Şeker Hastalarına İmplant Yapılır mı?

Şeker Hastalarına İmplant Yapılır mı?

Şeker hastalığı kişilerde dokuların iyileşmesini geciktiren bir faktör olup, enfeksiyonun normal kişilere göre vücuda daha kolay yayıldığı ve daha zor iyileştirilebildiği bilinen bir rahatsızlıktır. Bu sebeple şeker hastası olan kişiler birçok cerrahi müdahale için riskli grupta yer almaktadırlar.

Şeker Hastalığı (Diyabet) Nedir?

Vücudumuz aldığımız besinlerden önce ya da sonra kanda bulunan şekeri sürekli dengede tutmaktadır. Bu denge pankreasımızdan salgılanan hormonlar aracılığı ile sağlanmaktadır. İnsulin hormonu kanda bulunan şekerin vücut tarafından belirlenen değerin üzerindeki kısmını dokulara, kaslara ve karaciğere gönderirken, glukagon hormonu da açlık durumunda karaciğerde depolanan şekerin kana geçmesini sağlamaktadır. Ancak diyabete yakalanan hastalarda çeşitli nedenlerle ya pankreas insülin üretemez ya da insülin işini yapamaz. Dolayısı ile yüksek miktarda şeker (glikoz) kanda kalır ve yüksek oranda kanda bulunan glikoz çeşitli sağlık sorunlarına yol açar.

Şeker Hastalığının Türleri Nelerdir?ŞEKER HASTALIĞI NEDENLERİ

Tip 1 Diyabet: 1. Tür şeker hastalığı, pankreasın kendi bağışıklık sistemi hücreleriyle insülin üreten hücreleri öldürmesi sonucunda oluşan bir rahatsızlıktır. Bu rahatsızlığın nedeni tam olarak bilinememekle birlikte, genetik bağlantısının olduğu bilinmektedir. Bu tip diyabete yakalanan hastaların, yaşayabilmeleri için her gün gereken oranda insülini vücutlarına insülin iğnesi veya insülin pompası ile almaları gerekmektedir.

Tip 1 diyabete yakalanmanın yaşam biçimi ile herhangi bir ilgisi bulunmamaktadır. Ancak bu hastalığın denetim altına alınabilmesi için sağlıklı bir yaşam biçiminin benimsenmesi gerekmektedir. Günümüz koşullarında hastalığın önlenebilmesi için veya tamamen tedavisi için araştırmalar devam etse de, bir sonuç alınamamıştır.

Tip 2 Diyabet: 2. Tür şeker hastalığı, şeker hastaları arasında görülen en yaygın türdür. 2. tip diyabet kişilerin genetik yapıları ile ilgili olmamakla beraber, sağlıksız yaşam biçiminden kaynaklanmaktadır. Özellikle göbek bölgesinde yağlanmanın çok olduğu elma tipi vücuttaki kişilerde,  anormal kan yağları olan ve yüksek tansiyon hastalığına sahip bireylerde görülmektedir. Herhangi bir yaş sınırı bulunmayan ve de çocuklarda bile görülebilen bu rahatsızlık,  kişilerin insüline karşı dirençli olmalarından kaynaklanmaktadır. Bu hastalarda pankreas gerektiği gibi çalışabilmekte ve de insülin üretebilmektedir; ancak insülin gerektiği gibi işlevini yerine getiremez ve pankreas daha çok çalışır. Sonuçta pankreasın kapasitesi kişiye yetecek düzeyde insülin üretmeye yetmez ve de kandaki glikoz düzeyi normal kan değerlerinin üzerine çıkar.

Sigara içmek, kolesterol, tansiyon, kilo, fiziksel aktivite düzeyi, beslenme kalitesi gibi etkenler kişinin 2. tür şeker hastalığına yakalanıp yakalanmamasını etkileyen faktörlerdir. Sağlıklı bir yaşam biçimi ile bu hastalığa yakalanma riski taşıyan kişiler, hastalanmayı mümkün olduğunca geciktirebilirler.

Şeker Hastalığının Belirtileri Nelerdir?

  1. Tip şeker hastalığı genellikle çok hızlı bir şekilde teşhis edilirken; 2. Tip şeker hastalığı başka rahatsızlıklarla karıştırıldığından tespiti uzun sürebilmektedir. Yaygın olan şeker hastalığı belirtileri şunlardır:
  • Baş dönmesi
  • Açıklanamayan kilo kaybı
  • Bacaklarda veya ayaklarda ağrı ya da karıncalanma
  • Normalden çok daha fazla susamak
  • Kronik hale gelen baş ağrıları
  • Sebepsiz kaşınmak, cilt enfeksiyonları ve kızarıklıklar
  • Sürekli aç hissetmek, iştahın açılması
  • Değişkenlik gösteren ruh hali
  • Kiloda meydana gelen sebepsiz değişiklikler
  • Özellikle geceleri başta olmak üzere tuvalete çok gitmek
  • Kesiklerin ve yaraların normalden çok daha yavaş iyileşmesi
  • Kendini sürekli yorgun ve halsiz hissetmek, çabuk yorulmak
  • Bazen bulanık görmek
  • Ciltte kuruluk meydana gelmesi
  • Nefesin aseton gibi kokması

Şeker Hastalarında Hangi Rahatsızlıklar Görülebilir?

Şeker kan ile beraber vücudun bütün organlarını gezdiğinden, bedenin hemen hemen her yerinde tahribata sebep olabilmektedir. Özellikle beyin, böbrek, kalp, gözler ve ayaklar yüksek kan şekerinden çok hızlı şekilde etkilenen organlardır. Ayrıca şeker kan ile birlikte damarlar içerisinde dolaştığından, damarlarda da hasar meydana gelmektedir. Damarlarda meydana gelen hasar sonucu yeterli miktarda kan doku ve organlara ulaşamayacağından, kalp krizi, felç, körlük, kangren, görme bozuklukları, hipertansiyon ve damar tıkanıklığı gibi rahatsızlıklar da oluşabilmektedir.

İmplant (Diş Ekme) Nedir?implant-nedir

Herhangi bir nedenden dolayı dişler kaybedildiğinde, uygulanabilecek birkaç tedavi çeşidi vardır.  Bu tedavi çeşitleri implant, kaplama, köprü veya damak protezler olarak sıralanabilir. Ancak tüm bu tedavi türleri karşılaştırıldığında, implant tedavisi kullanım bakımından en kolay olanı olduğu gibi doğala en yakın görüntü ve fonksiyonu sağlayan tedavi olması sebebiyle de öne çıkmaktadır.

İmplantlar kişinin kaybedilen dişlerinin yerine aynı fonksiyonu ve görünüşü sağlamak amacıyla kişinin çene kemiği içerisine yerleştirilen yapay diş kökleridir. Titanyumdan yapılan implantlar çeşitli görünüşlerde olmakla birlikte, genellikle vida şeklinde olanları tercih edilmektedir.

İmplant diş hekimi muayenesinde bazen genel anestezi uygulanarak kişinin çenesine yerleştirilmektedir. Uygulamanın gerçekleştirilebilmesi için kişinin implantı taşıyabilecek kemik yapısının olması ve de diş etlerinin sağlıklı olması gerekmektedir. Uygulamanın başarısını doğru çapta ve dizaynda implantı tercih etme, tedavi ortamının sterilizasyonu, hekimin tecrübesi, hastanın kemik durumu ve var olan diğer rahatsızlıkları da etkilemektedir. Hastanın genel sağlık durumu iyi olduğu sürece implant uygulamasında bir yaş sınırlaması olmamakla beraber, 18 yaşının altındaki bireylere uygulanması kemik gelişimi bitmediğinden tercih edilmemektedir.

İmplant yerleştirildikten sonra iyileşme ve dokuyla kaynaşma dönemi olduğundan 3 ile 6 ay kadar sürebilen bir zaman dilimi boyunca implantın üzerine protez yerleştirilememektedir. Ancak geçici bir protezle fonksiyon kaybının oluşmaması sağlanmaktadır.

İmplantın iyileşmesi sürecinde enfeksiyon ve alerji gibi vakalarla karşılaşılabileceği gibi, protez yerleştirildikten sonra ağız içi hijyene yeterli önem verilmediğinde de orijinal dişlerde olduğu gibi iltihaplanmalar görülebilmektedir. Sigara kullanımı implantların kemik dokuyla kaynaşmasını geciktirmekte ve de enfeksiyon riskini arttırmaktadır.

İmplantlar genellikle ömür boyu garantili olarak piyasaya sunulmaktadır. Ancak hastanın sağlık durumu sebebiyle veya yeterli hijyenin sağlanmaması gibi durumlar implantın ömrünü kısaltabilmektedir.

Şeker Hastalarına İmplant Yapılabilir mi?diş implantı

Yapılan araştırmalara göre şeker hastalarının diş eti hastalıklarına yakalanma ihtimali, normal insanlara oranla çok daha yüksektir. Diş eti rahatsızlıkları zamanında kontrol altına alınıp tedavi edilmediğinde, dişlerin kaybına yol açan önemli rahatsızlıklardır. Şeker hastalarının tüm enfeksiyonlarda olduğu gibi, diş eti rahatsızlıklarında da kandaki şeker seviyelerinin kontrolü zorlaşacağından ağız sağlığını ihmal etmemeleri gerekmektedir.

Şeker hastaları bunu mutlaka diş hekimlerine söylemelilerdir. Her altı ayda bir düzenli olarak hem genel kontrol, hem de diş temizliği amaçlı diş hekimlerini ziyaret etmeleri şeker hastalığının kontrolü açısından da önemlidir. Diş eti hastalıklarının şeker hastalığını daha kötü hale getirdiği bilinmekte ve de diş eti hastalığına yakalanan şeker hastalarının insülin ihtiyacı artmaktadır. Diş eti hastalıklarının tedavisi sonucunda, kan şekeri değerlerindeki iniş çıkış azalmaktadır.

Şeker hastalarının implant tedavisi hususunda riskli grupta yer alıp almaması, hastalığının hekim kontrolü altında olup olmamasına bağlıdır. Eğer hasta hekim kontrolü altındaysa, ilaçlarını/ iğnelerini düzenli olarak kullanıyorsa implant uygulamasında sakınca görülmemektedir. Ancak vidalı diş uygulanması hususunda uygulama öncesi ve sonrasında hem hekimin hem de hastanın son derece dikkatli olması gerekmektedir. Cerrahi alan şeker hastalarında son derece küçük tutulmakla birlikte, lazer destekli dikişsiz implant uygulaması da şeker hastaları için uygun bir teknolojidir. Lazer destekli dikişsiz implant uygulaması sayesinde herhangi bir kanama olmaz ve de iyileşme çok daha kısa sürede gerçekleştirilebilir.

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ