Çinko Eksikliğine İyi Gelen Yiyecekler

Çinko Eksikliğine İyi Gelen Yiyecekler

Bağışıklık sistemimizin verimli çalışabilmesi için çok önemli bir mineral olan çinko, kırmızı kan hücrelerinin antikor üretmesine yardımcı olur. Her hücrede mutlaka bulunması gereken bir mineraldir. Vücudumuzun enerji kaynağı olan karbonhidratların sindirilebilmesi için çok gereklidir. Hücre bölünmesi, büyümesi ve böylece büyümenin gerçekleşmesi için de önemli bir görev üstlenir. Koku ve tat alma duyularını güçlendirir. Pek çok gıda maddesinde bulunur ve sağlıklı bir insan çeşitli ve düzenli bir beslenme diyetiyle, yeterince çinko alabilir. Fakat herkesin  çinkoyu sindirim yoluyla alması aynı değildir. Bol proteinli hayvansal gıdalardan alınan çinko, bol lifli bitkisel gıdalardan alınan çinkodan daha verimli değerlendirilir. Bu nedenle vejetaryenler, sporcular, diyabet ve böbrek hastaları, çinko eksikliğinden ciddi olarak şikayet ederler. Vücuttaki olması gereken toplam çinko miktarı 2‐3 gramdır ve en yüksek miktarda saç,tırnak, prostat, semen, sperm, gözün koroid tabakası ile kemiklerde bulunur. Çocuklarda öğrenme yeteneğinin sınırlı olması, büyümede ortaya çıkan aksaklıklar, saç dökülmesi, enfeksiyonlara karşı zayıf olmak, kısırlık, soğuk eller ve ayaklar, koklama ve tat alma duygusunun körelmesi, tırnaklarda beyaz lekeler çinko azlığının belirtileridir. Çinko vücutta depolanmaz, her gün yeniden ihtiyacın karşılanması gerekir.

Çinko Eksikliğine İyi Gelen Yiyecekler Nelerdir?

1- İstiridye

istiridye-nasil-yenir

Türk mutfağında fazla yeri olmasa da, en çok çinko içeren besin maddesi istiridyedir. 100 gram istiridye, 7 mg. çinko minerali içerir ve bu peynirde bulunan çinkonun neredeyse 3 katıdır.

2- Kırmızı Et

kırmızıet

En zengin çinko kaynağı kırmızı ettir. Kırmızı et aynı zamanda protein, demir ve B grubu vitaminler bakımından da çok iyi bir kaynaktır. Gıdalardan alınan demirin sindirilmesine de yardımcı olur. Büyümede çok gerekli olan kırmızı et, özellikle çocuklar tarafından mutlaka tüketilmelidir. 50’den fazla enzimin yapısına giren çinko ihtiyacının hemen hemen yarısını etten karşılayabiliriz. Dünyada yaygın olarak görülen beslenme yetersizliklerinin en önemli sebebi, etten yoksun beslenme biçimidir. Sağlıklı ve düzenli çalışan bir vücut için haftada 2 gün et yenmelidir. Pişirme yöntemi olarak, haşlama, ızgara ya da fırında pişirmek çok daha sağlıklı bir seçim olacaktır.

3- Yumurta

yumurta

Protein ve demir bakımından değerli bir kaynak olan yumurta, folik asit yönünden de zengin bir gıdadır. İçeriğindeki doymamış yağlar, kilo vermek isteyenler için de tercih edilen bir besin olmasını sağlar. Kolay ulaşılabilir ve ekonomik bir ürün olması sebebiyle, herkes sofrasında yumurtaya yer verebilir. Çinko, hücre çoğalması, büyümesi ve çeşitlenmesinde çok gerekli bir mineraldir. Bu bakımdan, özellikle çocukların beslenmesinde mutlaka bulunmalıdır. Eğer alerjiniz yoksa her gün 1 yumurta yiyebilirsiniz. Yumurtayı salatalarınıza ekleyerek, besin değerini daha da artırmanız mümkün.

4- Tahıllar

tahıllar2

Buğdaygiller grubuna giren bitkilerin tohumları ve bunlardan elde edilen ürünlere tahıl diyoruz. Buğday, arpa, yulaf, çavdar, mısır, darı ve pirinç bitkileri, tohum olarak dünyanın her yerinde beslenmede kullanılır. Bu tohumlar işlenerek de; un, nişasta, yağ, kepek, şeker olarak kullanılırlar. Türk mutfağında en azından ekmek olarak tükettiğimiz tahıllar, çinko alımı için önemli bir besin grubudur. Tahıllardan en iyi faydayı sağlamak için, işlenmemiş olanları tercih etmemiz gerekiyor. Çeşitli işlemlerle kabuklarından ayrılan, beyazlatılan ya da ısıya maruz bırakılan tahıllar besin değerlerini büyük ölçüde kaybederler.

5- Baklagiller

baklagiller-besin-grubu

Baklagiller hem taze hem de kurutulmuş halleriyle kullanılırlar. Fasulye, bezelye, nohut, mercimek, börülce başta olmak üzere, yaklaşık 10.000 çeşidi bulunan baklagiller, kalsiyum, çinko, magnezyum ve demir mineralleri, B 12 hariç B vitaminleri ile E vitamininden zengindir. Bu özelliği nedeniyle sinir sistemi sağlığı, kemiklerin büyüme ve gelişmesi, yara iyileşmesi, çocuklarda büyüme ve gelişmenin desteklenmesi, kansızlığın önlenmesi gibi etkilere sahiptir. Temelde karbonhidrat, protein ve yağlardan oluşurlar ve bu yağların çoğu, doymamış yağlardır. Baklagiller havadan aldıkları azotu biriktirme özelliğine sahiptirler. Bu azot, yetiştikleri toprağı zenginleştirir. Bu nedenle en kaliteli bitkisel protein kaynaklarıdır. Herhangi bir sebepten, et ve yumurta tüketemeyenler için çok ideal bir besin kaynağıdır. Bebekler ya da sindirim güçlüğü çekenler, kabuklarını soyarak tüketebilirler. 8 ila 12 saat arasında suda bekletilen baklagillerin kabukları daha kolay soyulur. Baklagillerin bütün bu özelliklerinden en iyi şekilde faydalanabilmek için, pişirme şekline de dikkat etmek gerekir. Ön haşlama yapıp suyunu dökmek doğru değildir. Gaz sorununun önüne geçmek için, ıslatma suyuna 1 kaşık karbonat koyabilirsiniz.

6- Kabuklu Yemişler

kabuklu kuru

Hepimizin yemekten zevk aldığı fakat kilo aldırmasından çekindiğimiz için hep mesafeli davrandığımız kabuklu yemişler ve yağlı tohumlar aslında sandığımız gibi tehlikeli değil. Aksine çok faydalı ve hatta sağlıklı bir vücut için çok da gerekli. Kabuklu yemişler, çinko alabileceğimiz ender bitkisel gıdalar arasında yer alırlar. Bu bakımdan, hayvansal gıda tüketmeyenler için önemli bir besin kaynağıdır. Bütün halinde çerez olarak tüketebileceğimiz gibi, toz haline getirerek, tatlılarda, hamur işlerinde, salatalarda da kullanabiliriz. Ay çekirdeği ve fındık kabuklu yemişler arasında çinko bakımından en zengin olanlarıdır. Kabuklu yemişlerin alerjen olabileceği de akılda tutlmalı, küçük çocuklara kontrollü olarak verilmelidir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ