Down Sendromlu Bebeklerin Ortak Özellikleri

Down Sendromlu Bebeklerin Ortak Özellikleri

Down sendromu yani diğer adıyla trizomi 21 genetik düzensizlik neticesinde insanların vücudunda bulunan 21. Kromozom çiftinde olması gerekenden bir tane daha fazla kromozomun yer alması sonucunda ve bu sebepten dolayı birtakım insanlarda ortaya çıkan genetik bir farklılık olduğu bilinmektedir. Down sendromu olan kişiler vücudunda yer alan yapısal ya da fonksiyonel değişiklikler ile belirlenir. İnsan vücudunda ortaya çıkan büyük ya da küçük farklılıkların kombinasyonu yapısal olarak sergilenmektedir. Down sendromuna sahip olan bireylerin sık sık zihinsel kavramadaki güçlük yaşaması ya da fiziksel gelişimin daha değişik olması gibi birtakım farklılıkların meydana gelmesi ile hastalık ilişkilendirilmektedir. Down sendromu hastalığına sahip olan bireylerde hafif ya da orta seviyede yer alan öğrenme zorluğu gibi durumlar yaşanmaktadır. Down sendromu hastalığı anne adayının hamilelik süresi boyunca ya da doğum sırasında her sekiz yüz doğum ile bin doğum arasında bir gibi az bir oranda rastlanılmaktadır. Yapılan araştırmalar sonucunda anne adaylarının yaşının artması durumunda hamile olması ile down sendromunun ortaya çıkma oranı daha fazla bir artış göstermektedir.

Down sendromu hastalığında tek etken annenin ilerleyen yaşında hamile olması değildir, aynı zamanda diğer faktörlerin de payı çok büyük olduğu bilinmektedir. Down sendromu hastalığına sahip olan bireylerin yüz siması, normal kromozom sayısı tam olan bazı insanlarda da görülmektedir. Fakat Down sendromu hastalığına sahip olan bireylerin; yüz simasının yanı sıra, aynı zamanda el ayasının çift olması gerekirken onun yerine tek ve derin olma özelliğine sahip avuç içi çizgisi, epikantik katlanmanın sebep olduğu farklı biçimlerde oluşan gözler, palebral yarık, düşük kas tonusu, ayak baş parmağı ile ikinci parmak yer alan boşluğun daha fazla, daha mesafeli olması ve aynı zamanda sarkık dil morfolojisi gibi birçok fiziksel özelliğe sahip oldukları bilinmektedir. Fakat bu fiziksel özelliklerin hepsinin görülmesi gibi bir durum söz konusu değildir, down sendromu hastalığına sahip olan bireylerde bu fiziksel özelliklerin bir kısmı görülür, diğer bir kısmında ise farklı özellikler görülmektedir. Down sendromu hastalığına sahip olan bireylerde, down sendromu hastalığının yanı sıra, aynı zamanda konjenital kalp yetmezliği rahatsızlığı, gastroözafagal reflü hastalığı, obstürktüf uyku apnesi, tekrarlayan kulak enfeksiyonu ya da tiroid gibi rahatsızlıklar ortaya çıkmaktadır fakat her down sendromu hastalığını yaşayan bireylerde bu hastalıkların hepsi görülmemektedir. Bazı hastalarda bir kısmı görülebilir, bazı hastalarda sadece bir tane hastalık görülebilir.

Down sendromuna sahip olan çocuklara, erken dönemlerinde sağlanması gereken birtakım aile ve tıp desteği ile erken müdahale yapılmalıdır. Erken müdahale yapılmasının sayesinde down sendromuna sahip olan çocuklar, birtakım desteklerle ve özel tedavi yöntemleri ile toplumla bütünleşmiş bir şekilde hayat kurabilmektedirler. Down sendromuna sahip olan bireyler için unutulmaması gereken bir gerçek vardır. Down sendromuna sahip olmak bir hastalık değildir, tamamıyla genetik bir farklılıktan oluşan bir durumdur.

Down Sendromlu Bebek

Down Sendromlu Bebeklerin Ortak Özellikleri

Down sendromlu bebeklerin doğdukları andan itibaren yüz çevresinde farklı bir görünüm olmaktadır. Bebeklerin başları ufak, art kafası yassı, enseleri kısadır. Down sendromuna sahip olan bebeklerin burun kökü yassı, kulakları kafalarında bulunmaları gereken yerden daha alt bir seviyede durmaktadır ve aynı zamanda bebeklerin gözleri birbirinden daha ayrık olarak yer alır, gözleri çekik görünmektedir. Düşük kas tonusu nedeniyle bebeklerin cildinde sarkmalar görülmektedir. Düz bir yüze, basık ve küçük burnu sahip olurlar. Gözleri aşağı ya da yukarı doğru kayma durumu çok sık görülmektedir. Dillerini daha büyük bir şekilde gösteren küçük bir ağza sahiplerdir. Down sendromu yaşayan bebekler, normal bebeklere göre daha düşük bir kiloda ve boyda doğarlar. Down sendromuna sahip olan bebekler, ilerleyen yaşlarda dilleri, normal konuşmalarını engelleyecek kadar genişlemiş bir kalıba sahiptir. Down sendromuna sahip olan bebeklerin enselerinde yer alan boğumlar bulunmaktadır. Bu tür bebeklerin vücut gerginliği çok düşük bir seviyede yer almaktadır. Down sendromlu bebeklerin geniş elleri, kısa ve tombul parmakları bulunmaktadır. Avuç içlerinde ise bazılarında bir elinde, bazılarında ise iki elinde simian çizgisi adı verilen tek bir çizgi yer almaktadır. Down sendromlu bebekler serçe parmakları genellikle içe doğru kıvrımlı olarak doğmaktadır ve aynı zamanda vücutları kısa, tıknaz bir özelliğe sahiptir. Bu tür özelliğe sahip olan bebeklerde çocukluk dönemine gelince solunum hastalıkları ve aynı zamanda kalp bozuklukları rahatsızlığı da görülmektedir.

Down sendromuna sahip olan bebeklerin ortalama olarak yaşam süresi, geçmiş yıllara göre günümüzde gelişen teknoloji ve tıp alanındaki yeni çalışmalar sonucunda elli yaşına kadar artmıştır. Down sendromlu olan bebeklerin bir diğer ortak özellikleri ise hafif ya da orta düzeyler arasında yer alan zeka geriliğidir ve zeka seviyeleri normalden daha düşük bir şekilde olarak kalır. Fakat down sendromuna sahip olan bebekler ileri zamanlardaki yaşlarda iyi ve bir şekilde eğitim alırsa, bu eğitime erken yaşlarda başlanırsa, zeka seviyelerinde artış olduğu gözlemlenmiştir. Aynı zamanda yavaş bir şekilde öğrenme yetenekleri gelişir. Daha yavaş öğrenirler, daha yavaş büyürler, daha yavaş problem çözerler ve karar verme konusunda diğer çocuklara göre daha çok zorlanırlar. Down sendromuna sahip olan bebekler ilerleyen yaşlarında iyi bir eğitim almaları şartına bağlı olarak normal insanlar gibi hayatına devam etmektedirler. Down sendromlu bebekler ilerleyen yaşlarda, yani çalışabilecek bir yaşa geldiklerinde imkanları olduğu sürece istedikleri herhangi bir mesleğe sahip olabilirler. Bebekler büyüdüklerinde onlara iyi ve erken bir eğitim sağlandığında kendi yaşamlarını kendileri sürdürebilme özelliğine sahip olmaktadırlar. Aynı zamanda fizik tedavi, dil terapisi ya da özel eğitime hayatları boyunca ihtiyaç duymaktadırlar. Bu tür eğitimler için özel eğitim kurumlarının planlı ve aynı zamanda programlı bir şekilde olması ve uzman kişilerden yardım alınması gerekmektedir. Ama down sendromu yaşayan bebeklerin ileriki yaşamlarında almaları gereken eğitimler diğer down sendromu yaşayan çocuklarla farklılık gösterebilir. Çünkü her down sendromu yaşayan çocuğun eksik olan kısmı farklıdır ve eksik kalan alanı tamamlamak için birtakım eğitimlerin verilmesi gerekmektedir.

Down Sendromlu Bebek

Down sendromu yaşayan bebeklerin gelişim çağına geldiklerinde ortaya çıkan bir ortak özellikleri ise fiziksel durumlarıdır. Çocukların fizik tedavisine iki aylık oldukları sürede başlanması gerekmektedir. Yapmaları gereken egzersizleri fizyoterapist eşliğinde yapılmalı ve fizyoterapistin yaptırdığı egzersizler aile tarafından evdeyken mutlaka yaptırılmalıdır. Down sendromu yaşayan bebeklere uygulanan fizik tedavi gelişimi için çok faydalı olmaktadır. Fizik tedavi boyunca down sendromu yaşayan bebeklerin yüz kasları güçlenir ve motor becerileri de gelişir, aynı zamanda programa dahil edildiği zaman algılama becerisinde de büyük bir ilerleme görülecektir. Down sendromu yaşayan bebeklerin konuşma zamanı geldiğinde, yaşıtlarına göre daha geç konuşmaya başlarlar. Bu da down sendromu yaşayan bebeklerin ortak özelliklerinden biri olarak yer almaktadır. Down sendromu yaşayan bebekler konuşma zamanı geldiğinde erken dönemde dil terapisti aracılığı ile ortalama iki ya da üç yaşında konuşmaya başlayabilirler. Bazı nadir olarak rastlanan durumlar da ise bebekler konuşmaya daha geç başlarlar ya da sayısı çok az olan çocuklar gibi hiç konuşamazlar. Ama ilerleyen teknoloji ve tıp sayesinde artık konuşamayan down sendromu yaşayan bebek sayısı önemli ölçüde azalmıştır.

Down sendromlu olarak doğan bebeklerin yüzde kırkı ya da ellisi kalp problemine sahip olarak doğmaktadır. Bu oranın yarısından fazlası kalp ameliyatına ihtiyaç duymaktadırlar. Bazı down sendromu yaşayan bebeklerde işitme ya da görme sorunu da ortaya çıkmaktadır. Bunun yanı sıra tiroid rahatsızlıklar olabilir, bağışıklık sistemi normale göre daha zayıftır. Solunum problemleri, öksürük ya da soğuk algınlığı gibi gribal enfeksiyonlar da görülmektedir. Down sendromu yaşayan bebekler gelişim çağına geldikleri zaman boyları diğer çocuklarla birlikte normal seviye içerisindedirler. Fakat daha sonraki süreç içerisinde boy uzama hızı normalin çok altında olmaktadır, yani boylarının uzama hızı azalmaktadır. Down sendromu yaşayan bebeklerin ilerleyen zamanlarda sosyal gelişimleri, zihinsel gelişimlerine göre çok daha üst seviyelerde yer almaktadır. Taklit yetenekleri çok fazla olması onların en büyük özellikleri arasında yer almaktadır. Müzik, dans ve birtakım sosyal hareketlerden, aktivitelerden çok büyük keyif alırlar ve bu yönde yetenekleri de oldukça fazladır.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ