Dalağa İyi Gelen Yiyecekler

Dalağa İyi Gelen Yiyecekler

Dalak, göğüs boşluğuyla karın boşluğunu birbirinden ayıran diyaframın altında, midemizin üstünde ve vücudumuzun sol tarafında bulunur. Bebekler anne karnındayken alyuvarlar ve bir çeşit akyuvar olan lenfositler dalakta yapılır. Doğumdan sonra bu görevleri başka organlar yapmaya başlar. Dalak da, eskimiş kan hücrelerini toplayarak, bunlardaki demirin yeniden kullanılması görevini üstlenir. Çok hassas bir yapıya sahip olan dalak, dolaşım ve bağışıklık sistemleri için çok önemli görevler üstlenir. Kanı mikroorganizmalardan temizler, antikor üretir ve bir miktar alyuvar depolar. Fazla enerji gerektiren bir durumda, burada depolanan kan, sisteme gönderilir. Başlıca dalak hastalıkları; splenomegali (çoğunlukla başka bir hastalığa bağlı olarak dalağın büyümesi) hipersplenizm (normal dalak fonksiyonlarında artış) ve hiposplenizm (normal dalak fonksiyonlarında azalma) olarak sayılabilir. Gerekli görüldüğü hallerde dalak tamamen ya da kısmen alınabilir; bu operasyona splenektomi denir. Kanı zararlı maddelerden temizleyen, vücutta fazla su birikmesini engelleyen, kanda daha çok oksijen olmasını sağlayan bitkiler, dalağın performansını artırmasına yardım ederler. Bağışıklık sistemiyle de sıkı bir ilişki içinde olan dalağın faaliyetini artırmak için, vitamin ve mineraller yönünden zengin ve dengeli bir beslenme alışkanlığı edinmelidir.

Dalağa İyi Gelen Yiyecekler Nelerdir?

1- Buğday Çimi

buğdayçimi

Buğday çiminde, bitkilere yeşil rengini veren ve güneş ışınlarını alarak bitkilerde fotosentezi sağlayan klorofil maddesi bol miktarda bulunur. Klorofilin hemoglobin ve kırmızı kan hücresi üretimini artırır. Oksijen taşımakla görevli bu kırmızı kan hücreleri, dalağın işini hafifletir, yüksek miktarda oksijenle temizlik ve koruyucu bir etki sağlar. Buğday çimi ayrıca B-12, C vitamini dahil 100 kadar vitamin ve demir dahil çok sayıda mineral içerir. Bağışıklık sistemini güçlendirir, kandaki zehirli maddeleri nötralize eder. Buğday çimi elde etmek için, doğal buğday tohumları iyice yıkanır, derin bir kapta bol suyla ıslatılarak 24 saat bekletilir. Bu süre içinde 2-3 durulama yapılıp suyu değiştirilir. 24 saatin sonunda tohumlar yıkanıp süzülür ve yayvan bir saksıya ekilip üzeri toprakla örtülür. Tohumlar 2-3 gün sonra ince filizler vermeye başlar. Çok hızlı uzayan çimleri her gün keserek taze taze kullanabilirsiniz. Salatalara katılabilir. 1 kavanoz su içinde 2 gün bekleterek elde edilen buğday şırası, süzülerek içilebilir. Buğday çimi mutlaka taze olarak tüketilmelidir.

2- Kuzukulağı

kuzukulağı

Kuzukulağında bol miktarda C ve E vitamini, beta-karoten ve diğer karotenoidler bulunmaktadır. Bilinen en iyi antioksidan kaynaklarından biridir; kandaki serbest radikalleri ve toksinleri temizler. Kuzukulağı aynı zamanda klorofil ve sitrik, oksalik ve tanik asitler gibi bir çok antibakteriyel maddeler içermektedir.İdrar söktürücü ve su boşaltıcı özelliğiyle, vücuttan fazla miktarda sıvıyı uzaklaştırır, lenf sistemi ve dalak üzerinde temizleyici bir etki yapar. Ekşi bir tadı vardır, ve salatalara değişik bir aroma katar. yemeği de yapılır ve yoğurtla birlikte besin değeri daha da artar. Taze olarak tüketilmelidir.

3- Semizotu

semiz

Tam bir şifa kaynağı olan semizotunun en çok bilinen faydası, kolesterol üzerindeki etkisidir. Kötü kolesterolü düşürür, iyi kolesterolü yükseltir. Böylece damarlarda plak oluşmasını engeller, kan dolaşımını artırır. Bu da dalağın gereksiz çalışmasına engel olur. Sıfır kalorili olmasıyla, zayıflama diyetlerinde mutlaka yer almalıdır. Sayısız vitamin ve Omega-3 içerir. İdrar söktürücüdür, vücutta ödem oluşmasını engeller. Zengin bir C vitamini kaynağıdır ve bağışıklık sistemini güçlendirir. yine C vitamini sayesinde, demir eksikliğine karşı gelişen anemileri engeller. Bağışıklık ve dolaşım sistemi üzerindeki bütün bu iyi etkileriyle, dalak dostu bir bitki olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Doğada kendi kendine yetişen, yabani semizotunu tercih etmeli ve mümkün olduğunca çiğ tüketmeye dikkat etmelisiniz.

4- Yabani Yonca (Alfaalfa)

alfalfa

Çok eski çağlardan beri, özellikle Araplar tarafından geleneksel olarak kullanılır. Klorofil ve K vitamini bakımından zengin olması, en büyük faydaları arasındadır. Klorofil, kan yapımında rol alır ve dalağın fazla çalışmasını engeller. K vitamini kansere karşı önemli bir koruyucudur. Demir bakımından da zengindir. böylece demir eksikliğine bağlı anemileri önleyerek de dalağa yardımcı olur. Yüksek liflidir ve bu sayede kötü kolesterolü düşürdüğü kanıtlanmıştır. Yüksek besin değeriyle kansızlığı önler. İçeriğindeki saponinler sayesinde kanı ve karaciğeri temizlediği yönünde araştırmalar devam etmektedir. Yaprakları ve kökleri kullanılır. Çay olarak ya da salatalara eklenerek kullanılır.

5- Dulavrat Otu

dulavrat

Terleme yoluyla vücuttan toksik maddelerin atılmasını sağlar. İdrar söktürücüdür, böylece ödemin çözülmesine yardım eder. Kanı temizler, bu dalak için çok faydalıdır. Bazı yörelerde kökleri yemek olarak tüketilir. Toprak kazılarak çıkarılan kökleri, dilimlenerek kurutulur ve toz haline getirilir. 1 tatlı kaşığı kurutulmuş dulavrat otu 1 bardak suyla kaynatılır ve kısık ateşte 10 dakika kadar demlenir. aktarlarda ve sağlık ürünleri satan dükkanlarda toz, yağ, tentür ve merhem formlarında bulunabilir.

Burada bahsi geçen tüm bitkiler geleneksel olarak, yüzyıllardır dünyanın hemen hemen her yerinde şifa niyetine kullanılagelen bitkilerdir. Fakat hepsi her insanda aynı etkiyi göstermeyebilir. Sağlıklı bir dalak ve sağlıklı bir vücut için gerekli olan; her besin grubundan, taze, temiz, ölçülü tüketmek, sosyal ve fiziksel aktivitelere yeterince zaman ayırmak ve sakin bir hayat sürmektir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ