Çocuklarda Soğuk Algınlığı

Çocuklarda Soğuk Algınlığı

Yetişkinler de en az çocuklar kadar sürekli ve yoğun bir şekilde hasta olmaktadır. Fakat buna karşılık olarak anneler ve babalar çocuklarının yaşadıkları hemen hemen her hastalıkta büyük bir panik yaşarlar. Bu panik kimi hastalık için doğru olsa da bazı hastalıklarda ise tedaviyi yanlış bir şekilde yönlendirebilmektedir. Bu nedenle özellikle ebeveynlerin çocuklarının durumlarını iyi bir şekilde izlemeleri ve hastalanmaları halinde panik yapmadan soğuk kanlı bir şekilde müdahale etmeleri gerekmektedir. Özellikle bu noktada çocuğun şikayetlerinin doğru bir şekilde dinlenmesinin ve ona göre hareket edilmesinin önemi büyüktür. Aynı şekilde bilinçsiz bir şekilde ve bir doktor muayenesi olmadan çocuğa ilaç verilmemesi de kesinlikle gerekmektedir. Aksi takdirde çocuğa yanlış bir müdahalede bulunulmuş olması muhtemel bir hale gelmektedir. Çocuk eğer ki bir konuda sürekli şikayetlerde bulunuyor ise hiç vakit kaybetmeden bir doktor tarafından kontrol edilmesinin ve de sonrasında tedavi edilmesinin önemi büyük olmaktadır.

Çocuklarda Soğuk Algınlığı Nedir?

screenshot_3

Soğuk algınlığı hastalığı hem bebeklerin hem de çocukların çok sık yaşadığı rahatsızlıklardan bir tanesi olmaktadır. Bu hastalık aslında ebeveynlerin de dikkatli olması gereken türdendir. Çünkü küçük çocukların ve bebeklerin bağışıklık sistemleri yetişkinler gibi gelişmiş değildir. Bu da soğuk algınlığına yakalanma riskini arttırmakta ve de hastalığın iyileşebilmesini zorlaştırmaktadır. Örnek olarak; yetişkinler soğuk algınlığı hastalığını bir yıl içinde iki ya da üç kez geçirirlerken çocuklarda bu rakam sekizlere ya da onlara kadar çıkmaktadır. Soğuk algınlığı hastalığı enfeksiyoneldir ve aynı zamanda bulaşıcı da olmaktadır. O yüzden soğuk algınlığının bulaşıcı hastalıklar arasında en yaygın olarak görülen ve çocukların da en sık karşılaştığı hastalık olduğunu söylemek mümkündür.

Çocuklarda Soğuk Algınlığı Neden Olur?

screenshot_2

Soğuk algınlığı hastalığı bulaşıcı bir hastalık olduğu için virüslerin çocuğun vücuduna bulaşması ile meydana gelmektedir. Genellikle vücuda virüs bulaştıktan sonra belirtiler dört gün içerisinde ortaya çıkmaktadır. Soğuk algınlığının yıl içerisindeki her dönemde ortaya çıkabilme özelliği olduğu için direkt olarak mevsimler ile ilişkili değildir. Özellikle soğuk algınlığı hastalığı temizlik eksikliğinden de kaynaklanabilmektedir. Bu nedenle sadece çocukların değil tüm aile bireylerin temizliğe dikkat etmesi ve ellerini sürekli olarak yıkaması gerekmektedir. Hastalığın enfeksiyonel ve bulaşıcı olması nedeni ile hapşırırken ve öksürürken ağzın kapatılmasında büyük bir fayda olmaktadır. Aksi takdirde virüslerin bulaşması çok fazla kolaylaşmaktadır. Aynı şekilde kullanılmış mendillerin de bir an önce ortadan kaldırılması virüslerin dağılmaması için çok önemlidir. Özellikle soğuk algınlığı ya da grip gibi bir rahatsızlığı olan kişilerin çocuklardan uzak tutulması gerekmektedir. Hatta bu konuda el temasının olmaması bile büyük bir önem taşımaktadır. Çocuklar her ne kadar yetişkinlere oran ile soğuk algınlığı gibi rahatsızlıklara karşı hassas olsalar da bazı çocuklar bu konuda çok daha dayanıksız ve çok daha hassas olabilmektedir. Bu nedenle çocukların soğuktan ve virüslerden uzak tutulmasına dikkat edilmesi gerekmektedir. Sigara dumanı da bazı durumlarda soğuk algınlığı hastalığını tetikleme özelliğine sahip olmaktadır. Bu nedenle özellikle küçük çocuklar sigara dumanından uzak tutulmalı ve sigara içilen yerlerde bulundurulmamalıdır. Benzer şekilde hali hazırda soğuk algınlığı yaşayan çocuklarda da sigara dumanı hastalığı ilerletme gibi bir özelliğe sahip olmaktadır.

Bu süreçte hastalığın tedavisi zora girebilmektedir. Hatta ebeveynler çocukların yanında ve evde sigara içmemeye özen göstermelidir. Soğuk algınlığına çocukların sık yakalanmasının ardında anne sütünü yeteri kadar almamış olması da bulunmaktadır. Bu nedenle çocukların yeteri kadar anne sütü ile emzirilmeleri büyük bir önem teşkil etmektedir. Çünkü anne sütü bebekler için çok güçlü bir koruyucu olmaktadır ve ileri yaşlarında da bu koruyuculuğunu sürdürebilmektedir. Genellikle ileri yaşlarda sürekli hastalanan insanların bebeklik dönemlerine dönüp bakıldığında yeteri kadar anne sütü emmemiş oldukları çok rahat bir şekilde görülebilmektedir. Özellikle çocuğun ileride yaşaması muhtemel hastalıklara yakalanmaması için yeni doğum yapmış olan annelerin bir hayli bilinçli olması gerekmektedir.

Çocuklarda Soğuk Algınlığı Belirtisi

screenshot_3

Aslında soğuk algınlığı diğer pek çok bulaşıcı ve enfeksiyonel hastalığa oran ile daha hafif bir hastalık olmaktadır. Bu kadar yoğun bir şekilde yaşanması nedeni ile de belirtileri hemen herkes tarafından hızlı bir şekilde fark edilebilmektedir. Ancak soğuk algınlığının belirtileri başka hastalıkların da belirtileri olabilmektedir bazen. Soğuk algınlığının çocuklardaki belirtileri arasında çok yüksek olmasa da bir miktar ateş, boğaz ağrısı, burun tıkanıklığı ya da burun akıntısı, iştahsızlık, öksürük ya da hapşırık, sürekli bir halsizlik durumu, solunumda zorlanma ve hırıltı bulunmaktadır. Ancak bazı belirtiler ebeveynlerin çok daha dikkat etmesini ve acil müdahaleye başvurmasını gerektirmektedir. Özellikle çocuğun vücudunda koyu renkte döküntüler meydana gelmiş ise, ateş 39 derece ve üstüne çıkmış ise, boğaz ağrısı normalden çok daha şiddetli bir hal almış ise, kulakta ağrı bulunuyor ise, çocuğun gözleri sürekli sulanıyor ise ve çocuğun hem beslenme hem de uyku alışkanlıklarında belirgin değişimler meydana gelmiş ise bunlar acil durum sinyalleri olabilmektedir ve ebeveynler çocuğu acil olarak bir doktora göstermelidir. Çünkü soğuk algınlığı hastalığı ilerlediği takdirde bronşit, sinüzit ve zatürre gibi çok daha ciddi hastalıklara dönüşebilmektedir. Ki bu hastalıkların tedavi süreçleri soğuk algınlığına oran ile çok daha zorlayıcı olmaktadır. Üstelik bu hastalıkların ilerlemesi sağlık tehdidini de belirli bir oranda arttırmaktadır.

Çocuklarda Soğuk Algınlığı Tedavisi

screenshot_2

Soğuk algınlığının hafif ateşli olduğu durumlarda ateşin düşebilmesi için çocuğun bol miktarda sıvı alması gerekmektedir. Burun tıkanıklığı hallerinde ise özellikle burun damlaları çok etkili olmaktadır. Eğer ki doktor çocuğun ateşinin ciddi olduğunu düşünüyor ise bir ateş düşürücü vermektedir ve bu ateş düşürücünün düzenli olarak kullanılması gerekmektedir. Bununla beraber soğuk algınlığı hastalığının tedavisinde uzun istirahatlerin önemi bir hayli büyük olmaktadır. Özellikle çocuğun tedavi sürecinde rahat olabilmesi için bulunduğu ortamın sürekli nemli tutulmasının da rahat nefes alıp verebilmesi için katkısı büyük olmaktadır. Benzer şekilde çocuğun olduğu ortamın aşırı sıcak yapılmaması gerekmektedir. Çocuğun uyku pozisyonu da rahat bir şekilde nefes alıp verebilmesi için önemli bir koşuldur. Bu nedenle ebeveynler çocukların yarı dik pozisyonda uyutmasını sağlamalıdır.

Soğuk algınlığı tedavisi için pek çok farklı bitkisel tedavi yöntemi bulunmaktadır. Ancak bu ürünleri kullanırken ebeveynlerin özellikle dikkat etmesi gerekmektedir. Çünkü bazı bitkisel ürünler ve yiyecekler bazı çocuklarda alerjik reaksiyonlara neden olabilmektedir. Benzer şekilde yetişkinlerin kullanabildiği bazı ürünleri çocukların kullanması tehlikeli olabilmektedir. Bu sebeple bitkisel tedavi yöntemlerini uygulamadan hemen önce bir doktora danışmakta fayda vardır. Eğer bitkisel tedavi yöntemlerini doktor onaylıyor ise çocuğa ölçülü bir biçimde vermek mümkün olacaktır. Bununla birlikte çocuğun beslenmesine de bir hayli dikkat edilmesi gerekmektedir. Özellikle çocuğun bol miktarda vitamin içeren besinleri tüketmesi, soğuk yiyeceklerden ve içeceklerden kaçınması, bol bol su tüketmesi ve sağlıklı sebze ve meyve yemesinin önemi büyük olmaktadır. Bu noktada da en büyük görev ve sorumluluk elbette anne ve babalara düşmektedir. Eğer onlar çocuklarını doğru bir şekilde yönlendirirler ise iyileşme de hızlı olmaktadır.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ