Kadınlarda Cinsel İsteksizlik

Kadınlarda Cinsel İsteksizlik

Her insanın hayatta kalabilmek adına doğduğu andan itibaren sahip olduğu bazı özellikleri, yetenekleri ve hisleri bulunur. Bu özellikler, yetenekler ve hisler sonradan öğrenilemeyeceği gibi aynı zamanda değiştirilemezler de. Genellikle hayvanlarda bulunanları iç güdü olarak adlandırılır. İnsanlarınkine ise dürtü ismi verilir. Dürtüler ağırlıklı olarak bilinçaltı ile bir ilişki içerisindedir. En basitinden yeni doğmuş bir bebeğin meme emme eylemini bilmesi ya da acıktığı zaman ağlaması tam anlamı ile birer dürtü olmaktadır.

Cinsellik de bir çeşit dürtü olmaktadır. Aslında bu yaşamın ve neslin devamlılığını sağlamak adına var olan bir çeşit dürtü olmaktadır. Fakat cinsellik genel olarak ikincil bir dürtü olarak yer almaktadır. Birincil dürtüler ise insanların o için hayatta kalmasına yardımcı olan dürtülerdir. Birincil dürtüler arasında yemek yemek, uyumak ve su içmek gibi yaşamsal dürtüler yer alır. Çünkü bunların olmaması halinde kişi hayatını kaybetme tehlikesi ile karşı karşıya kalır.

Cinsellik Nedir?

Cinsellik

Bir dürtü olan cinsellik ancak insan yaşamı için ikincil öneme sahiptir. Cinselliğin esas amacı ise neslin devamlılığını sağlamak olmaktadır. Cinsellik pek çok farklı amaç için yaşanabilir. Bu amaçlar arasında üremek, zevki hissetmek , iletişim kurmak, paylaşım yaşamak, gerekli olduğuna inanmak vardır. Gerekli olduğuna inanılması onun bir nosyon olduğunu ortaya koyar. Çok ve sık yapılması o kadar iyi olduğuna işaret eder, yani böyle öğrenilir ya da öğretilir. Hatta bu konuda insanlar yaptıkları seks miktarlarının yeterli olup olmadığına dair bile bir takım soru işaretleri taşıyarak uzman kişilere bu konuda sorular sorarlar. Aslında bu doğru bir yaklaşım değildir. Çünkü seksin yani cinselliğin bir standardı bulunmaz. İnsanların bu tip düşünceleri aslında başa çıkamadıkları tabuları olarak görülür.

Cinsel Arzu Nedir?

Cinsel Arzu

Cinsel arzu ise kişinin bir başka kişi ile cinsel ilişkiye girme konusunda bir istek duyması olarak açıklanabilir. Bu his hormonal ya da bedensel herhangi bir problemi olmayan herkes için geçerli olmaktadır. İnsanlar bedensel anlamda yeteri olgunluğa eriştikleri zaman ve de elbette hayati anlamda kendilerini garanti altına aldıkları zaman cinsel arzu duymaya başlarlar. Cinsel arzu kavramına dair hem insanlar arasında hem de toplumlar arasında farklı anlamda vardır. Ancak genel tabiri ile bir kişi ile cinsel ilişkiye girmeyi istemek olarak açıklanabilir. Aynı şekilde cinsel istek duymanın miktarı da kişiden kişiye göre değişebilmektedir.

Ancak elbette bazı kadınlar cinsel isteksizlik duyabilirler. Bunun da pek çok farklı gerekçesi olabilmektedir. Genel itibari ile erkekler ile kadınlar aslında ortalama olarak yakın ölçülerde cinsel istek duyar. Fakat yetiştirilme tarzları, içinde bulundukları durumlar, aile baskıları, ahlaki ya da dini etkiler kadınların bastırılmasına, baskılanmasına ya da bu cinsel isteklerini gösterememelerine neden olabilir. Buna karşılık maalesef bizim toplumumuzda erkekler bu konuda çok daha fazla rahattırlar. Bu yüzden cinsel isteklerini rahatça dışa vurabilen erkekler cinsel istek bakımından çok daha yoğunmuş gibi görünürler.

Kadınlarda cinsel istek duymayı sağlayabilecek pek çok uyaran olabilir. Bunlar arasında görme, koku, duyma, dokunma, tatma, düşünme ve duygusal cinsel istek duyulmasına etki edebilir.

Cinsel İsteksizlik Nedenleri

Cinsel İsteksizlik Nedenleri

Kadınların cinsel isteksizlik yaşama nedenlerinin en başında genellikle hamile kalma korkusu gelir. İkinci olarak da özellikle bakire olan kadınlarda cinsel isteksizlik nedeni kızlık zarının kaybedilmesi korkusu olabilir. Bu daha önce evlilik öncesi ilişkilerde görülebilen bir durumdur. Bir diğer cinsel isteksizliğe yol açan etmen ise kadın cinsel ilişki istediğine dair partnerine bir ileti gönderdiğinde bunun partnerinin gözünde kadın hakkında bir olumsuz düşünce yaratıp yaratmayacağı korkusu olmaktadır. Ayrıca cinsel ilişki sırasında kadının canının acıyacağına dair endişesi ya da korkusu da onu cinsel isteksizliğe iten sebeplerden bir tanesi olabilmektedir. Tüm bunların yanı sıra kadınların hissettiği çevresel baskılar ya da çevresel düşünceler, ahlaki yaklaşımlar, dini yaklaşımlar, aile tarafından yapılan çeşitli baskılar, kadının geçmişindeki yetiştirilme tarzı, partneri ile olan ten uyuşmazlığı, depresyon hali, partnere karşı olan güvensizlik duygusu, partnerin erken boşalması ve bunun yaratacağının düşünüldüğü tatminsizlik duygusu, ilişki sırasında yaşanacağı düşünülen acıma ya da kuruluk, cinsel ilişki konusunda sürekli olarak baskı görme, tacize ya da tecavüze maruz kalmış olmak, hormonlar ile alakalı bazı bir takım bozukluklar, farklı bir takım hastalıklar ve düzenli kullanılan ilaçların yaratmış olduğu yan etkiler bulunmaktadır. Aslında bu nedenlerin bir kısmı yaşın ilerlemesi ile birlikte azalmaktadır.

Fakat normal bir hormonal yapıya sahip olan her kadında cinsel istek bulunur. Üstelik yapılan araştırmalar ortaya koymuştur ki cinsel isteksizlik, orgazm olamama ya da zevk alamama gibi problemler ile uzmanlara başvuran kadınların ancak %1’inde gerçek anlamda fiziksel problemler bulunmaktadır. Yani bu kadınların %99’u cinsel isteksizliği psikolojik nedenler yüzünden yaşamaktadır.

Cinsel İsteksizlik Tedavisi

Cinsel İsteksizlik

Cinsel isteksizliğin, orgazm olamamanın ve zevk alamamanın elbette ki bir tedavisi mutlaka vardır. Ancak bunun için uzmanlara her şeyi en doğru ve en açık bir şekilde anlatmak gerekir. Fakat herkes için her tedavi yöntemi doğru ya da uygun olmayabilir. Bunun için de herkese kişiye özel onun hikayesine göre tedavi yöntemleri uygulanmalıdır. Çünkü kişilerin karakteristik yapıları, yetiştirilme tarzları, aile yaşamları ve hissettikleri herkes için farklı ve biriciktir.

Bazı durumlarda cinsel isteksizlik bedensel problemler nedeni ile de gerçekleşebilmektedir. Bunun için de öncelikli olarak jinekolojik bir muayene gerekir. Devamında da kadına hormonal bir takım tahliller yapılarak sorun tespit edilmeye çalışılır.

Kadınlarda cinsel isteksizlik; eğer kadın bekar ise kızlık zarının zarar göreceği ya da canının acıyacağı endişesi içinde gerçekleşir. Bunun yanı sıra elbette aile baskısının da çok büyük ve önemli bir yeri bulunur. Aynı şekilde hamile kalma korkusunun da bekar kadınlar cinsel isteksizliğe yol açtığı yaygın olarak bilinmektedir. Maalesef bunların yanı sıra partnerin yanlış düşüncelere kapılacağı fikri de kadınları toplumsal anlamda baskılayarak cinsel isteksizliğe yol açar. Hatta sırf bu nedenler ile pek çok bekar kadın cinsel isteklerini ya baskı altına alırlar ya da mastürbasyon yapmaya yönelirler. Çünkü mastürbasyon yapıldığında kızlık zarı herhangi bir şekilde etkilenmez, hamile kalma riski yoktur, dini anlamda bir yaptırımı olmaz, ailesine karşı bir hata yapmış olmaz. Bu düşünceler maalesef ki çok yaygındır ve kadınların cinsel isteksizlik yaşamasına neden olur.

Toplumumuzdaki evli kadınlarda cinsel isteksizlik görülmesinin ise başka bir takım sebepleri vardır. Genellikle bu sebepler arasında yapılmış olan evlilik içerisindeki sosyal bir takım uyumsuzluklar, eş ile yaşanılan problemler, maddi sıkıntılar ve sürekli huzursuzluk hali kadınların cinsel isteksizlik yaşamasına neden olabilen etkenler arasında yer alır. Aynı şekilde eğer kadın eşinden şiddet, hakaret ve aşağılama görüyor ise de cinsel isteksizlik yaşaması çok normal bir hal alır. Hatta fazla çocuk sahibi olan kadınların eğer eşleri hala daha korunmayı reddediyorsa da kadınlar kürtajdan korktukları için cinsel isteksizlik yaşayabilirler. Bunların yanı sıra çiftler arasındaki duygusal ilişkinin ve duygusal bağın sonlanmış olması da cinsel isteksizliğe yol açabilir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ