GÖZ TANSİYONU NEDEN OLUR?

GÖZ TANSİYONU NEDEN OLUR?

Göz tansiyonu ya da glokom, optik sinirleri hasara uğratarak, görme duyusunu önemli oranda azaltan bir tür göz hastalığıdır. Göz sinirlerinde meydana gelen bu hasar, genellikle gözdeki basıncın anormal şekilde artması sonucu oluşmaktadır. Herhangi bir yaş grubunda oluşabilen göz tansiyonu, yaşı ilerlemiş yetişkinlerde daha sık yaşanmaktadır. Göz tansiyonun birkaç türü vardır ve en yaygın türünün de herhangi bir belirtisi bulunmamaktadır. Etkisi oldukça kademeli olarak ilerleyen göz tansiyonunu, ilerlemiş seviyelere ulaşana kadar fark etmek mümkün olmayabilir.

Ayrıca, göz tansiyonuna bağlı olarak gelişen görme kaybını telafi etmek mümkün olmayabilir. Bundan dolayı, düzenli olarak göz muayenelerinden geçerek, göz tansiyonu değerlerini ölçtürmek önemli olacaktır. Eğer, göz tansiyonu erken dönemlerinde fark edilirse, görme kaybı yavaşlatılabilir ya da önlenebilir. Fakat, eğer göz tansiyonu hastasıysanız, tedaviler hayatınızın geri kalanının bir parçası haline gelecektir.

Göz Tansiyonu Oluşum Nedenleri

Göz tansiyonu, göz sinirlerinin hasara uğraması sonucu oluşmaktadır. Sinirlerdeki bu hasar giderek kötüleşir ve görüş alanında kör noktalar gelişmeye başlar. Bundan dolayı doktorlar, nedenini tam olarak anlayamamakla birlikte, sinir hasarının genellikle artan basınçla ilişkili olduğunu düşünmektedir.

Ayrıca, göz tansiyonunu nelerin artırdığı açıkça bilinmemektedir. Ancak, doktorlar bir ya da birden fazla faktörün göz tansiyonunda rolü olduğuna inanmaktadır. Bu faktörler şu şekildedir;

1.Kamara Sıvısı

eye-with-glaucoma

Göz tansiyonunun, göz dokuları boyunca akan bir sıvının artması ile bağlantısı bulunmaktadır. Bu sıvı normalde gözün ön kısmına yani ön kamaraya boşalmaktadır. Burada, iris ve korneanın birleştiği noktada bulunan dokular boyunca akan bu sıvı, aşırı miktarda üretildiğinde ya da drenaj sistemi düzgün çalışmadığında, normal oranlarda akamaz. Bu durumda basınç meydana gelmektedir ve göz tansiyonu oluşmaktadır.

2.Kalıtımsal Faktörler

3d render of a DNA spirals

Bazı durumlarda bilim insanları, göz tansiyonu ve optik sinir hasarları ile ilişkili genleri belirlemişlerdir. Bundan dolayı, göz tansiyonu kalıtımsal yatkınlık gösterebilmektedir.

3.Bazı İlaçlar

Hand holding a spoonful of pills over a bowl filled with tablets

Birtakım ilaçlar, göz tansiyonu oluşumunu tetikleyerek, hastalık meydana getirebilmektedir. Özellikle de kortikosteroid gibi ilaçlar, göz tansiyonuna neden olabilmektedir.

4.Yüksek Tansiyon

Doctor/nurse checking blood pressure with sphygmomanometer gauge in focus.

Kan basıncındaki artış yani yüksek tansiyon ya da hipertansiyon gibi sağlık sorunları, göz tansiyonu oluşması riskini artırarak, hastalık oluşmasına neden olabilmektedir.

5.Optik Sinir Hücreleri

h9991278_001

Optik sinir hücrelerinin yani gözde bulunan sinir hücrelerinin, yeterli miktarda kan ile beslenememesi halinde, göz tansiyonu oluşabilmektedir.

6.Göz Damlaları

Mom-Arrested-After-Poisoning-Both-Kids-With-Visine-Eye-Drops-main

Göz damlaları da ilaç sınıfına dahildir ve aşırı miktarda kullanılan göz damlaları göz tansiyonuna neden olabilmektedir. Özellikle de, uzun süredir kullanılan kortikosteroid içeren göz damlaları, göz tansiyona neden olabilmektedir.

7.Göz Problemleri

miyop-tedavisi1

Kronik göz iltihaplanması ve korneanın incelmesi, gözlerdeki basıncın artmasına yol açmaktadır. Ayrıca, bazı göz yaralanmaları da göz tansiyonu oluşmasına neden olabilmektedir.

Göz Tansiyonu Türleri

Göz tansiyonun oluşum şekillerine göre bazı çeşitleri bulunmaktadır. Bu göz tansiyonu türleri şu şekildedir;

Açık Açılı Göz Tansiyonu: Göz tansiyonunun en yaygın türü olan açık açılı göz tansiyonu, kornea ve iris arasındaki drenaj açısının açık, fakat trabeküler ağın kısmen kapalı olması durumudur. Bu durumda, göz basıncının giderek artmasına ve optik sinirlerin zarar görmesine sebep olmaktadır. Oldukça yavaş ilerleyen bu hastalığı, görme kaybı yaşayıncaya kadar fark edemeyebilirsiniz.

Kapalı Açılı Göz Tansiyonu: Göz tansiyonunun bu türü, kornea ve iris tarafından, iris tümseklerinin öne doğru daralması ya da drenaj açılarının engellenmesi şeklinde oluşmaktadır. Bunun sonucunda sıvı döngüsü gerçekleşemez ve göz basıncı artmaya başlar. Bazı insanlar, doğuştan dar drenaj açılarına sahiptir. Böylece bu gibi insanlarda, kapalı açılı göz tansiyonu riski daha yüksek olmaktadır. Ayrıca, bu tür göz tansiyonu aniden (akut) ya da kademeli olarak (kronik) gelişebilmektedir.

Normal Tansiyonlu Göz Tansiyonu: Göz basıncının normal değerlerde olsa dahi, optik sinirlerin hasara uğraması sonucu meydana gelen bu tür göz tansiyonunun sebebini kimse açıklayamamaktadır. Buna göre, kişinin optik sinirleri hassas olabilir ya da optik sinirlere kan desteği yetersiz olabilir.

Çocuklarda Göz Tansiyonu: Bebek ve çocuklarda göz tansiyonu oluşması muhtemeldir. Buna göre bebek doğduğunda göz tansiyonu mevcut olabileceği gibi, yaşamının ilk birkaç yılı içinde de gelişebilmektedir. Göz tansiyonunun oluşma nedenleri ise; drenaj tıkanması nedeniyle hasar görmüş olan optik sinirler ya da altında yatan tıbbi bir durum olabilir.

Pigmenter Göz Tansiyonu: İris pigment granüllerinin drenaj kanalları kurması ve göz dokularına sıvı akışını yavaşlatması ya da durdurması sonucu, pigmenter göz tansiyonu oluşmaktadır. Yavaş tempolu koşu gibi aktiviteler bazen pigment granürlerinin uyarılmasına, trabeküler ağ üzerinde tortu bırakmasına ve aralıklı basınç yükselmelerine neden olmaktadır.

Risk Faktörleri

Göz tansiyonunda risk grupları ve faktörleri aşağıda verildiği gibidir;

Yaş: 60 yaş ve üzeri insanlarda göz tansiyonu riski her yeni yaş aldıklarında daha da artmaktadır. Eğer, Afrikan Amerikan ırkı söz konusu ise, bu yaş sınırı 40’a düşmektedir.

Etnik köken: Afrikan Amerikan ya da Afrika kökenli kişilerde, göz tansiyonu oluşma riski, Kafkasyalılara göre daha yüksektir. Asya kökenli insanlarda ise, kapalı açılı göz tansiyonu riski daha yüksektir ve Japon kökenli insanlarda da düşük tansiyonlu göz tansiyonu riski daha yüksektir. İspanyol kökenli kişilerde de göz tansiyonu riski yüksektir.

Aile hastalık geçmişi: Göz tansiyonunun bazı türleri, aile içinde yaygın olabilmektedir. Eğer, büyükbaba ya da büyükannenizde açık açılı göz tansiyonu var ise, siz de bu hastalık riski taşıyorsunuz demektir.

Tıbbi geçmiş: Diyabetli kişiler, hipertansiyon (yüksek tansiyon) hastaları, orak hücre anemisi hastaları ve kalp hastaları, göz tansiyonu riski yüksek olan kişilerdir.

Bazı ilaçlar: Uzun bir dönem boyunca, kortikosteroid ilaçlar kullanılması, ikincil göz tansiyonu riskini artırmaktadır.

Diğer risk faktörleri ise şöyledir;

  • Yüksek göz içi basıncı,
  • Esmer tenli olmak,
  • Miyop göz kusuru olması,
  • Göz ameliyatları geçirmiş olmak,
  • Erken yaşta östrojen eksikliği yaşamak. Örneğin; 43 yaşından önce her iki yumurtalığın alınması gibi.

Göz Tansiyonu Belirtileri

Göz tansiyonu belirtileri hastanın şartlarına ve göz tansiyonu türüne bağlı olarak değişebilmektedir. Buna göre, göz tansiyonu türlerine göre, belirtiler şu şekildedir;

Açık açılı göz tansiyonu belirtileri

  • Yan (periferik) ya da merkezi görmede, sıklıkla her iki gözde de yaşanan düzensiz kör noktalar,
  • İleri evrelerde yaşanan tünel görüşü (tunnel vision).

Akut kapalı açılı göz tansiyonu belirtileri

  • Şiddetli baş ağrısı,
  • Göz ağrısı,
  • Bulantı ve kusma,
  • Görmede bulanıklık,
  • Işıkların etrafında haleler oluşması,
  • Gözde kızarıklık.

Eğer, göz tansiyonu tedavi edilmez ise en nihayetinde körlüğe neden olmaktadır. Hatta, tedavi görenlerin yaklaşık % 15’i 20 yıl içerisinde en az bir gözünü kaybetmektedir.

Tanı ve Testler

Doktor, hastanın tıbbi geçmişine göz atarak, kapsamlı bir göz muayenesi yapılmasını uygun görebilmektedir. Bu doğrultuda doktor, birkaç göz testi yapılmasını isteyebilmektedir. Bunlar şu şekildedir;

  • Göz içi basıncı ölçümü (tonometri),
  • Optik sinir hasarı testi,
  • Görme kaybı alanlarının denetlenmesi (görme alanı testi),
  • Kornea kalınlık ölçümü (pakimetri),
  • Drenaj açısının incelenmesi (gonyoskopi).

Tedavi ve İlaçlar

Göz tansiyonunun verdiği hasar, yeniden onarılamaz. Fakat, tedavi ve düzenli sağlık kontrolleri ile, hastalık seyri yavaşlatılabilir ya da görme kaybı önlenebilir. Özellikle, hastalığın erken evrelerinde tedavi çok önemlidir.

Göz tansiyonu tedavisinde amaç, gözdeki tansiyonu (göz içi tansiyon) düşürmektedir. Hastalığın durumuna göre, göz damlaları, lazer tedavisi ya da ameliyat yöntemi tedavide kullanılabilmektedir. Buna göre, göz tansiyonu tedavisinde kullanılan yöntemler şu şekildedir;

Göz damlaları: Genellikle reçeteli göz damlaları ile tedaviye başlanılır ve böylece göz basıncı düşürülür ve göz sıvı drenesi düzenlenir. Reçeteli göz damlaları şöyledir;

  • Prostaglandin ilaçlar,
  • Beta bloker ilaçlar,
  • Alfa adrenerjik agonist ilaçlar,
  • Karbonik anhidraz inhibitörleri,
  • Miotik ya da kolinerjik ajanlar.

Ağızdan alınan ilaçlar: Göz damlaları tek başına göz tansiyonunu düşürmeye yeterli değildir. Bundan dolayı genellikle, karbonik anhidraz inhibitör oral ilaçları kullanılmaktadır. Bu gibi oral ilaçların yan etkileri ise, sık sık tuvalete çıkma, parmaklarda ve tırnaklarda karıncalanma, depresyon, karın mide bozukluğu ve böbrek taşı gibi sorunlardır.

Ameliyat ve diğer tedaviler: Diğer tedavi yöntemleri, lazer ve çeşitli cerrahi süreçlerden oluşmaktadır. Fakat bazı göz ameliyatları, katarakt gelişmesine yol açabilmektedir. Göz tansiyonunu azaltmak için kullanılan bu gibi teknikler ise aşağıdaki gibidir;

  • Lazer tedavisi,
  • Filtreleme cerrahisi,
  • Drene tüpleri,
  • Elektrokoter.

Yaşam Stili ve Ev Bakımı

Aşağıda verilen bazı ip uçları, göz tansiyonunu kontrol altına almaya ya da göz sağlığını korumaya yardımcı olabilmektedir;

Sağlıklı beslenme: Sağlıklı beslenme, tüm vücut sağlığı açısından önemlidir ama göz tansiyonunun daha da kötüye gitmesini önleyememektedir. Örneğin; koyu yeşil yapraklı besinler ve omega 3 yağ asitleri bakımından zengin balık gibi gıdalar, göz sağlığı için önemlidir.

Güvenli egzersizler: Düzenli olarak yapılan egzersizler, açık açılı göz tansiyonundaki basıncın azaltılmasına yardımcı olabilmektedir. Bu konu hakkında doktora danışarak hareket edilmelidir.

Kafein tüketimine limit getirmek: Çok fazla miktarda kafein tüketmek, göz tansiyonunu artırmaktadır.

Sık sık sıvı yudumlamak: Gün içinde az miktarlarda sıvı tüketmek daha doğru olacaktır. Çünkü, kısa bir süre içinde bir litre ya da daha fazla miktarda herhangi bir sıvıyı tüketmek, geçici göz içi basıncını artırabilmektedir.

Yatış şekli: Hafifçe yükseltilmiş ve yaklaşık olarak 20 °C ısısındaki yastıklarda uyumak, göz içi tansiyonunun düşmesine yardımcı olmaktadır.

Reçeteli ilaçlar kullanmak: Göz damlaları ve ilaçları kullanırken, reçeteli olduğuna dikkat ediniz. Aksi halde, optik sinir hasarı daha da kötüye gidebilmektedir.

Alternatif İlaçlar

Bazı alternatif tıbbi yaklaşımlar, tüm beden sağlığını desteklerken, göz tansiyonu tedavisinde katkı sağlamayabilir. Bundan dolayı, alternatif yöntemlerin riskleri hakkında doktorunuzdan tavsiye almayı ihmal etmeyiniz.

Bitkisel çareler: Yaban mersini ve ginkgo gibi bitkisel destekler, göz tansiyonuna çare olabilmektedir. Fakat, bunların faydasını kanıtlamak için daha çok sayıda çalışmaya ihtiyaç vardır. Bundan dolayı, kanıtlanmış tedavilere öncelik vermeden bu gibi bitkisel yöntemleri kullanmayınız.

Rahatlama teknikleri: Stres, akut açık açılı göz tansiyonu oluşumunu tetiklemektedir. Bundan dolayı stres seviyesini düşürecek meditasyon ve diğer teknikleri kullanmak, yardımcı olacaktır.

Marijuana (esrar, haşhaş): Araştırmalar, marijuananın göz tansiyonunu düşürdüğünü göstermektedir. Fakat sadece üç-dört saat olarak. Diğer standart tedaviler daha etkilidir. Amerika Göz Doktorları Akademisi ise, bu tedavi yöntemini tavsiye etmemektedir.

Alınacak Önlemler

Göz tansiyonunu önlemeniz mümkün olmayabilir. Fakat, bazı kişisel bakım yöntemleri, hastalığı erken tespit etmeye, görme kaybını engellemeye ya da hastalık seyrini azaltmaya yardımcı olabilmektedir.

  • Düzenli olarak göz bakımı yapmak ve düzenli olarak kapsamlı göz muayenelerini yaptırmak,
  • Ailenin göz sağlığı geçmişini öğrenmek,
  • Güvenli şekilde egzersiz yapmak,
  • Reçeteli göz damlalarını düzenli olarak kullanmak,
  • Göz koruyucu kullanmak ve gözleri korumak.
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ