HIV Virüsü Belirtileri

HIV Virüsü Belirtileri

HIV, İngilizce Human Immunodeficiency Virus’ ın, yani Türkçesi İnsan Bağışıklık Yetmezlik Virüsü, baş harflerinin oluşturduğu  bir kısaltmadır. Bu virüs, kişinin bağışıklık sistemini etkiler, bağışıklık sistemine zarar vererek vücudu hastalıklara ve mikroplara karşı etkisiz hale getirir. Sonuç olarak, bağışıklık sistemi zayıflar, hatta yok olur ve çok basit hastalıklar bile ölümcül olabilir. HIV, AIDS’ e yol açabilen bir virüstür. Ancak bu, her HIV  taşıyıcısı AIDS demek anlamına gelmez. AIDS, HIV taşıyıcısı bireyin HIV nedeniyle ciddi enfeksiyonlar geçirmiş olması ve kan testi yoluyla bağışıklık sistemi hücrelerinin büyük oranda virüsler tarafından tahrip edilmiş olduğunun tespiti ile belirlenebilir. AIDS, ingilizce Acquired Immune Deficiency Syndrome’ un baş harflerinden oluşan bir kısaltmadır. Türkçesi Edinilmiş Bağışıklık Eksikliği Sendromu’ dur.

Bağışıklık sistemi insan vücudunun enfeksiyonlara karşı savaşmasını sağlayan ve bu şekilde vücudu ayakta tutan  bir sistemdir. Bu sistem insan vücudunda bir hastalığa sebep olabilecek bütün virüs, patojen, tümör ve yabancı maddeleri tanıyıp, yok eden başka bir deyişle vücudun savunma sistemidir. Bağışıklık sistemi mükemmel bir şekilde işler. Bu sistem vücuda giren veya vücutla temas halinde olan tüm yabancı maddeleri tanır, en ince ayrıntısına kadar tarama yapar ve bunları canlının sağlıklı doku hücrelerinden ayırt etmektedir. Bağışıklık sistemi doğumla birlikte aktif hale gelir ve ölüme kadar işleyişini devam ettirir. Eğer bağışıklık sistemi herhangi bir nedenden ötürü zayıflarsa, vücudun kendini koruma yeteneği de zayıflar. Bu zayıflığı bir sonucu olarak vücut bütün virüslere, mikroplara karşı savunmasız hale gelebilir ve vücut grip, nezle gibi şuan rahatlıkla tedavi edilen hastalıklara karşı bile direnç gösteremez. İşte HIV virüsünün vücuda yaptığı etki de buna çok benzer şekilde işler.

Kanında HIV taşıyan kişiye HIV Pozitif denir ve HIV pozitif birinin 8-10 yıl bile AIDS’e yakalanmadığı görülmüştür. Bu virüs vücuda girdikten sonra kişi kendini iyi hissedebilir, herhangi bir şikayet ve bulgu göstermez. AIDS de HIV virüsü enfeksiyonunun bu son aşamasıdır ve genellikle ölümle sonuçlanan tehlikeli bir hastalıktır.  Kuluçka süresi bittiği zaman, HIV virüsü bağışıklık sisteminize saldırmaya başlar. Bunun sonucunda bağışıklık sisteminiz yorgun ve güçsüz düşer. Bağışıklık sisteminiz savunmasız kaldığı anda bunu fırsat bilen virüs ve mikroplar vücudunuza saldırmaya başlar ve vücudunuz savunmasız olduğu için bu hastalıklarla savaşamaz. AIDS hastaları zaten genellikle grip, nezle gibi basit hastalıklardan hayatlarını kaybederler.

HIV-infect-body

Peki, HIV virüsü nasıl bulaşır? HIV virüsü kan yoluyla, HIV pozitif kişinin kan, kan ürünleri, doku veya organlarının nakliyle bulaşabildiği gibi cinsel yolla da bulaşabilir. HIV pozitif, kanında HIV virüsü taşıyan bireyler için kullanılır. Aynı zamanda hamileliğinde HIV taşıdığını ya da AIDS olduğunu bilmeyen annelerin çocuklarına bulaşır. Hamilelikte kan ve plasenta; doğum sırasında kan; emzirme döneminde ise anne sütü yoluyla bulaşabilir. Bu yazımızda HIV Virüsünün belirtilerinden bahsedeceğiz.

HIV Virüsü Belirtileri

HIV virüsü kana bulaştıktan sonra uzun süre herhangi bir belirti göstermeyebilir. Belirtilerin ortaya çıkması için uzun yıllar geçmelidir. Ortaya çıkan ilk belirtiler kişiler tarafından dikkat çekmemektedir. HIV bulaştıktan sonra çeşitli hücrelere, özellikle kan hücrelerine yerleşerek çoğalır. Bireyin savunma mekanizmasını yavaş yavaş etkiler. HIV bulaştıktan 2- 6 hafta sonrasında kişi kısa ve geçici grip ve benzeri ateşli hastalıkların geçirebilir. En sık görülen belirtiler arasında yüksek ateş, boğaz ağrısı, deride kızarıklık ve döküntüler, yorgunluk, gece terlemeleri, baş ağrısı, eklem ve kas ağrıları, halsizlik vb. sayılabilir. Bu belirtiler kişiden kişiye değişiklik göstermekle birlikte HIV taşıyıcısı birey kendini uzun süre iyi hissedebilir. Bu belirtileri gösteren her birey HIV taşıyor demek değildir ya da kişi bu belirtileri göstermese dahi HIV taşıyabilir. Bu durumda bu tarz belirtiler gösteren kişiler, birden fazla partnerle korunmasız cinsel ilişkiye girmişse HIV testi yaptırmalıdır. HIV  virüsünün erken dönemde tespit edilmesi, tedavi ve başkalarına yayılmasını önleme açısından oldukça önemlidir.
Eğer birey HIV taşıyorsa, bağışıklık sistemi gittikçe zayıflar ve normalde zararsız olan ve hafif geçen rahatsızlıklar belirir. HIV bulaştıktan sonraki kısa dönemde virüs çoğalır ve akut enfeksiyona neden olur. Bu ilk dönemde belirtiler HIV’ e özgü değildir. Kişiden kişiye değişiklik gösterebilir.

İlk belirtiler;
1. Ateş
2. Lenf bezlerinde büyüme
3. Farenjit
4. Deri döküntüleri
5. Kas veya eklem ağrısı
6. İshal
7. Baş ağrısı
8. Bulantı ve kusma
9. Karaciğer ve dalak büyümesi
10. Pamukçuk

1.Lenf Bezlerinde Büyüme

lenf bezi şişlik

  Lenf bezleri, vücudun bağışıklığının sağlanmasında oldukça önemlidir. Lenf bezlerinin büyümesi, vücudun hastalıklara karşı savaştığını gösterir. Lenf bezleri bütün vücuda yayılmıştır. Çene altı, kulak arkası ve kasıklardaki lenf bezleri büyüdüklerinde belirgin hale gelir. Bunun dışında göğüs ve karın bölgesinde bulunan lenf bezlerinin şişmesi özel muayenelerle anlaşılır. Normal olarak lenf bezlerinin çapı yarım santimetreyi geçmez, ancak enfeksiyon kaptığınızda, lenf bezleri beyaz kan hücreleri üreterek zamanla büyür. Bunlar daha sonra kan dolaşımına katılarak vücuttaki mikroplarla savaşırlar. Aynı bu şekilde HIV etkeni bağışıklık sisteminize saldırmaya başladığında lenf bezleriniz şişecektir.

2.Deri Döküntüleri

Bir-insan-hayatı-boyunca-ortalama-22-kilogram-deri-kaybediyor.

Ciltteki renk değişiklikleri, kabarıklıklar, sivilcemsi şişlikler vs. döküntü olarak adlandırılır. Deri döküntülerinin alerjik, duygusal sorunlar ya da iltihap gibi sebepleri olabilir. HIV etkeninin hastanın vücuduna saldırmasıyla birlikte zayıflayan bağışıklık sistemi de cilt sorunlarına sebep olabilir.

3. Karaciğer ve Dalak Büyümesi

dalak_378574

  Genel olarak viral ve bakteriyel  enfeksiyonlar, parazitler , tümörler , anemiler , toksik durumlar , depo hastalıkları , kalp yetmezliği , konjenital kalp hastalığı ve metabolik bozukluklar karaciğer büyümesine neden olabilirler. Dalak, kanı temizlemek ya da lenfosit üretmek için daha fazla çalıştığında genişler. Bu yüzden kırmızı kan hücrelerine zarar veren ya da lenfositlerin üretilmesine neden olan hastalıklar dalağın büyümesine neden olur. AIDS gibi enfeksiyonlar buna sebep olur.

4. İshal

page_ishal-tedavisinde-yapilan-yanlis_578648592

İshal, C vitamini ve magnezyumun fazla alınması, kalın bağırsakta suyun yeterince emilememesi gibi birçok sebepten kaynaklanabilir. Ancak en sıkça görülen nedeni viral enfeksiyon veya bakteriyel toksinlerdir.

5. Kas ve/veya Eklem ağrıları:

10. Kas ağrılarına iyi gelir

Kas ve eklem ağrılarının birçok sebebi olabilir. Direkt olarak HIV enfeksiyonlarıyla ilişkilendirmek çok doğru olmasa da grip, soğuk algınlığı gibi durumlardan kas ve eklem ağrıları kaynaklanabilir.

6. Farenjit

akut-farenjit-su-siralar-yari-salgin-olarak-6460198_5693_o

Farenjit, ağız ve burun boşluğunun arka tarafında farinks denilen boğaz kısmının iltihaplanmasıdır. Farenjite genel olarak mikrop ve virüsler sebep olur.

7. Baş Ağrısı ve Ateş

Sabah Uyandığınızda Hissettiğiniz Baş Ağrısına Dikkat

HIV bulaşmasının ardından taşıyıcı bireylerde nedeni bilinmeyen uzun süreli yüksek ateş ve baş ağrısı görülebilir. Ancak baş ağrısı tek başına asla HIV belirtisi olarak gösterilemez.

8. Pamukçuk

Ağız-kuruluğu-ağız-kokusuna-yol-açar

Bir ağız içi iltihabıdır. Genellikle yeni doğan bebeklerde vücut bağışıklığı düşük olduğu için ortaya çıkabilir. Yetişkinlerde de bağışıklık sistemini zayıflatan, HIV virüsünün hastanın vücuduna enfekte olması gibi durumlarda ortaya çıkabilir.

Yukarıda verilmiş olan ilk belirtiler hastalığın kuluçka döneminde görülen belirtilerdir. Genel kullanımda HIV ile ilgili tüm bu hastalıklar AIDS adı altında verilse de aslında AIDS HIV enfeksiyonunun son aşamasıdır. AIDS evresinde, artık bağışıklık sistemi zayıflığı belirgin hale gelmiştir. Kan hücrelerinin yıkıma uğramasıyla başlayan bu süreç 8 – 10 yıl alabilir, hatta bazı kişilerde daha uzun da sürebilir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ