33 Haftalık Gebelik

33 Haftalık Gebelik

Annenin artık karnının iyice belirgin bir hale geleceği dönem olan 33. haftadaki gebelikte anne adayının ayak bileklerinde de bazı bir takım şişlikler meydana gelebilmektedir. Bu tip durumlar genellikle normal olarak değerlendirilir. Ancak eğer ki anne adayından geçmeyen baş ağrıları, şimşek çakması, ellerde ve yüzde bir takım şişmeler, o şişmelerin birkaç gün içinde iyice artması, karın ağrısı ve bulantı ile kusma gibi durumlar görünüyor ise gebelik zehirlenmesi ihtimaline karşılık hemen doktoruna başvurması gerekmektedir. Bu konuda annenin kendini iyi bir şekilde gözlemlemesinde fayda olmaktadır. Eğer böyle bir durum yaşanıyor ise tansiyon da yükselebilmektedir. 33. haftasına girmiş olan gebelik döneminde el parmaklarında bazı uyuşmaları görülebilmektedir. Bundan endişe duymamak gerekmektedir. Bu durum doğumdan sonra tamamen geçecektir. Ancak eğer bu durum ilerleyerek devam eder ise tedavi etmek gerekmektedir. Tedavi ise atel takılması ile yapılabilmektedir.

Annedeki Değişimler

Screenshot_4

Gece yarısı gelen ani idrar boşaltımı yapma ihtiyacı, bacaklarda oluşan kramplar, midedeki yanma ve kocaman bir göbek ile birlikte bu dönemde anne adayının rahat bir şekilde uyuması oldukça zorlaşmaktadır. Bu dönemlerde hemen hemen tüm hamileler uykusuzluk problemi yaşamaktadır. Zaten bu dönemde anne adayının oldukça düşünceli olması da kaliteli bir uykunun maalesef ki önüne geçmektedir. Fakat yine de anne adayının çok iyi bir şekilde dinlenmesi gerekmektedir. Bunun için de kendini rahatlatması en önemli koşul olmaktadır. O yüzden de yatağa yatıldığında uykunun kalitesini arttırmak için anne adayı birden fazla yastıktan vücuduna destek olması için yardım alabilir. Bu dönemde annenin vücudunda farklı bir hormon daha salgılanmaktadır. Bu hormonal değişim ile birlikte anne adayının eklemlerinde yumuşama ve gevşeme de meydana gelmektedir. Ancak bu gevşeme hali sadece leğen kemikleri ile alakalıdır. Bu gevşemenin sebebi ise bebeğin doğum sırasında geçişi için etkili bir bölge olmasından kaynaklanmaktadır. Yani bu bölgedeki yumuşama ve esneme sayesinde bebeğin doğumu çok daha kolay bir hale gelecektir. Aynı zamanda 33 haftalık gebelikte annenin yürüyüşünde de bir takım değişimler olmaktadır. Genellikle anne adayının eli belinde durur, karnını öne alır ve bacaklarını da biraz daha açarak yürür.

Bebeğin Anne Karnındaki Durumu

Screenshot_1

31. hafta itibari ile miktarı artan bebeğin içinde bulunduğu sıvı olan amnios artık bu süreden itibaren sabit oranda kalmaktadır. Ancak bu sıvının koruyucu bir özelliği olmak ile birlikte bebek için ayrı bir önemi de vardır. Sıvının azaltması halinde kordonda bir baskı oluşabilmektedir. Bu yüzden bu sıvının miktarının 33. hafta gebelikten itibaren doktor tarafından düzenli olarak kontrol edilmesi gerekmektedir. 33. haftadan itibaren bebeğin beyin dokusu bir hayli gelişmeye başlar. Hatta çekilen ultrasonlarda bebeğin başının vücudundan daha büyük olduğunu bile görmek mümkündür. Benzer şekilde bebeğin cildinin altında yağ dokusu bu dönemde bir hayli artacağı için bebeğin cildinin rengi de kırmızıdan pembeye doğru geçmeye başlamaktadır. Özellikle bu dönemde erkek bebeklerin testisleri de normal yerlerine geçmektedir. 33. hafta gebelik için bebeğin başından poposuna kadar olan bölgenin ortalama uzunluğunun 35 santimetre olacağını söylemek mümkündür. Yani bu gebelik dönemindeki haftada bebek yaklaşık 2,5 santimetre kadar uzamaktadır. Bebek bu haftada yaklaşık 250 gram kadar daha kilo alarak ortalama olarak 1900 gram olmaktadır. Bu hafta içerisinde anne adayı bebeğin tekmelerini ve dürtmelerini normalde olduğundan çok daha şiddetli bir biçime hissedebilmektedir. Aynı zamanda çok önemli bir şekilde; bu haftada bebeğin bağışıklık sistemi de büyük oranda gelişmektedir. Yani anne adayının antikorları bebeğe aktarılmaktadır.

Dikkat Edilmesi Gerekenler

Screenshot_4

Omega 3 yağ asitleri bebeğin gelişimi için oldukça önemli olmaktadır. Bu yüzden de annelerin bu maddeleri sık sık alması gerektiği söylenmektedir. Bilindiği üzere omega 3 yağ asitleri de en bol olarak balıklarda bulunmaktadır. Tabii bazı balıklar özellikle anne adayları için çok tehlikeli olmaktadır. Bu neden ile hangi balıkların hangi miktarlarda tüketileceği konusunda doktora başvurmakta ve onun önerdiği biçimde hareket etmekte fayda olmaktadır. Özellikle uzmanlar hamilelerin toksin içeren balıkları tüketmemesi gerektiğini savunmaktadır. Eğer anne adayı balık tüketmekten hoşlanmıyor ise yine doktoruna danışarak omega 3 yağ asidi takviyesi de yapabilmektedir.

Bu dönemde bebeğin hareketleri çok daha net bir şekilde gözlenebilmektedir. Aynı şekilde artık doğum yaklaştığı için bebeğin hareketleri de azalacağından anne adayının özellikle bu hareketliliği düzenli olarak takip etmesinde büyük fayda olacaktır. Özellikle anne adayının hem sabah hem de akşam, yani günde iki kez bebeğin hareketliliğini test etmesi gerekir. Eğer testte yeteri kadar hareketliliğe ulaşmamış ise bebek hareket etmek için enerjiye ihtiyaç duyuyor olabilir. Bunun için de annenin bir şeyler yemesinde ya da içmesinde yarar olacaktır.

Doğumun yaklaştığı, annenin de yükünün arttığı bu haftada zaman zaman baş ağrıları da görülebilmektedir. O yüzden de anne adayının etkili bir biçimde dinlenmeye özen göstermesi gerekmektedir. Özellikle eğer anne çalışıyor ise kesinlikle hafta sonlarını bol bol dinlenmeye ve uykusunu telafi etmeye ayırmalıdır. Fakat bu noktada da ölçülü olmakta fayda vardır. Çünkü haddinden fazla uyku da anne adayından yoğun baş ağrısına neden olabilmektedir.

Hamilelik ile birlikte, özellikle gebeliğin ilerlediği dönemlerde damarlar şişmeye başlamaktadır. Bu asla korkutucu bir şey değildir. Eğer anne adayının damarları gebelikten önce de şişkin değil ise bu şişkin damarlar doğum gerçekleştikten sonra kendiliğinden ortadan kaybolacaktır.

Bazı durumlarda anne adaylarının alt karın bölgelerinde çeşitli ağrılar gözlenebilmektedir. Bu ağrılar genellikle pozisyon değişikliklerinde ve ani kalkışlarda meydana gelmektedir. Eğer bu ağrılar yoğun olarak olmuyor ise ve eşliğinde grip, soğuk algınlığı ya da kanama gibi rahatsızlıklar yok ise anne adayının endişelenmesine de gerek yoktur. Bu süreçte bol bol ayakları dinlendirmek ve rahatlatmak anne adayının bu ağrılardan kurtulmasına yardımcı olabilecek yöntemlerden bir tanesi olmaktadır.

Bu süreçte değişen hormonlar tırnaklara da etki edebilmektedir. Annenin tırnakları eskiye nazaran çok daha hızlı uzamaktadır ancak çok daha kırılgan bir hale gelmektedir. Eğer böyle bir durum rahatsız edici bir hal aldı ise anne adayının beslenmesinde biyotine ekleme yapması gerekmektedir. Bunun için de muz, kuru yemiş, tam tahıllı yiyecekler ve avokado tüketilmesi önerilmektedir.

Bazı anne adayları göbek deliğinde oluşan çıkıntıdan da şikayetçi olabilmektedir bu haftada. Ancak bu olağan bir durumdur ve bunu önlemenin herhangi bir yöntemi bulunmamaktadır. Sadece bu çıkıntılı halde göbek deliğinin doğumdan birkaç ay sonra tekrar eski haline döneceğini bilmek gerekmektedir.

Artık 33. hafta itibari ile gebe anne adayları iyiden iyiye nefes daralması yaşamaya başlayabilmektedirler. Bu durum elbette ki rahmin akciğerler başta olmak üzere tüm organları bir miktar itmesi ile meydana gelmektedir. Aslında bu durum yalnızca anne için rahatsız edicidir. Çünkü bebek zaten ihtiyaç duyduğu oksijenini plasenta sayesinde rahatça alabilmektedir. Fakat annenin çok daha rahat nefes alabilmesi için de yapabileceği şeyler vardır. Bunun için en önemli yöntem ise mümkün olduğu kadar fazla ayakta dik bir şekilde durmaktır. Bu sayede anne adayı akciğerlerine daha fazla yer açabilmektedir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ