AIDS’İN BELİRTİLERİ NELERDİR?

AIDS’İN BELİRTİLERİ NELERDİR?

Aids hastalığına sebebiyet veren HIV isimli bir virüs bulunmaktadır. Bu virüs bağışıklık sisteminin çökmesine sebep olur. Bu işlemi de, vücut direncini minimum seviyelere düşürerek gerçekleştirir. Ancak çoğu hastalıkta olduğu gibi sadece semptomlara güvenemezsiniz. Aids hastalığının da belirtileri vardır, fakat emin olunması için test yapılmasına ihtiyaç vardır. HIV virüsünün semptomları kişisel unsurlara göre ve hastalığın hangi aşamada olduğuna göre pek çok çeşitte olabilir ve bu şekilde farklılık gösterir. HIV virüsünün tespit edilme bakımından 3 farklı incelenme durumu vardır.

Bunlardan ilki erken teşhistir. İlk 2-4 hafta arasında tespit edilen aşamadır. HIV virüsü bu aşamada yayılmıştır ama tüm bölgelere değil. Belirtileri genelde grip benzeri belirtilerdir. Halsizlik ve bitkinlik hissi verir. Ancak bu belirtiler ağır bir soğuk algınlığı şartlarında gerçekleşmektedir. Vücudun HIV virüsüne tepkisi genelde ateş, boğaz ağrısı, baş ağrısı, bezelerin şişmesi, döküntü, yorgunluk ve kas ağrısı şeklinde gerçekleşmektedir. Bu belirtilere sahip olmanız HIV virüsünün etkisi olduğunu kanıtlamaz. Herhangi bir hastalığın da belirtisi olabilir. Ayrıca önceki araştırmalara göre HIV virüsü olup, vücut direnci çok güçlü olan kişilerin bu semptomları göstermediği de belirlenmiştir. Ancak yine de her ihtimale karşı bir doktora görünmeniz en makul çözüm olacaktır.

Diğer inceleme klinik seviyede olandır. Erken teşhis gerçekleşmemiş ise bir sonraki aşamada klinik seviye gelmektedir. Bu aşamada HIV virüsü herhangi bir belirti göstermemektedir. Çünkü aktivitesi ve yeniden üretimi yavaşlar ancak durmaz, halen aktiftir. Bu aşamada doktorunuz tarafından tavsiye edilen ilaçları alırsanız, sağlıklı kalabilirsiniz ve haftalar boyunca bu aşamada, hastalık ilerlemeden sabit bir şekilde kalabilirsiniz. Çünkü HIV virüsü kontrol altına alınmış olacaktır.

Klinik aşama da herhangi bir tedavi görmezseniz, son aşama olan aids için ilerleme süreci başlar. Artık virüs aktivitesini arttırır ve vücudun bağışıklık sistemini kırarak, sizi zayıflatır. Bu aşamada semptomlar da hızlı bir şekilde artış gösterecektir. Bu semptomlar hızlı bir şekilde kilo verme, gece terlemelerinin oluşması, ateşte artış, bir hafta kadar sürecek olan ishal, ağızda tahriş, hafıza kaybı, depresyon ve diğer nörolojik sorunlar meydana gelmeye başlar. Bu semptomlar da diğer hastalıklar ile bağlantılı olabilir. Bu yüzden bir aids testi yaptırarak, durumunuzdan emin olmanız ve tedavi sürecine devam etmeniz gerekmektedir.

Bu tip belirtiler meydana geldiğinde mutlaka doktorunuzu aramalısınız. Gerekli kontroller yapılıp tedavi süreci başlatılmalıdır. Şimdi de oluşan semptomlardan ve nasıl meydana geldiklerinden daha ayrıntılı bir şekilde bahsedeceğiz.

1.Şişmiş Bezeler

boyunda-beze

Hepimizin boyun, baş, koltuk altı, kasık ve sırt olmak üzere vücudun belirli bölgelerinde bezelere yani boğumlara rastlanmaktadır. Bu lenf boğumlarının asıl görevi vücudu zararlı etkilerden ve diğer hastalıklardan korunmak için bağışıklık sistemini güçlendirmekten geçer. Ancak ne zaman HIV virüsü etkisini göstermeye başladığında, vücut otomatik olarak kendini korumaya almak ister ve bağışıklık sisteminde vitesi yükseltir. Sonuç olarak lenf bezeleri büyür ve şişer. HIV virüsünün etki ettiği kişilerde ilk bakılması gereken yer lenf bezeleridir. Ancak başka sebeplerden dolayı da şişebileceği için mutlaka test yapılmalı ve bu durumdan emin olunmalıdır.

2.Enfeksiyonlar

betaglucans-banner

Bir diğer belirti de vücutta enfeksiyonların başlamasıdır. HIV virüsünün etkisini göstermesi, vücut direncini zorlamaya başlayacaktır. Bu durumdan istifade etmek isteyen diğer fırsatçı organizmalarda vücutta etkinliğini arttırır ve enfeksiyon oluşumuna sebep olur. Bu durumda vücudun bağışıklık sistemi zayıflamaya başlar ve her 3 aşamada da gerçekleşebilen bir işlemdir. Bu enfeksiyonlardan bazıları pnömoni, tüberküloz ve hepatit C dir. Ancak HIV virüsünün asıl etkileri cilt, gözler, akciğer, böbrekler, sindirim sistemi ve beyin üzerinde zararlı etkiler göstermeye daha yatkındır. Aynı zamanda grip gibi yaygın ve tedavi süreci kısa olan hastalıkların, tedavi süreci zorlaşır ve hastalık daha uzun sürer. Bu enfeksiyonları önleme de temizlik önemli bir plana sahiptir. HIV virüsü ilaçları haricinde, sık sık el yıkanması ve diğer temizlik önlemleri, enfeksiyonları azaltıcı etkiler yapacaktır.

3.Ateş ve Gece Terlemeleri

1613555364

HIV virüsünün etkisinde olan kişiler uzun sürelerce düşük derecede vücut sıcaklığı seviyelerinde yaşayabilirler. Düşük sıcaklık aralığı insanlar için 37.6-38.2 derece arasındadır. Ateş yükselmesi bazı şeylerin yanlış olduğunu gösterir. Ancak bunun sebebi her zaman açık değildir. Vücut sıcaklığının düşük olması, HIV virüsünün etkilerinin ortadan kalktığını düşündürtebilir. Ancak HIV virüsü aktif olan kişiler genelde geceleri ateşlenerek uyanırlar ve gece terlemeleri sık sık meydana gelir.

4.Üreme

15963

HIV virüsüne sahip olan kadınlarda adet döngüsü veya periyot sürecinin ortadan kaybolması gibi üreme ilgili sorunların meydana gelmesine sebep olur. HIV virüsüne sahip olan kadınlarda mantar ve bakteriyel enfeksiyona bağlı hastalıklar daha sık meydana gelir. Chlamydia, trichomoniasis, gonorrhea gibi cinsel yollar ile bulaşan enfeksiyonlarda artış meydana gelir. Bunlar da kadınları rahim ağzı kanseri olmalarına teşvik edici unsurlardır. Bu yüzden vücut direncinin arttırılmasına yönelik tıbbi çalışmalara öncelik verilmelidir.

5.Cilt

Portrait of a young girl having a massage at a spa resort.

Yapılan çeşitli araştırmalara göre HIV virüsüne sahip olan kişilerin yüzde 90’anında cilt sorunları belirmeye başlar. Deri döküntüsü de HIV virüsünde en çok meydana gelen cilt belirtilerinden biridir. Bu virüse sahip olan kişinin cilt tahrişi artar ve güneş ışığına olan duyarlılığında da artış meydana gelir. Ciltte pullanma meydana gelir ve küçük, diken diken olan kırmızı yamalar meydana gelir. Bu yaralar ve lezyonlar bölge olarak ağız, cinsel organlar ve anüs derisinde meydana gelir. Gerekli önlemler alınmaz ise cilt problemleri artarak daha da şiddetli bir hale gelebilmektedir.

Diğer gelişmiş verilere göre HIV virüsüne bağlı olarak aids riski olan kişilerde meydana gelen belirtiler hastalık ilerledikçe ishal, bulantı, kusma, kilo kaybı, baş ağrısı, eklem ağrısı, kas ağrıları, nefes darlığı, kronik öksürük, yutma güçlüğü gibi belirtiler meydana gelir. Daha sonraki aşamalarda ise hafıza kaybı, zihinsel karışıklık ve koma oluşabilmektedir. HIV virüsünün en ileriki aşamasında ise ileri bağışıklık eksikliği sendromu (AIDS) meydana gelir. Bu aşamada bağışıklık sistemi ciddi şekilde tehlikeye girer ve enfeksiyonları tedavi etmek zorlaşır. AIDS etkisi altında kanser oluşma riskleri de artış gösterecektir.

HIV virüsü, vücut sıvıları ile bulaşmaktadır. Bu durum, uyuşturucu iğneleri ya da cinsel ilişki yolu ile bulaşan bir durum olabilir. Bu yüzden cinsel yolla bulaşan bu tip bir hastalıktan uzak durabilmek için tüm önlemlerin alınması gerekir. Aksi durumda AIDS hastalığı size de bulaşabilir. HIV virüsü testi için doktorunuz ile konuşmak en iyi tercih olacaktır. Test olmak için semptomların belirmesini beklemeyiniz. HIV testi yapılırken genelde kanınızdan örnekler alınır ve anormallikler karşılaştırılır. HIV virüsü testinin pozitif çıkması 1-3 ay arası bir süre alabilirken, negatif çıkması durumunda sizlere birkaç ay daha sürebilecek bir dizi testler yapılır. Eğer HIV virüsü teşhisi yapılır ise, HIV virüsü konusunda uzman kişiler ile görüşürsünüz ve gerekli tedavi süreci başlatılır. Aslında HIV virüsünün ve AIDS hastalığının bir tedavisi yoktur. Ancak tedavi, süreci yavaşlatmak ve kaliteli bir yaşam sağlamanızı sağlamak üzerine kurulu bir sistemdir. Bu süreç 10 yıla kadar uzayabilmektedir. HIV virüsünün bulaşmasını önlemek için korunmasız bir ilişki teşebbüsünde bulunmayınız.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ