Rujun Zararları

Rujun Zararları

Güzelliği arttırmak ve çekici olabilmek için başlanan bir alışkanlık olan ruj, zamanla kimileri için günlük bir aktiviteye dönüşerek yüzü yıkadıktan sonra yapılması gereken işler listesinde yerini almıştır. Evden çıkmadan önce sürülüp gün boyunca defalarca tazelenen rujla ilgili ne kadar bilgiye sahipsiniz?

Rujun İçeriğinde Hangi Maddeler Var?ruj

Sabahtan akşama kadar dudağınızın üzerinde yer alan ruj, bazen yiyecek ve içeceklerle bazen de dudaklarınızı yalarken sanki emziğinize batırılmış bal gibi yavaş yavaş sindirim sisteminize dahil olmaktadır. Kilonuzu kontrol etmek ya da bozuk besinler yememek için nasıl dikkat ediyorsanız, günün belki de 18 saati boyunca dudağınızdan midenize doğru akan rujun içeriğine de dikkat etmeniz gerekmektedir. Özellikle de normal standartlarda makyaj yapan, çok süslü olmayan bir kadının hayatı boyunca 3-4 kilogram ruj yediği kanıtlanmış durumdayken…

  • Dudakların pürüzsüz ve ıslak görünmesi, nemli olması için rujun içeriğine serebrositin adı verilen sığır veya domuz sinir sistemi hücresi katılmaktadır.
  • Hint yağı ve Hint yağı türevleri de rujun içeriğinde bulunmaktadır. Ayrıca bitkisel yağlar, mineral yağlar, kakao ve lanonin de hinyağı dışında rujun içeriğinde bulunan diğer yağlardandır.
  • E012, C.I.19140, C.I.45430 ve benzeri çeşitli kimyasal renklendiriciler ruja rengi verebilmek için kullanılmaktadır.
  • Kırmızı rujlara kırmızı rengin verilebilmesi için ruja kırmız böceği (cochineal) ezilerek katılmaktadır.
  • İnci özlü olarak piyasaya sunulan ve dudaklarda parıltılı bir görüntü oluşturan rujlar, ringa balığı gibi parlayan balıkların pullarından üretilen içeriğin rujun içeriğine katılması ile parıltılı görünümünü kazanmaktadır.
  • Nemlendirici özelliği olan rujlar bu özelliğini E vitamini, jojoba yağı ve shea yağı kullanımı ile kazanmaktadır.
  • Pek çok rujun içeriğinde pancar özü, aloe vera, papatya yağı ve zerdeçal özü bulunmaktadır.
  • Rujların içeriğinin büyük bölümünü balmumu oluşturmaktadır. Kaliteli olan rujlarda, Carnauba adı verilen Brezilya’ya özgü palmiye ağaçlarından üretilen balmumu çeşididir. Daha ucuz balmumu alternatifi ile kadelilla adı verilen balmumudur. Hangi balmumu türü olursa olsun; içeriğinde parafin bulunmaktadır.
  • Birçok rujun içeriğinde kurşun kullanılabilmektedir.
  • Bazı rujların içeriğinde katrandan elde edilen boyalar kullanılmaktadır. Kömür katranından elde edilen en bilindik renklendirici Red 40’tır. Bunun dışında stronsiyum, alüminyum, baryum ve potasyumdan elde edilen renklendiricilerin kullanıldığı rujlar da piyasada bulunmaktadır.
  • Sentetik esans içeren yapay kokulu rujlar piyasada bol miktarda bulunmaktadır.

Rujun Zararlarıruj

Rujun içeriğinde bulunan balmumu, bitkisel özlü olmasına rağmen üretim aşamasında içeriğinde parafin katılmaktadır. Parafin nemlendiricilerin ve vazelinin hammaddesi olarak kullanıldığında bile cildin hava alması engellediğinden ve de cilt yüzeyinden emildiğinden birçok probleme sebep olmaktadır. Ruj ile sindirim sistemine kolayca dahil olabilen parafin lenf bezlerinde, karaciğerde ve böbreklerde birikme yapmaktadır. Zaman içerisinde kalp sorunları yaşanmasına sebep olan parafin masum bir madde değildir. Hammaddesi petrol olan parafin, doğmuş hidrokarbonlardan oluşan katı bir maddedir ve de suda çözünmemektedir. Sadece eterde, katranda, benzende, petrol yağlarında ve de alkolde çözünebilmektedir. Dolayısı ile birikim yaptığı vücut yüzde 70’i su olduğundan atılabilmesi imkansızdır.

Parafinin bir diğer özelliği de, besin maddelerinin dişlere yapışmasına neden olması ve de bu şekilde diş üzerinde kalan yiyeceklerin bakterilere uygun ortam oluşturmasını sağlamasıdır. Ağızımızda kalan besin artıkları ile beslenen bakteriler, ortama asit bırakarak diş minesini zayıflatmaktadırlar. Sonuç olarak da dişin mine tabakası erimekte ve de diş çürümektedir. Ayrıca yiyecek artıklarının ve de bakterilerin olmadığı diş yüzeylerinde de parafin diş minesinde çatlaklar oluşturmaktadır. Bu çatlaklar da dişlerin çürümesini kolaylaştırmaktadır.

dudak-mkle6

Kurşun içeren rujların ağızdan sindirim sistemine dahil olması sonucunda, kısırlık meydana gelebilmektedir. Bunun dışında davranış bozukluğu ve öğrenme yetisinin azalması gözlenebilmekte, anemi ortaya çıkabilmektedir.

Red 40 adlı katrandan üretilen renklendiricinin ruj ile yutulması, mide bulantısı ile baş ağrısına ve cilt tahrişine sebep olabilmektedir. Diğer renklendirici elementlerin renklendirici olarak kullanıldığı rujlar da cilt tahrişine neden olabilmektedir.

Sentetik esansların rujun karışımında kullanılması, dudakların çatlamasına ve kurumasına, dermatite sebep olabilmektedir. Bu sebeple yapay kokuların varlığını hissettiğiniz rujları satın almamalısınız.

Çok kaliteli olmayan rujların içeriğinde renklerin tonunu tutturabilmek için üreticiler ağır metaller kullanmaktadırlar. İçeriğinde krom bulunan rujların kullanılması ve de yutulması sonucunda mide kanseri oluşmaktadır. Kadminyum elementini içeren rujların kullanımında ise, akciğer kanseri görülmektedir. Ayrıca sürekli ruj kullanımının boğaz kanserine sebep olduğu da bilinmektedir.

İçeriğinde alüminyum olan rujlar Alzheimer için etken olurken, manganez içeren rujlar ise hafızayı etkilemekte ve de ani ruh hali değişikliklerine sebep olmaktadır.

Kalıcı özelliği ile ünlenen bazı rujlar içerikleri sebebiyle kalp ve kas hastalıkları, romatizma, alerji gibi sağlık problemlerinin nedeni olmaktadır.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ