16 Haftalık Gebelik

16 Haftalık Gebelik

Zorlu ve aynı zamanda da heyecanlı bir yolculuk olan hamileliğin 16. haftası, 2. trimester dönem içerisinde gelişmektedir. Tüm gebelik sürecinin en rahat dönemi olarak tanımlanan 16. hafta, gebeliğin ilk haftalarında yaşanılan sorunların giderek azaldığı hatta ortadan kalktığı bir dönemdir. Bu bakımdan gebeliğin 16. haftası, görece daha rahat bir dönem olacaktır.

Gebeliğin bu aşamasına kadar ise en az 2 defa doktor kontrollerinin gerçekleştirilmiş olması gereklidir. Buna göre, gebeliğin 16. haftasına kadar geçen sürede, kontrol amaçlı kan testleri yapılmaktadır. Fakat eğer bu kan testleri yapılmamış ise, gebeliğin 16. haftası içerisinde yapılmasına özen gösterilmelidir. Yapılan ya da yapılacak olan kan testleri ise, kan sayımı, kan grubu belirlenmesi ve bir takım bağışıklık testleri şeklindedir. Öte yandan, AFP (alfa feto protein) adı verilen kan testi ise, basit bir kan testi olmakla birlikte, Down sendromu ve ayrık omurga gibi doğum kusurlarının belirlenmesine yardımcı olmaktadır. Üçlü tarama testi kapsamında yapılan bu test, genç anne adaylarına daha doğru sonuçlar vermektedir. Ayrıca bu test de, gebeliğin 16 ile 18. haftaları arasındaki süreçte yapılmaktadır ve bu dönem içerisinde konu ile ilgili doktordan bilgi alınmalıdır.

Hamileliğin 16. ve 18. haftalarında  uygulanan bir diğer test de “amniyosentez” testidir. Amniyosentez testi ise, bebek ile plesantaya zarar verilmeden, rahmin olduğu bölgeye, karın kısmından bir iğne yerleştirilmesi ve şırınga ile sıvı çekilmesi esasına dayanmaktadır. Daha sonra çekilen bu sıvı incelenmekte ve bebekte oluşabilecek anormalliklerin % 40’ı bu  sıvının yardımı ile tespit edilebilmektedir.

16 Haftalık Gebelik Sürecinde Bebekte Yaşanan Değişimler

16 haftalık hamilelik

Tam küçük bir elma boyutuna ulaşmış olan bebek bu hafta içerisinde, 11,5 ile 12 cm boyu ve yaklaşık olarak 85 gram ağırlığı ile, hala son derece küçüktür. Kasları ve kemikleri giderek güçlenen bebek, 16. hafta içerisinde kafasını ve boynunu eğilmiş konumundan, dikleşmiş konuma doğru geçirmeye başlamaktadır. Kol ve bacaklarını daha coşkulu şekilde hareket ettirmeye başlayan bebeğin hareketlerini anne adayları ilk defa bu hafta ile 20. hafta arasında hissetmeye başlayacaktır. Fakat bu hareketler, bir kelebeğin kanat çırpması kadar güçsüz ve miniktir.  Diğer yandan, gebeliğin bu döneminde bebeğin amniyotik sıvısı tampon bölge oluşturduğu için, bebeğin hareketlerini hissetmek zorlaşabilmektedir. Fakat bu sıvı aynı zamanda, bebeğin korunmasını sağlamaktadır. Gebeliğin 16. haftasında bebekte yaşanan bir diğer gelişme ise, duyma duyusunun gelişmeye başlamıştır. Artık sesleri algılayabilen bebek bu hafta içerisinde, belki de seslere tepki olarak, hareketli davranışlarını gösteriyor olabilmektedir.

Hamilelik sürecinde zaman ilerledikçe bebek, göbek kordonunu bularak tutunmaya çalışacaktır ve bu durum bebeğe zarar vermemektedir. Hamileliğin bu haftasında, dudaklarını oynatmayı öğrenen bebek, ağzını açıp kapatabilmekte ve yutkunma hareketleri yapabilmektedir. Yine bu hafta içerisinde bebeğin baş kısmında ince yapılı ve “lanugo tüyü” adı verilen tüycükler oluşmaya başlamaktadır.

Hamileliğin 16. Haftası içerisinde bebeğin gözlerini hareket ettirmesini sağlayan göz kasları çalışmaya başlamaktadır. Bundan dolayı da bebek, gözlerini sağa ve sola hareket ettirebilmektedir. Gözleri hala kapalı olan bebek, içerisinde yüzdüğü sıvı nedeni ile gözüne gelen ışığa karşı gözlerini yumma tepkisi vermektedir. 16 haftalık gebelik döneminde bebekte yaşanan bir diğer gelişme ise, ayak parmaklarındaki tırnaklarının uzamaya başlamasıdır. Öte yandan, bebeğin gelişme gösteren sinir sistemine bağlı olarak, gerçekleştirdiği refleksleri, bu hafta içerisinde ultrason yardımı ile izleyebilmek mümkündür.

16 Haftalık Gebelik Sürecinde Anne Adayında Yaşanan Değişimler

 

16 Haftalık Gebelik

Rahim ile kalça kemiği arasındaki mesafe bu hafta içerisinde yaklaşık olarak 16 cm uzunluğuna ulaşmaktadır. Bu durum ise, gebeliğin daha belirgin hale gelmesine olanak sağlamakta ve annelik duygularının artmasını sağlamaktadır. Rahmin göbek deliğinin hemen altında yer edinmiş olduğu 16. hafta içerisinde rahmin ağırlığı, 250 gram’a ulaşmaktadır. Diğer yandan gebeliğin bu haftası, mide bulantılarının azalma eğilimi gösterdiği ve iştahın da arttığı dönemdir.

Gebelik hormonları anne adaylarının akciğerlerinde sıvı toplanmasına neden olmaktadır. Bu durum ise, anne adaylarının derin nefes almasını zorlaştırmaktadır. Hatta gebeliğin ilerleyen dönemlerinde, daha da büyüyen uterusa bağlı olarak, diyafram üzerinde baskı uygulanması ve akciğerlerin genişleyerek, alanı azaltması sonucu, nefes alıp vermede güçlük artabilmektedir. Hamileliğin bu haftası içerisinde anne adaylarında yaşanan sorunlardan bir diğeri ise kabızlıktır. Fakat bu çok normal bir durum olmakla beraber, bağırsak hareketlerinin yavaşlamasına bağlı olarak gelişmektedir. Anne adaylarının kabızlık sorunundan korunmaları ve kurtulmaları için, bol miktarda su, posalı besinler, sebze ve meyve ile tahıllı besinleri tüketmeleri tavsiye edilmektedir. Çünkü bu gibi besinler, bağırsak hareketlerini hızlandırmaya yardımcı olmaktadırlar.

Bu dönem içerisinde doktor, geceleri yan yatarak uyunulmasını tavsiye etmektedir. Sırt üstü yatmak, kalpten çıkan damarlara baskıyı arttırabildiğinden dolayı, en ideal uyuma pozisyonu sol tarafa yatılarak uyunulmasıdır. Karın kaslarının giderek büyümesine bağlı olarak, hamileliğin bu haftası içerisinde, kasıklarda keskin ağrıların yaşanılması olağandır ve korkulacak bir durum değildir. Gebeliğin 16. haftası içerisinde ve sonrasındaki dönemde, vücut ve yüz bölgesinde güneş lekeleri oluşabilmektedir. Ayrıca, artan östrojen hormonu seviyesi de, cilt lekelenmelerine sebep olabilmektedir. Fakat bu cilt lekeleri, eğer derinin çok derinlerine işlememiş ise, kalıcı olmayacak ve iyileşecektir.

Diş etlerinde hassasiyet ve her diş fırçalama işlemi sırasında yaşanılan diş eti kanamaları da, hamileliğin bu döneminde yaşanan durumlardan biridir. Buna göre, diş fırçasının düzenli olarak değiştirilmesi ve yumuşak tipteki diş fırçalarının tercih edilmesi, diş eti kanamalarını azaltması bakımından tavsiye edilmektedir. Ayrıca, tüm gebelik süreci boyunca, düzenli olarak diş doktoruna gidilmesinde fayda vardır. Günde 2 defa diş fırçalanması ve diş ipi kullanılması da, diş çürüklerinin engellenmesi adına faydalıdır. Gebeliğin 16. haftasında anne adaylarında yaşanılan bir diğer durum ise, vajinal akıntıların artmasıdır. Bu akıntıların, saydam ya da süt beyazı renginde olması normaldir. Eğer akıntıda koku yoksa ve kaşıntıya sebebiyet vermiyor ise, enfeksiyon sorunu bulunmamaktadır.

Gebeliğin 16. Haftası İçin Anne Adaylarına Tavsiyeler

 

Yürüyüş yapan hamile kadın

Hamileliğin bu haftası içerisinde uygulanması tavsiye edilen bazı öneriler bulunmaktadır. Basit ve zorlayıcı olmayan, hafif egzersizler, yürüyüşler, yüzme ve yoga gibi faaliyetler, gebeliğin bu haftasında faydalı olacaktır. Eğer anne adayı masa başında görev yapılan bir işte çalışıyorsa, saatte bir 10 ila 15 dk süre ile molalar vererek, yürüyüşler yapmalı ve pozisyon değiştirmelidir. Gebeliğin bu haftasından itibaren, güneş ışınlarının zararlı etkilerinden sakınılması faydalı olacaktır. Çünkü güneş ışınları cilt üzerinde leke ve sivilce oluşumuna neden olmaktadır. Bundan dolayı, güneşin zararlı ışınlarından korunmak için, koruyucu güneş kremleri kullanılması önerilmektedir.

Hamileliğin 16. haftasında, cilt daha hızlı şekilde gerildiği ve kilo alımı arttığı için, kalça, basen, baldır, göğüs ve göbek bilgelerinde çatlakların oluşması olağandır. Bundan dolayı, doktora danışılmasının ardından, nemlendirici ve çatlak iyileştirici kremler kullanılması tavsiye edilmektedir. Fakat kesinlikle doktora danışılmadan krem kullanılmamalıdır. Çünkü bazı kremler, cildin emilim yapması sonucu bebeğe geçmekte ve bebekte olumsuz etkiler oluşmasına neden olmaktadır.

Hamileliğin bu haftası içerisinde anne adaylarının sırt üstü ya da yüz üstü yatması uygun değildir. Çünkü bu şekilde yatmak, bebeğe ulaşan kan akışının azalmasına neden olmaktadır. Gebeliğin bu döneminde öğün sayısının artırılması tavsiye edilmekte ve 3 ana öğün ile 3 ya da 4 ara öğün şeklinde düzenlenmesi önerilmektedir. Yağ oranı yüksek olmayan kuruyemişler, iyi pişmiş et ve yumurta ile sebze ve meyvelerin tüketilmesi tavsiye edilmektedir. Eğer hamilelik dönemi, kış aylarında geçiyorsa ve anne adayı zayıf bir bünyeye sahip ise, grip olmamak için aşı yaptırılması tavsiye edilmektedir. Öte yandan, grip aşıları hamilelik sürecinde bebeğe zarar vermemekte ve annenin hastalıktan korunmasına yardımcı olmaktadır.

Anne adayları hamileliğin vermiş olduğu bir takım zorlu durumlar ile mücadele ederken, baba adayları da bu durumdan etkilenebilmektedir. Eşlerin karşılıklı olarak birbirlerine destek olmaları, gebelik sürecinin zihinsel ve ruhsal olarak daha sağlıklı ve dengeli geçmesine yardımcı olacaktır.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ