Akdeniz Ateşi Tedavisi

Akdeniz Ateşi Tedavisi

Familyal Akdeniz Ateşi, tekrarlayan ateş atakları ile kalıtsal bir hastalıktır. Hastalığın bazı özellikleri, karın zarı iltihabı, akciğeri çevreleyen zarın iltihaplanması, ağrılı olma, eklemlerde şişmeler (artralji ve bazende arterit) ve karakteristik ayak bileği kaşıntısı gibi tekrarlayan nöbetlerle karakterize edilmiştir.

Akdeniz Ateşi hastalığı, dünya geneline bakıldığında nadir olarak görülen bir hastalıktır. Ancak, bazı halklar arasında görülmesi yaygın olan bir hastalıktır. Seferad Musevilerinde, Ermenilerde, Araplarda ve Türkler arasında yaygındır. Bu toplumlarda yaşayan insanlar arasında, her 200 kişiden 1’inde Akdeniz Ateşi hastalığına rastlanmaktadır. Akdeniz kökü olan birçok farklı toplumlarda da, genetik testlerle vakaların tanımlanması sağlanmaya çalışılmıştır. Bu toplumlar, Eskenazi yani Polonya ve Alman Yahudileri, İtalyanlar, Yunanlar, İspanyollar ve Kıbrıslılardır. Daha geniş çapta ele alındığında, Kuzey Avrupa ve Japonya’daki diğer etnik gruplarda dahil edilebilirler.

Akdeniz Ateşi hastalığı kısmen 1 ve 3 gün arası gibi kısa bir süre ile nitelendirilebilir. Ateşin yanı sıra serotis, sinovit ya da deri kızarıklıkları oluşur. Hastaların bazılarında, nöbetler bebeklik ve erken dönem çocuklukta gerçekleşirken, hastaların % 80-90’ı ilk nöbetlerini 20’li yaşlarda geçirmektedirler. Küçük çocuklar, bazen sadece tekrarlayan ateş belirtileri göstermektedirler. Akdeniz Ateşi nöbet sıklıkları, hasta grupları arasında veya herhangi bir hasta için günden yıla kadar değişen süre arasında oldukça değişkendir. Dahası, nöbet tipleri, zamanla değişkenlik gösterebilir. Nöbetler arasında semptomlar gelişmemektedir. Diğer semptomlar ise, kalbi çevreleyen zarda iltihap, testislerde iltihap, beyin ve omuriliği (menenjit) çevreleyen zarda iyi huylu ve tekrarlayan iltihap, baş ağrıları ve amiloidoz gibi semptomlara rastlanabilir. Amiloidoz, amiloid adlı belirli bir proteinin vücudun çeşitli dokularında, özellikle de böbrekte biriktiğinde meydana gelir. Potansiyel olarak bu durum Akdeniz Ateşi’nin en ciddi komplikasyonudur ve böbreklerin iflas etmesine neden olur. Bazı vakalarda, amiloidoz, açık bir Akdeniz Ateşi nöbeti olmadan da gelişebilir.

Akdeniz Ateşi Semptomları

Akdeniz Ateşi işaret ve semptomları genellikle çocukluk zamanlarında başlar. Bu semptom ve işaretler, nöbet adını alan ve 1 ile 3 gün arası sürebilen sürelerde meydana gelir. Eklem iltihapları nöbetleri ise, haftalar hatta aylar sürebilir.

Akdeniz Ateşi işaret ve semptomları;

  • Ateş,
  • Karın ağrısı,
  • Göğüs ağrısı,
  • Ağrılı, şiş eklemler,
  • Kabızlık sonrası ishal,
  • Bacaklarda, özellikle de diz altında kırmızı isilikler,
  • Kas ağrıları,
  • Şişmiş, hassas testis bezleri, skrotum gibi semptomlar Akdeniz Ateşi’nin belirtilerindendir.

Nöbetler arasında muhtemelen normal hissedersiniz. Belirtilerin olmadığı dönem birkaç gün gibi kısa olabilir ya da yıllarca süren uzun bir dönemi kapsayabilir.

Eğer siz ya da çocuğunuz aniden ve endişe veren işaret ya da semptomları deneyim ederseniz, nefes darlığı ya da baygınlık gibi, acilen tıbbi desteğe başvurmalısınız. Eğer, kendinizde ya da çocuğunuzda aniden ateş ile birlikte karın ağrısı, göğüs ağrısı ya da eklem ağrıları oluşursa doktora başvurun.

Akdeniz Ateşi Nedenleri

Familyal Akdeniz Ateşi, aileden çocuklara geçen bir gen mutasyonu nedenlidir. Gen mutasyonu ise, vücuttaki iltihaplanmaların düzenlediği problemlerden kaynaklanmaktadır.

Akdeniz Ateşi’ne yakalanmış bazı insanlarda, gen mutasyonu, MEFV adındaki gende meydana gelir. MEFV’deki birçok farklı yapıdaki mutasyon, Akdeniz Ateşi ile bağlantılıdır. Bazı mutasyonlar hafif şiddette olabiliyorken, bazıları oldukça şiddetli durumlara neden olabilirler.

Akdeniz Ateşi Risk Faktörleri

Bazı faktörler, ailevi Akdeniz Ateşi riskini arttırabilmektedir. Bu riskler,

  • Ailede Akdeniz Ateşi hastalığı geçmişine sahip olmak: Eğer ailenizde Akdeniz Ateşi hastalığına sahip biri var ise, siz de hastalığın oluşabileceği riski ile karşı karşıyasınız.
  • Akdeniz kökenli olmak: Eğer, ailenizin kökeni Akdeniz bölgesine dayanıyorsa, hastalığın oluşma riski altındasınız demektir. Ailevi Akdeniz Ateşi, her etnik grubu etkileyebilir. Ancak, özellikle Sefarad Yahudileri, Araplar, İtalyanlar, Ermeniler ve Türkler muhtemel risk altındaki topluluklardır.

Akdeniz Ateşi Komplikasyonları

Eğer Akdeniz Ateşi tedavi edilmezse, komplikasyonlar meydana gelebilir. Bu komplikasyonları sıralamak gerekirse;

  • Kanda anormal protein: Akdeniz Ateşi nöbetleri sırasında, bireyin vücudu anormal protein üretebilir (Amiloid A). Bu protein vücutta birikebilir ve organlara zarar verebilir (Amiloidoz).
  • Böbreklerde hasar: Amiloidoz, nefrotik sendrom nedeniyle böbreklere zarar verebilir. Nefrotik sendrom, bireyin böbreklerdeki süzme sistemlerindeki (glomerüller) hasar oluşması sonucu meydana gelir. Bu duruma yakalanmış insanlar, idrarlarında büyük miktarlarda protein kaybı yaşayabilirler. Nefrotik sendrom, böbreklerdeki kanda pıhtılaşmaya neden olabilir ya da böbrek yetmezliği oluşturabilir.
  • Kadınlarda kısırlık: Akdeniz Ateşi nedenli iltihap, ayrıca, kısırlığa neden olarak, kadın üreme organlarını etkileyebilir.
  • Eklem ağrıları: Eklemlerdeki oluşan ağrılar, Akdeniz Ateşi’ne sahip olan bireylerde oldukça yaygındır. Dizler, ayak bilekler, kalçalar ve dirsekler en yaygın olarak etkilenen eklemlerdir.

Akdeniz Ateşi Teşhisi

Doktorlar, Akdeniz Ateşi teşhisini yaparken bazı faktörleri hesaba katarlar. Bu faktörleri şöyle sıralayabiliriz;

  • Hastada, hastalığın yaygın klinik semptomlarının olup olmadığı ve semptomların tekrarlayan bir türde olup olmadığı,
  • Orta Doğu kökenli bir aileye sahip olup olmadığı,
  • Genetik testlerin sonuçları
  • Yüksek akyuvar hücreleri sayısı, bu bağışıklığın tepkisini gösterir,
  • Yüksek alyuvar çöküm hızı, bu iltihabın tepkisinin göstergesidir.

Ailesel Akdeniz Ateşi teşhisinde kullanılan test ve prosedürler ise şöyle sıralanabilir;

  • Fiziksel muayene: Doktor, bireyde görülen hastalık işaret ve semptomlarını sorabilir ve fiziksel muayene yaparak, hastalığın belirtileri hakkında daha fazla bilgi toplar.
  • Ailenin tıbbi sağlık geçmişi: Ailede, ebeveynlerden birinde var olan Akdeniz Ateşi geçmişi, bireyin hastalığa yakalanma olasılığını arttırır. Bunun nedeni ise, Akdeniz Ateşi hastalığının genetiksel olarak aileden çocuklarına geçen bir mutasyon olduğunda yatmaktadır.
  • Kan testleri: Nöbet sırasında, kan testleri, vücudun iltihaplı durumunu gösterir. Enfeksiyonla mücadele eden yüksek düzeydeki akyuvar hücreleri, birer belirteçtir.
  • Genetik testler: Genetik testler, ailevi Akdeniz Ateşi ile alakalı MEFV mutasyonlu genlere sahip olup olmadığınızı ortaya çıkarır. Genetik testler, ailevi Akdeniz Ateşi ile alakalı her geni test edebilecek kadar gelişmiş değildir. Bu yüzden yanlış ya da olumsuz sonuçların ortaya çıkma ihtimali vardır. Bu nedenle de, doktorlar genelde, ailevi Akdeniz Ateşi hastalığının teşhisinde genetik testleri kullanmazlar.

Akdeniz Ateşi Tedavisi Nasıl Yapılır?

Ailesel Akdeniz Ateşi için bilinen kesin bir tedavi yöntemi bulunmamaktadır. Ancak, hastalığın işaret ve semptomlarını engellemeye yardımcı olabilmek için tedaviler kullanılmaktadır. Ailesel Akdeniz Ateşi’nin işaret ve belirtilerini kontrol altında tutabilmek için ilaç tedavisi kullanılır. Bu ilaçlar;

1.Kolşisin (Colchicine)

Box_of_Colchicine

Bu ilaç, hap şeklinde alınmaktadır. İlacın amacı ise, vücutta oluşan iltihabı azaltmak ve hastalığın nöbetlerini engellemeye yardımcı olmaktır. İlacın alım aşamasında doktorunuz, sizin hastalığınıza göre en iyi doz seçimini yapacaktır. Bazı insanlar, günde bir doz alırlarken, diğerleri günde daha küçük dozajlara, daha fazla sıklıkta dozlara ihtiyaç duyarlar. İlacın yaygın yan etkileri ise, şişkinlik, karında kramplar ve ishaldir.

2.Diğer İlaçlar

20091207040735396

Akdeniz Ateşi hastalığının işaret ve semptomlarını kolşisin kullanarak kontrol altına alamayan insanlar için, hastalığın meydana getirdiği iltihapları kontrol altına alan diğer ilaç tedavileri seçenek olabilir. Gerçi, bu tedaviler deneysel olarak kabul edilirler. Akdeniz Ateşi’nin tedavisinde kolşisin dışında kullanılan diğer ilaç türleri ise, rilonacept (Arcalyst) ve Anakinra (Kineret)’dır.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ