Parkinsona İyi Gelen Yiyecekler

Parkinsona İyi Gelen Yiyecekler

Beynimizin substabsiya nigra adı verilen bölgesinde yoğun olmak üzere, belli alanlarda bulunan beyin hücreleri, dopamin denen maddeyi üretirler. Dopamin, substansiya nigra bölgesiyle ile vücut hareketlerini kontrol eden diğer beyin bölgeleri arasında mesajlar ileterek, hareketlerimizin birbiriyle uyumlu ve akıcı olmasını sağlar. Dopamin üreten hücrelerde ortaya çıkan bozulmalar ya da kayıplar sonucu yeterince dopamin üretilemezse, parkinson hastalığının hareketle ilgili olan (motor) belirtileri görülmeye başlar. Bunlar, özellikle dinlenme sırasında ve vücudun tek tarafında görülen istemsiz titremeler, kamburluk, uzuvlarda kasılmalardır. Bunlar dışında hareketle ilgili olmayan (motor olmayan) belirtileri de vardır; uykusuzluk, kabızlık, kaygı bozukluğu, depresyon gibi. Son yıllarda yapılan çalışmalarda parkinson belirtileri arasında yer alan koku duyusunda kayıpların, pek çok vakada motor belirtiler görülmeye başlamadan yıllar önce ortaya çıktığı anlaşılmıştır. Belirtiler her hastada farklılık gösterir. Çok belirleyici bir belirti olmasına rağmen, titreme her hastada görülmeyebilir. Ortalama olarak 60 yaş civarında görülür. Genetik yatkınlık sebebiyle, nadiren 30 yaş altı kişilerde de görülür. Titreme, hareketlerde yavaşlama, kollar, bacaklar ya da gövdede katılık ve düşmeye varabilen denge sorunlarından 2’sinin bir süredir var olması, doktorun parkinson teşhisi koyması için yeterlidir. Parkinson ilerleyen bir hastalıktır ama doğru tedavi ve düzenli kontrollerle, çoğu hasta yaşamını uzun yıllar, normal hayatını sürdürebilir.

Parkinsona İyi Gelen Yiyecekler

1. Taze Bakla

broad bean 2

Taze bakla, Parkinson hastalığının baş sorumlusu olan dopamin salgısının öncülü L-Dopa maddesinden çok yüksek miktarda ihtiva eder. L-Dopa maddesi beyinde dopamine çevrilir. Tek başına bir tedavi sağlamaz tabi ama ilaç tedavisine yardımcı olarak çok iyi sonuçlar verir. Parkinson ilaçlarındaki ve bakladaki etken madde aynı olduğu için miktarını iyi ayarlamak gerekir. Aksi taktirde yan etkileri daha fazla olacaktır. Etkisi geçici olmakla birlikte, hastalar ve yakınları için hayatı zorlaştıran belirtilerin olmadığı bu zaman dilimi çok değerlidir. Burada dikkat edilmesi gereken, baklayı alışılagelmiş şekilde yoğurtla değil, sade tüketmek. Çünkü protein ağırlıklı besinler ilaçların mideyi terk etmesini geciktirir ve beyindeki etkisini azaltır. Bu nedenle yoğurt gibi protein içeren besinleri ilaç saatlerinden en az 1,5 saat sonra yemek gerekir. Parkinson tedavisinde esas olan ilaç ve egzersiz tedavisidir. Doktorunuza danışmadan hiç bir yardımcı tedavi uygulamayı denemeyin.

2. Koenzim Q10 ( CoQ10 )

Coenzyme Q10 model

Son yıllarda yapılan bilimsel çalışmalar, koenzim Q10 adlı molekülün, neredeyse her derde deva olduğunu ortaya koymaktadır. Bir süredir, gençleştirici etkisiyle kozmetik sektöründe adını duyduğumuz bu enzim, her geçen gün başka bir faydası ile, farklı bir sektörde karşımıza çıkıyor. Doğal bir molekül olan CoQ10, en fazla kırmızı et, balık ve yumurtada bulunuyor. Ayrıca, badem gibi yağlı tohumlarda, ıspanak gibi yeşil yapraklı sebzelerde ve meyvelerde de doğal olarak bulunuyor. Bitkisel besinlerde en çok susam tohumu, çilek, portakal ve karnabaharda var. Çok güçlü bir antioksidan olan bu madde, hücreleri yaşlandıran etkileri ortadan kaldırıyor. Tansiyon, cilt sağlığı, vücudun kanserle mücadelesi üzerinde çok olumlu etkileri olmasının yanında, parkinson hastalığında da destekleyici tedavi olarak her geçen gün daha çok insan tarafından kullanılıyor. Bu mucizevi molekülü besinlerle, doğal yollardan almak en sağlıklısı elbette. Mavimsi meyveler (yaban mersini, siyah üzüm vb.) de hücre yaşlanması üzerinde olumlu etkiler gösterirler.Pek çok markanın CoQ10 tabletlerini, piyasada bulmak da mümkün. Ciddi bir yan etkisi bildirilmediği halde, doktor onayı almadan tablet kullanmayın.

3. Su

su-yarar

Parkinson hastalığının ilk belirtileri arasında bulunan kabızlık, çoğu zaman titreme ve hareketlerde yavaşlıktan önce görülmeye başlar. Çünkü hastalık, bağırsak kontolünü sağlayan otonom sinir sistemini de etkiler. Bu nedenle Parkinson hastaları günde en az 10 bardak su içmeliler. L-Dopa içeren ilaçlar 1 bardak suyla birlikte yutulmalı ve bir süre oda içinde dolaşılmalı.

4. Bitki Çayı

bitki çayları

Kabızlığı engellemek, dışkı sıklığını ve kıvamını ayarlamak için sıvı alımı çok önemlidir. Gün içinde içilecek en az 10 bardak suyun bir kısmı bitki çaylarına ayrılabilir. Meyve suları yerine meyvenin kendisini yemek de, posa alımı açısından fayda sağlayacaktır.

5. B12 Vitamini

B12-parkinson

Parkinson tedavisinde kullanılan L-Dopa ilaçları, B12 vitamin değerlerinde düşüşe sebep olurlar. Bu da başta hafıza problemleri olmak üzere, çeşitli sıkıntılara yol açar. B12 vitamin takviyesi ayda 1 kere enjeksiyon şeklinde yapılması daha etkilidir. B12 kaynağı olan hayvansal gıdalar, parkinson diyetinin önemli bir parçası olmalı. Fakat burada da dikkat edilmesi gereken husus, aynı zamanda protein kaynağı  olan hayvansal gıdalar ve parkinson ilaçlarının etkisini azaltabilirler. İlaç saatleri ve proteinli besinleri ne zaman yemeniz gerektiğine doktorunuz karar vermelidir.

6. Yağlı Tohumlar

nuts-q10

Bağırsakların çalışmasını sağlayan ve enerji veren, çoğunlukla kuru yemiş olarak tükettiğimiz yağlı tohumlar da, parkinson tedavisine yardımcı olabilir. Fakat yüksek protein içerikleri akıldan çıkarılmamalı ve hangilerinin, ne zaman kullanılacağına doktor tavsiyesiyle karar verilmelidir.

7. Kahve

kahve

Son yıllarda yapılan çalışmalar, kahvenin parkinson hastalığının oluşmasını engelleyebileceği yönünde olumlu veriler ortaya koymuştur. Henüz sebebi tam olarak bilinmese de, kahve içen insanlar arasında parkinson hastalığına yakalanma oranının üçte bir daha az olduğu görülmüştür.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ