MS Tedavisi

MS Tedavisi

Çoklu skleroz yani çoklu doku sertleşmesi anlamına gelen multiple sclerosis kısaca MS olarak bilinmektedir ve “emes” şeklinde de ifade edilmektedir. MS, merkezi sinir sistemini etkileyen bir otoimmün hastalıktır. MS hastalığında, merkezi sinir sistemi ve beyin, vücudun diğer kısımlarına mesaj gönderemez hale gelir yani iletişim kopukluğu yaşar.

MS hastalığı hakkında göreceli olarak fazla bilgi yoktur, fakat nedenleri ve olası tedavi seçenekleri hakkında araştırmalar hızla devam etmektedir.

Araştırmacılara göre MS hastalığı, vücut bağışıklık sisteminin miyelin dokularına hücum etmesi sonucu oluşmaktadır. Miyelin ise, sinir hücrelerini saran ve izole eden bir yapıdır. Miyelin aşındığında, sinir hücreleri ile merkezi sinir sistemi arasındaki iletişim kesintiye uğramaktadır. Bu durumda, vücuttaki bazı kısımlar, vücudun yaptığı her şeyi kontrol eden merkezi sinir sisteminden talimat alamaz hale gelmektedir. Hastalığın belirtileri ise, orta ya da şiddetli olmak üzere çok çeşitli yelpazede gözlenmektedir.

MS Türleri

MS hastalığının birkaç tane çeşidi bulunmaktadır;

Tekrarlayan-düzelen: Bu formdaki MS, zamanla tekrarlar ve düzelir. Belirtileri bir süre için şiddetli olabilirken sonradan yok olabilir. MS hastalarının yaklaşık % 85’inde hastalık başlangıcı bu şekilde gelişmektedir (Murray, T., ve diğ., 2013).

İkincil-ilerleyen: Hastalık ilk saldırısından sonra daha bilinçli şekilde ilerlemektedir. Bu tür MS hastalığı belirtilerinde sakinleşme gerçekleşmez. Yeni tedavi yöntemleri geliştirilmeden önce, bu tür MS hastalarının % 50’sinde hastalık ilerleme kaydetmiştir. Ancak yeni tedavilerin etkinliği tam olarak değerlendirilmiş değildir (Murray, T., ve diğ., 2013).

İlksel-ilerleyen: Bu tür MS hastalığı genellikle ileriki yaşlarda gelişmektedir. Bu hastalarda hastalık, inişler çıkışlar yapmadan, yavaş yavaş azalmaktadır.

Kademeli tekrarlayan: Bu tür emeste belirtiler ilk başta yavaş ilerlemekte fakat zamanla kötüleşmektedir.

MS öngörülemeyen bir hastalıktır. Bazı insanlarda başlangıçta krizler yaşanırken sonrasında yaşanmayabilir. Bazen de yaşlı insanlarda hastalık ilerlemesi tamamen durabilmektedir.

Oluşum Nedenleri

MS hastalığının neden oluştuğu bilinmemektedir. Ancak bilimsel veriler dört temel teori ile MS oluşumunu tetikleyen durumları açıklamaktadır;

Bağışıklık sistemi: Bağışıklık sisteminin miyelin dokularına saldırması nedeniyle hastalığın geliştiğine dair görüşler yaygındır. Ancak araştırıcılar bu saldırının doğal mı yoksa başka faktörlere bağlı olarak geliştiği mi konusunda bilgi sahibi değillerdir.

Çevresel faktörler ve beslenme: Ekvatora yakın coğrafyalarda hastalık gelişmesi durumu daha düşüktür. Çünkü, ekstra güneş ışığı ekstra D vitamini sağladığı için, vücutta MS riski düşmektedir. Ayrıca araştırmacılar, doymuş yağ oranı yüksek ya da balık yağı ve D vitamini oranı düşük beslenmenin hastalık oluşumu ile bağlantısını araştırmaktadırlar.

Genetik: Buna göre, birincil aile üyelerinde MS hastalığı görülmesi durumunda risk artmaktadır. Genel olarak hastalık gelişmesi olasılığı yüzde % 0.15 iken, kız kardeş, erkek kardeş, anne ya da babada MS olması durumunda olasılık % 4’e çıkmaktadır.

Enfeksiyonlar: Araştırmacılara göre, viral ya da bakteriyel enfeksiyonların yanı sıra diğer bazı patojenler bağışıklık sisteminin tepkisine sebep olarak, MS hastalığına neden olabilmektedir.

Tanı ve Testler

MS için kesin tanı yoktur. Doktorlar diğer hastalıkları eleyerek MS olup olmadığını belirleyebilirler. Bu belirleme işleminde uygulanan test ve analizler ise şu şekildedir;

Manyetik rezonans görüntülü tarama (EMAR): Bu cihaz, beyin ya da omurilik dokularının tanımlanmasına yardımcı olarak, miyelin kaybı olup olmadığını gösterebilmektedir.

Omurilikten su alınması: Omurga sıvısı vücudun bir bağışıklık tepkisi yaşayıp yaşamadığı hakkında ip uçları verebilir. Buna göre, omurilik sıvısında tespit edilen anormallikler hastalık varlığını belirtebilmektedir.

Uyandırılmış potansiyel testi: Bu testte beyine elektrik uyarısı gönderilmektedir. Böylece beynin nasıl tepki verdiği belirlenmiş olur.

Kan testleri: Kan testleri diğer hastalıkların belirlenip elenmesine yardımcı olur.

MS Tedavisi Nasıl Yapılır?

MS hastalığının çaresi yoktur, fakat çeşitli şekillerde tedavisi mümkündür. Ayrıca yeni araştırmalar ve yeni tedavi yöntemleri araştırılmaktadır.

1.İlaç Tedavisi

GTY_pouring_pills_into_hand_jt_140301_16x9_992

Uzun vadeli MS tedavisinde birçok ilaç kullanılmaktadır. Bu ilaçlar arasında, yeni geliştirilen ve vücudun bağışıklık tepkisini kontrol eden ilaçlar da bulunmaktadır. Tedavide kullanılan ilaçlar genellikle, iğne ya da damar içinden alınan ilaçlar şeklinde olmakla beraber hap formları da vardır. Hastalıkta atakların yaşandığı dönemlerde ise, kortikosteroidler ve plazma değişimi (plazmaferez) ilaçlar devreye girebilmektedir.

Çoğu reçetesiz ya da reçeteli ilaç, MS ile ilişkili çeşitli semptomların kontrol altına alınmasına yardımcı olmaktadır. Bu ilaçlar, anksiyete, kas spazmları, enfeksiyonlar ve idrar kesesi ile bağırsak problemleri gibi, MS ile ilgili sağlık sorunlarını hafifletmeye yardımcı olabilmektedir. MS tedavisinde kullanılan ilaçlar ise şu şekildedir;

  • Beta interferonlar: Bu ilaçlar MS tedavisinde kullanılan en yaygın ilaçlardır. Deri ya da kas altına enjekte edilerek uygulanan bu ilaçlar, hastalığın şiddetli şekilde nüksetmesini azaltmaya yardımcıdır. Yan etkileri, gribe benzemektedir.
  • Glatiramer asetat (Copaxone): Deri altına enjekte edilen bu ilaç, bağışıklık sisteminin bloke edilip, miyelinlere saldırmasını önler. Yan etkileri ise uygulanan bölgedeki ciltte kaşıntıdır.
  • Dimetil fumarat (Tecfidera): Günde iki kez alınan bu oral ilaçlar, hastalık nüksetmesini azaltır. Yan etkileri ise, kızarma, ishal, bulantı ve beyaz kan hücreleri sayısında azalmadır.
  • Fingolimod (Gilenya): Günde bir defa alınan bu ilaç, hasatlık nüksetme oranını azaltır. Fakat bu ilaç ilk defa alındıktan altı saat boyunca kalp atışlarında yavaşlama yaşattığı için, hasta takip edilmelidir. Diğer yan etkileri ise, baş ağrısı, yüksek kan basıncı ve bulanık görmedir.
  • Teriflunomid (Aubagio): Günde bir defa kullanılan bu ilaç nüksetme oranını azaltır, fakat karaciğere hasar verebilir, saç dökülmesine neden olabilir. Ayrıca gebe kadınlarda fetusa zarar verebilir.
  • Natalizumab (Tysabri): Kan dolaşımından beyin ve omuriliğe ulaşan ve potansiyel zarar verici olan bağışıklık hücrelerinin hareketini bloke eden bu ilaç, beyinde viral enfeksiyon oluşması riskini artırmaktadır.
  • Alemtuzumab (Lemtrada): Hastalık nüksetme oranını azaltan bu ilaç, enfeksiyon ve otoimmün hastalık riskini artırabilmektedir.
  • Mitoksantron: Bu ilaç bağışıklık bastırıcıdır, fakat kalp için zararlı olabilir ve tedavide oldukça kısıtlı şekilde kullanılmaktadır.

2.Fizik Tedavi

shoulder-exercise-band

Bir fizik tedavi uzmanı yardımı ile hastaya germe ve güçlendirme egzersizleri yaptırılmaktadır. Bu tedavi, MS ile ilişkili bacak kasları güçsüzlüğü ve yürüme bozukluğu gibi sorunların kontrol altına alınmasına yardımcı olabilmektedir.

Risk Faktörleri

Bazı risk faktörleri MS hastalığının gelişmesi riskini artırabilmektedir. Bunlar şu şekildedir;

  • Yaş: Hastalık herhangi bir yaşta gelişebilir, fakat 15 ile 60 yaş arasındaki insanları daha fazla etkilemektedir.
  • Cinsiyet: Hastalığın kadınlarda gelişmesi ihtimali erkeklerden iki kat daha fazladır.
  • Aile hastalık öyküsü: Ebeveynlerde ya da kardeşlerde MS hastalığı olan kişilerin hastalık riski daha yüksektir.
  • Bazı enfeksiyonlar: Çeşitli virüslerin hastalık riski ile ilişkisi bulunmaktadır. Bunlardan biri de, lenf bezlerinde şişkinlik şeklinde gelişen ve bulaşıcı bir viral hastalık olan enfeksiyöz mononükleoza sebep olan Epstein-Barr virüsüdür.
  • Irk: Beyaz ırk insanlarda, MS gelişmesi riski daha yüksektir. Buna göre, Kuzey Avrupa kökenli insanlarda hastalık gelişmesi riski, Asya, Afrikan ya da Yerli Amerikan kökenli insanlara göre daha yüksektir.
  • İklim: MS hastalığına ılıman ve soğuk iklim koşullarında yaşayan insanlarda daha sık rastlanmaktadır. Buna göre, Kanada, Amerika’nın kuzeyi, Yeni Zelanda, Avusturya’nın güneydoğusu ve Avrupa’da yaşayan insanlar için MS riski daha yüksek olabilmektedir.
  • Bazı otoimmün hastalıklar: Tiroid hastalıkları, tip 1 diyabet ya da iltihaplı bağırsak hastalığı olan kişilerde MS gelişmesi riski biraz daha olabilmektedir.
  • Sigara: Sigara içenlerde, içmeyenlere göre, tekrarlayan-düzelen MS riski daha yüksek olabilmektedir.

Komplikasyonlar

MS hastalığının yol açabileceği bazı sağlık sorunları şu şekildedir;

  • Kas sertleşmesi ya da kas spazmları,
  • Tipik olarak bacaklarda gelişen felç,
  • İdrar kesesi sorunları, bağırsak problemleri ya da cinsel fonksiyon sorunları,
  • Unutkanlık ya da ruhsal çalkalanmalar gibi zihinsel değişimler,
  • Depresyon,
  • Epilepsi.

Belirtiler

MS belirtileri kişiden kişiye değişkenlik göstermektedir ve yaygın olarak şu şekildedir;

  • Kol ve bacaklarda uyuşma ya da karıncalanma,
  • Yorgunluk,
  • Kas spazmları,
  • Bulanık görme,
  • İdrar kesesinde ya da bağırsaklarda kontrol kaybı,
  • Konsantrasyonda ya da düşünmede problemler,
  • Denge problemleri.

Alternatif Tedavi Yöntemleri

Çoğu MS hastası tedavinin yanı sıra, kas ağrıları ve yorgunluğun azalması için alternatif yöntemlere başvurmaktadır. Bu alternatif yöntemler; egzersiz, meditasyon, yoga, masaj, sağlıklı beslenme, akupunktur ve rahatlama teknikleri şeklindedir.

Amerikan Nöroloji Akademisi oral olarak kullanılan kenevir özünü, kas ağrılarının giderilmesi için uygun görmektedir. Fakat faydası yeterli olarak kanıtlanamadığı için, MS hastalığının diğer semptomları için önerilmemektedir. Diğer yandan, ginkgo biloba ve arı zehiri gibi bitkisel takviyeler ya da manyetik terapi gibi yöntemler MS tedavisi için önerilmemektedir.

Yaşam Stili ve Evsel Çareler

Aşağıda verilen yöntemler, MS hastalığının semptomlarının hafifletilmesine yardımcı olabilmektedir;

  • Bol bol dinlenmek,
  • Hafif ve orta düzeyde egzersiz yapmak,
  • Vücut sıcaklığı arttığında MS kötüye gittiği için, aşırı sıcak tutacak giysi ve aksesuarlardan kaçınmak,
  • Doymuş yağ oranı düşük fakat omega 3 yağ asiti (balık ve zeytinde bulunmaktadır) oranı yüksek olan gıdalarla beslenmek,
  • Dengeli beslenmek ve D vitamini bakımından zengin gıdalar tüketmek,
  • Olabildiğince stresten uzak durmak.
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ