2 Haftalık Gebelik

2 Haftalık Gebelik

Yetişkin bir kadında her adet dönemi, yeni bir gebelik sürecinin başlangıcıdır. Bu dönemde, döllenmemiş yumurtalar kanamayla vücuttan atılır ve yeni yumurtalar olgunlaşmaya, rahim içi yenilenmeye başlar. Adet kanamasının başladığı ilk günü takip eden 2. hafta, henüz bir bebek oluşumundan bahsedebilmek için erken olsa da, muhtemel gebeliğinizin 2. haftasıdır. Son gördüğünüz adet kanaması bitmiş, sağ veya sol yumurtalığınızda bir yumurta hücresi olgunlaşmaya devam etmektedir. Folikül adı verilen içi sıvı dolu bir yapı içinde olgunlaşan bu yumurta hücresi, eğer iki adet döneminizin arası örneğin 28 gün sürüyorsa, muhtemelen 14. günde, yani 2. haftada serbest kalacak.

Folikül 18-20 milimetre arası bir büyüklüğe ulaştığında, artan hormonların etkisiyle çatlar ve içindeki olgun yumurta hücresini serbest bırakır. Yani yumurtlama meydana gelir. Bu arada bebeğin yerleşip büyüyeceği rahim iç tabakası da gebeliğe uygun bir şekilde hazırlıklarına devam etmektedir. Döllenme meydana geldikten sonra oluşacak embriyonun rahim içinde rahatlıkla tutunmasını sağlamak için, rahim zarı (endometrium) kalınlaşmaya başlar. Bu bölümde kanlanma artar çünkü, yeni oluşacak canlının beslenmesini ve büyümesini sağlamak için daha çok kana ihtiyacı vardır. Her adet döneminde sadece 1 yumurta üretilir ve çatlar, böylece 1 bebek oluşumu başlar. Bazen 1’den fazla yumurta çatlar ve hepsi döllenir, bu durumda çoğul gebelik olur.

Annedeki Değişimler

Adetin 14. gününde gerçekleşen yumurtlama sırasında vajinal akıntının şeklinde değişimler görülebilir. Bazı kadınlar hafif bir ağrı şeklinde yumurtlama zamanlarını hissedebilirler. Döllenmenin gerçekleşeceği 2. haftada, babanın sırası gelmiştir artık. Erkek üreme organı testisler içinde üretilen sperm hücresi, baş, gövde ve kuyruk olmak üzere 3 kısımdan oluşur. Baş kısmında, yumurta hücresinin içine girebilmesi için gereken eritici maddeler bulunur. Gövde kısmında, bebeğinizin oluşumu için gerekli kromozon şifreleri ve spermin bir süre yaşamasını sağlayacak enerji bulunmaktadır. Kuyruk kısmı, sağa sola hareket ederek spermin ilerlemesini ve dişideki yumurtaya gitmesini sağlar. Sperm, 1 milimetrenin yüzde biri kadar küçüktür, tek başına gözle görülemez. Sperm hücreleri vücut ısısına dayanıklı değildir. Bu nedenle vücudun dışında skrotum denen torba içinde depolanırlar. Cinsel ilişki sonundaki boşalmayla birlikte milyonlarca sperm, kadının vajinasından girer. Bunlardan 1000 tanesi, yumurtaya yaklaşabilir. Ve içlerinden sadece 1 tanesi, en güçlü olanı, yumurta hücresinin içine girebilir. Spermlerin yaşama süresi yumurta hücresinden daha uzundur. Yumurta hücresi tüplere yerleştikten sonra en geç 24 saat içinde döllenmelidir. Döllenmenin gerçekleşebilmesi için, sperm tüplere ulaştığında, yumurta orada hazır olmalıdır. Üremeyi sağlayan hormonlar, erkekte de vardır ama kadındakilerden farklı işler yaparlar. Hipotalamusun verdiği emirle salgılanan FSH hormonu, testislerde sperm hücrelerinin çoğalmasını ve olgunlaşmasını sağlar. LH hormonu da, yine testislerde erkeklik hormonu testosteron üretimini sağlar. Kadında tek bir yumurta hücresinin olgunlaştığı süre zarfında erkekte milyonlarca sperm hücresi olgunlaşır.

Bebeğin Anne Karnındaki Durumu

Bebekten bahsetmek için hala erken. 2. haftada annenin yumurtası döllenmeye ve rahim de döllenmiş yumurtayı ağırlamaya hazır hale geldiler. Erkeğin spermi ve kadının yumurtası birleştiğinde her şey çok hızlı gelişmeye başlayacak ve 3. haftada bebekle ilgili değişikliklerden bahsedebileceğiz.

2. hafta bebek

Dikkat Edilmesi Gerekenler

Çocuk sahibi olmaya karar verdiğinizde kendinizi zihinsel olarak bu fikre hazırlanmış olmalısınız. Aynı şekilde fiziksel olarak da hazırlanmanız çok faydalı olacaktır. Fiziki hazırlık, 9 ay bebeği taşımaya ve rahat bir doğuma hazırlıktan önce, sağlıklı bir şekilde hamile kalabilmek için gereklidir. Hamile kalmadan 4-6 ay öncesinden hazırlıklara başlamak ve sağlık durumunuzu kontrol altına almak ideal yaklaşım olacaktır. Sağlık durumunuzu kontrol altına almak kısa vadede sizi sağlıklı bir gebelik ve doğuma, uzun vadede ise sağlıklı, uzun bir hayata hazırlar. Bunun da en pratik ve sağlıklı yollarından biri, beslenme alışkanlıklarınızı gözden geçirmektir. Gebelikte beslenme hem sizin hem de bebeğinizin sağlığı için mutlaka alışkanlık haline getirmeniz gereken bir hayat tarzı olmalı. Bazı besinler gebe kalma potansiyeli üzerinde çok olumlu etkilere sahiptir. Aşırı zayıf ya da şişman olmak doğurganlığı olumsuz etkiler. Kadınlık hormonu östrojen pek çok görevi dışında, yumurtlamadan da sorumludur.

Yumurtalıklar ve yağ hücreleri tarafından üretilen östrojen, aşırı zayıf kadınlarda az, aşırı şişman kadınlarda fazla üretilir ve her iki durum da, yumurtlamayı olumsuz etkiler. Gebe kalmaya karar verdiğinizde ideal kilonuza yakın olmaya, vücut kitle indeksiniz 19-24 aralığında olmasına dikkat edin. Çok fazla doymuş yağ, hayvansal protein ve karbonhidrat tüketen kadınlarda yumurtlamayla ilgili sorunlara daha sık rastlanır. Hayvansal proteinler yerine bitkisel olanları tercih edin. Doymuş katı yağlar yerine, doymamış sıvı yağları özellikle de kaynağından emin olduğunuz zeytinyağını beslenmenize katın. Kuru baklagiller ve kuru yemişler sağlıklı bitkisel protein ve folik asit kaynaklarıdır. Gebe kalmayı düşünenlerin yeşil çay içmesi tavsiye edilmez. Çünkü, yeşil çayın folik asit ile etkileşime girerek kandaki düzeylerini düşürdüğü hakkında görüşler vardır.

Yakın bir geçmişte yapılan araştırmalar, yağı azaltılmış süt ve süt ürünlerinin, sanıldığı gibi faydalı olmadığı ve kadınlarda doğurganlık üzerinde olumsuz etkileri olduğunu ortaya koymuştur. Demir eksikliği de hem gebe kalmayı güçleştiren, hem de düşük riskini artıran bir başka istenmeyen durumdur. Doktorunuz, gebelik öncesi muayenenizde ve ilerleyen haftalarda yapacağı tetkiklerde bu durumu takip edecek, gerekirse hap şeklinde takviye tavsiye edecektir. Bağışıklık sisteminizin de bu dönemde sizi pek çok olası komplikasyondan koruyan bir sistemdir, onu güçlü tutmalısınız. Bu da yeterince meyve ve sebze tüketmenizden geçer. Balık, her yaşta insanın ihtiyaç duyduğu ve vücut tarafından üretilmeyen omega-3 yağ asitleri ve D vitamini bakımından çok zengindir. D vitamini anne adaylarında gebelik şansını, baba adaylarında da sperm üretimini artırır. Hamileliğiniz boyunca hem kendi hem de bebeğinizin sağlığı için, özellikle somon gibi yağlı, soğuk su balıklarını tüketmeniz çok faydalıdır. Fakat yüksek miktarda cıva içeren büyük balıklardan uzak durun.

Gebelik ihtimalini artırmak için, muhtemel yumurtlama gününüzü hesaplayabilir ve eşinizle ilişkilerinizi bundan 3 gün önce ve 3 gün sonrasını da içine alacak şekilde yoğunlaştırabilirsiniz. Yumurtlama gününüzü hesaplamak için, sıradaki adet kanamanızın başlayacağını tahmin ettiğiniz günden, 14 gün geriye sayın. Adet periyodu her ay farklılık gösterebileceği için, bulduğunuz günün 3 gün öncesi ve 3 gün sonrasını da dahil ederek, muhtemel yumurtlama döneminizi bulabilirsiniz. Daha çok canlı spermin hedefe ulaşmasına yardımcı olmak için, misyoner pozisyonu denen, kadının altta, erkeğin üstte olduğu pozisyon gebelik ihtimalini artırır. İlişkiden sonra yarım saat kadar sırt üstü hareketsiz yatmanız da yine spermlerin ilerlemesini kolaylaştıracak, gebelik ihtimalini artıracaktır. Pek çok kadının, adet kanaması ve cinsel ilişki sonrasında, hijyenik açıdan sağlıklı olacağını düşünerek vajinal duş alışkanlığı vardır. Kadın doğum uzmanlarının hiç de sıcak bakmadığı bu alışkanlık, vajinanın doğal yapısını bozar. En doğrusu vajinanın kendi kendini temizlemesine izin vermektir. Siz sadece dış genital bölgenizi suyla ve sabunla yıkayın yeter. Vajinanın iç kısmı, asidik bir ortamdır ve dengeli biçimde yaşayan yararlı organizmaları barındırır. Suyla, sabunla ya da başka herhangi bir solüsyonla bu bölgeyi yıkayarak, bu dengeyi bozarsınız. Bu da vajinanızı enfeksiyonlara açık hale getirir. Dış gebelik gibi hayatı tehdit edebilecek ve tüplere zarar verecek bir hastalığın ihtimalini artırır. Doğum kontrol yöntemi olarak vajinal duş kullanılamaz.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ