Doğru Hastalığa Doğru Bitki!

Doğru Hastalığa Doğru Bitki!

İnsanlığın var oluşundan beri, tıbbi açıdan gelişme süreci bitkiler üzerinden gerçekleşmiştir. Bildiğiniz üzere atalarımız, sağlık koşullarını iyileştirmek için sayısız bitki çeşidini farklı hastalıklar üzerinde denemişlerdir. Toplanması yıllar süren bu değerli verilerin sonucunda, günümüzde alternatif tıp olarak adlandırdığımız, modern tıbbın doğal yardımcı tedavi yöntemleri ortaya çıkmıştır. Üstelik bu bitkilerin etkileri öyle kuvvetlidir ki, bugün laboratuvarlarda sentetik olarak üretilen ilaçların özü, doğanın bir kopyasıdır.

Peki, siz hangi bitkinin tam olarak hangi hastalığa iyi geldiğini biliyor musunuz? İşte, hastalıkların doğal yollarla tedavisinde mucizevi etkiler gösteren, en kuvvetli 5 bitki ve sağlığınız üzerindeki harika etkileri:

1. Zencefil

1. Zencefil

Faydaları yazılsa kitapları dolduracak olan zencefil, özelikle sarımsakla birlikte antik tıbbın en değerli bitkilerinin başında gelir. Her evde mutlaka bulunması gereken zencefil, yaygın olarak mide bulantısına iyi gelmesiyle bilinir.

40’tan fazla farmakolojik özelliği bilimsel olarak kanıtlanan zencefilin, geniş spektrumlu antibakteriyel, antiviral, antiparazitik ve antioksidan yapısı önemli etkilerinden yalnızca birkaçıdır. Bununla birlikte zencefil, eklem ağrısı, regl sancıları, baş ağrısı ve daha birçok rahatsızlıkta ağrı kesici olarak kullanılan değerli bir antienflamatuardır.

Birçok yan etkisi bulunan migren ilaçları ve kas ağrıları için kullanılan ilaçlara karşın zencefil oldukça faydalı bir alternatiftir. Bunun yanı sıra kanser, diyabet, karaciğer yağlanması, astım ve bakteriyel enfeksiyonları önlemek konusunda zencefilin tüm faydalı bitkiler arasında özel bir yeri vardır.

Düzenli olarak günde en az 1 gram zencefil tüketmek, gebelikte yaşanan bulantı sorunları ve migren hastalarının sabah uyandıklarında hissettikleri baş ağrılarını büyük ölçüde dindirir. Ayrıca zencefil içerdiği antispazmodik ajanlar sayesinde bağırsakları temizleyerek sindirim problemlerinin çözülmesine yardımcı olur.

Zencefili çay olarak hazırlayabileceğiniz gibi rendeleyerek yemeklerinize de ekleyebilirsiniz. Düzenli olarak zencefil tüketmek vücudunuzu hastalıklara karşı güçlendirir.

2. Sarımsak

2. Sarımsak

 

Sarımsak içerdiği güçlü antioksidanlar sayesinde antibakteriyel, antiviral ve antifungal özellikler göstererek bağışıklık sistemini güçlendirir. Sarımsaktaki kükürt bazlı ‘allisin’ maddesi yoğun kokunun yanı sıra tüm faydalarının da kaynağıdır. Sarımsağın faydalarını 4 grupta toplayabiliriz. Bunlar:

  • Vücuttaki iltihabı azaltır. (İltihaba bağlı osteoartrit ve diğer hastalıklara yakalanma riskini azaltır)
  • Antibakteriyel, antifungal, antiviral ve antiparaziter özellikleri sayesinde bağışıklık sistemini güçlendirir.
  • Kardiyovasküler sağlığı arttırır ve dolaşım sistemini hızlandırır. (Kanı sulandırarak plak oluşumunu engeller ve damar sertleşmesinin önüne geçer.
  • Vücudu beyin, akciğer, meme, mide ve pankreas da dahil olmak üzere birçok kanser türüne karşı etkin bir biçimde korur.

Tüm bu faydalara ek olarak, sarımsak içerdiği kükürtlü bileşikler sayesinde ilaçlara karşı dirençli bakteriler üzerinde etki göstererek serbest radikallerin parçalanıp vücuttan atılmasına yardımcı olur. Bu nedenle sarımsak, yaşlanma karşıtı besinler listesinde en üst sıralarda yer alır.

Sarımsağın faydalarından maksimum şekilde faydalanmak için sarımsak mutlaka ezilmeli ya da doğranmalıdır. Böylece ‘allisin’ enzimi ortaya çıkarak antioksidanların toksinleri parçalama sürecini başlatır.

Taze filizlenmiş sarımsak ve siyah sarımsak bildiğimiz sarımsaktan daha etkilidir. Günde 1-2 diş sarımsak tüketerek yıl içinde hasta olduğunuz günlerin sayısını ciddi oranda azaltabilirsiniz.

3. Nane

3. Nane

Nane özellikle öksürük, soğuk algınlığı, astım, alerji ve tüberküloz gibi solunum yolları hastalıkları üzerinde etkili yararlar sağlar. Bunun yanı sıra nane, irratabl bağırsak sendromu gibi sindirim sistemi rahatsızlıkları için ilk önerilen bitkilerden biridir. Nane çayı ve nane yağı karın kaslarını gevşeterek gaz geçişini kolaylaştırır.

Balgam söktürücü özelliği bulunan nane çayı, boğaz ağrısına iyi gelir. Nane yağını göğüs bölgesine sürmek nefesinizi açarken, alın ve şakaklara sürmek baş ağrısını büyük ölçüde azaltır.

Tüm bu faydalarının yanı sıra nane yağını temizlik yaparken de kullanabilirsiniz. Antimikrobiyal etkileri ile nane yağı, keskin ve ferah bir koku verir. Üstelik her türlü böceği evinizden uzak tutar.

4. Lavanta

4. Lavanta

Lavanta yağı 150’den fazla aktif bileşenleri ile bir karmaşık bir kimyasal yapıya sahiptir. Lavantadaki aktif bileşenler antispazmodiktir. Yani spazm gibi kasılmaları gevşeterek sakinleştirici özellik gösterir. Bunun yanı sıra lavanta, uyarıcı özelliklere sahip aromatik moleküller olan esterlerce zengindir. Lavanta yağının temel bileşenleri doğal mikrop öldürücü özelliklere sahip, toksik olmayan terpenlerden meydana gelir. Ayrıca lavanta, antibakteriyel, antiviral ve antienflamatuar etkiler gösterir.

Lavanta yağı, en çok sakinleştirici ve rahatlatıcı özellikleri ile bilinir. Bu nedenle uykusuzluk, anksiyete, depresyon, huzursuzluk, diş ağrıları ve stresi hafifletmek için aromaterapi yöntemi olarak kullanılmaktadır. Ayrıca lavanta, enfeksiyondan kaynaklı ağrılar üzerinde oldukça etkilidir.

Lavanta antifungal ilaçlara karşı direnç gösteren cilt ve tırnak enfeksiyonlarında, özellikle dermatofitler ve ‘Candida’ türleri üzerinde oldukça etkilidir. Lavantanın kullanım alanları genel hatlarıyla şu şekildedir:

  • Boğaz ağrıları ve gergin kaslar, eklem ağrısı ve romatizma, burkulma, sırt ağrısı ve bel ağrısı lavanta yağı ile azaltabilir. Basitçe ağrıyan bölgeye lavanta yağı ile biraz masaj yapmanız yeterli olacaktır. Lavanta yağı enjeksiyon sonrası acıyan iğne yerlerindeki acıyı bile hafifletir.
  • Lavanta yağı cilt sağlığı için oldukça yararlı bir ilaçtır. Sedef, akne, kırışıklıklar, yaralar ve yanıklar için gönül rahatlığıyla kullanabileceğiniz lavanta yağı böcekleri sizden uzak tutacağı gibi böcek sokmalarından kaynaklı acı ve kaşıntı hissini de azaltır.
  • Saça uygulandığında dökülmeyi büyük ölçüde azaltan lavanta yağı, yeni saçların uzama sürecini de hızlandırır. Bununla birlikte lavanta yağı sayesinde bitleri doğal ve sağlıklı bir şekilde yok edebilirsiniz.
  • Lavanta çayı mide sıvısı ve safra üretimini arttırarak toksinlerin vücuttan hızla uzaklaştırılmasını sağlar. Sindirimi destekleyen lavanta çayı ile mide ağrısı ve şişkinlik hissinden kurtulabilirsiniz. Ayrıca mesane iltihabını önlemek ve tedavi etmek konusunda lavanta çayı gerçekten çok etkilidir. Lavanta çayı, idrar üretimini teşvik ederek, hormonal dengenin sağlanmasına yardımcı olur.
  • Lavanta yağı soğuk algınlığı, grip, boğaz enfeksiyonları, öksürük, astım, boğmaca, sinüs tıkanıklığı, bronşit, bademcik iltihabı ve larenjit gibi solunum problemlerini hafifletmeye yardımcı olur. Bunun için, boyun ve göğse uygulanan lavanta yağı ya da kaynamakta olan sudaki kuru lavantanın buharı teneffüs edilmelidir.
  • Lavanta çayı kan dolaşımını hızlandırarak kan basıncının dengelenmesine yardımcı olur. Bu nedenle yüksek tansiyon hastalarına günde 1 fincan lavanta çayı içmeleri önerilmektedir.

5. Kekik

5. Kekik

Kekik, antioksidanlar açısından zengin, apigenin, naringenin, luteolin ve thymonin dahil olmak üzere birçok flavonoid içeren ve hücre zarlarında bulunan sağlıklı yağların yüzdesini artıran mis kokulu bir bitkidir.

Kekik içerdiği dokosaheksaenoik asit (omega-3 yağ asidi) sayesinde beyin, böbrek ve kalp hücre zarlarını korur. Bununla birlikte kekikte bol miktarda bulunan A ve C vitaminleri, demir, manganez, bakır ve diyet lifi kalp hastalıkları ve erken yaşlanmayı önler.

Kekik yağının antibakteriyel, antispazmodik, antiromatizmal, balgam söktürücü, hipertansif, sakinleştirici özellikleri ve topikal kullanımları onu her derde deva önemli bir bitki haline getirmiştir. İşte kekiğin kullanıldığı durumlar:

  • Kekik yağı, gut, artrit, ödem, yaralar, böcek ısırığı, regl ve menopoz problemleri, mide bulantısı, yorgunluk, soğuk algınlığı, cilt hastalıkları hatta depresyona karşı bile etkilidir.
  • Kekik yağı aromaterapide kullanıldığında hafızayı güçlendirerek konsantrasyonu arttırır ve sinirleri yatıştırır.
  • Kekik yağı saç dökülmesini engelleyen güçlü bir doğal yağdır. Bu nedenle saç dökülmesi ve birçok diğer saç derisi problemini azaltmak için başka doğal yağlarla karıştırılarak kullanılır.
  • Kekik yağı cilt yaşlanmasını ve akneleri önler.
  • Kekik yağı ile hazırlanan gargara, ağız içini dezenfekte ederek yaraları iyileştirir.
  • Kekik yağı, sinek, böcek ve pire gibi zararlıları uzaklaştırır.

Kaynak:

https://www.verywell.com/copd-and-herbal-remedies-914819

http://articles.mercola.com/sites/articles/archive/2014/09/01/medicinal-plants.aspx#!

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ