32 Haftalık Gebelik

32 Haftalık Gebelik

Artık çalışan annenin bu haftadan sonra doğum iznine ayrılabileceği dönem olan 32. haftadaki gebelik, doğumun iyice yaklaştığının habercisi olan bir dönemdir aynı zamanda. Anne adayı bu haftadan itibaren eğer çalışıyor ise yasal olarak doğum iznine çıkabilmektedir. Ancak çalışmak isteyen anneler doktor tarafından herhangi bir engel görülmemesi halinde 37. haftaya kadar iş hayatına aktif olarak devam edebilirler. Bu dönemdeki kullanmadıkları beş haftalık izinlerini de doğumun ardından ilave olarak kullanabilirler. 32 haftalık gebelik, bebeğin emme ve nefes alma gibi becerilerinin geliştiği dönemdir. Bu dönemde anne adayının rahminde de bir takım kasılmalar görülmektedir.

Annedeki Değişimler

Screenshot_4

Kadınların en güzel olduğu dönem hamilelik dönemleridir. Ancak 32. hafta itibari ile hem göbeğin gittikçe büyümesi hem de vücutta çeşitli çatlakların oluşması nedeniyle anne adayı kendini çirkin hissetmeye başlayabilmektedir. Bu süreçte anne adayının bir bebek dünyaya getireceğini sürekli olarak hatırlayarak bu tip yanlış düşüncelerden uzaklaşması gerekmektedir. Anne adayı bu haftaya girdiğinde vücudunun artık yavaş yavaş doğuma yaklaştığını rahat bir şekilde hissedebilmektedir. Çünkü rahim toplanmaya ve sertleşmeye başlamaktadır. Ancak bu kasılmalar braxton hicks adı verilen pratik kasılmaları olmaktadır. Bu kasılmalar 15 ya da 30 saniye veya iki dakika sürmekte ve rahmin üst tarafından alta doğru bir sıkılma halinde olmaktadır. Elbette her anne adayı bu kasılmaları gerçek doğum kasılmaları zannedebilmektedir. Yalnız bu kasılmaları ayırt edebilmenin yolu pozisyon değiştirmektedir. Çünkü pozisyon değiştirildiğinde bu kasılmalar duracaktır. Eğer kasılmalar durmuyor ise dikkatle izlemekte fayda vardır. 32. hafta itibari ile anne adayının doktora iki haftada bir gitmesi gerekmektedir. 32. hafta itibari ile annede bazı doğum korkuları başlayabilmektedir. Hatta anne doğumun sancılı olacağına dair bir inanışa bile geçebilmektedir. Ancak bu düşünceleri mutlaka zihinden uzaklaştırmak gerektirmektedir. Çünkü beyne ve bilinçaltına gönderilen doğumun sancılı olacağı sinyalleri doğumu hiç yoktan zora sokmak anlamına da gelebilmektedir bir bakıma.

Bebeğin Anne Karnındaki Durumu

Screenshot_1

Bu 32. haftadan sonra bebeğin anne karnındaki hareket alanı iyiden iyiye daralmaya başlamaktadır. Bebek anne karnında bacakları kalça ve dizlerinden bükülmüş bir şekilde durmaktadır ve ayakları da çaprak bir biçimdedir. Aynı şekilde bu dönemde anne karnında bebek kolları da omuzlarından ve dirseklerinden bükülmüş ve elleri çapraz biçimdedir. Sırtını genelde sol tarafa yaslamış ve boynunu öne doğru bükmüş vaziyettedir. Bebeğin bu pozisyonu kordonuna bir baskı olmasının önüne geçmektedir. Bebek anne karnındaki bu doğru pozisyona kendi dürtüleri ile ulaşmaktadır. Aynı zamanda bu pozisyon doğum kanalı açısından da en uygun pozisyon olmaktadır. Aynı şekilde bu pozisyonu bebeğin kollarını ve bacaklarını en iyi biçimde oynatabileceği bir pozisyon halini almaktadır.

32. hafta itibari ile bebeğin başı ile poposu arasındaki yaklaşık uzunluk 30 santimetre civarında olmaktadır. Kilosu ise 1,5 kiloyu geçmiş olmaktadır. Hatta bu dönemde 2 kiloya yaklaştığını bile söylemek mümkündür. Bu dönemde bebeğin ellerindeki ve ayaklarındaki tırnaklar da oluşmaya başlamaktadır. Aynı şekilde bebeğin artık tamamen duyabildiği, görebildiği ve hissedebildiği söylenebilmektedir. Eğer bu döneme kadar her şey normal seyrinde devam ediyor ise artık anne adayı haftada iki kez rutin kontrollere gitmeye başlamalıdır. Çünkü bu süreçte doğumun iyice yaklaştığı bilinmektedir. Bebek iyice büyümeye başlamıştır ve rahim içinde çok da fazla bir zamanı kalmamıştır. Hatta bebek de rahim içindeki duruşunu doğuma hazır bir hale getirmeye başlamaktadır. Bu süreçte bebeğin anne karnındaki hareketleri iyiden iyice azalacaktır. Bu konuda anne adayının herhangi bir endişe duymaması gerekmektedir. Çünkü bu hareket azalması alanının daralması ile ilişkili bir haldir. Bu dönemde bebek zaman zaman baş parmağını emmektedir. Aynı şekilde bebeğin derisinin hemen altında yağ birikimi de arttığı için artık şeffaf değil daha mat bir görünüm kazanmaktadır.

Dikkat Edilmesi Gerekenler

Screenshot_4

32 haftalık gebelikte midede gaz oluşması artmaktadır. Anne adayının daha rahat olabilmesi için bu gazı azaltması gerekmektedir. Bunun için de günde üç öğün yemek yerine öğünlerin miktarını azaltarak altı öğün halinde tüketmeye dikkat etmesi oldukça önemli olmaktadır. Bu pratiği kazanmak aynı şekilde sindirim sisteminin yorulmasını önleyerek daha düzgün bir şekilde çalışmasına da yardımcı olacaktır.

Aynı şekilde bu dönemde şişkinlik de bir hayli artmaktadır. Çünkü bebeğin beslenmesi için vücudun metabolizması ciddi oranda yavaşlamaktadır. O yüzden hamilelik diyetine tüm anne adaylarının özen göstermesi gerekmektedir. Benzer biçimde şişkinliğe neden olan kabızlığı da önlemek gerekmektedir. Bunun için bol bol su içmekte fayda vardır. Ancak hamilelikte aşırı su içmek de zararlı olabilmektedir. Bu yüzden aşırıya kaçmamakta her zaman fayda vardır. Kabızlık genel anlamda gebelikte görülen bir durumdur. Çünkü rahim büyüdükçe bağırsakları sıkıştırarak onların düzensiz çalışmasına ve durgunlaşmasına neden olmaktadır. Bunun için anne adayların düzenli olarak egzersiz ve yürüş yapmasında da fayda olmaktadır. Hamile yogasının da çok iyi bir alternatif olduğu söylenebilmektedir.

32. hafta itibari ile zaman zaman anne adaylarında baş dönmesi görülebilmektedir. Bu sersemlik hissi başta düşük kan şekeri olmak üzere pek çok neden ile görülebilmektedir. Bu gibi durumlar yaşandığında anne adaylarının protein ve karbonhidrat bakımından zengin olan besinleri atıştırmasında fayda olacaktır. Organik olan kuru meyveler, tahıllar ve kuru yemişler bu halin geçirilmesinde büyük oranda etkili olmaktadır.

Gebeliğin 32. haftasından sonra bacaklarda kramp oranı da artabilmektedir. Hatta anne adayı tam yatağa yatmış uykuya dalacak iken bu bacak krampları meydana gelebilmektedir. Bunun nedenleri kesin olarak bilinmemek ile birlikte kalsiyum ve magnezyum eksikliğinden kaynaklanabileceği düşünülmektedir. Bu yüzden de anne adayının doktoruna danışarak ilave kalsiyum ya da magnezyum almasının gerekip gerekmeyeceğini sorması oldukça önemlidir. Aynı şekilde anne adayının gün içinde tüketmesi gereken süt ve süt ürünlerini tüketip tüketmediğini de kontrol etmesinde büyük bir fayda vardır.

Aynı zamanda bu dönemde göbekte ciddi kaşıntılar da meydana gelebilmektedir. Bunun için ilk tercih çeşitli kremler ve nemlendiriciler olmalıdır elbette. Eğer bu kremler ve nemlendiriciler o inatçı kaşıntıları engelleyemiyor ise yine doktor tavsiyesi ile alınacak  olan kaşıntıyı önleyen losyonlar da kullanılabilmektedir. Bu kaşıntılı batınlar için de mutlaka doktora başvurmak gerekmektedir.

Elbette 32. haftadan sonra anne adayının göğüsleri bir hayli büyümektedir. Hatta bu süreçte göğüslerden ilk süt sızmaya da başlayabilmektedir. Bu akan sıvı bebeğin ilk sütü olmaktadır. Eğer bu süt fazla bir şekilde sızmaya başlar ve rahatsız edici olmaya başlar ise çeşitli süt emzirme pedlerini kullanmak gerekebilmektedir.

Bu dönemde her ne kadar bebek oldukça az hareket edecek olsa da anne adayı bebeğin bir 24 saat içerisinde en az on kez hareket ettiğini gözlemlemelidir. Eğer anne adayı gebelikte diyabet ile ilgili bir problem yaşıyor ise aslında 34. haftada ya da 35. haftada yapılması gereken NTS adlı testi 32. haftada yaptırmaktadır. Bu test ile bebeğin kalp atışları dinlenmektedir. Aynı şekilde bu test ile birlikte rahimdeki kasılmalar da gözlenmektedir. Yani NTS ismi verilen testin bebeğin doğuma hızla yaklaştığı bu süreçte bir hayli önemli bir son test olduğunu da özellikle belirtmek gerekmektedir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ