HİPOGLİSEMİNİN BELİRTİLERİ NELERDİR?

HİPOGLİSEMİNİN BELİRTİLERİ NELERDİR?

Hipoglisemi, düşük kan şekeri yani kandaki glikoz miktarının düşük olması sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Bu hastalıkta kan şekeri normal değerin altındadır. Hipoglisemi hastalığının oluşma nedeni genellikle diyabet hastalarının kullandığı, insülin ve benzeri gibi ilaçların kullanılmasıdır. Hipoglisemi, glikoz seviyesinin tanımlanmasına göre bazı türlere ayrılmaktadır. Diyabet hastalarında tespit edilen glikoz seviyesi 70 mg/dL değerinden düşüktür. Yemek yeni doğanlarda ise bu değer, 40 mg/dL değerinden düşük olması durumunda, hipoglisemi meydana gelmesi olasıdır.

Hipoglisemi, kandaki şeker miktarının azalmasına sebep olduğu için, vücudun enerji kaybetmesine de yol açmaktadır. Çünkü şeker vücudun temel enerji kaynağıdır. Diyabet hastalığının tedavisi ile yakından ilişkili olan hipoglisemi, nadir olarak diyabet hastası olmayan kişilerde de görülebilmektedir. Aslında hipoglisemi tek başına bir hastalık değildir, bir sağlık problemi göstergesidir. Eğer kandaki şeker seviyesi 70 mg/Dl ve 110 mg/Dl değerleri arasında ise herhangi bir problem yoktur. Fakat bu değerlerin altında ya da üstünde ise bir problemin varlığından söz edilebilmektedir.

Oluşum Nedenleri

Hipoglisemi kan şekerinin yani glikoz seviyesinin çok fazla miktarda düşmesi sonucu meydana gelmektedir. Hipoglisemiye sebep olan birkaç neden vardır. Fakat hipoglisemi oluşmasına sebep olan en yaygın neden, diyabet tedavisinde kullanılan ilaçların yan etki göstermesidir.

Sindirim sırasında, vücut gıdalardan gelen, pirinç, ekmek, makarna, sebzeler, meyveler ve süt ürünleri kaynaklı karbonhidratları parçaladıktan sonra açığa çıkan ürün basit şekerdir. Bu şeker molekülünün adı ise vücudun enerji kaynağı olan glikoz şekeridir. Pankreasın insülin salgılaması, kandaki şeker seviyesinin normal değerde olmasını sağlamaktadır. İnsülin ise, hücrelerin kilidini açarak, glikozun hücre içine girmesini sağlar ve glikozun hücre yakıtı olarak faaliyet göstermesine yardımcı olur. Yani insülin salgısının aşırı derecede artması sonucu, şeker molekülü hücreye giriş yapamaz ve hipoglisemi oluşur. Ayrıca, karaciğerde depolanan glikozun vücuda dağıtılmaması halinde, kandaki şeker miktarı düşer bu durumda hipoglisemi oluşmasına sebep olmaktadır. Diyabet hastalığının tedavisinde kullanılan ilaçlar da, insülün ve glikoz seviyelerini etkilediği için, hipoglisemiye neden olabilmektedir.

Fakat, diyabet hastası olmayan kişilerde de hipoglisemi gözlenebilmektedir. Tabi bu durum oldukça nadirdir ve oluşum nedenleri; ilaçlar, aşırı alkol tüketimi, bazı kritik hastalıklar, vücudun çok fazla insülin üretmesi, hormon eksiklikleri gibi faktörlerdir.

Hipogliseminin diğer oluşum nedenleri ise; böbrek yetmezliği, bazı tümörler, karaciğer hastalıkları, hipotiroid, yetersiz beslenme, metabolizmada doğuştan gelen hatalar, şiddetli enfeksiyonlar ve reaktif hipoglisemi gibi sağlık problemleridir.

Hipogliseminin Belirtileri Nelerdir?

Nasıl ki bir aracın çalışması için yakıta ihtiyaç var ise, insan vücudunun ve beyninin de, fonksiyonlarını yerine getirebilmesi için glikoza ihtiyacı vardır. Eğer vücutta glikoz seviyesi çok düşük ise hipoglisemi belirtileri ortaya çıkmaya başlamaktadır. Hipogliseminin belirtileri; kalpte çarpıntı, halsizlik, ciltte solgunluk, titreklik, sakarlık, anksiyete, terleme, açlık hissi, asabiyet, ağız etrafında karıncalanma hissi ve uyku sırasında ağlama gibi semptomlardır. Bunun yanı sıra hipoglisemide gözlenen daha ağır belirtiler ise; dalgınlık ve anormal davranışlar, rutin işleri aksatma, görme problemleri, nöbetler ve konsantrasyon bozuklukları gibi semptomlardır.

1.Kalpte Çarpıntı

Nurse Taking Pulse --- Image by © Royalty-Free/Corbis

Hipoglisemi kandaki şeker miktarının aşırı derecede azalmasına sebep olan bir sağlık sorunudur. Kandaki şeker ise vücudun ana enerji kaynağıdır. Kalbe ulaşan kanda şeker miktarının az olması, kalbin fonksiyonlarını etkin şekilde yapmasına engel olacağı için, kalpte ritim bozuklukları meydana gelebilmektedir.

2.Halsizlik

248002-tired-lady

Gıdalardan alınan karbonhidratlar vücudun enerji kaynağı niteliğindedir. Karbonhidratlar, karaciğerde parçalandıktan sonra açığa çıkan kimyasal ise glikozdur. Glikoz yani kan şekeri, hipoglisemi sebebi ile kandan hücrelere yeteri kadar taşınamaz. Bu durumda hücre enerji kazanamadığı için fonksiyonlarını gerçekleştiremez. Böylece kişide yorgunluk ve halsizlik ortaya çıkabilmektedir.

3.Ciltte Solgunluk

tumblr_mstprlHyVw1sua7n4o1_500

Hipoglisemide, kandaki glikoz seviyesi ciddi anlamda düştüğü için kişinin ten renginde solgunluk yaşanabilmektedir.

4.Titreklik ve Sakarlık

803a8e857c324067ba6fc74a344de838

Kan şekerinin düşmesine bağlı olarak kişinin el ve ayaklarında titreklik gözlenebilmektedir. Ellerde koordinasyon bozukluğu, sürekli sakarlık ve sersemlik hali, kandaki şeker seviyesinin düşmesine bağlı olarak gelişen hipoglisemi belirtisi olabilmektedir.

5.Anksiyete ve Endişe

endise_mutsuz_korku_mkle

İnsülin hormonu ile yakından ilişkili olan hipoglisemi, insülin hormonunun üretilmesini etkilemektedir. Vücutta sadece bir hormon salgısının dahi etkilenmesi, diğer hormonların işlevini de etkileyecektir. Bundan dolayı kişide birtakım endişe ve huzursuzluk hali gelişebilmektedir.

6.Terleme

sweat

Vücudun yeterli miktarda enerjiye sahip olmaması organların daha fazla yorulmasına sebep olabilmektedir. Bu durum tüm vücudu etkisi altına alarak, kişinin sürekli olarak terlemesine yol açabilmektedir.

7.Açlık Hissi

hunger

Kan şekerinin düşmesi halinde kişide, devamlı olarak bir açlık hissi ve iştahta artış yaşanması normal bir süreçtir. Fakat, hipoglisemide kişinin kan şekeri çok fazla miktarda düştüğü için, bu acıkma hali daha yoğun ve sık şekilde yaşanmaktadır.

8.Asabiyet

Woman shouting at her man

Kan şekerinin düşmesinden dolayı genel bir sinirlilik hali ve asabiyet yaşanması olağandır. Hipoglisemili kişinin devamlı olarak asabiyet yaşaması semptomlardan biridir.

9.Ağız Etrafında Karıncalanma

Ağız-kuruluğu-ağız-kokusuna-yol-açar

Ağız etrafında karıncalanma yaşanması, tansiyon değerlerinin düşmesiyle alakalı olabileceği gibi, kan şekerinin düşmesiyle de yakından alakalı bir durumdur.

10.Uyku Sırasında Ağlama

images

Hipoglisemi, endişe ve anksiyeteye sebep olduğu için, kişinin uykusunda huzursuzluk yaşamasına yol açmaktadır. Bundan dolayı hipoglisemili sorunu olan kişiler, uykularında ağlayabilir ya da sayıklayabilirler.

Komplikasyonlar

Eğer, hipoglisemi belirtileri ihmal edilip, uzun süre tedavi edilmez ise, birtakım sağlık problemlerinin yaşanmasına sebep olabilmektedir. Bu komplikasyonlar; inme, bilinç kaybı, hipoglisemi duyarsızlığı (kalp çarpıntısı ve kalp ritminde bozukluğa sebep olur) ve ölüm şeklindedir.

Tanı ve Testler

Hipoglisemiyi tanımlayan glikoz seviyesi oldukça değişkendir. Glikoz seviyesi, diyabet hastalarında, bebeklerde ve normal insanlarda farklı değerlerde bulunmaktadır. Bundan dolayı hipoglisemi tanısı konulmadan önce doktor, birtakım kan tahlilleri istemektedir. Tanı koyabilmek için istenen diğer testler ise, insülin ve kandaki C peptit seviyesinin ölçülmesidir.

Ayrıca doktor hipoglisemi tanısı koyabilmek için üç kriter kullanmaktadır. Bu üç kritere Whipple üçlüsü adı verilmektedir. Bu üçlü; doktorun belirti ve semptomları sorarak takip etmesi, doktorun belirlemiş olduğu semptomların kandaki glikoz miktarının düştüğünü işaret etmesi sonucu, doktorun kan testi istemesi ve son olarak, doktorun bazı yöntemler ile glikoz seviyesini yükseltmesi ile belirtilerin ortadan kaybolması. Bu şekilde 3 aşamada doktorlar, hipoglisemi tanısı koyabilmektedirler.

Bunlara ek olarak doktor, hastanın ilaç geçmişine dayanarak fiziksel muayene yapabilmektedir.

Tedavi ve İlaçlar

Hipoglisemi tedavisinde, öncelikle kan şekeri değerlerini yükseltecek ilaçlar kullanılmaktadır. Daha sonra ise, hipoglisemi ortadan kaldırılarak bir daha tekrarlanmaması amaçlanmaktadır.

Temel ve derhal tedavi yöntemi olarak, hipogliseminin erken evresinde, genellikle 15-20 gram miktarında hızlı etkili karbonhidrat tedavisi uygulanmaktadır. Hızlı etkili karbonhidrat, şekerlemeler, meyve suları, alkolsüz meşrubatlar ya da glikoz tabletler yolu ile alınabilmektedir. Öte yandan, yağ ve protein içeren gıdalar hipoglisemi tedavisinde faydalı değildir. Çünkü protein ve yağ, vücuttaki şekerin emilmesine neden olmaktadır. Her hızlı etkili karbonhidrat tedavisinin ardından kan testi yapılarak, kan şekeri değerlerinin 70 ml/dL değerini aşıp aşmadığı kontrol edilmektedir.

Eğer belirtiler çok şiddetli ise, glikagon ya da damar içine glikoz enjeksiyonu tedavisi uygulanabilmektedir.

Bunların dışında hipogliseminin altında yatan hastalık tedavi edilebilir. Pankreasta gelişen bir tümör hipoglisemiye sebep olacağı için, ameliyat ile bu tümör temizlenmektedir.

Alınacak Önlemler

Özellikle diyabet hastaları hipoglisemide risk altındadır.

Eğer diyabet hastasıysanız; Doktor yardımı ile diyabet sürecini iyi izlemeniz, ilaçları dikkatli kullanmanız, egzersiz ve yeme içme alışkanlıklarına özen göstermeniz, hipoglisemi gelişimini önlemenize yardımcı olacaktır. Glikoz monitorü yardımı ile ölçülen kan şekeri değerlerinde aşırı derecede düşüş görüldüğünde doktora danışmak faydalı olacaktır.

Eğer diyabet hastası değilseniz; Kan şekerinizin normal değerlerini korumak için, gün içinde sürekli olarak fakat az az miktarda atıştırmanız önemli olacaktır. Böylece, hipoglisemi riski de düşürülmüş olmaktadır.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ