AIDS Nasıl Bulaşır?

AIDS Nasıl Bulaşır?

AIDS, HIV etkeninden kaynaklanan bulaşıcı bir hastalıktır. HIV, İngilizce  Human Immunodeficiency Virus’ ın baş harflerinden oluşan bir kısaltmadır ve Türkçesi, İnsan Bağışıklık Yetmezlik Virüsü demektir. Bu virüs, kanına bulaştığı bireylerin kan hücrelerine etki eder ve yavaş yavaş bağışıklık sistemini zayıflatır. HIV enfeksiyonu sonucu vücut mikroplara ve diğer hastalıklara karşı savunmasız bir hale gelir ve normalde  rahatsızlık vermeyecek, hatta günümüzde tedavisi çok basit şekilde gerçekleştirilen hastalıklar bile ölümcül olabilir. HIV enfeksiyonu yaşayan kişiler bakteri, virüs ve diğer mikroorganizmaların sebep olduğu birçok hastalıkla karşı karşıya kalır.

Çeşitli deri rahatsızlıkları, mantar enfeksiyonları, grip gibi hastalıklar HIV bulaşmış bireylerde görülebilir. AIDS, İngilizce Acquired Immunodeficiency Syndrome’ un baş harflerinin oluşturduğu bir kısaltmadır. Türkçesi, Edinilmiş Bağışıklık Eksikliği demektir. HIV, AIDS’ e sebep olan bir virüstür. Ancak her HIV pozitif, yani kanında HIV taşıyan, birey AIDS demek değildir. AIDS için birey HIV’ den kaynaklı ciddi enfeksiyonlar geçirmiş olmalı ve bağışıklık sistemi hücrelerinin büyük oranda virüsler tarafından tahrip edilmiş olması gerekir. Yani, AIDS olan bireylerde bağışıklık sistemi apaçık yok olmuş, vücut savunması oldukça zayıflamıştır. Kısaca, AIDS için HIV enfeksiyonunun son aşamasıdır diyebiliriz. Bireye HIV bulaştıktan 8- 10 yıl sonra,ki bu süreç kişiden kişiye değişiklik gösterebilir, AIDS belirtileri görülmeye başlar. AIDS olan bireyde bağışıklık sistemiyle birlikte sinir sistemi, kalp ve diğer organlar da çökmeye başlar. Örneğin solunum sisteminde sıkıntılar yaşanır, birey zatürree geçirebilir ve bağışıklık sistemi çöktüğü için bu gibi hastalıklar ölümcül olabilir. AIDS teşhisi koyulabilmesi için test yapılmalıdır. HIV bulaştıktan yaklaşık 3 ay sonra ELISA testleri ile kesin sonuca ulaşılabilir. HIV enfeksiyonu ve AIDS, bağışıklık sistemini etkileyen ve bireyin bağışıklık sisteminin çökmesine sebep olan virüs kökenli bir hastalıktır. Günümüzde tedavisi henüz bulunamamıştır. Peki, HIV etkeninin sebep olduğu AIDS nasıl bulaşır?

AIDS Nasıl Bulaşır?

HIV adı verilen virüs, diğer virüsler gibi hücre dışı ortamda uzun süre etkinliğini koruyamaz. Normalde virüsler hücre dışında kristalize haldedir. Ancak bir bakteri ya da bir canlı hücresiyle karşılaşınca bu hücreyi işgal eder ve çoğalmaya başlar. Yani hücre dışında virüslerin bir etkinliği yoktur. Bu yüzden, HIV adı verilen virüsün bir kişiden diğerine geçebilmesi için direkt olarak vücut sıvıları ile nakledilmesi gerekir. Bu vücut sıvıları; vajinal akıntı, meni, kan vs. olabilir. AIDS’ in nasıl bulaştığını temel olarak 3 başlıkta inceleyebiliriz:
1. Cinsel ilişki yoluyla ( vajinal, oral, anal)
2. Kan yoluyla
3. Anneden bebeğe geçmesi ile
Bu üç yol ile HIV etkeni bir bireyden diğerine taşınabilir.

1. Cinsel İlişki Yoluyla

cinsellik-duymadiklariniz-m

 AIDS bulaşmalarının %80- 85 gibi büyük bir bölümü cinsel ilişkilerden kaynaklanmaktadır. Vajinal, oral ya da anal olarak gerçekleşen herhangi bir cinsel ilişkide partnerlerden biri kanında HIV etkeni taşıyorsa veya AIDS ise diğer partnere bunu bulaştırır. HIV adı verilen virüs, kadınların vajinal akıntılarında; erkeklerin ise menilerinde bulunabilir. Ayrıca kan ve diğer tüm vücut sıvıları HIV bulaşmasına sebep olur. HIV etkeni, vajina, penis, anüs mukozası veya ağızdaki zedelenmiş doku ve çatlaklardan vücuda girer. Bulaşma kadından erkeğe; erkekten kadına; kadından kadına; erkekten erkeğe gerçekleşebilir. Doğum kontrol hapları ve lateks içermeyen prezervatifler AIDS’ ten koruma sağlamaz. Aynı zamanda, herhangi bir cinsel hastalık, HIV bulaşma riskini artırır. Kişiler, korunmasız ve birden fazla partnerle cinsel ilişkide bulunduysa mutlaka test yaptırmalıdır. Unutmayın siz tek eşliliği seçmiş olsanız bile, karşınızdaki bunu seçmemiş olabilir.

2. Kan

kanın-pıhtılaşması

AIDS bulaşmalarının %10 -15’ i kan yolu ile olmaktadır. Bir AIDS hastasının ya da taşıyıcısının kanında HIV etkeni bulunur. Bu yolla gerçekleşen bulaşmalar, HIV taşıyan kan ile çeşitli temas ile olur. Bu yollardan ilki kontrolsüz kan naklidir. Nakil edilecek kanın hastalık taşıyıp taşımadığı test edilmeden bir başkasına nakledilmesi hastalık etkenini doğrudan nakil alan kişiye bulaştırmış olur. Kan yolu ile bulaşma aynı zamanda direkt olarak kan ile temasta kullanılan araç gereçlerin yeterince steril edilmediği durumlarda da gerçekleşebilir. Örneğin kullanılmış ve dezenfekte edilmemiş şırınga, iğne, cerrahi aletler, diş hekimlerinin kullandığı çeşitli aletler, dövme için kullanılan aletler, akupunktur iğneleri, kuaför ve berberlerdeki jilet, makas gibi tüm kesici ve delici aletleri bulaşmaya sebep olabilir. HIV taşıyan veya AIDS olan erkek ya da kadının cinsel organlarındaki veya ağızlarındaki kanamaların ya da adet kanının penise, vajinaya ve ağıza teması bulaşmaya sebep olabilir.

Öpüşme yolu ile HIV bulaşmaz. Örneğin tıp tarihindeki tek öpüşme yoluyla HIV bulaşması araştırıldığında bulaşmaya sebep olan şeyin tükürük değil de diş eti kanaması olduğu fark edilmiştir. Kan yoluyla bir diğer bulaşma ise damar içi uyuşturucu kullanan bireylerde görülür. Bu bireylerin ortak kullandıkları iğne, enjektör ve uyuşturucu madde eritilen kaşıklar bulaşmaya neden olur. Bir başka bulaşma yolu ise HIV taşıyan bireyden yapılan organ, doku ve sperm naklidir. Bireyin doku, organ ve spermleri de HIV etkenine maruz kaldığı için nakil yapılan kişiye bu virüsü bulaştıracaktır. Kan yoluyla bulaşabilecek AIDS ve diğer tüm hastalıklardan korunmak için hijyene önem verilmeli ve gerekli testler yaptırılmalıdır.

3. Anneden Bebeğe Geçmesi

Anne Sütünün Mucizesini Gösteren Deney

AIDS bulaşmalarının %5- 10’u anneden bebeğe geçmesiyle olur. HIV hastası veya taşıyıcısı olan anneden bebeğine hamilelik, doğum ve emzirme sırasında bulaşabilir. Hamilelik sırasında, anne adayı bebeği için bir yaşam ünitesidir. Bebek tüm ihtiyacını plasenta üzerinden annesinden karşılar. Plasenta bebek için gerekli her şeyin anneden bebeğe taşınmasını sağlar. İşte bu noktada anneden bebeğe HIV taşınması da plasenta üzerinden gerçekleşir. Doğum sırasında ise vücutta oluşan kanamalar ve yırtılmalar bebeğe HIV bulaşmasına sebep olabilir. HIV pozitif, yani kanında HIV etkeni bulunduran, annenin doğuracağı çocuğuna HIV bulaştırma ihtimali %30 civarındadır. Anne adayı, hamilelik sırasında tedavi görmesi ile bu oran %7’ ye düşmektedir. Aynı zamanda, emziren bir anneden bebeğine anne sütü yoluyla da HIV bulaştırılabilir. Anne sütü de bebeğin ihtiyaç duyduğu tüm besinleri karşılayan bir vücut sıvısıdır. Ancak HIV pozitif bir annenin sütü de HIV taşıyacağından HIV pozitif annelere emzirme önerilmez. Günümüzde doğuma yakın dönemlerde anneye ve bebeğe uygulanan antiretroviral ilaç tedavileriyle bebeğin virüse yakalanma riski azaltılabilmektedir.

Yukarıda verilen durumlar dışında AIDS, günlük yaşamda, aynı odada bulunma, aynı okulda okuma, aynı havayı soluma gibi durumlarda bulaşıcı değildir. HIV etkeninin bulaşması için HIV etkeninin vücut sıvısı ile taşınması ya da açık bir yara ile temas etmesi gerekir. HIV adı verilen virüs, vücut dışı ortamda etkinliğini uzun süre koruyamaz ve HIV sağlam deriden geçmez. Toplumdaki yanlış algının aksine aşağıda verilen bazı durumlar ile AIDS bulaşmaz.

*Tükürük, gözyaşı, ter, aksırık, öksürük, idrar, dışkı.
*El sıkışma, deriye dokunma, okşama, kucaklama, öpüşme.
*Yiyecekler, içecekler, çatal, kaşık, bardak, tabak, telefon.
*Tuvalet, duş, musluk, yüzme havuzu, deniz, sauna, hamam.
*Sivrisinek ve diğer böceklerin sokması, kedi, köpek ve diğer hayvanlarla yaşamak HIV’ in bulaşmasına neden olmaz.

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ