35 Haftalık Gebelik

35 Haftalık Gebelik

35 haftalık gebelik doğumun artık iyice yaklaştığının habercisi olmaktadır elbette. Bu haftada da tüm anne adayları bebeklerinin hareketlerini titiz bir şekilde izlemelidir. Çünkü bebeğin sağlıklı olup olmadığına dair en değerli bilgiler bu hareketlerde saklı olmaktadır. Bebeğin bu dönemlerdeki hareketliliği onun kas gelişimi hakkında önemli ipuçları vermektedir. Aynı zamanda bebek artık tamamen solunum yapmaya alıştığı için solunum kasları da büyük bir oranda gelişme göstermektedir. Yani bu süreçte bebek doğduktan sonra hayatına şimdiden alışmaya çalışmakta ve de kendini hazırlamaktadır. Ancak yine de fazla hareket etmiyor diye de tümden endişeye kapılmak yersiz olmaktadır. Çünkü bebeğin çok fazla hareket etmemesinin bazı nedenleri de olabilmektedir. Bu nedenler arasında annenin bir hayli yorgun ve de aç olması bulunabilmektedir. Ancak tabii ki de bebeğin hareketlerinin azalıp azalmadığını en doğru biçimde anne adayı anlayabilmektedir. Her bebek aynı ölçüde hareket etmemektedir. Bu neden ile hiçbir anne adayı bebeğinin hareketlerini bir başka bebeğin hareketleri ile kıyaslamamalıdır. Bu noktada tek belirleyici olabilecek şey bebeğin gebeliğin başından beri gebelik durumunun ne olduğudur. Eğer bebek başlarda hareketli iken bu haftalarda hareketsiz bir hale geldi ise mutlaka NST testinin yapılması gerekmektedir. Elbette böyle bir durumun olması kesinlikle bir sorun olduğu anlamına gelmemektedir. Sadece bebeğin sağlığından ve sağlıklı gelişiminden emin olmak için bir kontrol yapılması had safhada yararlı olacaktır.

Annedeki Değişimler

Screenshot_4

35. haftadaki gebelikte anne karnındaki bebek baş aşağı vaziyette durmaktadır. Bu durum da anne adayının idrar kesesine ciddi bir baskı yapması anlamında gelmektedir. Özellikle anne adayı hapşırdığında, güldüğünde ya da öksürdüğünde ya idrar kaçırma durumu ya da hemen tuvalete gitme ihtiyacı ile karşı karşıya gelmektedir. Ancak yine de bu ihtimaller olsa dahi anne adayı kesinlikle sıvı tüketmeyi kesmemelidir. Hatta sıvıyı kesmek yerine o idrarı tutmak için bir takım egzersizler yapmak gerekmektedir. Bu sayede anne adayının pelvik kasları yeniden güçlenecektir. Bu durum hem doğum öncesi hem de doğum sonrası dönemde oldukça etkili olabilmektedir.

Bebeğin Anne Karnındaki Durumu

Screenshot_1

35. hafta gebeliğinde anne karnındaki bebek 50 santimetre civarında olmuştur ve kilosu ise yavaş yavaş artarak 2,5 kilogram civarına gelmiştir. Bu haftadan sonra bebeğin boyu artık çok fazla uzamayacaktır ancak kilo almaya doğuma kadar düzenli olarak gidecektir. Gebeliğin 35. haftasında bebeğin beyni ciddi anlamda gelişmektedir. Ancak bebeğin başı hala daha doğum kanalından geçmeye gayet uygun bir biçimde bulunmaktadır. Bebek bu haftada ağırlıklı olarak vaktinin çoğunluğunu uyuyarak geçirmektedir. Aynı zamanda 35. hafta demek bebeğin akciğerlerinin gelişiminin tamamlanması anlamına gelmektedir. Benzer şekilde bebeğin böbreklerinin de gelişimini tamamlamasına çok az bir zaman kalmıştır. Hatta bebeğin karaciğeri de artık atık gıdaları işlemek üzere hazır bir hale gelmektedir. Yani bu haftada bebeğin vücudunun temel organlarının yeterli şekilde geliştiğini söylemek mümkündür.

Dikkat Edilmesi Gerekenler

Anne adayı gebeliğinin 35. haftasına geldiğinde artık bazı önemli noktalara çok dikkat etmelidir. Bunların başında elbette suyun gelmesi olmalıdır. Suyun gelmesi demek içinde amnion olan zarın yırtılması ve vajen içerisinden kontrol edilemez bir şekilde su gelmesidir. Bununla birlikte sık aralıklarda gelen sancılar ve bebeğin daha az hareket etmesi direkt olarak doktoru aramayı ve hastaneye gitmeyi gerektirmektedir. Artık doğum yaklaştığı için anne adayının her duruma hazırlıklı olması ve tedbirli olması gerekmektedir. Pek çok anne adayının 35. hafta içerisinde doğum sancıları olabilmektedir. Özel bir durum olmadığı müddetçe sancılar durdurulmaya çalışılmaz. Çünkü bu saatten sonra bebek doğsa da hayatta kalabilecek kadar gelişmiş bir hale gelmiştir.

Anne adayı artık iyiden iyiye doğum hazırlıklı bir hale gelmelidir bu haftadan itibaren. Dolayısıyla eğer düşünüyorsa bir doğum koçu ile görüşmeye de başlamalıdır. Doğum koçu anne adayının hem doğum öncesinde, hem doğum anında hem de doğum sonrasında ona yardımcı olacak rehberidir. Çünkü doğum koçu hem nefes teknikleri hem de en doğru pozisyonlar hakkında anne adayına her zaman yardımcı olabilecek bilgi birikimine sahip olmaktadır. Hatta doğum koçu bulunan anne adayları doğum yaptıktan sonra doğum koçu bulunmayan anne adaylarına oran ile çok daha az ağrı kesici ilaçlara ihtiyaç duymaktadırlar. Elbette doğum koçunun anne adayına en büyük faydası onu duygusal karmaşasından ve korkularından uzaklaştırarak rahat bir doğum yapabilmesine olanak sağlamasıdır.

Screenshot_4

35. hafta gebelikte anne adayının mide yanmasını ve hazımsızlığı had safhada hissetmesi çok muhtemel bir durumdur. Çünkü anne karnındaki bebek ciddi anlamda büyümüştür ve annenin karnını neredeyse ele geçirmektedir. Bu da annenin midesinin yukarı doğru itilmesine neden olmaktadır. Özellikle bu tip rahatsızlıkların önüne geçmek için uzanır ya da yaslanır vaziyette yemek yenilmemesi önerilmektedir.

Elbette gebeliğin 35. haftasında baş ağrıları yaşanabilmektedir. Ancak aslında bu ağrıların bazı basit nedenleri olabilmektedir. Hamilelik döneminde arada bir görülen baş ağrılarının nedenleri arasında fazla sıcaklamak bulunabilmektedir. Bununla birlikte bir yerde gereğinden fazla kapalı kalmanın da etkili olabildiğini söylemek mümkündür. Pek tabii bunun için anne adayının biraz mola vererek dışarıya çıkması ya da pencereyi açarak temiz hava alması gerekmektedir. Anne adaylarının her zaman ağrı kesici ilaç kullanmaları önerilmemektedir. Bu yüzden baş ağrıları nedeni ile ağrı kesici ilaç kullanmak isteyen anne adayı muhakkak doktoruna danışmalı ve onun önerilerine göre hareket etmelidir.

Bu 35. hafta gebeliklerde anne adayının diş etlerinde aşırı bir hassasiyet görülme ihtimali artmaktadır. Tabii buna bağlı olarak da diş etlerinde kanamalar olmaktadır. Ancak bunun önüne geçmek de büyük ölçüde mümkündür. Anne adayı diş etlerindeki kanamayı azaltmak için vücudunun ihtiyaç duyduğu miktarda C vitamini almaya özen göstermelidir. Özellikle taze sıkılmış meyve suları, tüketilen meyveler ya da bol domatesli salatalar C vitamini almak için etkili yöntemlerden birkaçı olacaktır.

Anne adayı gebeliğinin bu döneminde bir hayli hassas bir cilde sahip olmaktadır. Bu durumda da örneğin anne adayının göbeğinde sürekli kaşıntılar ve isilikler görülebilmektedir. Ancak bu isiliklerden korkmaya hiç mi hiç gerek yoktur. Yani bu kaşıntılı kızarıklıklar bebeğe ya da anne adayına hiçbir şekilde zarar vermemektedir. Sadece anne adayının canını sıkacak bir takım görüntüler oluşturmaktadır. Bu bölgedeki kaşıntıyı azaltabilmek için doktora danışarak bazı bir takım jelleri duştan sonra sürmek etkili olabilmektedir.

Anne karnındaki bebeğin günden güne büyüdüğü bu haftada anne adayı pek tabii dengede durmakta ve vücudunu kontrol etmekte bir hayli zorlanmaktadır. Buna bağlı olarak da anne adayının sakarlıkları da iyice artmaktadır. Ancak yine de doğumun da yaklaşması nedeni ile annenin özellikle çok dikkat etmesi gerekmektedir. Bu aşamada babanın mutlaka anneye yardımcı olması büyük önem teşkil etmektedir.

Anne bu haftalarda daha da fazla unutkan bir hale gelebilmektedir. Uykusuzluk ile unutkanlık birleşince herkesin kabul edebileceği gibi anne adayı için içinden çıkılmaz bir durum oluşmaktadır. Ancak maalesef anne adayının bir müddet daha sabretmesi gerekmektedir. Çünkü doğumdan sonra tüm bu unutkanlık hali ve onun ile birlikte uykusuzluk hali de ortadan kalkacaktır. Ancak bu durum doğumdan sonra birkaç ay gibi bir süre alabilir pek tabii.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ