Kızamık

Kızamık

Kızamık, günümüzde çok yüksek oranlarda etkili olan aşılarına rağmen küçük çocuklarda görülen ölümlerin en sık görülen sebeplerinden biridir. Dünya Sağlık Örgütü’nün araştırmalarına göre 2015 yılında ortalama bir rakamla günde 370 çocuk kızamık sebebiyle hayatını kaybetmiştir. Dünya Sağlık Örgütü ve kurumsal sivil toplum kuruluşlarıyla beraber devletlerin sağlık politikaları ve aşılanma oranının artması neticesinde 2000 yılı ile 2015 yılı arasındaki kızamık kaynaklı ölümlerde %80’e varan düşüş gözlemlenmiştir. 2015 senesinde yapılan bu araştırmaya göre dünyadaki tüm çocukların %85’i ilk 1 yaşları içinde kızamık aşısı oluyor. Bu rakam 2000 yılında yalnızca %73 olarak ölçülmüştür. Yine aynı araştırmaya dayanarak paylaşılan verilerde 2000 ve 2015 yılları arasında kızamık aşısı sayesinde yaklaşık 20 milyon çocuğun kızamık yüzünden ölümü engellenmiştir.

Kızamık Nedir?

Kızamık hastalığı, bir virüsün sebep olduğu çok ciddi ve bulaşıcı bir hastalıktır. 80’li senelerde, yani kızamık aşısı yaygın bir biçimde kullanılmadan önce, her yıl 3 milyona yakın çocuğun ölümüne neden olan kızamık hastalığı yaygınlaşan aşı çözümlerine rağmen hala tüm dünyada küçük çocukların ölümündeki en önemli sebeplerden bir tanesi olarak gösterilmektedir. Özellikle 5 yaşın altındaki çocuklarda çok tehlikeli olan kızamık hastalığına sebep olan virüs paramiksovirüs adı verilen bir virüs ailesinden bir virüstür. Kızamık virüsü olarak da adlandırılabilecek bu virüs temas ya da hava yoluyla solunum aracılığıyla bulaşmaktadır. Bu virüs solunum yollarında ilerleyerek enfeksiyon halini alır ve vücuda yayılma gösterir. Kızamık insanlara has bir hastalıktır ve hayvanlarda görülen bir çeşidi bulunmamaktadır. Aşılamanın ve küresel sağlık alanında yapılan geliştirmelerin neticesinde 20 milyona yakın çocuk kızamık aşısı sayesinde ölümden kurtulmuştur. Kızamık sebebiyle ölüm oranları 2000 yılından 2015 yılına kadar %80 oranında azalmıştır. Bu bile kızamık aşısının ne kadar önemli olduğunu göstermeye fazlasıyla yeten bir bilgidir.

Kızamık Neden Olur?

Kızamık, aşırı bulaşıcı bir virüs yoluyla vücuda girer. Öksürme, hapşırma, yakın temas veya yine solunum yoluyla burun ve boğaz yollarında meydana gelebilecek enfeksiyonlarla bulaştığı bilinir. Virüs açık havada ya da enfekte ettiği yüzeylerde 2 saate kadar aktif kalmaktadır ve bulaşıcı özelliğini sürdürür. Kızamık adı verilen döküntüler başlamadan 4 gün önce ve bittikten 4 gün sonrasına kadar virüs bulaşıcı olma özelliğini korumaktadır. Kızamık salgınlarında sağlıklı beslenmeyen ve yetersiz beslenen çocuklarda ölüm görülebilir. Kızamık günümüz dünyasında gelişmiş ülkelerde hemen hemen hiç görülmeyen bir hastalık olmasına karşın gelişmekte olan ve gelişmemiş ülkelerde hala önemli bir hastalık ve enfeksiyon kaynağı olarak görülmektedir. Kızamık aşısı olmayan çocuklar, ölüm de dahil olmak üzere kızamık ve getirdikleriyle birlikte oldukça yüksek risk altında bulunmaktadır. Çocuklarla beraber kızamık aşısı olmayan hamile kadınlar için de kızamık hastalığı oldukça riskli bir hastalıktır. Kızamık hastalığına karşı bağışıklık çok önemlidir, aşıyla amaçlanan da kızamık virüsüne karşı bünyeye bağışıklık kazandırmaktır.

Kızamığın en yaygın olduğu bölgeler Afrika ve Asya kıtası olarak gösterilmektedir. Kızamığa bağlı çocuk ölümlerinin yüzde 95’i ekonomik ve sağlık açısından altyapısı güçlü olmayan ülkelerde görülmektedir. Kızamık salgınlarında doğal afetler ya da savaş yaşanan bölgeler ekstra riskli bölgelerdir çünkü bu gibi durumlarda sağlık sistemi ve sağlık hizmetleri zarar görmektedir. Kızamığa ve geliştirebileceği komplikasyonlarına karşı aşının önemi burada bir kez daha ortaya çıkmaktadır.

Kızamık Belirtileri Nelerdir?

Kızamık virüsü vücuda girdikten sonra 10-12 gün içinde yüksek ateş başlar ve 1 haftaya kadar sürmesi beklenir. Ateşle beraber burun akıntısı, gözlerde sulanma, yanak bölgesinde küçük beyaz lekeler gözlemlenir. Bu belirtilerden sonra genellikle yüz ve boyun bölgesinde kızamık adı verilen döküntüler meydana gelmeye başlar. 3-4 gün boyunca döküntü tüm vücuda yayılabilir. Döküntü vücuda yayıldıktan yaklaşık 1 hafta sonra döküntüler kaybolsa da döküntüler ortalama olarak virüs vücuda girip bünyeyi enfekte ettikten 7-18 gün arasında görülmektedir. Kızamığa bağlı ölümler genellikle kızamık hastalığına bağlı olarak yaşanan komplikasyonlardan dolayı yaşanmaktadır. Özellikle 5 yaşından daha küçük çocuklarda ve 20 yaşın üzerindeki kişilerde komplikasyon görülme olasılığı daha yüksektir. Oldukça ağır olabilecek bu komplikasyonlar arasında görme kaybı, ensefalit adı verilen ve beynin şişmesine neden olan bir enfeksiyon türü, çok şiddetli ve sulu ishal ve bunun neden olduğu aşırı su kaybı, kulak – burun – boğaz sisteminde meydana gelebilecek çeşitli enfeksiyonlar ve solunum yolu enfeksiyonları yer almaktadır. Kızamık virüsü bağışıklık sistemi zayıf kişilerde daha ağır geçmekte ve bu komplikasyonların bağışıklık sistemi zayıf kişilerde görülme olasılığı daha fazladır. Aynı zamanda bağışıklık sistemini etkileyen farklı rahatsızlıkları olan kişiler de risk grubundadır. Örneğin A vitamini eksikliği taşıyan kişiler veya HIV virüsüne bağlı olarak AIDS rahatsızlığı olan kişilerle yetersiz beslenen çocuklarda bu tarz problemlerin görülme oranı daha yüksektir. Beslenmede görülen yetersizlik sağlık hizmetlerinin zayıf olduğu toplumlarda daha sık görülen kızamığa bağlı ölümlerin yanı sıra hamilelik esnasında enfekte olarak kızamık hastalığı geçiren kişiler de risk grubundadır ve gebelikleriyle alakalı sorunlar yaşamaları olasıdır. Kızamık hastalığı bir kere atlatıldığında bir daha yaşanmayan bir hastalıktır, yani bağışıklık kazanıldıktan sonra (gerek aşı yoluyla, gerek hastalık atlatılarak) bir daha kızamık hastalığı yaşanmamaktadır.

Kızamık Tedavisi Nedir?

Kızamık hastalığına sebep olan virüs için spesifik bir tedavi mevcut değildir ve tedavi daha çok komplikasyonları önleme ve belirtileri yok etmeye dayalı olarak yürütülmektedir. Kızamığın sebep olduğu ciddi komplikasyonlar, düzenli ve yeterli beslenmeyle beraber yeterli sıvı tüketimi ve ayrıca Dünya Sağlık Örgütü’nün önerdiği oral rehidrasyon (su kaybını önleme) tedavisini içeren destekleyici bakım yöntemleri sayesinde önlenebilecek hususlardır. Bu öneri sayesinde kusma veya ishal ile kaybedilen sıvı ve önemli mineraller geri kazanılmaktadır. Kızamıkla beraber görülebilecek olan göz ve kulak, burun, boğaz enfeksiyonları ve solunum yolu rahatsızlıkları için de spesifik tedavi yöntemleri izlenir ve genellikle antibiyotik kullanımı uygulanmaktadır.

Gelişmemiş olan ülkelerde kızamık virüsüyle enfekte olan ve kızamık hastalığı geçirdiği tespit edilen çocuklar 1 gün arayla iki doz A vitamini takviyesi almalıdır. Bu sayede yeterli beslenen çocuklarda bile yaşanabilecek olan düşük A vitamini oranı düzeltilir ve ayrıca bu yöntem sayesinde olası görme kaybı riskinin de önüne geçilmiş olacaktır. Yapılan araştırmalarda A vitamini takviyesi yapılan çocukların kızamığa ve kızamığın komplikasyonlarına bağlı ölüm oranlarında %50 azalma gözlemlenmiştir. Çocuklara kızamık aşısı uygulaması dünyanın hemen her ülkesinde uygulansa da geri kalmış ülkeler için kızamık hala en riskli hastalıklardan biridir. Bu sebepten dolayı uluslararası yardım ve sağlık kuruluşlarının kampanyaları oldukça önem taşımaktadır. Kızamık aşısı hemen hemen 50 yıldır kullanılmakta ve güvenli bir aşı olarak bilinir. Üstelik hem etkili hem de ucuz bir aşıdır. Ortalama bir doz kızamık aşısı 1 Amerikan doları tutarında bir maliyete sahiptir.

Kızamık aşıları genellikle kızamıkçık ve kabakulak aşılarıyla beraber karma aşı olarak uygulanmaktadır. Tek kızamık aşısı veya kombine olarak aynı şekilde etki gösterir. Kızamık aşısının karma uygulandığı durumlarda adeta bir taşla iki kuş vurularak kızamıkçık ve kabakulak hastalıklarına karşı da önlem alınmış ve bağışıklık kazandırmak adına hayati bir önem atılmış olacaktır. 2015 senesinde dünyadaki tüm çocukların %85’i uygulanan sağlık politikaları sayesinde kızamık aşısı olmuştur.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ