doğum doktoruyla ilk defa doğum sırasında karşılaşıyor ve hatta 2. doğuma kadar da görüşmüyorlar. Oysa bir jinekolog sadece kadının cinsel sağlığı ve üreme sistemiyle ilgilenmez. Sağlıklı bir bebek dünyaya getirebilmesi için kadının diğer tüm sistemlerini ve erkekteki olası problemleri de inceler. En yakınlarınızla bile paylaşamadığınız sıkıntılarınızı jinekoloğunuzla paylaşabilir ve sağlıklı, doğru bilgiler alırsınız. Kendinizi rahatça ifade edebileceğiniz, dilediğiniz zaman rahatlıkla ulaşabileceğiniz, sorularınıza tatminkar ve aydınlatıcı cevaplar veren bir jinekolog, kelimenin tam anlamıyla sizin gerçek aile hekiminiz olacaktır.

Annedeki Değişimler

10 Haftalık Gebelik

Anneye ait beslenmeyle ilgili şikayetler yavaş yavaş ortadan kalkar. Bulantı ve kusmaların azalmasıyla beraber kilo artışı da gözlenebilir. Duygusal değişimler hala devam ediyor olabilir ama artık süreleri daha kısadır. Bebekte kemik ve kıkırdak oluşumunun başlamış olması, annede kalsiyum ihtiyacını da artırmıştır. Bu ihtiyaca bağlı olarak da özellikle bacaklarda kramp şikayetlerine rastlanabilir. Hekiminize de danışarak, kalsiyum yönünden zengin besinlerin tüketimini artırma yoluna gidebilirsiniz. Süt bezlerinin faaliyette olmasına ve kan akışının hızlanmasına bağlı olarak da göğüslerdeki damarların koyulaştığı ve daha belirgin hale geldiği gözlenir. Yine kan akışının artmış olması vücut ısısında da artışa sebep olur ve anne adayları zaman zaman sıcaktan şikayet ederler.

Ölçülebilir bir kilo artışı olmasa bile, bağırsak hareketlerindeki azalmaya, damarlardaki genişlemeye, mesaneye baskının artmasına bağlı olarak ortaya çıkan şişkinlik, anne adayını rahatsız eder. Beli, bacakları, boğazı sıkan, sıkı lastikli giysiler yerine, daha rahat kıyafetler tercih edilmelidir. Gerek günlük hayatta gerekse egzersiz sırasında giyilecek ayakkabılar da dikkatli seçilmeli, vücut dengesini eşit olarak yere dağıtan ayakkabılar giyilmelidir. Artan hormon salgıları ve beslenmeye bağlı şikayetler sebebiyle, diş etlerinde şişmeler ve iltihap görülebilir. Gebelikte bebeğin sağlıklı gelişimi için annenin ağız ve diş sağlığının takibi de oldukça önemlidir. Hamilelikle ilgili pek çok yanlış inanç arasında yer alan, bebeğin annenin dişlerindeki mineralleri aldığı ve bu yüzden annede diş kayıplarının yaşanabileceği inancı da kesinlikle yanlıştır.

Bebeğin Anne Karnındaki Durumu

10 haftalık bebek

Bebek bu haftadan itibaren, tıbbi olarak fetüs adını alır. Bu haftanın sonunda bebeğin boyu baştan popoya 3,5 santimetre, ağırlığı ise 4 gram civarındadır. Anne karnındaki bebeklerde boy ölçümü, ultrasonografi cihazının değişik formüllerle yaptığı hesaplamalar yoluyla 20. haftaya kadar baş-popo arası, 20. haftadan sonra ise, baş-topuk arası mesafe ölçülerek yapılır. Ağırlık hesaplaması ise, bebeğin baş çevresi ve karın çevresi ölçümleriyle formüle edilen değişik hesaplama yöntemleriyle yapılır. Bebek gelişiminin anlaşılabilmesi ve takip edilebilmesi için bu ölçümlerin yapılması çok önemlidir. Bebeğin gebelik haftasına göre düşük ya da yüksek ağırlığa sahip olması, pek çok gelişim bozukluğu ve doğumda ortaya çıkabilecek komplikasyonların öngörülebilmesini ve böylece tedavi edilebilmesini sağlar.

10. gebelik haftasında fetüste dirsek, diz, parmaklar ve topuklar gelişmiştir. Kapalı şekilde göz kapakları net olarak görülebilir. Ağız ve kulak oluşumunda sona gelinmiştir. İç kulakta, dengeyi sağlayan kısımlar gelişmiştir ve bebeğin başı dik bir şekilde durabilmektedir. Öte yandan akciğer, safra kesesi, mide, bağırsaklar ve pankreas gibi iç organların gelişimi hala devam etmektedir. Kalp ise hemen hemen gelişimini tamamlamıştır. Beyin hala vücudun en büyük organıdır ve ultrason görüntülerinde vücudun neredeyse yarısını baş oluşturur. Fetüs, amniyon sıvısı içinde hareket etmektedir fakat bu hareketler hala anne tarafından hissedilir büyüklüklerde değildir. Bütün bu değişimler bir tarafa, içinde bulunduğunuz 10. haftada bebekteki en önemli gelişme, genital bölgede başlayan gelişmedir. Dış genital organlar; kız bebeklerde klitoris, erkek bebeklerde penis gelişimi başlar. Bu organlar henüz çok küçük olduklarından, birbirleri ile karıştırılabilir ve bebeğin cinsiyeti hakkındaki saptamalar henüz güvenilir değildir.

Dikkat edilmesi Gerekenler

Yürüyüş yapan hamile kadın

Anne adayında bulantıların ve kusma şikayetlerinin azalmasıyla beslenmede artış görülür. Bebekteki gelişmenin en hızlı olduğu bu dönemde, kemik ve diş oluşumunun da başlamasıyla annede artan kalsiyum ihtiyacını karşılamak için beslenme düzeninde bir takım değişiklikler yapmak gerekebilir. Peynir, süt ve yoğurt kalsiyumca zengin ve en kolay ulaşılabilir besin maddeleridir. Hormon salgılarının artması, ağız içini enfeksiyonlara daha uygun bir hale getirir. Beslenmeye bağlı sorunlar, anne adaylarının ağız ve diş bakımını aksatmasına sebep olabilir. Yemeklerden sonra dişleri fırçalamak ve belli aralıklarla diş hekimi kontrollerine gitmek çok yerinde bir davranıştır. Ama eğer bulantılar kusmayla sonlanıyorsa, dişleri fırçalamak için çok da acele etmemek gerekir. Yapılan araştırmalar, kusmanın ardından mide asidi henüz ağızdayken yapılan fırçalama işleminin dişlere zarar verdiğini ortaya koymuştur. Bu durumda fırçalamadan önce ağız, bol suyla iyice çalkalanmalıdır. Gebelikte diş kayıpları, yaygın inancın aksine, bebeğin annesinin dişlerindeki mineralleri almasından değil, ihmalden kaynaklanmaktadır.

Gebelik süreci boyunca düzenli olarak egzersiz yapmak da dikkat edilmesi gereken noktalardan biridir. Hamile olun ya da olmayın, hareketli bir gün geçirmek ya da o gün çok fazla ev işi yapmış olmak, egzersiz yaptığınız anlamına gelmez. Önemli olan fırsat buldukça değil, düzenli olarak spor yapmaktır. Bunu gözünüzde fazla büyütmenize gerek yok; aksatmadan haftanın 4 günü yapacağınız, yarım saatlik yürüyüşler yeterli olacaktır. Spor yaparken, asla nefesiniz kesilene kadar kendinizi zorlamayın. Spor yapmaktaki amacınız, nefesinizi efor harcarken bile kontrol altında tutabilmektir. Bunun için, temponuzu yavaştan başlatıp, giderek artırın. Burada ölçünüz, konuşmaya rahatça devam edebiliyor olmanızdır. Egzersiz sırasında konuşmakta güçlük çekiyorsanız, temponuzu düşürmeniz gerekiyor demektir. Sıvı tüketimi, spor yaparken daha da önemlidir. Özellikle sıcak yaz aylarında, hem spor yaptığınız saatlere hem de yeterince su tüketmeye dikkat edin. İçinde bulunduğunuz 10. haftadan itibaren, sırt üstü yapılarak yapılan egzersizler, rahme giden kan akışını azaltacağından, tavsiye edilmez. Egzersiz yaparken ya da başka bir zamanda, yatar ya da oturur pozisyondan ayağa kalkmak istediğinizde, hızlı hareket etmekten kaçının. Bu, tansiyonda ani değişikliklere ve baş dönmesine sebep olabilir. Gebeliğiniz ilerledikçe meydana gelecek kilo artışıyla beraber daha rahat kıyafetler giymelisiniz. Mevsim şartlarına göre terletmeyen, vücuda yapışmayan, nefes aldıran kumaşlardan yapılmış, rahat kıyafetleri tercih edin. İç çamaşırı seçerken de, pamuklu kumaşları tercih etmelisiniz. Ayrıca olası bir kanamayı ya da farklı tür bir akıntıyı gözden kaçırmamak için, iç çamaşırınızın beyaz renkli olmasına dikkat edin.

 

 

 

 

 

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ