Bebeklerde Görülen Hastalıklar

Bebeklerde Görülen Hastalıklar

Aylardır heyecanla beklediğiniz bebeğiniz dünyaya geldikten sonra, iki haftalık oluncaya kadar geçen sürede yeni doğan bebektir. Anne rahmindeki güvenli, korumalı ortamından çıkıp dış dünyadaki hayata ve mikroplara alışma sürecindedir. Bağışıklık sisteminin yeni yeni gelişmeye başladığı bu süreçte bazı hastalıklarla ne yazık ki karşılaşma durumu ortaya çıkmaktadır. Bunlardan bazıları bazen kendiliğinden, bazen de tedavi süreciyle atlatılabilmektedir. Önemli olan bebeğinizin durumunu çabuk fark edip doktoruna danışarak gerekeni yapmaktır. Yeni doğan bebeğinizin en çok yakalanma ihtimalinin olduğu hastalıklar gaz sancıları, konak, pamukçuk, sarılık, soğuk algınlığı ya da üst solunum yolları enfeksiyonları, kabızlık, ishal, pişik olarak sıralanabilir.

Bebeklerde Hangi Hastalıklar Görülür?

1) Gaz Sancıları

bebekler

Yeni doğan bebeğin 1-3 ay, bazen de daha uzun süreli ,bebeğinizi ve sizi çok yoran hastalıkların başında genellikle gaz sancıları gelir. Yeni doğan bebeğin mide kapağı ilk aylarda hızlı ve iyi çalışamaz. Beslenmeden hemen sonra bebeğin ani hareket ettirilmesi aldığı sütün gaz yapmasına ve sindirilmeden mideden geri gelmesine neden olur. Bu yüzden bebek beslendikten hemen sonra hareket ettirilmemelidir. 10-15 dakika dik pozisyonda tutulmalıdır. Bebeğiniz ıkınıp kızararak huzursuz davranışlar sergiliyorsa, ayaklarını kasarak karnına doğru çekiyorsa, acılı ağlamaları varsa genellikle sebebi gaz sancılarıdır.

Normal olağan gaz sancılarında bebeğinizi rahatlatacak bazı öneriler şöyle sıralanabilir:

1. Karın bölgesine dairesel masajlar yapmak ve ılık bez koymak.

2. Kucağa alınarak hareket ettirmek

3. Ayaklarını karnına doğru iterek rahatlatmak

Basit önlemlere rağmen bebeğinizde geçmeyen sancılar varsa mutlaka doktora başvurulmalıdır. Doktorun öngördüğü şurup ya da damlalar kullanılabilinir.

2) Konak

bebeklerde-konak

Yeni doğan bebeklerde en sık görülen durumlardan biri de konaktır. Özellikle saç derisinde olduğu gibi kaşlarda da olabilir. Kuru beyaz ya da sarı renkte bir tabaka şeklindedir. Ph değeri uygun olan bebek şampuanları iyi gelebilir. Daha etkilisi ise saf zeytinyağ ile çok az karbonat karıştırılarak bebeğin derisine sürülür. Yaklaşık olarak  yarım saat bekletilir. Sonra ince telli bir tarakla hafif hafif taranarak konaklar çıkartılır. Sonrasında duş aldırılarak temizlenir. Bu işlem gerekli görüldüğünde haftada 2-3 kere tekrarlanabilir.

3) Pamukçuk
1444639581509

Diğer bir adı  da aft olarak bilinen pamukçuk hastalığı, bebeklerde oldukça sık rastlanan bir hastalıktır. Pamukçuk genellikle ağzın iç taraflarında özellikle yanağın iç kısımlarına doğru olan, bazen de dilde ve boğaz içinde görülen beyaz lezyonlar şeklinde olan süt parçalarına benzeyen bir çeşit mantar hastalığıdır. Zamanında tedavi edilmediği takdirde ciddi enfeksiyonlara sebep olabilir. Pamukçuk hastalığının sebepleri şunlardır:

1. Ağız Sağlığı: Bebeklerde genellikle  antibiyotik ya da ilaç kullanımından sonra ortaya çıkabilir. Bazı bebeklerde ise genetikte olabilir. Aileden birisi pamukçuk oluşumuna meyilli ise, bebeklerde görülme ihtimali daha fazladır. Düzgün temizlenmeyen biberonlar, emziklerin bebeğe verilmesi pamukçuk ve çeşitli enfeksiyonlara neden olur. Ağzın iç kısımlarında bazen yanaklarda ya da damakta beyaz  bir tabaka halinde görülebilir. Eğer bu lezyon elle alınmak istenirse yanık görüntüsü olur ve kanayabilir. Önlem alınmaz ise ağrılı olabilir. Bebeklerde emmeye karşı isteksizlik ,yutmada güçlük ve huzursuzluk olabilir. Pamukçuk hastalığına önlem almak için bebeğin kullandığı her türlü eşyanın steril olmasına özen gösterilmelidir. Emziren anneler meme başı temizliğine dikkat etmelidirler. Her gün mutlaka kendi sütleriyle ya da temiz suyla yıkanarak temizlenebilir.

2. Dengesiz Beslenme: Folik asit ya da B12 vitamini eksik olan bebeklerde görülebilir. Doktor tavsiyesiyle bu vitaminler takviye edilip bağışıklık sistemi güçlendirilmelidir.

3. Alerji: Bebeğe verilen bazı hazır gıdalar pamukçuğun oluşmasına neden olur. Hastalığa sebep olan besin tespit edilerek, verilmesi durdurulmalıdır.

4) Sarılık

yenidogan-sariligi

Sarılık anne karnındayken plasenta aracılığıyla gerçekleşen bilirubin adı verilen, cilde sarı rengi veren bir maddenin kandaki miktarının fazlalaşması yada deride birikmesi sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Bebekler anne karnındayken alyuvarlar normal insandan daha farklı şekilde olur. Bebeğin doğumuyla beraber alyuvarlar bebekte de üretilmeye başlar. Önceki alyuvarların yıkılmasıyla birlikte bilirubin maddesinde artış olur. Bebeğin karaciğerinin tam çalışamadığı için bilirubini  tam işleyemez. Böylece kanda bilirubin artışı olmaya başlar. Öncelikle bebeğin göz beyazında sarılık hafifçe oluşur. Sonrasında tüm vücuda yayılmaya başlar. Bu belirtilerin dışında bebeğin normalden fazla uyuması, emmede isteksizlik de görülebilinir. Önemli olan sarılık yayılmadan fark edip, hemen doktora  götürmektir. Genellikle zamanında doğan bebeklerin %60′ ında, erken doğan bebeklerin ise %80’inde  görülür. Yeni doğan bebeklerin çoğunda görülen sarılık fizyolojik sarılıktır ve bir iki hafta içinde kendiliğinden geçer.

1. Sarılıktan şüphe edilen bebeklerin doktor tarafından muayene edilip kandaki bilirubin seviyesi tespit edilmelidir ve şüpheli durum varsa tedaviye başlanıp, düzenli kontrol edilmelidir.

2. Sarılık belli seviyenin üzerindeyse hastanede ışın tedavisi uygulanır.

3. Bebeğin karaciğer enzimlerini aktif hale getirmek için  bir kaç gün ilaç tedavisi uygulanabilir.

4. Eğer sarılık anne sütünden kaynaklanmıyorsa bebek daha sık emzirilir ve vücuttaki sıvı kaybı telafi edilmeye çalışılınır.

5. Eğer sarılık anne sütünden kaynaklanıyorsa anne sütü kesilmeden biraz ara verilir.

5) Soğuk Algınlığı ya da Üst Solunum Yolları Hastalıkları

anne_bebek

Dışarıdan gelen her türlü mikrop, bakteri, virüs bebeklerde soğuk algınlığına ve üst solunum yolu enfeksiyonlarına sebep olmaktadır. Yutak, burun, sinüslerde, orta kulak da iltihaplanma yaşanabilir. Maalesef çok küçük zamanlarında bile bebekler bu hastalıkla karşılaşabilirler. Çünkü bebeklerin bağışıklık sistemleri tamamıyla gelişmemiştir. Yetişkin bir insanda vücuda giren mikropları, kandaki bazı hücreler tanır ve hafızasına yerleştirir. Bu mikroplar tekrar vücuda girdiğinde bunlar tanınır ve vücudumuz gerekli olan antikorları üreterek, mikropları etkisiz hale getirmeye çalışır. Fakat bebeklerde bu durum tam oluşmamıştır. Ayrıca yeterli havalandırmanın olmaması, çok kalabalık kapalı ortamlarda bulunulması, hasta olan kişilerle birlikte aynı ortamda bulunarak temas edilmesi, yetersiz beslenme de enfeksiyonlara sebep olabilir.

Bebeklerde en sık görülen belirtiler: Burun akıntısı, hapşırık, öksürük, boğazlarda şişme, kulak ağrısı ateş, uykusuzluk, huzursuzluk, beslenmeye karşı isteksizlik olarak sıralanabilir.

Soğuk algınlığının tedavisine eğer ateş varsa doktorun verdiği şuruplar kullanılabilinir. Burun tıkanıklığı varsa fizyolojik damlalar kullanılabilinir.

Bol bol sıvı alınması sağlanmalıdır. Eğer bebek  emziriliyorsa bolca anne sütü almalıdır. Tedavi bir ile iki hafta da netice vermektedir.

6) Kabızlık

fft99_mf6349942

Kabızlık kalın bağırsağın sonundaki kaslar sertleşip normal geçişi önlediği zaman ortaya çıkan bir durumdur. Kaka burada kalarak kurur ve atılması zorlaşır. Bazen kaka çıkışta yırtılmalara yada çatlaklara sebep olur.

Eğer bebek normal rutininden farklı yedi sekiz  gün gecikmeli kakasını yapmıyorsa, sert yada taş gibi dışkılıyorsa. Kakasını yaparken aşırı acılı ağlıyorsa,çok ağrı hissediyorsa, anüs bölgesinde sert dışkılamadan dolayı çatlaklar varsa, dışkısında kanama görülüyorsa bebek kabız olmuş demektir. Bu süreç üç günden fazla sürmüş ise ve dışkıda kan varsa, beklemeden doktora başvurulmalıdır.

Kabızlığın bir çok farklı sebebi olabilir. Yeni doğan bebeklerde sindirim sistemi sorunu  olarak da ortaya çıkabilir. Öncelikle anne sütü alan bebeklerde kabızlık ,mama ile beslenen bebeklere göre daha az görülür. Mama alan bebeklerde farklı mamalar denenerek uygun olanı seçilebilinir. Bazen annenin kabız olması da bebeği etkileyebilir. Anneler beslenmelerine dikkat edebilir, kabızlığı önleyici yiyeceklere ağırlık verebilirler. Ek gıdaya geçilen bebeklerde de kabızlık sorunu görülebilinir. Özellikle unlu, katı, pirinç unlu ve içerisinde inek sütü olan besinler kabızlığı tetikleyebilir.

Bebeklerde kabızlığı gidermek için  eğer ek gıdaya geçmişse daha sulu ve lifli gıdaları tercih etmeliyiz. Suyu da bolca vermeliyiz. Bunun yanında öğün aralarında erik suyu, elma suyu, armut suyu.kayısı suyu da verilebilir.

Eğer henüz ek gıdaya geçilmemişse anne bol sıvı alır ve beslenmesine dikkat eder.

Bebeğin rahatlaması için karın bölgesine masajlar yapılabilir.

Tüm bunlara rağmen kabızlık önlenemiyorsa doktora başvurulup, bitkisel içerikli ilaçlar, lavman  ya da fitiller kısa bir dönem kullanılabilir.

Bağırsak düzenleyici prebiyotik ve prebiyotik damlalar denenebilir.

7) İshal

bebeklerde-pisik

Bebeklerin dışkılarında yediklerine bağlı olarak farklılıkların olması normaldir. Anne sütü alan ve mama ile beslenen çocukların dışkılaması ayrı olabilir. Fakat ishalde, bebeğin bir günde normalden fazla ve sulu bir şekilde dışkılama görülür. Hastalığın belirtileri sıvı dışkılamanın yanında susuzluk, bulantı ve kusma ateşin yükselmesi, halsizlik, karın bölgesinde ağrı olarak belirtilebilir.

Ayrıca bebeğiniz üç aydan küçükse, art arda kusma, altı saate kadar çiş yapmama, ağızda kuruluk varsa, dışkıda kan ve yüksek ateş varsa hemen doktora başvurulmalıdır.

Genelde bakteriyel enfeksiyonlar sebep olur. Bazende kullanılan antibiyotik tarzı ilaçların yan etkisi sonucu oluşabilir. Besin zehirlenmesi sonucunda da oluşabilir.

İshalin tedavisinde ise , temel çözüm bol sıvı vermektir. Eğer bakteriyel bir sebepten kaynaklı ise doktor tarafından antibiyotik tedavisine başlanır. Bu durumda ateş yüksek olduğu için hemen tedavi uygulanır. Bazen ishal kanlı da olabilir. Prebiyotikli ishal maması da kullanılabilinir.

Bakteriyel olmayan ishalde ise hafif ateş vardır. Bebeğe diyet verilerek tedavisi sağlanabilir. Bebeğinizin ayına ve doktorunuzun tavsiyesine göre muz, lapa, kızarmış ekmek, havuç gibi katı besinler verilebilinir.

İshalin bulaşıcılığını önlemek için el temizliğine çok dikkat edilmelidir. İçilen suyun temizliği önemlidir

8) Pişik

bebeklerde-pisik-nedenleri-ve-tedavisi

Pişiğin diğer bir adı da amonyak dermatitidir. Popo ve kasık bölgelerinde derinin amonyak ile tahriş etmesiyle ortaya çıkar. Pişik mantarın sebep olduğu bir durumdur. Bu tür mantar dışlı ve idrarın özelliklerini sever. Nemli ve ılık ortamda hızlıca çoğalır. Bebeğin bezinin tenine temas ettiği alt bölgelerde hafif kızarıklık şeklinde başlar. Hemen önlem alınmazsa artarak çoğalabilir.

Pişiğe sebep olan etmenler şöyle sıralanabilir:

1. Parfüm yada kimyasallar içeren ıslak mendil ve havluların kullanımı,

2. Kötü hijyen

3. Bebek bezinin uzun zaman değiştirilmemesi

4. İdrar yolu enfeksiyonları yada ishal döneminde sık dışkılama yapılması

5. Mantar enfeksiyonları

6. Anne sütünden geçen bazı alerjik gıdalar

Pişiği önlemek için:

1. Bebeğin bezi kuru ve temiz tutulmalıdır.

2. Bebek kakasını yaptıktan sonra altı ılık suyla güzelce temizlenmelidir.

3. Bez bölgesinin temizliği yapılırken alkolsüz, kokusuz, yumuşak mendiller kullanılmalıdır.Gerekli görülürse bitkisel içerikli pişik kremleri kullanılabilinir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ