Dişlerin Yapısı ve Görevleri

Dişlerin Yapısı ve Görevleri

Dişlerimiz ağzımızın içinde yerleşmiş olan, sindirim işleminin başlatmamıza yardımcı olan organlarımızdır. Dışarıdan bakıldığında her ne kadar cansız gibi görünseler bile aslında tamamen canlı, hayatımız boyunca değişime ve gelişime uğrayan dişlerimiz fiziksel sindirim için en büyük yardımcılarımızdır. Çiğneme hareketleri ile besinleri küçük parçalara ayırmak sindirim sistemimiz devamında bulunan mide ve bağırsaklarımızın işini hayli kolaylaştırmaktadır.

Sindirim sistemimizin esas amacı besinlerin kan yolu ile alınabilecek kadar küçük hale getirilmesidir. Çiğneme işleminin sekteye uğraması ya da  tam anlamıyla gerçekleşmemesi mide ve bağırsaklarda besinlerin kimyasal sindiriminin hem süresini uzatacak hem de uzun süre uğraşmamıza rağmen yine de yediğimiz besinleri yüksek bir yüzdeyle kana karıştırmamızın önüne geçecektir. Bu nedenle dişlerimizin çiğnemeyi gerçekleştirmesi bizim için oldukça önemlidir. Sindirime olan katkılarını bizim ömrümüz boyunca devam ettirebilmek için dişlerimiz kemiksi hatta taş gibi olan ve cansız görüntüsü altına gayet canlı, sinir ve damarlarla örülü bir öz bulundurmaktadır. Sert görüntüsünü en üst tabakasında bulunan diş minesinden alır.

Aynı zamanda diş mineleri vücudumuzun ürettiği en sert materyaldir. Her ne kadar vücudumuzun ürettiği en sert materyal olsa da, ağız hijyenine yeterli önemin gösterilmemesi bu tabakanın zamanla incelmesine ve zararlı maddelerin dişlerimizin içinde birikmesine sebep olmaktadır. Bu nedenle dişlerimizin içindeki  sinirlerden ve damarlardan oluşan canlı bölümde bakteriler birikir. Bu bakteriler dişlerimizin çürümesine yol açar ve dişlerimizin ömrü bizimkiler kadar uzun olmaz.

Dişlerimizin ömrünün bizimkiler kadar uzun olamamasının suçlusu dişlerimiz değil bizleriz. Dişlerin sahipleri olan bizlerin yanlış ve zararlı alışkanlıklarından dolayı dişlerimiz çürür. Sağlıklı beslenme ve doğru şekilde diş temizleme yöntemleri kendi dişlerimizi uzun yıllar boyunca kullanmamızın tek yoludur.

Katı ve cansız görünen dişlerimiz anatomik olarak incelendiğinde 3 farklı katmandan oluşur. Bu katmanlar dıştan içe doğru; Taç (Kron), Boyun (Collum), Kök (Root) olarak isimlendirilir. Sırasıyla daha detaylı inceleyecek olursak.

indir1. Taç (Kron)

Dişlerimizin en dışta bulunan ve dişlerimizin beyaz olmasını sağlayan tabaka taç yani diğer ismiyle kron tabakasıdır. Bu tabakanın gözle gördüğümüz kısmına diş minesi ya da enamel adı verilir. Bu tabaka insanların vücudunda bulunan bütün kemiklerden daha serttir. Buna en sert kemiklerimiz olduğu bilinen kafatası kemiklerimiz de dahildir. Diş minelerimizin bu kadar sağlam ve beyaz olmasını sağlayan madde hidroksi apatit’dir. Bu maddenin organik yapısı ve birbirleri ile yaptığı bağlar sayesinde dişlerimiz bu sertliğe sahip olur. En dış kısımda bulunan enamel yapısı ise dayanıklılığını kalsiyum fosfat bileşiminden alır. Dişlerde çürüme yaşadığımız zamanlarda dişin ilk hasar gören kısmı burasıdır.

tooth_anatomie_english2. Boyun (Collum)

Diş ve diş etinin birleştiği noktada dişlerimizin boyun kısmı yer alır. Diş etimizin dişimizin dış kısmına değdiği bölgede diş minesi tabakası son bulur. Diş eti kenarı bölgesinde çene kemiğinin başladığı yerde dişin daha alt kısmındaki bölgelere doğru uzanan sement bulunur. Bu yapı dişin kemik içine giren ve ağız içinde görünen kısmıyla kıyaslandığında çok daha uzun olan kök kısmı boyunca çevresini sarar.

3. Kök (Root)

img26_aeussere_tk_6c551f7ce1

Diş kökleri, dişlerimizin çene içerisine yerleşmesini sağlar ve dişlerimizin temelini oluşturur.Diş tiplerine göre bir dişte bir ile üç arası kök bulunur. Dişlerimizin beslenmesi ve canlılığını devam etmesini sağlamak için diş kökünün en alt kısmında kök ucu (apex dentix) adı verilen bir açıklık bulunur. Bu açıklık sayesinde sinirler ve damarlar dişin iç kısımlarına doğru ulaşabilir. Bu sinir ve damarların temel olarak ulaştığı yer dişin özü yani pulpa adı verilen kısımdır. Sert ve dayanıklı olması özelliğiyle bildiğimiz dişlerimizin tek yumuşak tabakası pulpadır.

Bu tabakalara ek olarak dişlerimizin morfolojik yapısı hakkında bilmemiz gereken bir diğer tabaka dentindir. Diş minesinin hemen altında dentin isimli tabaka bulunur. Sertlik olarak diş minesine yakın olsa da diş minesi kadar dayanıklı değildir. Dişin üç tabakasının (taç, boyun, kök) etrafını saran bu yapı diş hacminin tamamlanmasına yardımcı olur. Bu tabaka diş minelerimizin etkileyici beyaz renginin aksine sarımsı bir renge sahiptir. Yaşlanmaya bağlı olarak diş minelerinin azalır ve hemen altında bulunan sarı renkli dentin tabakası ortaya çıkar. Bu yaşlılarda dişlerde sararma olmasının temel nedenlerinden birisidir. Buna ek olarak diş taşı ( tartar ) oluşumu, ağız hijyeni eksikliğinden oluşan diş plakları ve sigara alkol bağımlılığı gibi sebepler de ilerleyen yaşlarda dişlerde sararmaya neden olabilmektedir.

Temel olarak incelediğimizde dişlerimiz taç, boyun ve kök ismi verilen 3 tabakadan oluşur. Bunlara ek olarak dentin tabakası dişlerimizin en tepesinde bulunan diş minesinin altından itibaren dişlerimizi sarar. Bunlar tek bir dişi oluşturan parçalardır. Peki ağzımızın içerisinde 16 tanesi alt 16 tanesi üst çenede dizili bir şekilde 32 farklı diş var. Bunların yapısal ve işlevsel olarak sınıfları nelerdir?

Bebeklerin ilk diş çıkarmaları genelde 6. ayda olur ve 6-7 yaşlarına kadar 20 tane süt dişiyle yaşarlar. Bu yaşlardan itibaren süt dişlerinin yerine geçecek olan kalıcı dişler çıkmaya başlar. Bu dişlerin toplamda sayısı yirmilik dişlerle birlikte 32 dir. Bu 32 diş yapılarına ve işlevlerine göre 4 farklı grup altında incelenir. Bunlar sırasıyla kesici dişer, köpek dişleri, küçük azı dişleri ve büyük azı dişleridir.

1- Kesici Dişler

kal131c131-di15fler-3

Uçları keskin olan bu dişler toplamda sekiz tane olup bunların dördü alt dördü üst çenede bulunur. Bu dişlerin kök sayıları bir tanedir. Çenemizin en uç kısmında bulunan bu dişler keskin olmalarından dolayı yediklerimizi koparmada ve kesmede kullanılır.

2. Köpek Dişleri

vampteeth3

Kesici dişlerin hemen arkasından gelen bu dişlerden her yarım çenemizde bir tane olmak üzere toplamda dört tane bulunur. Sivri uçları sayesinde besinleri koparmamızda bize yardımcı olurlar. Tek bir köke ve uç kısımlarında bir tüberküle sahiptirler.

3. Küçük Azı Dişleri

gumshires

Köpek dişlerden sonra gelen bu dişler her yarım çenede iki adet olmak üzere toplamda sekiz tanedir. Kökleri genellikle bir tanedir ancak köpek dişlerinden farklı olarak uçlarında iki tüberkül bulundurlar. Yediğimiz besinlerin öğütülmesinden sorumlulardır.

h55511664. Büyük Azı Dişleri

Son olarak çenemizin en arka kısmında büyük azı dişlerimiz bulunmaktadır. Aynı zamanda bu dişler en büyük dişlerimizdir. Her yarım çenemizde üçer tane olmak üzere toplamda on iki azı dişimiz vardır. Kök sayıları birden fazladır. Besinleri öğütmekte en çok kullanılan dişlerimiz büyük azı dişleridir.

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ