AIDS Tedavisi

AIDS Tedavisi

Edinilmiş bağışıklık yetmezliği sendromu kısaca AIDS (Acquired immuno deficiency syndrome), kronik bir hastalıktır. Hayati tehlike potansiyeli olan ve insan bağışıklık eksikliği virüsünün (HIV) neden olduğu bir hastalık olan AIDS, bağışıklık sistemini tahrip ederek, vücudun HIV virüsüne karşı direncini engellemektedir.

AIDS hastalığının ilaç olmaksızın, bağışıklık sistemini zayıflatması yıllar alabilir. Hastalığın çaresi yoktur fakat, hastalığın seyrini yavaşlatan ilaçlar mevcuttur. Bu ilaçlar, birçok gelişmiş ülkede AIDS ölümlerini azaltmıştır. Fakat AIDS Afrika, Haiti ve Asya’nın bir bölümünde insanları hala kırıp geçirmektedir.

Oluşum Nedenleri

HIV, CD4 hücrelerini tahribata uğratmaktadır. CD4 hücresi, özel bir beyaz kan hücresi türüdür ve vücudun hastalıklara karşı mücadele etmesinde önemli rol oynamaktadır. Bağışıklık sistemi, CD4 hücreleri imha oldukça zayıflamaya başlar. Böylece, AIDS sürecinden önce, yıllarca HIV enfeksiyonu yaşanmış olunur. HIV virüsü bulaşmış olan kişilerde, AIDS süreci boyunca CD4 hücre sayısı 200’ün altına iner ya da bu hücreler AIDS komplikasyonları şeklinde hayat bulurlar.

AIDS Nasıl Bulaşır?

AIDS bulaşma şekilleri ise aşağıdaki gibidir;

  • Cinsel ilişki,
  • Ağız yaraları ya da küçük kesikler yoluyla,
  • Kan nakli,
  • HIV virüsü bulaşmış enjektör ya da şırıngalar,
  • Gebelik, doğum ve emzirme yoluyla bebeğe bulaşma.

AIDS; sarılma, öpme, dans etme ya da tokalaşma gibi sıradan temas yolları ile bulaşmayabilir. Ayrıca AIDS, hava, su ya da böcek ısırması yoluyla da bulaşmayabilir.

Tanı ve Testler

AIDS genellikle, antikorlarda virüs tespiti için, kan ya da tükürük testi ile teşhis edilmektedir. Yeni bir test türü olan HIV antijen kontrolü testi, enfeksiyondan hemen sonra virüs tarafından üretilen bir proteini, enfeksiyondan çok kısa zaman sonra hızlı bir şekilde doğrulamaktadır. Erken tanı ise, hastalığın diğer insanlara bulaşmasını önleyecektir.

Ev testi: Amerika’da Gıda ve İlaç İdaresi onaylı bir ev testi mevcuttur. Bu test, ilaçlı bir pamuğun, alt ve üst dişeti sıvılarına sürülmesi ile uygulanmaktadır. Eğer test pozitif çıkarsa, doktora gidilir ve tedavi seçenekleri belirlenir. Eğer test negatif çıkarsa, sonuçların doğrulanması için üç ay sonra tekrarlanması gerekmektedir.

Eğer AIDS tanısı kesinleşmiş ise doktor, bazı testler yaparak, hastalığın hangi evrede olduğunu belirlemeye çalışır ve çıkan sonuca göre, tedavi yöntemleri belirler.

CD4 hücresi sayısı: CD4 hücreleri, özellikle HIV virüsü tarafından hedef alınan, bir tür beyaz kan hücresidir. Herhangi bir belirti olmasa dahi, CD4 hücre sayısı 200 değerinin altına düşerse HIV enfeksiyonu AIDS sürecinin ilerlemesine neden olur.

Viral yük: Bu testte, kandaki virüs miktarını ölçmektedir. Yapılan çalışmalar, yüksek viral yüklemesi olan kişilerin diğer düşük viral yüklemesi olan kişilere göre, genellikle daha yüksek AIDS riski taşıdıklarını göstermiştir.

İlaç direnci: Bu kan testi, hastanın anti-HIV ilaçlara karşı direnci olup olmadığını belirlemeye yardımcı olmaktadır.

AIDS Tedavisi Nasıl Yapılır?

HIV enfeksiyonu olan her hastaya, CD4 hücre sayısı ne olursa olsun mutlaka antiviral ilaç tedavisi uygulanmaktadır. HIV tedavisi, aşağıdaki durumlar için özellikle önem taşımaktadır;

  • Hastada şiddetli semptomlar yaşanıyorsa,
  • Herhangi bir enfeksiyon durumu söz konusu ise,
  • CD4 hücre sayısı 350’nin altında ise,
  • Hasta gebe ise,
  • HIV virüsü ile ilişkili böbrek hastalığı varsa,
  • Hepatit B ya da C tedavisi görülüyorsa.

AIDS hatalığının çaresi yoktur, fakat çeşitli ilaçların kombinasyonu ile, virüs kontrol altına alınabilmektedir. Her bir anti-HIV ilacın virüsleri bloke etme şekli farklıdır. En az üç ilacın kombine edilmesi, daha uygun bir tedavi olmaktadır. AIDS tedavisinde kullanılan anti-HIV ilaçlar ise aşağıdaki gibidir;

1.Nükleosid Olmayan Ters Transkriptaz İnhibitörleri

A pharmacist filling a perscription.

Kısaca NNRTI olarak bilinen bu ilaçlar, HIV virüsünün kendini kopyalamak için kullandığı proteini devre dışı bırakır. Bu ilaçlara örnekler; efavirenz (Sustiva), etravirin (Intelence) ve nevirapin (Viramune) gibi ilaçlardır.

2.Nükleosid ya da Nükleotid Ters Transkriptaz İnhibitörleri

fotolia_556595_XS

Kısaca NRTI olarak bilinen bu ilaçlar, HIV virüsünün kendini kopyalaması için gereken blokların hatalı şekilde oluşmasını sağlamaktadırlar. Bu ilaçlara örnekler ise; Abakavir (Ziagen) ve emtrisitabin-tenofovir (Truvada) ve lamivudin-zidovudin (Kombivir) ilaçların kombinasyonu şeklindedir.

3.Proteaz İnhibitörleri (Pls)

88666-Protease-Inhib-Mini-Tab

HIV virüsünün çoğalabilmesi için gerek duyduğu bir diğer protein olan proteazın devre dışı bırakılmasını sağlayan bu ilaçlara örnekler; atazanavir (Reyataz), darunavir (Prezista), Fosamprenavir (Lexiva) ve indinavir (Crixivan) şeklindedir.

4.Füzyon İnhibitörleri

fuzeon_15109_9_(big)_

Bu ilaçlar, HIV virüsünün CD4 hücrelerine girişini durdurmaktadır. Bu ilaçlara örnekler ise; enfuvirtide (Fuzeon) ve maravirok (Selzentry) şeklindedir.

5.İntegraz İnhibitörleri

Tivicay DD

İntegraz inhibitörleri, HIV virüsünün CD4 hücrelerine genetik metaryalini aktarması işlemini devre dışı bırakmaktadır. Bu ilaçlara örnekler ise; Raltegravirin (Isentress), elvitegravir (Vitekta) ve dolutegravir (Tivicay) gibi ilaçlardır.

6.Diğer Hastalıkların Tedavisi

cs-type-2-diabetes-understanding-medication-722x406

Yaşın ilerlemesiyle doğal olarak gelişen bazı sağlık sorunları, AIDS hastalığının kontrol edilmesini zorlaştırabilir. Yaşa bağlı olarak gelişen, kardiovasküler, metabolizma ve kemik hastalıkları için kullanılan bazı ilaçlar, anti-HIV ilaçlar ile etkileşimde bulunamaz. Bu konu hakkında doktora danışılmalıdır.

Tedavi süresince yaşanabilecek yan etkiler ise şöyledir;

  • Bulantı, kusma ya da ishal,
  • Kalp hastalıkları,
  • Kemiklerde güçsüzlük ya da kemik erimesi,
  • Kas dokularında bozunma (rabdomiyoliz),
  • Anormal kolestrol seviyesi,
  • Yüksek kan şekeri seviyesi.

Belirtileri

AIDS hastalığının belirtileri, enfeksiyon evresine bağlı olarak değişkenlik göstermektedir.

HIV virüsünün vücuda girmesi ile birlikte kişide ilk birkaç ay içinde, grip benzeri hastalık gelişmektedir. Bu hastalık, birincil ya da akut HIV enfeksiyonu olarak bilinir ve birkaç hafta sürebilir. Belirtileri ise ateş, baş ağrısı, boğaz ağrısı ve kaşıntı gibi basit semptomlardır. Birinci HIV enfeksiyonu semptomları hafif olabilmekle birlikte, gözden kaçabilmektedir. Fakat buna rağmen, bu süreç içerisinde kanda virüs miktarı yüksek dozdadır. Böylece virüs, ileriki evrelerde daha da etkili hale gelir.

Bazı insanlarda, klinik latent HIV sırasında, kalıcı olarak lenf bezlerinde şişkinlik yaşanmaktadır. Aksi takdirde, herhangi bir belirtisi bulunmamaktadır. HIV virüsü vücutta kalmakla birlikte, beyaz kan hücrelerinde de kalır. Hasta eğer, antiretroviral tedavi altında değilse, klinik belirti göstermeyen enfeksiyon genellikle yaklaşık olarak 10 yıl sürebilir. Bu evre, bazı insanlarda daha şiddetli geçebilmektedir.

Virüs çoğaldıkça ve bağışıklık hücrelerini tahribata uğrattıkça erken dönemde, hastada hafif enfeksiyonlar ya da kronik belirti ve semptomlar gelişir. Bunlar şu şekildedir;

  • Ateş,
  • Halsizlik,
  • Lenf düğümlerinde şişkinlik – genellikle AIDS hastalığının ilk belirtilerinden biridir,
  • İshal,
  • Kilo kaybı,
  • Ağızda mantar enfeksiyonu oluşumu,
  • Zona hastalığı (uçuk zona).

HIV enfeksiyonu tedavi edilmez ise, hastalık 10 yıl içinde ilerler. AIDS geliştiği zaman bağışıklık sisteminde ciddi hasarlar oluşur ve bağışıklık sisteminin enfeksiyonlara karşı direnci düşer. Bu durumda hastada yaşanan semptomlar şöyledir;

  • Geceleri terden sırılsıklam olma,
  • Tekrarlayan ateşlenme,
  • Kronik ishal,
  • Ağızda ya da dilde, inatçı beyaz lekeler ya da alışılmamış lezyonlar (yaralar),
  • Kalıcı ve açıklanamayan yorgunluk,
  • Kilo kaybı,
  • Cilt tahrişleri ya da yumru oluşumu.

Eğer, kendinize HIV virüsü bulaştığından ve AIDS hastalığından şüpheleniyorsanız, hemen hastaneye ya da doktora giderek, durumu bildiriniz.

Risk Faktörleri

AIDS hastalığı özellikle Amerika’da ilk defa ortaya çıktığında, hastalığın etkilediği kısım, heteroseksüel cinsel ilişki yaşayan erkeklerdi. Ancak, günümüzde HIV virüsünün neden heteroseksüel erkeklerde yayıldığı tam olarak bilinmemektedir. Yaşı, ırkı, cinsiyeti ya da cinsel yönelimi fark etmeksizin herhangi bir insan AIDS olabilir. Fakat, eğer aşağıda verilen faktörler baskınsa, AIDS riski çok daha yüksek olacaktır;

  • Korunmasız seks,
  • Cinsel yollarla bulaşan enfeksiyonları,
  • Damar içi ilaç kullanımı,
  • Sünnetsiz erkeler.

Komplikasyonlar

AIDS bağışıklık sistemini zayıflatan bir hastalıktır ve özellikle enfeksiyon hastalıkları ile bazı kanser türleri riskini de artırmaktadır. Bu doğrultuda, AIDS hastalığının sebep olduğu hastalıklar genellikle şöyledir;

  • Tüberküloz,
  • Sitomegalovirüs – bir tür uçuk virüsüdür ve nörolojik zararlar verebilmektedir,
  • Kandidiyazis – ağızda ya da vajinada meydana gelen cilt hastalığı,
  • Kriptokokal menenjit – omurga ve beyin dokularında iltihaplanma,
  • Toksoplazmozis – daha çok kedi dışkısından bulaşan parazit hastalığı,
  • Cryptosporidiosis – sindirim sistemi parazitleri,
  • Kaposi sarkomu – damarlarda meydana gelen bir tür kanserli tümör oluşumu. Normalde çok ender rastlanır ama AIDS hastalarında yaygın olarak yaşanır,
  • Lenfoma – lenf düğümlerinde gerçekleşen ve beyaz kan hücrelerinde kanser yaşanmasına neden olan hastalık,
  • Wasting sendromu – genellikle ishal, kronik yorgunluk ve ateş ile ilişkili olan bu hastalıkta kişi, toplam kilosunun en az % 10’unu kaybeder.
  • Nörolojik komplikasyonlar – kafa karışıklığı, unutkanlık, depresyon, anksiyete ve yürümede zorluk çekmek gibi sorunlar,
  • Böbrek hastalıkları.

Yaşam Stili ve Evsel Çareler

AIDS tedavisinde ilaçların öneminin çok büyük olmasına rağmen, hastanın kendi öz bakımı da bir o kadar önemlidir. Bundan dolayı, uzun yıllar sağlıklı kalabilmek için hastaların uygulayabilecekleri yöntemler şu şekildedir;

  • Sağlıklı beslenmek – taze meyve, sebze, tam tahıl ve yağsız protein gibi gıdalar,
  • Pastörize edilmemiş süt ve süt ürünlerinden, çiğ yumurtadan ve istiridye, sushi veya sashimi gibi çiğ deniz ürünlerinden uzak durmak,
  • Zatürre ve grip aşılarını aksatmamak,
  • Evcil hayvanların bakımına özen göstermek

Alternatif İlaçlar

AIDS hastalarının, bağışıklık sistemlerini güçlendirmek ya da anti-HIV ilaçların yan etkilerini azaltmak için kullanabilecekleri bazı alternatif ilaçlar bulunmaktadır;

  • Asetil L-karnitin – AIDS ile ilişkili sinir ağrılarını hafifletir,
  • Peynir altı suyu proteini – AIDS hastalarının kilo almasına yardımcı olur ve ishali azaltır, CD4 hücre sayısını artırır.

Tehlikeli olan takviye yöntemler ise şöyledir;

  • Sarı kantaron yağı,
  • Sarımsak takviyeleri.

Alınacak Önlemler

AIDS hastalığından korunmak için alınacak olan önlemler aşağıdaki gibidir;

  • Her cinsel ilişkide yeni, temiz kondom kullanılması,
  • Cinsel ilişki sırasında HIV virüsü bulaşması riskini azaltan Truvada ilaç kullanılması,
  • AIDS hastasının partnerine bu durumu bildirmesi,
  • Temiz ve yeni açılmış şırınga, enjektör ve iğne kullanılması,
  • Eğer gebelik söz konusu ise hemen tıbbi yardım alınması,
  • Erkeklerin sünnet olması.
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ