Dil İltihabı

Dil İltihabı

Dil İltihabı

Tıbbi adı “Glossit” şeklinde olan dil iltihabı, bir takım nedenlerden dolayı, dil üzerindeki doku üzerinde meydana gelen iltihaplanma durumudur. Dil iltihabında, dil dokusundaki zarlar, neredeyse tüm ağız yüzeyinde iltihaplanmaya uğramaktadır. Dil dokusu üzerinde yara oluşumları şeklinde de ortaya çıkan dil iltihabı, dil dokusu yüzeyinin kızarmasına ve dilde yanma hissi yaşanması ile ağrılara neden olmaktadır. Dil iltihaplanması sonucu, dil dokusu üzerindeki “lingual papillae” adı verilen dil yapıları azalmakta ve bundan dolayı da dil dokusunun üzeri pürüzsüz ve parlak bir hal almaktadır. Dilde rahatsızlık oluşmasına neden olan dil iltihabı, genellikle yetersiz beslenme sonucu ortaya çıkmaktadır ve bazı durumlarda, son derece ağrılı şekilde seyretmektedir. Çoğu zaman iyi bir tedavi gerektiren dil iltihaplanması, uygun şekilde geçekleştirilen tedaviye olumlu yanıt vererek iyileşmektedir. Ayrıca, dil iltihaplanması nedeni ile dil dokusu üzerinde meydana gelen yaralar, “ağız yanması sendromu” adı verilen bir diğer rahatsızlığın yaşanmasına da sebep olabilmektedir.

Dil İltihabının Belirtileri

Dil iltihaplanması, bazı belirti ve sinyaller vermektedir. Dil iltihaplanması sorununda sıkça rastlanan bu belirti ve semptomlar aşağıda belirtildiği şekildedir;

  • Dilsel kabarcıkların (lingual papillae) azalması sonucu, dil dokusunda parlama ve pürüzsüzlük.
  • Normal sağlıklı dil rengi olan beyazımsı pembe rengin kaybolması ve dil renginde genellikle koyu kırmızı tonlarında yaşanan renk değişimi.
  • Dil şişmesi.
  • Çiğneme, yutkunma ya da konuşma gibi hareketli faaliyetlerde zorlanma.
  • Dil dokusunda meydana gelen iltihaplanmaya bağlı olarak dilde yaşanan ağrılar.
  • Dil dokusu üzerinde pullanmaların oluşması.
  • Dil dokusu üzerinde ve dil kenarlarında yara oluşumları ile kabarcıklar.
  • Zaman geçtikçe, iltihaplanmaya işaret eden, dil dokusu renginde beyazlama.

Dil İltihabı Türleri

Dil iltihabı, “dil hastalıkları” ya da “gastrointestinal (mide-bağırsak) hastalıkları” olarak iki farklı gruba ayrılmaktadır. Buna göre dil iltihabının ilksel oluşum nedeni, her hangi bir dil hastalığı olabileceği gibi, akut ya da kronik olarak gelişen her hangi bir mide-bağırsak hastalığı da olabilmektedir. Eğer dil iltihabı bir takım mide-bağırsak hastalıklarına bağlı olarak gelişmiş ise ya da bu gibi hastalıkların altında yatan neden olarak ortaya çıkmış ise, tedavisi de bu duruma bağlı olarak değişkenlik gösterecektir. Genel olarak ifade etmek gerekirse, dil iltihabının birden çok klinik desenleri bulunabilmektedir. Bu dil iltihabı desenlerine bağlı olarak sınıflandırılan dil iltihabı türleri ise aşağıda belirtildiği şekildedir;

Atrofik Glossit: Atrofik dil iltihaplanması, kel dil, pürüzsüz dil, Hunter dil iltihabı (Hunter glossit), Moeller dil iltihabı (Moeller glossit) ya da Möller-Hunter dil iltihabı (Möller-Hunter glossit) olarak da bilinmektedir. Genellikle parlak ve pürüzsüz dil dokusu ile karakterize edilen atrofik dil iltihabı, çoğunlukla ağrı ve sızı yaşanmasına neden olmaktadır.

Medyan Romboid Glossit: Dil iltihabının bu türü, dil dokusu yüzeyinde oluşan kalıcı kızarıklık ile karakteristiktir. Dilin dorsal (sırt) yüzünün merkezinde, sirkumvalat papillaların önünde, baklava biçimli ve paralel şekilde oluşan kızarıklık ile ortaya çıkmaktadır. Bir çeşit oral kandidiyazis türü olan medyan romboid glossit, nadiren gözlenen bir sağlık sorunudur. Bu tür dil iltihabı, antifungal ilaçlar yardımı ile tedavi edilmektedir.

İyi Huylu Migratory Glossit (Benign Migratory Glossitis): Diğer adı “coğrafik dil” şeklinde olan bu dil iltihabı türü, sık görülen ve genellikle dilin dorsal yüzeyini etkileyen bir dil hastalığıdır. Beyazımsı periferik zon tarafından çevrelenmiş kızarıklık ve depapillation yamalar ile karakterize edilmektedir. Dil dokusu üzerinde oluşan bu yamalar, dilin üzerinde haritaya benzeyen desenler oluşturmaktadır. Diğer dil iltihabı türlerinin aksine coğrafik dil hastalığı, beslenme yetersizliğine ya da anemiye bağlı olarak gelişmemektedir. Nedeni bilinmeyen coğrafik dil hastalığının çaresi yoktur. Nadiren belirti gösteren coğrafik dil iltihabında, sıcak, baharatlı ya da asitli yiyecekler yenildiğinde nadiren yanma hissi oluşabilmektedir.

Geometrik Glossit: Geometrik glossit ya da diğer adı ile herpetik geometrik glossit, herpes simpleks virüs (HSV) tip  enfeksiyon ile ilişkili kronik lezyonlar şeklinde oluşmaktadır. Geometrik glossit hastalığında, dilin tam orta kısmında derin bir çatlak oluşmaktadır ve bu çatlaklar çoklu şekilde dallara ayrılmaktadır. Bu dil iltihabında meydana gelen lezyonlar, son derece fazla ağrı yaşanmasına neden olmaktadır. HSV ile bağlantısı olmayan, benzer çatlaklı lezyonlar da dil dokusunda oluşabilmektedir fakat bu tür lezyonlar ağrı yaşanmasına neden olmamaktadır. Genellikle lösemi hastaları gibi, bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde gözlenen geometrik glossit, sistemik asiklovir ile tedavi edilmektedir.

Çilek Dil: Çilek dil ya da ahududu dil olarak da adlandırılan bu tür dil iltihabı, hiperplastik (genişlemiş) mantar biçimli papilla oluşumu nedeni ile bu ismi almıştır. Beyaz çilek dil iltihabında, hiperplastik mantar biçim papilla çıkıntı, dil üzerinde beyaz bir tabaka şeklinde uzanmaktadır. Kırmızı çilek dil iltihabında, beyaz tabaka yok olmakta ve koyu kırmızı eritem (iltihaplı kızarıklık) dil yüzeyini kaplamaktadır. Beyaz çilek dil, kızıl hastalığının erken döneminde görülmektedir ve 4 ila 5 gün sonra kırmızı çilek dil iltihabına dönüşmektedir.  Kırmızı dil hastalığı, 5 yaş altı çocuklarda görülen ve vaskülitik bir hastalık olan Kawasaki hastalığı ile toksik şok sendromunda da gözlenmektedir. Çilek dil hastalığı, diğer dil iltihabı türlerinde olduğu gibi B12 vitamini eksikliğine bağlı olarak gelişebilmektedir.

Dil İltihabının Tedavisi

Dil iltihabının tedavi sürecinde izlenen ilk adım, hastalığın nedenini tespit etmek olacaktır. Bazı hastalıklar da dil iltihabına neden olabildiği gibi, dil iltihabının ana çıkış kaynağının belirlenmesi önemlidir.

Tedavideki esas hedef, iltihaplanmayı azaltmaktır. Dil iltihabı tedavisi genellikle hastane bakımı gerektirmemektedir. Tabi dilde aşırı şişme gerçekleşmediği sürece. İyi bir ağız hijyeni dil iltihabı tedavisinde olmazsa olmazdır. Ayrıca, günde iki defa dişlerin fırçalanması ve gün içinde diş ipinin kullanılması da tedavi sürecinde etkilidir. Prednizon gibi kortikosteroid ilaçlar dil iltihabında meydana gelen iltihaplanmayı azaltabilmektedir. Hafif şiddetli dil iltihaplarında, harici uygulamalar (örneğin, yutulmayan ve  prednizon içeren ağız çalkalama suları gibi) şeklinde tedaviye gidilebilmektedir. Bu şekilde tedavi, kortikosteroid ilaç ya da iğnelere karşı alerjisi olan kişiler için de tavsiye edilebilmektedir. Eğer dil iltihabının nedeni her hangi bir enfeksiyon ise, antibiyotik, anti fungal ya da anti mikrobiyal ilaçlar reçete ile tedaviye dahil olabilmektedir. Anemi ve yetersiz beslenme (niasin, riboflavin, demir ya da E vitamini eksikliği) gibi sorunlardan kaynaklanan dil iltihabı söz konusu ise, beslenme alışkanlıklarında değişiklik ya da bazı takviyeler yardımı ile tedavi gerekli olabilmektedir. Hastalığın tedavi süreci boyunca, sıcak, baharatlı ve asitli gıdalar ile, alkol ve sigara gibi maddelerin tüketiminden de kaçınılmalıdır. Bazı durumlarda dil iltihabı nedeni ile dil şişebilmekte ve bundan dolayı da solunum yolları tehlikeye girebilmektedir. Böyle durumlarda derhal tıbbi yardım alınması gerekmektedir.

Dil İltihabını Önleyici Faktörler

Dil iltihabı oluşumunu önlemenin bazı yöntemleri bulunmaktadır. Buna göre, dil iltihabını önlemek ve dil iltihabından korunmak için yapılması gereken uygulamalar şu şekildedir;

  • Ağız hijyenine özen göstermek,
  • Günde iki defa dişleri ve dili fırçalamak,
  • Günde bir defa olsa dahi, diş ipi kullanmak,
  • Düzenli olarak kontrole gitmek,
  • Bol miktarda su içmek ve böylece dil ile ağız hijyeni için gerekli olan tükürük salgısını (bakterilerin yok olmasını sağlamaktadır) artırmak,
  • Dil iltihabına neden olabilecek tahriş edici maddelerden ve gıdalardan uzak durmak,
  • Ağız yaralanmalarından korunmak.

Dil İltihabında Risk Grupları

Bazı kişiler için dil iltihabı riski diğer kişilere göre daha yüksek olabilmektedir. Buna göre, dil iltihabı riski taşıyan kişiler şu şekildedir;

  • Ağız yaralanması olan kişiler,
  • Aşırı şekilde baharatlı yiyecekler tüketen kişiler,
  • Diş teli ya da protez diş kullanan kişiler,
  • Herpes virüsü taşıyan kişiler,
  • Düşük demir seviyesi olan kişiler,
  • Ağız kuruluğu olan kişiler,
  • Gıda alerjisi bulunan kişiler,
  • Bağışıklık sistemi bozukluğu olan kişiler.

Dil İltihabı İçin Evsel Çareler

Doktor tavsiye alınması koşulu ile, ağız bakımı ve sağlığı için faydası bulunan bitkisel çareler, tedaviye yardımcı olarak kullanılabilmektedir. Bu durumda, dil iltihabının iyileşmesine yardımcı olabilecek bitkisel çareler şu şekildedir;

  • Adaçayı (gargara ya da içme),
  • Meyan kökü çayı (gargara ya da içme),
  • Ahududu çayı (gargara ya da içme),
  • Söğüt yaprağı (kaynatılıp gargara şeklinde),
  • Lavanta (kaynatılıp gargara şeklinde),
  • Biberiye (kaynatılıp gargara şeklinde),
  • Papatya (kaynatılıp gargara şeklinde),
  • Kekik (kaynatılıp gargara şeklinde),
  • Mentollü nane (kaynatılıp gargara şeklinde),
  • Mercan köşk (kaynatılıp gargara şeklinde),
  • Mersin yaprağı (kaynatılıp gargara şeklinde).

Ya da, 20 dakika kaynatılmış Hint hurması ile pirinç unu ve bal karışımının merhem haline getirilip, iltihaplı bölgeye sürülmesi şeklinde de uygulamalar bulunmaktadır. Ayrıca, 1 bardak su içerisine eklenen nane, kekik, ada çayı ve karanfil kaynatılıp ılıdıktan sonra gargara şeklinde kullanılabilmektedir.

Uyarı: Bu evsel çareleri uygulamadan önce, doktorunuza danışmanız önerilmektedir.

Dil İltihabının Nedenleri

Birden fazla sebepten dolayı meydana gelebilen dil iltihabı, bazı faktörler nedeni ile daha bariz şekilde oluşabilmektedir. Bu doğrultuda, dil iltihaplanmasının nedenleri, aşağıda listelendiği şekilde olabilmektedir;

1. Anemi:

Prevent-Anemia-During-Pregnancy

Anemi yani kansızlık fakat özellikle de demir eksikliğine bağlı gelişen anemi, menstrual dönemde ya da mide-bağırsak kanamaları sırasında, kan seviyesinin düşmesi ile gerçekleşmektedir. Demir eksikliğine bağlı gelişen anemi genellikle, atrofik glossit, dilde kelleşme ve parlaklık, dudak ve diğer ağız içi mukozalarında solgunluk ile oral yaralar şeklinde gelişen sorunlara yol açmaktadır.

B12 vitamini eksikliği sonucu gelişen anemi türüne ise, megaloblastik anemi adı verilmektedir. Bu şekilde gelişen anemi ise, iri ya da yangılı kırmızı yaralar şeklinde dil iltihabı oluşmasına neden olmaktadır.

2. B Vitamini Eksikliği:

b12 eksikliğine ne iyi gelir

B vitamini eksikliği, özellikle de B1 vitamini (tiamin) eksikliği dil iltihabına neden olabilmektedir. B2 vitamini eksikliği de (ariboflavinosis) dil iltihabına neden olabilmektedir ve bu şekilde gelişen dil iltihabı, “magenta” adı ile tanımlanmaktadır. B3 vitamini eksikliğine bağlı olarak gelişen dil iltihabı da “pellagra” şeklinde tanımlanmaktadır.

3. Enfeksiyonlar:

Yeast-Infection-Treatment

Bakteriyel, viral ya da fungal (mantar kökenli) enfeksiyonlar her biri, dil iltihabı oluşumuna neden olabilmektedir. Candida türleri (parazitik mantarlar) medyan romboid glossit oluşumuna katılmaktadırlar. Eritematöz kandidiyazis enfeksiyonları ise, HIV/AIDS gibi hastalıklarda dil iltihabı oluşmasına neden olabilmektedir. Firengi enfeksiyonu görece nadir olarak, dil iltihabı oluşumuna yol açabilmektedir.

4. Alerjik Reaksiyonlar:

gty_Allergy_season_kid_sneezing_thg_130321_wmain

İlaç, gıda ya da diğer potansiyel tahriş ediciler, dil dokusundaki papillae yapılarını ve kas dokularını uyarabilmektedir. Bunun sonucunda da alerjik durumlara bağlı olarak, dil iltihaplanması yaşanabilmektedir. Bazı diş macunları ve yüksek tansiyon ilaçların bazı türleri de dil iltihaplanması oluşumuna neden olabilmektedir.

5. Düşük Demir Seviyesi:

dt_150904_iron_supplements_pills_800x600

Kan plazmasında yeterli miktarda bulunmayan demir, dil iltihaplanması oluşumunu tetiklemektedir. Demir, hücrelerin büyümesine ve kırmızı kan hücrelerinin yapılanmasına yardımcı olmaktadır. Kırmızı kan hücreleri ise oksijenin organ, doku ve kaslara taşınmasını sağlayan yapılardır. Kan plazmasında demir eksikliğinin yaşanması halinde, miyoglobin seviyesi de azalacaktır. Miyoglobin ise, kırmızı kan hücreleri içinde bulunan ve dil kas dokusu da dahil, kas sağlığı için önemli olan bir tür proteindir.

6. Ağız Kuruluğu:

dry-mouth (1)

Ağız kuruluğu, tükürük salgısının azalmasına neden olmaktadır ve tükürük bezinde yaşanan sorunlara ya da dehidrasyona bağlı olarak gelişebilmektedir. Dilin nemli ve sağlıklı kalması için gerekli olan tükürük, yetersiz miktarda üretildiğinde, dil iltihabına neden olabilmektedir.

7. Bazı Hastalıklar:

728px-Treat-Canker-Sores-or-Mouth-Ulcers-Step-18-Version-2

Bazı hastalık türleri, dil iltihaplanması oluşumuna neden olabilmektedir. Özellikle de bağışıklık sistemini etkileyen hastalıklar, dil iltihabı oluşumunda daha etkilidir. Dil iltihabına neden olan diğer bazı hastalıklar şu şekildedir;

  • Alkolizm,
  • Çölyak hastalığı
  • Tropikal sprue,
  • Crohn hastalığı,
  • Whipple hastalığı,
  • Glukagonoma sendromu,
  • Cowden hastalığı,
  • AIDS,
  • Karsinoid sendromu,
  • Kwashiorkor amiloidoz,
  • Şizofreni,
  • Herpes simpleks virüsü.

8. Dil İltihabının Diğer Nedenleri:

efeitos-do-alcool

Dil iltihabına neden olan diğer durumlar ise şu şekildedir;

  • Malabsorpsiyon ve malnütrisyon (yetersiz beslenme),
  • Vegan beslenme,
  • Dil dokusunda yanma, yaralanma ya da diğer fiziksel travmalar,
  • Kenarları pürüzlü dental aletler,
  • Dil piercingleri,
  • Sigara ve alkol kullanımı,
  • Sıcak ya da baharatlı yiyecekler,
  • Eksik ağız bakım ve hijyeni,
  • Kalıtımsal özellikler,
  • Dişsel cerrahi işlemler.
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ