Aft Tedavisi

Aft Tedavisi

Aft, ağız içinde ya da diş eti dipleri gibi yumuşak dokularda meydana gelen, küçük yapılı ve yüzeysel lezyonlardır. Uçuğun aksine, aft dudak üzerinde ya da dudak etrafında oluşmamaktadır ve bulaşıcı değildir. Aftlar ağrıya, yeme, içme ve konuşmada zorluk yaşanmasına sebep olabilmektedir.

Aft, erkeklere oranla kadınlarda daha fazla oluşmaktadır. Ayrıca ergenlik dönemindeki gençlerde ve ailesinde aft öyküsü olan kişilerde de aft oluşma ihtimali yüksektir.

Çoğu aft bir ya da iki hafta içinde kendiliğinden yok olmaktadır. Bunun dışında, eğer aft alışılmışın dışında büyükse, anormal şekilde ağrı yapıyorsa ve uzun süre boyunca iyileşmiyorsa, bir doktora ya da diş doktoruna gitmek gerekli olacaktır.

Oluşum Nedenleri

Aftın oluşum nedeni belirsizdir. Fakat araştırmacılar bazı faktörlerin kombinasyonunun aft oluşumunu etkileyebileceğini düşünmektedirler. Aft oluşumunu tetikleyen bu faktörler aşağıda belirtildiği gibidir;

  • Küçük çaplı dental yaralanmalar, sert şekilde diş fırçalama, spor aksilikleri ya da yanlışlıkla yanağın iç kısmının ısırılması,
  • Sodyum lauryl sülfat içeren diş macunları ve ağız bakım suları,
  • Gıda duyarlılığı; özellikle de çikolata, kahve, çilek, yumurta, fındık, peynir ve baharatlı ya da asitli gıdalar,
  • B-12 vitamini bakımından eksik beslenme, çinko, folat (folik asit) ya da demir eksikliği,
  • Ağızda oluşan bazı bakterilere karşı alerjik reaksiyon gerçekleşmesi,
  • Peptik ülsere neden olan Helikobakter pilori bakterisi,
  • Menstruasyon sırasında meydana gelen hormonel değişimler,
  • Duygusal stres,
  • Uykusuzluk,
  • Diş telleri,
  • Bakteriyel, viral ya da mantar enfeksiyonları.

Ayrıca aft bazı durum ve hastalıklar nedeniyle de oluşabilmektedir;

  • Çölyak hastalığı – Çoğu tam tahılın yapısında bulunan ve bir protein türü olan glutene karşı hassasiyet yaşanmasına neden olan ciddi bir bağırsak sorunu.
  • İltihaplı bağırsak hastalıkları – Crohn hastalığı ve ülseraktif kolit gibi.
  • Behçet hastalığı – Vücutta ve ağızda meydana gelen iltihaplanmanın neden olduğu ender görülen bir hastalık.
  • Bağışıklık sisteminin işleyişinde hata olması – Bağışıklık sisteminin virüs ya da bakterilere saldırmak yerine, yanlışlıkla kendi sağlıklı dokularına saldırması.
  • HIV/AIDS gibi bağışıklık sistemini bastıran hastalıklar.

Ayrıca aftın, uçuğun aksine herpes virüs enfeksiyonu ile bağlantısı bulunmamaktadır.

Tanı ve Testler

Aftların teşhisi için testler gerekli değildir. Doktor ya da diş doktoru, görsel muayene ile aftları tespit edebilmektedir. Bazı durumlarda ise doktor, diğer sağlık sorunlarının olup olmadığını kontrol etmek için bazı testler yaptırılmasını uygun görebilir. Özellikle de şiddetli ve devamlı olarak meydana gelen aftlar, bazı hastalıkların işareti olabilmektedir.

Aft Tedavisi Nasıl Yapılır?

Minör aft genellikle bir tedavi gerektirmez. Çünkü bu küçük aftlar bir ya da iki hafta içinde kendiliğinden iyileşme eğilimindedir. Fakat; büyük, kalıcı ve alışılmamış şekilde ağrılar yaşanmasına neden olan aftların, tıbbi bakıma gereksinimi vardır. Aft için bir dizi tedavi seçeneği bulunmaktadır.

1.Ağız Gargarası

Young woman rinsing mouth, leaning over sink, close-up

Eğer aft sayısı birden fazla ise, doktor reçeteli ağız durulama sıvılarını uygun görebilir. Bu ağız durulama sıvıları, steroid deksametazon veya lidokain içermektedir. Steroid deksametazon, iltihaplanmayı ve ağrıları azaltmaya yardımcı olurken, lidokain de ağrıları azaltmaya yardımcı olmaktadır.

2.Harici Ürünler İle Tedavi

can-put-hand-lotion-hair_edaeec7cfc4c32eb

Reçetesiz ve reçeteli olarak bulunabilen kremler, jeller ya da likitler gibi harici şekilde uygulanan ürünler, ağrıların hafiflemesine yardımcı olabilmektedir. Bu harici ürünler, direkt olarak aftlara uygulandığında, kısa sürede ve hızlı bir şekilde iyileşme gösterecektir. Bazı harici olarak uygulanan ürünlerin aktif içerikleri şu şekildedir;

  • Benzokain (Anbesol, Kank-A, Orabase, Zilatin-B),
  • Fluosinonid (Lidex, Vanos),
  • Hidrojen peroksit (orajel antiseptik ağız durulama, peroksil).

Aft tedavisi için çok sayıda harici ürün bulunmaktadır ve bunların arasında aktif madde içermeyenler de bulunmaktadır. Fakat hasta, doktoruna ya da diş doktoruna hangisinin kendisi için daha iyi olacağını sormalıdır.

3.Oral İlaç Tedavisi

589140171

Oral ilaçlar, harici tedaviye cevap vermeyen aftların ya da şiddetli şekilde seyreden aftların tedavisinde kullanılmaktadır. Bu ilaçlar şu şekildedir; Sukralfat (Carafate) bağırsak ülser tedavisinde bir kaplama maddesi olarak kullanılmaktadır ve kolşisin ise normalde gut hastalığının tedavisinde kullanılmaktadır.

Şiddetli aftların, diğer tedavilere yanıt vermemesi halinde, oral steroid ilaçlar kullanılmaktadır. Fakat bu ilaçların ciddi yan etkileri bulunduğu için son çare olarak tercih edilmektedir.

4.Aftların Yakılması

728px-Treat-Canker-Sores-or-Mouth-Ulcers-Step-18-Version-2

Aftların yakılması sırasında, bir araç ya da kimyasal madde kullanılarak, sararmış ya da zarar görmüş olan doku yakılmaktadır ve yakma seçenekleri şu şekildedir;

  • Debacterol, aftların ve diş eti sorunlarının tedavi edilmesi amacıyla oluşturulmuş harici bir solüsyondur. Bu kimyasal yakma (dağlama) yöntemi ile aftların iyileşme süresi bir haftaya kadar düşebilmektedir.
  • Gümüş nitrat, aftların tedavisinde kullanılan kimyasal yakma seçeneklerinden bir diğeridir. Gümüş nitrat kimyasal yakma tedavisinde hızlı iyileşme gözlenmez, fakat aftların sebep olduğu ağrıların azalması sağlanabilir.

5.Besin Takviyeleri

bigstock-Folic-acid-spilling-from-green-7442574

Doktor aft tedavisi için, reçeteli besin takviyelerini uygun görebilir. Çünkü önemli besin maddelerinin düşük oranlarda ya da yetersiz olarak tüketilmesi sonucu aft oluşabilmektedir. Bu önemli besin maddeleri ise; folat (folik asit), B-6 vitamini, B-12 vitamini ve çinko gibi bazı besin bileşenleridir. Bundan dolayı doktor, bu gibi besinlerin alınması için gıda takviyelerini tedaviye dahil edebilir.

6.Altında Yatan Hastalığın Tedavisi

teen-girl-and-doctor

Eğer doktor aftların daha ciddi sağlık sorunları ile ilgisi olduğunu tespit etmiş ise, aftlardan önce, aftların oluşmasına neden olan hastalıkların tedavi edilmesini uygun görecektir.

Alternatif Tedavi Yöntemleri

Aftların ve ağız yaralarının çoğunda tedaviye gerek yoktur. Ancak aftlar çok sık tekrarladığında ya da aşırı şekilde ağrıya sebep olduklarında, bazı yöntemler yardımı ile bu ağrılar azaltılabilir ve iyileşme süresi hızlandırılabilir. Bu alternatif tedavi yöntemleri şu şekildedir;

  • Tuzlu su ve karbonat ile gargara yapılması (yarım fincan ılık suya 1 çay kaşığı karbonat ya da tuz eklenerek hazırlanan karışım ile)
  • Beyaz bir süspansiyon olan magnezyum sütünün (suda hidratlanmış magnezyum karbonat) karbonat ile birlikte macun haline getirilip, aftların üzerine uygulanması,
  • Aşındırıcı, asidik ya da baharatlı ve acı gıdalardan uzak durulması,
  • Dişlerin daha nazik ve yumuşak şekilde fırçalanması,
  • Reçetesiz olarak satılan benzokain ürünleri kullanılması (Orajel ya da Anbesol gibi),
  • Aftlara buz uygulaması yapılması,
  • Nemli çay poşeti uygulaması,
  • Papatya çayı, ekinezya, mür ve meyan kökü gibi doğal ve bitkisel çareler.

Belirtiler

Çoğu aft, yuvarlak ya da oval şekilli olup, beyaz ya da sarı merkezi ve kırmızı kenarları olan yaralar şeklindedir. Aftların oluştuğu bölgeler ise genellikle, dilin altı, yanakların ya da dudakların iç kısımları, diş etlerinin dibi ya da yumuşak damak dokuları şeklinde, ağız içindeki alanlardır.

Aft yaraları çıkmadan birkaç gün önce, karıncalanma ve yanma hissi yaşanabilir. Öte yandan aftın üç farklı türü bulunmaktadır; minör, majör ve herpetiform aftlar. Her bir aft özelliği ve belirtisi farklı olacaktır.

Minör Aftlar: Minör aftların özellikleri ve semptomları yaygın olarak şu şekildedir;

  • Genellikle küçük yapılıdırlar.
  • Oval şekilli ve kırmızı kenarlıdırlar.
  • Bir ya da iki hafta içinde iz bırakmadan iyileşme gösterirler.

Majör Aftlar: Majör aftlar genellikle daha az yaygınlık göstermektedirler ve özellikleri ile semptomları şu şekildedir;

  • Minör aftlara göre daha büyük ve derin yaralardır.
  • Genellikle yuvarlak şekilli kenarları vardır, fakat düzensiz geniş sınırlara da sahip olabilirler.
  • Aşırı şekilde ağrıya neden olabilirler.
  • Yaraların iyileşmesi altı haftayı bulur ve geniş yara izleri bırakabilirler.

Herpetiform Aftlar: Nadir olarak gözlenen bu aftlar, genellikle ileriki yaşlarda oluşmaktadır. Her ne kadar adı herpetiform olsa da, bu aftların oluşum nedeni herpes virüs enfeksiyonu değildir. Herpetiform aftların özellikleri ve semptomları şu şekildedir;

  • İğne ucu kadar büyüklükleri vardır.
  • Genellikle 10 ile 100 adet yaranın bir araya gelmesiyle oluşmaktadır, fakat tek bir tane büyük yara şeklinde de gelişebilmektedir.
  • Düzensiz şekilli sınırları vardır.
  • Bir ya da iki hafta içinde iz bırakmadan iyileşmektedirler.

Diğer yandan, eğer aşağıdaki durumlar da yaşanıyorsa doktora danışılması gerekli olacaktır;

  • Anormal şekilde büyük aft oluşumu
  • Bir diğeri iyileşmeden oluşan yeni aftlar ya da sık sık patlak veren aftlar
  • Kalıcı yaralar, iki hafta ya da daha uzun süre devam eden yaralar
  • Dudak içi boyunca uzanan aftlar (parlak kırmızı kenarlı)
  • Kişisel bakım ile kontrol edilemeyen ağrılar yaşanması
  • Yeme ya da içmede aşırı derecede güçlük çekmek
  • Aftla beraber yaşanan yüksek ateş

Risk Faktörleri

Aft, herhangi bir kimsede oluşabilmektedir. Fakat aft, ergenlerde ve genç yetişkinlerde daha sık meydana gelmektedir ve kadınlarda daha yaygın olarak gözlenmektedir. Sıklıkla tekrarlayan aftlar yaşayan insanların, ailevi bir hastalık öyküsü olabilmektedir. Bu durum kalıtımsal ya da bazı gıdalar veya alerjenler gibi çevresel faktörlere bağlı olarak gelişebilmektedir.

Korunma Yöntemleri

Aftlar sık sık tekrarlar, fakat bazı yöntemler yardımı ile aftların sıklığını azaltmak ve oluşumunu önlemek mümkündür. Bu korunma yöntemleri şu şekildedir;

  • Daha öncesinde ağızda aft oluşumuna sebep olmuş olan gıdaları belirleyip, onlardan uzak durmak.
  • Bu gıdalar genellikle fındık, cips, tuzlu kraker ve bisküviler, bazı baharatlar ve tuzlu gıdalar ile greyfurt, portakal ve ananas gibi asit meyveler şeklindedir.
  • Alerjiye neden olan gıdalardan kaçınmak.
  • Meyve, sebze ve tam tahıllar bakımından zengin beslenmek.
  • Ağız hijyenine ve bakımına özen göstermek, yemeklerden sonra ve günlük düzenli olarak dişleri fırçalamak, günde bir defa diş ipi kullanmak.
  • Duygusal stresten olabildiğince uzak durmak.
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ