Progesteron İçeren Besinler Nelerdir?

Progesteron İçeren Besinler Nelerdir?

Progesteron Nedir?

Progesteron, insan ve hayvanlarda, menstrüasyonu (adet döngüsü), gebelik sürecini ve embriyogenezi düzenleyen bir steroit hormonu türüdür. 21 karbonlu bir hormon olan progesteron, doğurganlığın artırılmasını etkileyen bir hormondur. Progesteron, her ne kadar dişilik ile ilgili bir hormon olarak görülse de, aslında erkekleri de etkileyen bir kimyasaldır. Öyle ki progesteron, erkeklerdeki testosteron seviyesinin düzenlenmesine yardımcı olmakla beraber, sperm sayısının dengelenmesine de katkı sağlamaktadır.

Progesteron Hormonunun Salgı Mekanizması

Vücut içinde, progesteron hormonunun salgılandığı bölgeler bu hormonun kaynağını teşkil etmektedir. Progesteron hormonunun salgılandığı bölgeler ise, adrenal bezler başta olmak üzere, eşeysel bezler bilhassa ovülasyon döneminden sonra “corpus luteum” bölgesi, beyin ve gebelik sürecinde de plasenta şeklindedir.

İki mens (adet) kanaması ortasında yani yaklaşık 14. günden sonra salgılanmaya başlayan progesteron, adet döneminin ikinci dönemi olarak adlandırılan luteal faz sırasında salgılanmaktadır.

Progesteron Hormonu ve Gebelik

Kadınlarda gebelik sırasında, daha fazla miktarlarda progesteron hormonu üretilmektedir. Corpus luteum ise, gebeliğin ilk 8 haftasında en fazla miktarda progesteron hormonu üretilen bölgedir. Gebeliğin 8. ve 12. haftalarında plasenta ve corpus luteum bölgesinde üretilen progesteron hormonu düzeyi birbirine çok yakındır. Gebeliğin 12. haftasından sonra, progesteron hormonu üretiminin en yüksek miktarlarda olduğu bölge ise plasentadır.

Plasenta, hammadde olarak anne kaynaklı kolesterol kullanmaktadır ve üretilen progesteronun büyük bir kısmı annenin kan dolaşımına girmekte fakat bir kısmı fetal dolaşıma girip orada fetal kortikosteroid üretimi için kullanılmaktadır. Gebeliğin sonuna doğru ise plasenta günde 250 mg progesteron üretmektedir.

Progesteron Hormonunun Fayda ve Görevleri

Özellikle kadın sağlığı açısından önemli fayda ve görevleri bulunan progesteron hormonu, rahim içi zarının (endometrium) kabarmasına ve salgılayıcı bir hal almasına yardımcı olmaktadır. Rahim (uterus) duvarının oluşup, kalınlaşmasına yardımcı olan progesteron hormonu aynı zamanda, ana rahminde döllenmiş olan yumurtanın rahim içinde kalmasını ve plasentanın embriyoyu desteklemesini sağlamaktadır. Bu doğrultuda progesteron hormonu, gebeliğin devam etmesini sağlamaktadır. Vücut ısısının artmasını sağlayan progesteron, adet döneminin gerçekleşmesi için gerekli bir hormondur ve östrojen hormonunun dengelenmesinde etkilidir.

Progesteron Hormonu Seviyesinde Yükselme ve Azalma

Progesteron hormonu vücutta şişkinlik ve sıvı birikmesi gibi durumların yaşanmasına neden olabilmektedir. Bunun nedeni ise, progesteron hormonunun düz kas dokularında gevşeme yapması ve bunun sonucunda da bağırsaklarda gaz oluşturmasıdır. Öte yandan, progesteron hormonu seviyesinin yüksek olması, hamile kalma ve gebeliği düşük yaşamaksızın devam ettirme ihtimalini artırmaktadır.

Birkaç kere düşük yaşamış olan kadınların, progesteron hormonu seviyeleri düşüktür. Yaş aldıkça miktarında azalma yaşanan progesteron hormonu, menopoz döneminde daha da azalmaktadır. Azalan progesteron hormonu seviyesi ise, kadınlarda menopoz semptomlarının artması ve erkeklerde de prostat kanseri riskinin artmasına neden olabilmektedir. Her ne kadar sentetik ilaçlar yardımı ile azalan progesteron seviyesini artırmak mümkün olsa da, bu gibi ilaçların yan etkisi olacağından dolayı, besinler yolu ile doğal şekilde progesteron ihtiyacını karşılamak daha sağlıklı olacaktır. Sağlıklı bir gebelik dönemi geçirmek için ise, hamilelik öncesi ve hamileliğin ilk 12 haftası içinde, beslenme alışkanlıklarını değiştirmek, progesteron hormonu seviyesinin ideal değerlere ulaşmasına yardımcı olacaktır.

Progesteron Hormonunun Kullanım Alanları

Progesteron hormonu, rahim ve rahim ağzı kanserlerinin tedavisinde, hormonal tedavi yöntemleri kapsamında  kullanılmaktadır. Rahim kanseri tedavisinde, progesteron hormonu kullanılarak % 9 ila % 40 oranında başarı sağlanabilmiştir.

Progesteron İçeren Besinler

Besinler progesteron hormonu içermemektedir fakat, bu hormonun salgılanması için vücuda bir uyarı gönderebilmektedirler. Doğada bulunan bazı sebze ve meyveler ile bir takım hayvansal kaynaklı besinler, vücuttaki progesteron hormonu üretiminin artmasına yardımcı olabilmektedir. Vücut içinde, progesteron hormonu seviyesinin yükselmesine yardımcı olan bu besinler, aşağıda listelendiği şekildedir;

1. Arginin ve E Vitamini İçeren Besinler:

E Vitamini İçeren Besinler

Japon bilim insanlarının yapmış oldukları araştırmalara göre, bazı besinler kadınlarda progesteron hormonu üretimini desteklemekte ve LPD (luteal faz yetmezliği) riskini azaltmaktadır. Yumurtalık Araştırma Dergisi’nin Ocak 2009 tarihli baskına göre, günlük E vitamini tüketen kadınların % 67’sinde, lutael faz progesteron seviyesinde artış gözlenmiştir. Yine aynı şekilde, günlük arginin ihtiyacını karşılayan kadınların % 71’inde de, luteal faz progesteron seviyesinde artışlar gözlenmiştir. E vitamini bakımından zengin besinler; buğday tohumu, ay çekirdeği, badem, fındık ve fıstık ile fıstık ezmesi şeklinde sıralanırken, arginin bakımından zengin besinler ise; az yağlı susam tohumu unu, şeker ilave edilmemiş jelatin ve kabak çekirdeği şeklinde listelenmiştir.

2. C Vitamini İçeren Besinler:

Grapefruits on a wooden table.

28 günlük adet döngüsü tamamlanmadan, 14. günden itibaren tekrar adet kanamasına neden olan luteal faz yetmezliği (LPD), Progesteron hormonu seviyesinde yaşanan azalmaya bağlı olarak gelişen bir kadın hastalığıdır. Ayrıca, vücutta fazla miktarda birikmiş olan serbest radikaller de, luteal faz yetmezliğine neden olabilmektedir. Serbest radikaller, sağlıklı hücrelerin zarar görmesine ve vücut fonksiyonlarının aksamasına da sebep olmaktadır. C vitamini gibi bazı antioksidanlar ise, serbest radikallarin nötralize edilmesine yardımcı olmaktadır. Böylece, progesteron hormonunun aksamasına neden olan faktörler ortadan kaldırılmış ve progesteron hormonu seviyesinin artması sağlanmış olmaktadır. C vitamini bakımından zengin besin kaynakları ise, portakal, greyfurt, domates suyu, brokoli, guava, kivi ve tatlı biber gibi besin kaynaklarından oluşmaktadır.

3. Fermente Soya:

blog-soya-sauce

Progesteron hormonu seviyesinde yaşanan azalma, menopoz sonrası döneminde oldukça fazla miktarda gerçekleşmektedir. Bundan dolayı da, menopoz dönemi sonrasında, uzun süreli semptomlar ve bazı sağlık sorunları yaşanabilmektedir. Yapılan bilimsel araştırmalara göre ise, fermente soya ve kaynatılmış ya da demlenmiş soya fasulyesi, vücuttaki progesteron hormonu seviyesinin artmasına yardımcı olmaktadır. Japon mutfağından Miso ve Natto ile Endonezya mutfağına ait Tempeh, fermente soya bakımından zengin yiyeceklerden bazılarıdır.

4. Ceviz:

walnuts-__Dionisvera_-_Fotolia_large

Tam bir vitamin ve mineral deposu olan ceviz, vücuttaki progesteron hormonu üretimini de düzenlemektedir. Çünkü ceviz, progesteron hormonunun dengeli şekilde salgılanmasını sağlayan steroller bakımından zengin bir besin kaynağıdır. Ayrıca ceviz, üreme sağlığını destekleyen ve koruyan, linoelik asit ile alfa linoleik asit de içermektedir. Bunlardan dolayı ceviz, hem progesteron hormonunun artırılması hem de üreme sağlığının desteklenmesi adına, faydalı bir kabuklu yemiş türüdür.

5. Bektaşi Üzümü (Amla):

indian-gooseberry

Bektaşi üzümü ya da diğer adı ile amla, progesteron hormonu seviyesinin korunmasında ve karaciğer işlevinin artırılmasında önemli bir role sahiptir. Karaciğerin yavaş ve az çalışması sonucu, kan plazmasındaki toksin maddeler filtre edilememektedir. Bu durum sonucunda ise, progesteron hormonu üretimi olumsuz yönde etkilenmektedir. Bektaşi üzümü ise, karaciğeri temizlemesinden dolayı, progesteron üretiminin dengelenmesine ve hatta kolesterol seviyesinin düzenlenmesine dahi destek olmaktadır.

6. Dere Otu:

dill

Güçlü bir antiseptik olan dere otu, genellikle yaraların tedavisinde ve enfaksiyonların engellenmesi amacı ile kullanılmaktadır. Diyabet tedavisinde dahi etkili olan dere otu, vücuttaki hormonların işlevleri üzerinde de etkilidir. Antioksidan bir ot olan dere otu, progesteron seviyesinin azalmasına neden olan serbest radikaller ile mücadele ederek, progesteron hormonu seviyesinin artmasına yardımcı olmaktadır.

7. Protein Bazlı Besinler:

grilled_chicken_89920267

Genellikle, tavuk, kırmızı et ya da kabuklu deniz hayvanları gibi hayvansal kaynaklı besinlerin içerdiği proteinler, progesteron hormonu seviyesinin artmasına yardımcı olabilmektedir. Fakat, bitkisel kökenli olmasına rağmen, soya fasulyesi ve soya sütü de, çok iyi birer protein kaynağı olan besinlerdir. Bu gibi, protein bakımından zengin olan besinler, vücuttaki progesteron hormonu seviyesinin artmasına katkı sağlamaktadır.

8. Lif İçeren Yeşil Sebzeler:

spinach-in-a-bowl-1260x840

Lif içeriği yüksek olan ve yeşil yapraklara sahip olan, ıspanak, hardal yaprağı ve karalahana gibi sebzeler, vücuttaki progesteron hormonu seviyesinin artırılmasına yardımcı olmaktadırlar.

9. Bazı Baharatlar:

turmeric

Bazı baharat türleri, diğer birçok faydasının yanı sıra, progesteron hormonu üretimini de desteklemektedirler. Özellikle de, zerdeçal, keklik otu ve kekik gibi taze baharatlar, vücuttaki progesteron üretimi için son derece etkili baharatlardır.

10. Progesteron Üretimini Destekleyen Diğer Besinler:

Tomato-on-cuttingboard

Progesteron hormonu salgılanması için gerekli doku ve organları uyaran diğer besinler ise, aşağıda sıralandığı şekildedir;

  • Domates (çiğ olarak),
  • Avokado,
  • Ay çekirdeği,
  • Kabuklu kuru yemişler,
  • Yabani yam (wild yam).

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ