Benzediği Organa İyi Gelen Yiyecekler

Benzediği Organa İyi Gelen Yiyecekler

Yaşamın kalite standardını yükseltmenin yolu sizin de bildiğiniz gibi sağlıklı beslenmekten geçiyor. Bu yüzden vücut sağlığınız için gerekli besinleri sıkça sizlerle paylaşıyoruz. Ancak bugün, bu besinlerin şekil olarak benzediği organlara nasıl etki ettiğine ve ne ölçüde yarar sağladığına değinmek istiyoruz. Belki de doğa size bu benzerlikle bir mesaj vermek istiyordur, ne dersiniz? İşte faydasını kanıtlamak istercesine benzediği organa iyi gelen 12 süper yiyecek.

1.Soğan-Hücre

1. Soğan-Hücre

Canlının en küçük yapıtaşı olan hücrenin sağlığı, bir araya gelerek oluşturdukları organın da sağlığı demektir. Bu yüzden yapı olarak tıpkı vücut hücrelerine benzeyen soğanın faydalarına dikkat çekmek istiyoruz. Hücre DNA’sını bozarak kardiyovasküler ve kanser gibi ciddi hastalıklara yol açan toksik maddelerin baş düşmanı, antioksidan kaynağı soğanın tüketimi hücre sağlığı için oldukça önemlidir. Uzmanlar, hücre yapısına zarar veren serbest radikallere karşı vücudu koruyan soğanı kokusuna aldırmadan her gün tüketmenizi öneriyor.

2.Ceviz-Beyin

2. Ceviz-Beyin

Belki de listemizdeki en büyük benzerliği şekil olarak ceviz ve beyin ikilisi ortaya koyuyor. Gümüş iyonuna ihtiyaç duyan tek organımız olan beyin, bunu yalnızca meyve olarak cevizden karşılayabiliyor. Potasyum, fosfor, kalsiyum ve demir açısından zengin ceviz, zihin yorgunluğunuzu alırken hafızanızı da güçlendirir. Ceviz içerdiği omega-3 yağ asidinin yanısıra ‘arginin’ aminoasidi ile zeka gelişimine yardımcı olurken, beyindeki damarların esnekliğini korur. Kabuklu yemişler arasında en fazla antioksidan içeren besin cevizdir. İçerdiği antioksidanlar ise E vitamininden tam 7 kat daha güçlü. Beyin sağlığını korumak için günde 2-3 adet tüm ceviz tüketmelisiniz.

3.Domates-Kalp

3. Domates-Kalp

İçerdiği ‘likopen’ sayesinde özellikle kalp sağlığı üzerinde etkili bir antioksidan deposu olan domates şekliyle de size bunu anlatmak istiyor. Uzmanlar kalp büyümesine karşı alınacak en faydalı önlemin domates tüketmek olduğunun altını çiziyor. Kötü huylu kolesterolü (LDL) düşürdüğü bilimsel olarak kanıtlanmış olan domates, özellikle kalbin yağlanmasına ve kalp damarlarının tıkanmasına karşı etkili bir çözüm. Genellikle kalıtsal sebeplerle, başka hastalıkların belirtisi olarak ya da kilo fazlası olan insanlarda ve sporcularda görülen kalp büyümesine karşı haftada 1-2 kez, bir çay bardağı domates suyu içerek bu sorunun önüne geçmek mümkün. Ancak burada dikkat edilmesi gereken husus domatesin kısır tohumdan üretilmemiş olması. ‘Ebter’ de denilen bu üretim şekliyle elde edilmiş hiçbir besin maddesi sağlığınız için faydalı antioksidanlar içermiyor. Yani hastalıklara karşı önlem olarak tüketilmesi fayda etmiyor. Bu yüzden domates ya da başka yiyecekler alırken üretim şekline dikkat etmelisiniz. Bu anlamda ‘arılı domates’ ya da ‘organik domates’ sizi yanıltmasın. Önemli olan tohumdan üretim şekli. Kalp sağlığınız için domatesi sofranızdan eksik etmeyin.

4.Üzüm-Akciğer

4. Üzüm-Akciğer

Üzüm hem salkımlı yapılısıyla alveollere hem de her bir tanesiyle akciğerdeki hücrelere benzer. Kan yapıcı özelliğiyle bilinen üzüm, alveollere oksijen taşınmasına yardımcı olarak akciğere adeta hayat verir. Üzüm içeriğindeki ‘proantosiyanidin’ antioksidanı sayesinde akciğer kanserine yakalanma riskini azaltır. Akciğerdeki nem miktarını arttıran üzüm, yüksek emilim gücü sayesinde astım ataklarını da en az seviyeye indirger. KOAH gibi akciğerlerde ciddi sıkıntılara neden olan hastalıkların üzüm tüketimi sayesinde iyiye gittiği kaydedilmiştir. Özellikle sigara kullananlar için tüketimi ekstra önem arz eden üzüm, besinler arasında en geniş etki yelpazesine sahip meyvedir. Siz de akciğer sağlığınız için üzüm tüketmeyi ihmal etmeyin.

5.Havuç-Göz

4. Havuç-Göz

Havuç içeriğindeki A ve E vitamini, beta-karoten ve lutein sayesinde gözün sinir tabakası üzerinde iyileştirici bir etkiye sahiptir. Yüksek A vitamini eksikliği sebebiyle meydana gelen gece körlüğünü engellemek için havuç tüketimi oldukça önemlidir. Havucu dilimleyip yakından baktığınızda yapı olarak göze olan benzerliğini hemen fark edeceksiniz. 1 adet orta boy havucun günlük A vitamini ihtiyacının 2,5 katını karşıladığını ve retinayı güçlendirdiğini belirtelim. Havuç tüketerek göz sağlığınızı koruyun!

6.Mantar-Kulak

6. Mantar-Kulak

Mantarı dilimlediğinizde nasıl da kulağa benzediğini göreceksiniz. ‘Oksidatif stresi’ dengeleyen antioksidanların başında gelen mantar et tüketmeyenler için harika bir selenyum deposu. D vitamini sayesinde duyma kaybını engelleyen beyaz mantarın 100 gramı sadece 22 kalori. Kulaklarınızı güçlendirmek istiyorsanız mantar tüketmeyi es geçmeyin.

7.Zencefil-Mide

7. Zencefil-Mide

İlk bakışta pek şekilsiz gözüken zencefile yakından baktığınızda aslında ne kadar mideye benzediğini fark edeceksiniz. Mide başta olmak üzere tüm sindirim sistemi üzerinde etkili olan zencefil, çok eski zamanlardan beri mide bulantısını önlemek için kullanılıyor. Kusma ataklarının da önüne geçen zencefil, düzenli olarak tüketildiğinde kolon kanserine neden olan hücresel değişiklikleri baskıladığı bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Mide sağlığınızı korumak için, yaygın olarak çay formunda kullanılan zencefili tüketmeyi ihmal etmeyin.

8.Kuru Fasulye-Böbrek

8. Kuru fasulye-Böbrek

İki tane fasulye tanesini yan yana koyup bir bakın. Böbreğe olan benzerliğini hemen fark edeceksiniz. Bol miktarda lif içeren fasulye, böbrekleri güçlendirir ve böbrekte oluşan kumun düşürülmesine yardımcı olur. Antioksidan özellikteki kuru fasulyeyi böbrek sağlığınız için mutlaka tüketin.

9.Tatlı Patates-Pankreas

9. Tatlı patates-Pankreas

İçerdiği yüksek miktarda B6 ve A vitamini sayesinde kan basıncını düzenleyip pankreası rahatlatan tatlı patates, pankreas kanserinin büyümesini engeller. Görünümü tıpkı pankreasa benzeyen tatlı patatesin kabuk rengi bazen turuncu bazen mor olabilir. Mor tatlı patatesteki pigment iltihaplara karşı etkin bir rol oynar. 1 bardak dolusu pişmiş tatlı patates günlük A vitamini ihtiyacının 4 katından fazlasını karşılar. Salgı bezlerinden ve sindirimden sorumlu olan pankreasın sağlığı için tatlı patates tüketmeyi ihmal etmeyin.

10.Greyfurt-Göğüs

10. Greyfurt-Göğüs

Greyfurt içeriğindeki ‘limonoid’ sayesinde göğse benzeyen ve göğüs kanserine karşı koruyucu etkisi olan tek meyvedir. Tam bir C vitamini kaynağı olan greyfurt folat açısından da oldukça zengindir. E ve K vitamini deposu olan greyfurtun yağını haricen göğse uygulamak da sizi rahatlatır. Göğüs kanserine yakalanma riskini azaltmak istiyorsanız greyfurt tüketin.

11.Avokado-Rahim

11. Avokado-Rahim

Faydaları saymakla bitmeyen avokadonun uterusa olan benzerliğini daha önce fark etmiş miydiniz? Avokado, rahim ağzı kanserinin engellenmesine yardımcı olurken, hormonların dengelenmesini sağlıyor ve prekanseröz hücreleri yok ediyor. Ayrıca avokadonun yenilebilecek hale gelmesi için 9 ay geçmesi gerekiyor. Bu da avokadonun uterusa olan benzerliğinin başka bir kanıtı. En güçlü antioksidanlardan biri olan avokadoyu daha sık tüketmenizde fayda var.

12.Kereviz-Kemik

12. Kereviz-Kemik

Yüksek sodyum ve silisyum içeriği sayesinde kemikleri ve tüm iskelet yapısını güçlendiren kereviz; osteoartrit, romatizma ve romatoid artrit gibi kemik hastalıklarının tedavisinde oldukça etkilidir. Bu kadarı da tesadüf olamaz diyeceğiniz şeklin ötesinde bir benzerlik daha mevcut. Kereviz de kemik de yapısında % 23 oranında sodyum barındırır. İlerleyen yaşlarda kemik erimesine maruz kalmamak için kereviz tüketmeyi ihmal etmeyin.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ