Saçkıran Tedavisi

Saçkıran Tedavisi

Saçkıran, bağışıklık sisteminin bir yanlışlık sonucu saç foliküllerini düşman kabul ederek saldırması ile oluşan saç kaybı durumudur. Foliküllerde oluşan hasar genellikle kalıcı değildir. Uzmanlar tarafından yapılan tüm araştırmalara rağmen, neden bağışıklık sisteminin saç foliküllerine saldırdığı halen keşfedilememiştir.

Saçkıran genellikle 20 yaş altındaki gençlerde yaygın olarak meydana gelmektedir. Ancak çocuklarda veya yetişkinlerde herhangi bir yaşta oluşabilecek bir durumdur. Kadınlarda ve erkeklerde saçkıran oluşma olasılığı birbirine eşittir.

Saçkıran hastalığı, bir tutam saçın dökülmesi ile başlar. Sonuç olarak ise kafa derisi üzerinde tamamen yuvarlak ve düz bir alan oluşur. Bazı durumlarda ise herhangi bir döküntü meydana gelmeksizin, saçlarda incelme meydana gelir.

Saçkıran ile birlikte saç kaybı oluştuğu zaman genellikle birkaç ay içerisinde kaybolan saçlar geriye gelmektedir. Tekrar çıkan saçlar genellikle aynı renkte ve yapıda olmasına rağmen, bazen beyaz renkli saçların çıkması da muhtemeldir. Ayrıca saçkırana yakalanan insanların yüzde 10’luk kısmında da yeniden saç oluşumu gözlenmemektedir.

Saçkıran Neden Olur?

Çoğu insan günde 50-100 arası saç teli kaybı yaşamaktadır. Ancak kaybolan saçların yerine yeni saçların çıkması aynı zamanda gerçekleştiği için, kafa derisi üzerindeki bu incelmeler genellikle fark edilmez. Saç kaybı ise saç büyüme ve saç kaybı döngüsünde bozulmalar meydana geldiğinde veya saç folikülleri yok edilip, yerini yara dokuların aldığı durumda yaşanır.

Saç kaybına neden olan etmenler tam olarak anlaşılamamıştır. Ancak bu durum genellikle aşağıdaki maddeler ile bağdaştırılmaktadır. Bunlar ise;

  • Aile geçmişi içerisinde kalıtım yolu ile aktarılma
  • Çeşitli dönemlerde hormonlarda meydana gelen değişimler
  • Medikal yani sağlık durumlarının oluşması
  • Kullanılan veya kullanılmış ilaçların etkisi ile saçkıran hastalığının oluştuğu tahmin edilmektedir.

Saçkıranın en yaygın olarak meydana geldiği durum kalıtsal şartlardır. Bu durum aşama aşama ve tahmin edilebilir bir şekilde oluşmaktadır. Erkeklerde saçsız bölgelerin artması, bayanlarda ise saçlarda incelmeler meydana gelmesi şeklinde gerçekleşir. Kalıtsallık ayrıca, hangi yaşta saç dökülmesinin başladığını, saç kaybı oranını ve kelliğin artmasını etkilemektedir.

Hormonal değişikliklerden kaynaklanan saçkıran ise, genellikle menopoz, çocuk doğumu ve hamilelik durumlarında meydana gelen geçici saç kaybı olarak ifade edilebilir. Hormonlarda meydana gelen değişimler tiroid bezini etkilemekte ve tiroid bezi de saç dökülmesine sebep olmaktadır. Ayrıca bu durumun dışında pek çok cilt düzensizlikleri saçkırana etki etmektedir.

Kanser, depresyon, doğum kontrol, kalp problemleri ve yüksek kan basıncı için kullanılan birtakım ilaçlar saç kaybına sebep olabilmektedir. Ayrıca aşırı miktarda A vitamini alımı da saçkıran oluşmasına neden olur.

Saçkıran oluşmasına etki eden diğer durumlar ise kafa üzerinde radyasyon tedavisinin uygulanması, fiziksel veya duygusal şok gibi tetikleyici etmenler ve belirli saç tipleri ile kullanılan tedavi yöntemleridir. Radyasyon terapisinde yeniden saç oluşmayabilir. Tetikleyici etkilerde oluşan saç kaybı geçici olmasına rağmen, saç üzerine uygulanan çeşitli işlemler saçkıranın kalıcı olmasına neden olabilir.

Saçkıran Belirtileri Nelerdir?

Saç kaybına sebep olan etmene göre, pek çok şekilde fark edilebilir hale gelir. Saçkıran aniden oluşabildiği gibi aşama aşama da meydana gelebilir ve tüm vücut üzerinde sadece saç derisini etkiler. Bazı tipteki saç kayıpları geçici ve diğerleri kalıcıdır. Saçkıranın işaretleri ve belirtileri ise;

  • En yaygın olarak meydana gelen saç kaybı, hem kadınları hem de erkekleri yaşlandıkça etkilemektedir. İlk olarak ön kısımlardaki saçlar azalmaya başlar. Kadınlarda da benzer şekilde, ancak saçlarda incelme yolu ile meydana gelir.
  • Bazı insanlarda ise yuvarlak, düz ve bozuk para büyüklüğünde saçsız noktalar oluşur. Bu tip bir saç kaybı ise sadece kafa derisini etkiler. Ancak bazı zamanlar kaşlarda ve sakallarda da meydana gelebilir. Nadiren de olsa saçlar ve kıllar döküldükçe kaşıntılı ve acılı bir hal alabilir.
  • Fiziksel veya duygusal şok saç kaybının olması ise saç kaybına neden olan belirtiler arasındadır. Saçınızı hafifçe tutup çektiğinizde, elinize bir miktar saç geliyorsa bu durum saç dökülmesine işarettir.
  • Kanser hastalığı için yapılan kemoterapi gibi birtakım medikal tedaviler ve bazı durumlar vücudun tüm kısımlarındaki kılların dökülmesine neden olabilir.

Saçkıran Risk Faktörleri Nelerdir?

Birtakım faktörler saçkıran riskini arttırıcı yönde etkiler gösterir. Bunlar ise;

  • Aile geçmişi içerisinde saçkıran rahatsızlığının bulunması
  • İlerleyen yaşta saçkıran riskini arttırmakta
  • Beslenme şartları oldukça zayıf ve yetersiz olan kişilerin saçkıran olma olasılığı artmakta
  • Diyabet gibi belli başlı medikal durumlara sahip olmak
  • Gündelik hayat içerisinde karşılaşılan zorluklara karşı stres altında bulunmak saçkıran riskini arttıran faktörler arasında sayılabilmektedir.

Saçkıran Teşhisi Nasıl Yapılır?

Teşhis işlemi yapmadan önce doktorunuz tarafından medikal geçmişiniz ve ailenizin saçkıran geçmişi hakkında birtakım sorular sorulacak ve çeşitli fiziksel testler yapılacaktır. Uygulanan testler arasında;

  • Kan testi: Saç kaybının altında yatan tiroid hastalıkları gibi, medikal şartları ön plana çıkarmada kullanılan bir testtir.
  • Çekme testi: Doktorunuz tarafından saçlarınızın nazikçe çekilmesi ile yaklaşık kaç adet saçın koptuğu belirlenmek üzere gerçekleştirilen bir testtir. Böylece saç dökülmesinin hangi aşamada olduğu belirlenmiş olur.
  • Saç derisi biyopsisi: Doktorunuz cildinizden ve saç köklerinizin bulunduğu saçlardan bir kısmını alarak inceleme yapar. Bu test ile enfeksiyona sebep olan etmen belirlenmeye çalışılır.
  • Işık mikroskobu: Kesilmiş olan saçları incelemek için doktor tarafından özel bir cihaz kullanılır. Mikroskop ise saç dokusunda bulunan olası düzensizlikleri ön plana çıkarır.

Saçkıran Tedavisi Nasıl Yapılır?

Saçkıran için etkili tedavi yöntemleri bulunmaktadır. Ancak bazı saç kayıpları kalıcıdır. Saçkıran için tedavi koşulları ilaç, ameliyat, lazer terapisi ve peruk ya da saç parçalarını kapsamaktadır. En iyi sonucu elde edebilmek için kimi zaman bu yöntemleri kombine etmek gerekebilir.

1.İlaç Tedavisi

Pills3

Eğer saç kaybının altında yatan sebep bir hastalık ise bu hastalığın tedavisi gereklidir. Prednisone gibi ilaçlar kullanılarak iltihap ve bağışıklık sistemi bastırılabilir. Ancak kullandığınız ilaçlar saç kaybına neden oluyorsa, o ilaçları en azından 3 aylığına kullanmayı bırakmalısınız. Minoxidil isimli köpük veya sıvı halde bulunabilen ilacı kafa derinize günde 2 kez sürerek saçların büyümesini sağlayabilir ve saç dökülmesini önleyebilirsiniz. Bir diğer ilaç ise Finasteride’dir. Bu ise sadece erkeklerin kullanabileceği bir ilaçtır.

2.Ameliyat

n2

En yaygın olarak meydana gelen saç kaybı, kafanın tepe kısmını etkilemektedir. Saç ektirme veya yenileme ameliyatları, geriye kalan saçların çoğuna etki eder. Bu aşamada ameliyat işlemi, ince cilt tabakasını alarak, arka ve yan taraflardan saç alarak olmayan yerlere ekilmesiyle gerçekleşir.

3.Lazer Terapisi

n3

Kellik tedavisinde hem erkeklerde hem de kadınlarda kullanılan düşük seviye bir lazer cihazı aktif olarak kullanılmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü tarafından da onaylı olan bu ürün 128 erkek ve 141 bayan üzerinde test edilerek saç kaybında genel bir azalış ve saç tellerinde kalınlaşma meydana gelmiştir. Yapılan testlerde herhangi bir yan etki tespit edilmemiş ancak uzun süreli kullanımlarda halen birtakım testlere ihtiyaç duyulmaktadır.

4.Peruk veya Saç Parçaları

n4

Eğer kullanılan tedavi yöntemleri işe yaramaz ise alternatif olarak peruk veya saç parçaları kullanma yoluna gidebilirsiniz. Bu durum geçici ve kalıcı saç kayıpları için ortak olarak kullanılabilmektedir. Kaliteli peruk veya saç parçalarının kullanılması ile doğal saç görüntüsü elde edebilirsiniz.

Saç dökülmesini önlemek için doğal olarak dengeli bir diyete sahip olmalı, at kuyruğu gibi sıkı saç tiplerinden kaçınmalı, yıkarken veya kurularken saçlarınıza kibar davranmalı ve sert tedavi işlemlerinden kaçınmalısınız.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ