Kemik Kanseri Tedavisi

Kemik Kanseri Tedavisi

Kontrolsüzce bölünen hücrelerin oluşturduğu kitlelere tümör denir. Her tümör kanser değildir. Kötü huylu kemik tümörleri, kemik kanseri olarak değerlendirilir. Kemik kanseri, tedavi edilmezse işlevsel yetmezliğe, hatta kanserli hücrelerin doku dışına doğrudan veya dolaylı yollarla sıçrayarak (metastaz) vücut metabolizmasının bozulmasına ve ölüme neden olur.

Kemiklerimiz yaşayan hücrelerden oluşan canlı dokulardır ve bu dokular kan damarları, sinirler, yağ dokusu, kan hücreleri, kıkırdak dokusundan oluşmaktadır. Bu yapıları oluşturan hücrelerin kontrolsüzce bölünmesiyle sağlıklı dokunun anormal dokuyla yer değiştirmesine sebep olan kötü huylu tümörlere kemik kanseri denir. Tıpta kemik kanserlerine sarkom denir ve kaynaklandıkları doku ile birlikte adlandırılır. Osteosarkom kemik dokusundan kaynaklanan, Kondrosarkom kıkırdak dokudan kaynaklanan, Liposarkom yağ hücrelerinden, Anjiyosarkom damarlardan kaynaklanan kanser tipidir.

Kemik Kanseri Nedenleri

Kemik kanserinin kesin sebepleri bilinmemekle birlikte, aşırı ultraviyole (güneş) ışınları, bazı virüsler ve enfeksiyonlar, sağlıksız beslenme, GDO’lu ürünler, vücut direncini düşüren herhangi bir hastalığın varlığı, sigara ve alkol kullanımı gibi etkenler kemik kanseri riskini arttırabilmektedir.

Kemik Kanseri Belirtileri

Kanserin bulunduğu bölgede şişlik ve sürekli devam eden aktiviteye bağlı olmayan yoğun ağrılar, kemik kanseri belirtilerindendir. Genelde geceleri ağrılar artar. Kanserin büyümesine oranla artan şişlik, ciltte damarlanmaya da sebep olabilir. Eğer bu belirtilere sahipseniz hekiminize başvurunuz. Doktorunuzun yönlendirmesiyle Ortopedik Onkolog size yardımcı olacaktır.

Kemik Kanserinin Teşhis Edilmesi

Her kanser türünde olduğu gibi, erken teşhis oldukça önemli. Özellikle kötü huylu kemik kanserleri hızla yayılabilir.

Doktorunuz ilk olarak sizi fiziki muayene ettikten sonra, sizden düz film çekmenizi isteyecektir. Bazı tümörler düz filmde kendilerini belli etse de, tümör tipini belirlemek için ayrıntılı görüntüleme yöntemleri olan MR, Tomografi, Kemik Sintigrafisi vb.den de yararlanılabilinir. Ortopedik Onkolog tarafından tümörün kanser olup olmadığını anlamak için tam idrar, kan tahlilleri ve biyopsi yapılır.

Kemik Kanseri Kimlerde Görülür?

Her yaşta görülebilir, ancak en sık 15-25 yaş aralığında görülür. Özellikle ergenliğe bağlı boy atma dönemlerinde sık görülen kemik tümörleri büyüme ağrıları olarak sanılıp çoğu zaman atlanabiliyor. Önemli olan nokta şu ki; büyüme ağrıları tümörün aksine simetriktir yani vücudun her yerinde seyreder, sadece bir bölgeye bağlı değildir.

Kemik Kanseri Tedavisi Nasıldır?

Özellikle son 15-20 yılda teknolojinin gelişmesiyle kemik kanseri tedavisinde ciddi ilerlemeler sağlanmıştır. 20 yıl önce başarı oranı %20-30 iken şimdilerde bu oran %60-70 ‘e kadar yükselmiştir. Aynı zamanda ameliyat tekniklerin ilerlemesi ve yapay kemik, metal protez teknolojisinin gelişmesi işlev kaybını en aza indirgemiştir.

1. Biyopsi

biyopsi

Biyopsi ile kanserin türü belirlenip ona göre bir tedavi planı hazırlanır. İyi huylu kemik kanseri yaşamı tehdit etmezken ağrı kesiciyle ağrılar dindirilir. Bazıları da zamanla kendiliğinden kaybolur. (Özellikle çocuklarda) İyi huylu tümörün kötü huylu tümöre dönüşüp dönüşmediğini anlamak için gözlem yapmak yeterli olacaktır. Bazı durumlarda doktor patolojik kırıkları önlemek için eksizyon (tümörün çıkarılması) önerir. Yine de tümör tekrar oluşabilir (nüks). İyi huylu tümör olduğu halde kendi içinde saldırganlaşan tümörlerin başına dev hücreli tümör gelir ve çoklu yerleşme ile kötü huylu tümöre dönüşebilir. Bu riski fark edebilmek için klinik gözlem yararlı olacaktır.

2. Cerrahi Müdahale

cerrahi tedavi

Eğer tümör kötü huylu ise doktorunuz cerrahi müdahaleyi uygun görebilir. Burada amaç kanserli uzvu kesmek yerine (Ampüte) tümör odağının boşaltılıp güvenli sağlıklı doku bırakarak uzvun işlev kaybına uğramasını önlemektir. (Eksteremite koruyucu tedavi).

3. Radyoterapi ve Kemoterapi

kemoterapi

Cerrahi müdahale öncesi tümörlü bölgenin büyüklüğü kontrol altına alınması için kemoterapi (İlaç tedavisi) veya radyoterapi (ışın tedavisi) uygulanabilir. Ancak Osteosarkom veya Kondrosarkom da radyoterapi kadar etkili olmamaktadır. Bu yüzden nadir durumlar dışında kullanılmamaktadır. Cerrahi müdahale sonrası kemoterapi ve radyoterapi devam ettirilir. Amaç, kanserli hücre bırakmayarak kanserin nüks etmesine engel olmaktır.

4. Alternatif Tıp

alternatif tıp

Kimi hastalar bitkisel ilaçlar ile alternatif tıbbı tercih etmektedir. Alternatif tıbbın yararı olduğu gibi, bilinçsiz kullanıldığı durumda zararı da olmaktadır. Bu yüzden bu ilaçların kullanımı yan etkileri göz önünde bulundurulup uzman gözetimi altında olmalıdır.

Kemik Kanseri Tedavisinin Başarı Oranı

Tedavinin amacı hastanın hayatını ve uzvunu kurtarmaktır. Tedavi sonrası yaşam oranları tümörün cinsine, hastanın yaşına, kanserin yayılımına göre değişiklik gösterir. Osteosarkom veya Kondrosarkomlu hastalarda tedaviden 5 yıl sonra yaşama oranı %60-70 arasındadır.

Hastalığın tekrardan nüks etmemesi için tedavi sonrası düzenli aralıklarla klinik kontrole gidilmesi oldukça önemlidir. Kanserin tekrarlanmadığından emin olana dek takibe devam edilmelidir. Aynı zamanda kanserin tekrarı söz konusu ise, erken teşhis ile kanserin tedavisi mümkün olmaktadır. Kontroller dışında hasta tarafından fark edilen normal olmayan bulgular derhal doktora bildirilmelidir.

Son olarak bir diğer önemli nokta ise MORALDİR. Kemik kanseri tedavisi son derecede yıpratıcı bir süreçtir. Bu yüzden hastanın tedavi sırasında ve tedavi sonrasında rehabilite edilmesi, psikiyatrik açıdan desteklenmesi hem hasta hem de hasta yakınları için yaşam kalitesini arttıran önemli noktalardandır.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ