Retinopati

Retinopati

Şeker hastalığından kaynaklanan görme kaybının en sık rastlanan sebebi diyabetik retinopati hastalığıdır. Birçok kişide görülen diyabet, insülin salınımı ya da insülin etkisinin yetersiz olması sonucunda kan şekeri değerlerinin artması ile ortaya çıkan bir hastalıktır. Diyabet özellikle gözün retina ya da ağ tabakasında yer alan kılcal damarları olumsuz bir şekilde etkileyerek, sistematik çalışmasını ve işlevini tamamen bozmaktadır. Bu durumda da görme kaybı ortaya çıkmaktadır. Şeker hastalığından kaynaklanan retina bozukluklarına diyabetik retinopati hastalığı denilmektedir.

Şeker hastalarında, genç bireylerde ergenlik çağından itibaren, otuz yaşından sonra ortaya çıkan bireylerde ise teşhis konulduğu anda göz muayenesi yaptırılması gerekmektedir. Şeker hastalarında retina tabakası normal işlevine devam edebiliyorsa yılda sadece bir kere muayene yapılması yeterli olmaktadır. Retinopati hastalığının başlaması durumda ise hastalığın takip süresi üç ya da dört ayda bir olmalıdır.

Retinopati Neden Olur?

1248853_620x410

Diyabetik retinopati hastalığının ortaya çıkmasındaki en önemli faktör şeker hastalığının süresidir. Özellikle diyabet hastalığının teşhisi konulduğu andan itibaren on yıllık süre sonunda retinopati hastalığının görülme riski bulunmaktadır. Tip 1 ya da insüline bağımlı olan genç diyabetik hastalarda ergenlik çağından sonra retinopati hastalığının görülme sıklığı yaşa bağlı olarak değişmektedir.

Diyabetik retinopati hastalığı kan şekeri değerlerinin artması ya da azalmasından kaynaklanan bir hastalıktır. Kan şekeri değerlerinin sürekli düzensiz bir hale gelmesi, ani olarak kan şekerinin artması ya da azalması, retina tabakasının bozulması, hastalığın ilerlemesinde başlı başına bir sebeptir. Hamilelik, kan değerlerinin yüksek olması, hipertansiyon ve böbrek hastalığı retinopati hastalığının daha ağır bir hale gelmesine neden olan diğer sebepler arasında yer almaktadır.

Şeker hastalığı retina tabakasında yer alan kılcal damarların yapısını bozmaktadır ve böylece insan vücudunda bulunan hücrelerin yok olmasına neden olarak, damar geçirgenliğinin bozulmasına, sıvı nokta bölgesinde yer alan sıvı ya da yağlı maddelerin birikmesine neden olmaktadır. Aynı zamanda insan vücudunda yer alan kılcal damarların tıkanmasına neden olarak beslenemeyen kısımların meydana gelmesine sebep olur. Gözlerde yer alan retina tabakasında kendi kendine kanayabilme özelliğine sahip olan yeni damarlar ortaya çıkmaktadır. Retina tabakasının içinde ya da önünde meydana gelen kanamaların gözün arka kısmında yer alan boşluğa sızma riski bulunmaktadır. Retina tabakasında damarlı zarlar ortaya çıkmaktadır ve bunun sonucunda görme kayıpları, ağrılı göz tansiyonu yükselmeleri meydana gelmektedir.

Şeker hastalarının vücut yapısı, şekeri uygun bir şekilde kullanamamaktadır. Şeker hastalarında yer alan yüksek kan şekeri seviyesi gözün arka kısmında bulunan ve aynı zamanda görme işlevini gerçekleştiren sinir tabakasındaki kan damarlarına hasar vermektedir. Bu tür hasara neden olan diyabetik retinopati hastalığıdır.

Retinopati Hastalığının Tedavisi

lazer-goz-ameliyati

İnsan vücudunun en hassas organlarından biri olan gözün içindeki hastalıktan kaynaklanan birtakım değişiklikleri tespit ve kontrol etmenin en sağlıklı yolu düzenli bir şekilde göz kontrolü yaptırmaktadır. Göz doktorunuz, hastalığın etkileri henüz yayılmadan farkına vararak gözünüzü tedaviye hazır hale getirebilir. Göz doktorunuz birtakım damlalar aracılığı ile göz bebeğinizin büyümesini sağlayarak, gerekli olan özel cihazlarla gözünüzün içini değerlendirebilir. Aynı zamanda doktorunuz; diyabetik retinopati hastalığını tespit etmesi durumunda, tedaviye gerek olup olmadığını değerlendirerek özel bir ilaç aracılığı ile film çekebilir. Göz doktorunuz bu tedaviye başlamadan önce kolunuzdan sarı renkte bir ilaç verebilir. Özel bir cihaz yardımı ile gözden geçerek, göz dibi alanının fotoğraflarını çekmesi gerekebilir. Bu uygulama ile retinopati hastalığının gözünüze vermiş olduğu zararlı etkinin oranına bakılır ve hangi tedavinin uygulanması gerektiğinin kararına varılır.

Retinopati hastalığının en iyi tedavi şekli olabildiğince kısa bir sürede hastalığın ilerlemesinin önüne geçerek, hastalığın gelişimini durdurmaktır. Bu hastalığın tedavisinde, insan vücudunda bulunan kan şekerinin daima kontrol altına tuttuğunuz zaman uzun bir süre görme kaybı riskinin de önüne geçmiş olursunuz. Yüksek kan basıncı ya da böbreklerinizle ilgili farklı bir sorununuz varsa, bu hastalıkların da tedavisinin yapılması gerekmektedir.

Argon Lazer Tedavisi

Retinopati hastalığında uygulanan bir başka tedavi yöntemi ise argon lazer tedavisidir. Retinopati hastalığının aşamalarında yer alan makula ödemi, proliferatif diabetik retinopatisi ve neovasküler glokomu gibi sorunları olan kişilere lazer tedavisi önerilerek, tedavi sürecine başlanır. Retinopati hastalığında yer alan makula ödemi hasarını gidermek için sıvı sızıntısını azaltmak amacı ile lazer, makula kısmının yakınında bulunan hasarlı hale gelmiş olan retina tabakasına odaklanır. Argon lazer tedavisinin temel amacı daha fazla görme kaybının önüne geçmektir. Eğer görme kaybı makula ödemine bağlı ise, görme kaybının geri dönüşü mümkün olmamaktadır ama çok nadir olarak bazı hastalarda görüş artışı olabilmektedir. Argon lazer tedavisi sonrasında bazı hastalar görme kısmında lazer spotlarını görebilirler ama bu cisim ilerleyen zamanlarda daha çok soluk bir hale gelir ama kaybolmama riski de bulunmaktadır. Argon lazer tedavisini bazen bir hastaya birden çok uygulamak gerekebilir.

Lazer tedavisinde temel amaç mevcut olan görme oranının devam etmesine yardımcı olmaktır ama retinopati hastalığının tamamen iyileşmesini sağlamaz. Her zaman için görme kaybı süreci durdurulamayabilir. Argon lazer tedavisinde retinopati hastaları sadece normal muayene koltuğuna oturtturulur. Hastanın uyutulması ya da iğne yapılması söz konusu değildir. Ancak hastaya birkaç damla göz damlası sürülür. Argon lazer operasyonu birkaç seans haline yapılmaktadır ve her bir seans on, on beş dakika sürmektedir. Tedavi ile hastaların kötü gidişatı varsa önlenir. Görme alanında daralma ya da görme kaybının çok az oranda azalması haricinde çok ciddi bir yan etkisi bulunmamaktadır.

Vitrektomi Tedavisi

İleri derecede proliferatif diabetik retinopati hastalığında vitrektomi tedavisi gerekli olabilir. Vitrektomi tedavisi bir mikrocerrahi girişimdir ve ameliyathane ortamında yapılmaktadır. Vitrektomi operasyonu sırasında içerisinde kan dolu olan vitre cihazı alınır ve temiz bir solüsyon ile değiştirilir. Bu tedavi şekli doktor tarafından planlanmadan önce, kanın kendini temizleme özelliğinin hala aktif olup olmadığını gözlemlemek için hastayı birkaç ay bekletir. Vitrektomi tedavi yönteminde, hastalık sonucunda ortaya çıkan anormal damarların alınması sebebi ile daha sonraki zamanlarda oluşma ihtimali bulunan kanamalar da önlenir. Göz organında yer alan retina tabakası yerinden ayrılmış olduğu için vitrektomi operasyonu sırasında onarılmaktadır. Böyle bir durumunda operasyonun erken bir zaman içerisinde yapılması gerekmektedir, çünkü makülarda yer alan çarpıklık ya da traksiyonel retina dekolmanı kalıcı görme kaybına neden olabilir. Maküla bölgesine kadar uzun süre kırışık ya da yerinden ayrı durursa görme kaybı riski o kadar fazla olmaktadır.

Retinopati hastalığına sahip olan bireylerin hastalık nedeni ile ortaya çıkan görme kaybının önemli bir kısmı önlenebilmektedir. Retinopati hastalığına sahip olan bireyler, hastalığın erken tanı ve tedavisinde, hastalığın büyük bir kısmının tedavi edildiğine şahit olmaktadır. Ancak bu hastalığa sahip olan bazı hastaların bir kısmının ciddi görme sorunu riski bulunmaktadır. Düzenli bir şekilde kan şekerinizi kontrol ettirip, göz muayenesi yaptırdığınız zaman görme kaybının önemli bir kısmını atlatırsınız. Retinopati hastalığında hastalığın düzenli olarak kontrol edilmesi gerekmektedir. Kan şekeri seviyesinde ortaya çıkan artma ya da azalma hastaları olumsuz bir şekilde etkilemektedir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ