Otizm

Otizm

Otizm Nedir ve Neden Olur ?

Otizm günümüzde her 110 çocuktan birinde görülmekte olan ve ne yazık ki pek çok ailenin zor zamanlar geçirmesine neden olan bir rahatsızlıktır. Ailelerin düzenini ve günlük yaşantısını oldukça zor bir duruma sokan bu rahatsızlığın yirminci yüzyılın ortalarına kadar bir adı bile yoktu. “Erken Çocuk Otizmi” olarak terimlendirilen bu rahatsızlık 1943 yılında Leo Kanner isimli bir doktor tarafından ortaya atıldı. Otizm rahatsızlığı bireyin ilk üç yaşı içerisinde ortaya çıkmaktadır ve ne yazık ki yaşam boyu devam etmektedir.

Otizmli bireylerde yaşam boyu devam eden sosyal etkileşim ve sözlü-sözsüz iletişimde problemler, tekrarlayıcı davranışlar ve kısıtlı ilgi alanları gözlenmektedir. Kısaca özetlemek gerekirse ise otizm karmaşık gelişimsel bir bozukluktur. Aynı şekilde Doktor Leo Kanner üzerinde çalıştığı 11 çocukta da iletişimde zorlanma, tekrarlayıcı alışkanlıklar ve değişikliklere aşırı tepki verme gibi belirtiler gördü. Daha sonrasında ise bu rahatsızlık bir terim olarak tıpta yerini aldı. Aynı dönemde araştırma yapmakta olan Hans Asperger de bugün Asperger sendromu olarak bilinen ve Otizmin bir alt seviyesi olan hastalığı tanımladı.

otizm

Bu rahatsızlık bir terim olarak kitaplarda yerini almış olsa da ne yazık ki halen bu hastalığa neyin sebep olduğu tam olarak bulunamamıştır. Ancak bu rahatsızlığa neden olabilecek birçok faktör olduğu tespit edilmiştir. Otizme neden olan sorunun beyin hücrelerinin farklı çalışması olduğu düşünülmektedir. Beyin hücreleri arasında bilgi alışverişini sağlayan kimyasal ileticilerdeki eksiklik veya fazlalığın bu duruma neden olma ihtimali yüksektir. Genetik, otizm üzerinde oldukça büyük bir etkiye sahiptir. Rahatsızlık kalıtsaldır ancak ne yazık ki kalıtsallığı oldukça karmaşık olduğu için rahatsızlığın kökenini takip etmek zordur.

Bu rahatsızlığa neden olan durum bireyin kökeninin çoklu gen etkileşimleri olabileceği gibi bir takım mutasyonlar da olabilir. Genetiğin büyük bir rol oynaması bize aynı zamanda otizmden rahatsız bir bireyin kardeşinde otizm rahatsızlığının görülme ihtimalinin normale kıyasla 50-100 kat daha fazla olduğunu göstermektedir. Hatta tek yumurta ikizlerinin ikisinde de rahatsızlık görülme olasılığı çift yumurta ikizlerine kıyasla çok daha fazladır. Ancak bu araştırmalar aynı zamanda bize bu rahatsızlığın sadece genetik ile alakalı olmadığını göstermektedir. Eğer sadece genetik etkili olsaydı tek yumurta ikizlerinde eğer bir çocuk rahatsız ise diğer kardeşin de kesinlikle aynı şekilde rahatsız olması gerekirdi. Bu ihtimal her ne kadar yüksek olsa da bazı durumlarda sadece kardeşlerden birinde bu rahatsızlık görülmektedir. Bu da bize bu hastalığın oluşumunda genetik dışında başka faktörlerin de rol oynadığını göstermektedir.

Bu faktörlerin doğum öncesi, doğum ve doğum sonrasında etkili olabildiği düşünülmektedir. Örneğin anne karnında geçirilen kızamıkçık hastalığının otizme neden olabileceği bilinmektedir. Ayrıca otizme yakınlığı olan çocukların doğum sırasında sorun yaşama ihtimalinin daha yüksek olduğu da bilinen gerçekler arasındadır.

Özetleyecek olursak otizm düşünüldüğünden daha karmaşık bir hastalıktır ve birçok faktörün rol oynaması ile ortaya çıkmaktadır.

Otizm rahatsızlığı erkek çocuklarda kızlara kıyasla 4 kat daha fazla görülmektedir. Ancak bu rahatsızlık kız çocuklarında genellikle daha ağır geçmektedir. Otizmli bireylerin yüzde 70’inde zeka geriliği görülmektedir. Kalan yüzde 30’luk dilim ise normal zeka seviyesine sahiptir ve hatta bu yüzde 30’luk dilimin yüzde 10’unda üstün zeka gözlemlenmektedir. Bu rahatsızlığın ağırlık derecesinde rahatsızlığa eşlik eden diğer rahatsızlıkların yanı sıra zeka düzeyi de önemli bir rol oynamaktadır. Bu rahatsızlığa eşlik eden hastalıklardan en bilinenleri dikkat eksikliği, hiperaktivite bozuklukları ve epilepsidir. Bu nedenle otizmli çocukların 0-14 yaş aralığında ve hatta ergenlik dönemlerinde epilepsi krizlerine dikkat edilmelidir.

Otizm Belirtileri Nelerdir?

otizm1

Otizm rahatsızlığı bireyin bebeklik döneminden itibaren başladığından bireyin bebeklik döneminden itibaren bazı belirtilere dikkat etmek gerekmektedir. BKKI Otizm Merkezi Direktörü Dr. Rebecca Landa yaptığı araştırmalar sonucunda 6-12 aylık bebeklerde dikkat edilmesi gereken belirtileri 10 madde halinde toplamış. Maddeleri sıralandırmak gerekirse:

  1. Kendisine bakan ve göz teması kuran kişilere nadiren gülümseme veya gülümsememe
  2. Çevresindeki insanların çıkardığı sesleri veya yaptığı hareketleri nadiren taklit etmeye çalışma
  3. Ses çıkarmada gecikme veya çok nadir ses çıkarma
  4. Altıncı aydan itibaren ismini duyduğunda herhangi bir tepki vermemek
  5. Göz teması kuramama
  6. Diğer bebeklere kıyasla çok nadir dikkat çekmeye çalışma
  7. El, ayak ve bacaklarda sertleşme, bileklerini olağan dışı çevirerek alışılmadık duruşlar sergilemek ve bunun gibi tekrarlayıcı davranışlar
  8. Bebeği kaldırmak için uzandığınızda onun size uzanmaması
  9. Yuvarlanma ve emekleme gibi hareketlerde zorlanmak ve motor gelişim geriliği
  10. 10. aydan itibaren el işaretleri ile iletişim kuramama

Bu rahatsızlık karşısında “bekleyip görelim” düşüncesiyle hareket etmemek gerekiyor. Eğer çocuğunuzda bu belirtileri gözlemliyorsanız ve otizmden şüpheleniyorsanız derhal teşhis konulması ve gerekli tedaviye başlanması için ilgili doktora başvurulması gerekiyor. Ne kadar erken teşhis konulursa çocuğun beyin gelişimine de o kadar erken müdahale edilebileceğinden erken teşhis hayati bir önem taşıyor.

Otizmin tam tedavisi ne yazık ki bulunamamıştır ve bu alandaki araştırmalar devam etmektedir. Ancak otizmli bireylerin gelişimini doğru bir şekilde sağlamak için uzmanlar tarafından çocuğun yetenekleri ve gereksinimleri göz önüne alınarak uygun bir eğitim programı hazırlanması hastalığın kontrol altında tutulabilmesi için oldukça önemlidir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ