Şekeri Bırakınca Hayatınızda Meydana Gelecek 7 Müthiş Değişim!

Şekeri Bırakınca Hayatınızda Meydana Gelecek 7 Müthiş Değişim!

Evet, şeker hem lezzetli hem de enerji verici bir besindir. Fakat aynı zamanda bel ölçüsü ve beyin sağlığı için oldukça tehlikelidir. Şeker sadece diş çürümesi gibi bariz sorunlara neden olmakla kalmayıp, bozuk beyin fonksiyonları, depresyon, anksiyete, kanser ve kalp hastalıkları gibi ciddi problemlere neden olur.

Bildiğiniz üzere şeker tüketimi yalnızca çayla sınırlı değildir. Özellikle işlenmiş gıdalarda, ekmek, makarna, cips gibi sıkça tükettiğimiz besinlerde bol miktarda şeker bulunur. Nişasta yapıdaki bu besinler vücutta parçalanarak temel şeker yapısına dönüştürülür. Bu da saf glikoz tüketimiyle anı etkilere sebep olur. Daha sağlıklı bir yaşam için şekeri hayatınızdan çıkarmak sizin önemli bir başlangıç olacaktır.

Peki, şekeri bırakınca vücutta neler olur? İşte şeker tüketiminden vazgeçince hayatınıza meydana gelecek 7 müthiş değişim:

1.Yaşlanma süreci yavaşlar

1. Yaşlanma süreci yavaşlar

Şekerin sizi yaşlandırdığını biliyor muydunuz? Glikasyon olarak bilinen bu süreçte şeker, vücutta kolajen yapıya bağlanır ve iltihaba neden olur. Kollajen ve elastin cilde esneklik, gençlik veren proteinlerdir. Cilt önce kuru ve mat görünmeye başlar. Daha sonra esnekliğini yitirir ve kırışıklıklar baş gösterir. Kısacası şeker tüketimi yaşlanma sürecini hızlandıran bir faktördür. O halde glikasyon sürecini yavaşlatmak için şeker kullanımını bırakmamız gerekiyor. Basit karbonhidratların tüketimini azalttığınızda dahi cildinizdeki değişimi hemen fark edeceksiniz.

2.Kilo vermeyi sağlar

2. Kilo vermeyi sağlar

Küçük bir değişiklikle bel bölgesindeki yağlardan kurtulmak ne harika olurdu! Şekeri hayatınızdan çıkararak bunu başarabilirsiniz. Eşit kalori seviyelerinde düşük şekerli karbonhidrat ve düşük yağ içeren iki diyet programının karşılaştırıldığı bir bilimsel çalışma; düşük şekerli karbonhidrat içeren diyet programı ile gün içinde 325 kalori daha fazla yakıldığını ortaya koymuştur. Öte yandan früktoz içeren diyetlerin kilo almaya ve obeziteye davetiye çıkardığı bilinmektedir.

Kandaki fazla şeker enerji olarak kullanılmadığında yağ olarak depolanır. Bununla birlikte gelişen insülin direnci açlığı tetikler. Böylece çok çabuk acıktığınız bir döngünün içinde bulursunuz kendinizi. İşte tam da bu nedenlerden kilo kontrolünde ilk adım şekeri hayatınızdan çıkarmaktır.

3.Şeker açlığına elveda

3. Şeker açlığına elveda

Henüz tatlı yemişken, 1-2 saat sonra çikolata yemenin planlarını yapıyorsanız, şekerin kokain bağımlılığından farksız olan etkisi altındasınız demektir. Birçoğumuzun düşündüğünün aksine şeker ve unlu yiyecekler tüketme isteği duygusal durumlarla ilgili değildir. Dr. Mark Hyman; bu durumun hormon ve sinir hücrelerinin kontrolünde olan biyolojik bir bozukluk olduğunu söylüyor. Şekeri bir anda tamamen bırakmak zor geliyorsa bunu yavaş yavaş yapmayı deneyebilirsiniz. Örneğin; çaya 3 küp şeker atarken 1 küp şekerle yetinmeyi deneyin. Şekeri tamamen bıraktığınızda tekrar şekerli çay içmek istemeyeceksiniz.

4.Bebek gibi uyku

4. Bebek gibi uyku

Yüksek kan şekeri uykusuzluk sorununun önde gelen nedenlerinden biridir. Özellikle uykuya hazırlanırken karbonhidrat tüketmek tüm gece uykusuz kalmanıza neden olur. Bunun temelinde yatan sebep yemek yemenin hormonlar üzerindeki dalgalanmalarıdır. Bununla birlikte sindirimi de etkileyen şeker tüketimi şişkinlik nedeniyle sizi uykunuzda bile rahat bırakmaz. Gece illaki bir şeyler yemek isterseniz yulaf ezmesi gibi kepekli atıştırmalıkları deneyin. Yulaf ezmesi hem kan şekerinde büyük dalgalanmalar yaratmaz hem de kandaki serotonin miktarını arttırarak beynin kolayca uykuya geçmesini sağlar. Bebek gibi bir uyku için şekerden uzak durun.

5.Hastalık riski azalır

5. Hastalık riski azalır

Vücutta biriken iltihaplar astım, alerji, kalp hastalığı ve hatta kanser gibi ciddi sağlık problemlerini tetikler. Normal sınırların dışına çıkan iltihap miktarının en büyük sorumlusu şeker ve işlenmiş karbonhidratlar içeren kötü beslenme düzenidir. Vücuttaki iltihabı serbest bırakmakla görevli haberciler yani ‘sitokinler’ çok sık tükettiğimiz beyaz ekmek, patates kızartması hatta gazlı içeceklerde bile bulunur. Bu besinler yerine tam tahıllı ürünler tüketmek sitokin üretimini azaltır. Asidik etki gösteren şeker ve unlu gıdaları yoğun olarak tüketen kişilerde diyabet, artrit ve iltihap kaynaklı başka hastalıklara yakalanma riski daha fazladır. Vücudunuzdaki iltihaplardan kurtulmak ve muhtemel hastalıklardan korunmak için beslenme alışkanlığınızı biraz değiştirmeniz gerekiyor. O halde; şeker ve basit karbonhidratlar yerine sebze, meyve ve kompleks karbonhidratlar tüketmelisiniz.

6.Bitmeyen enerji

6. Bitmeyen enerji

Gecenin 3’ünde uyanıp şeker açlığı mı hissediyorsunuz? Böyle zamlarda bir bardak kola ya da ekstra tatlı latte içmeyi aklınızdan bile geçirmeyin. Evet, şekerli içecekler size anında enerji verir. Fakat bu enerji kısa süre içinde bitecek ve tekrar açlık hissedeceksiniz. Genelde bu açlık hissi sizi şekerli besinlere bağımlı hale getirir. O anda bir şey yemezseniz kendinizi çok gergin ya da bayılacak gibi hissedersiniz.

Şekerli besinler çok çabuk parçalandığından kandaki şeker miktarını bir anda arttırır. Bu sırada beyin oreksin üretmeyi durdurur. Oreksin; beyindeki duygu uyarılarından sorumlu nöropeptidtir. Genellikle öğle aralarında şekerli besinler tükettiğinizde öğleden sonra odaklanmada problem yaşarsınız. Bununla ilgili fareler üzerinde yapılan bir çalışmada şeker ağırlıklı besinler verilen farelerin obez olmakla kalmayıp hareket etkinliklerini de ciddi oranda azalttıkları tespit edilmiştir. Yani şeker tüketmek tembelleştiriyor! Vücudunuzun ana enerji kaynağı olarak şeker ve basit karbonhidratlar yerine sağlıklı yağ ve kompleks karbonhidratları seçerseniz enerjiniz gün boyu tükenmez!

7.Kendinizi iyi hissedersiniz

7. Kendinizi iyi hissedersiniz

Şekerli besinler tüketmenin size daha iyi hissettireceğini düşünebilirsiniz. Ancak durum tam tersidir. İngiliz bir psikiyatrik araştırmacı diyet ve ruh sağlığı arasındaki ilişkiyi ortaya koymak için yaptığı analizlerde; yüksek şeker tüketiminin depresyon ve şizofreni riskini arttırdığını ortaya koymuştur. Bu konuyla ilgili yapılmış birçok bilimsel çalışma sonucu şekeri bırakmanın kesinlikle daha iyi hissettirdiğini destekler niteliktedir. Tatlı besinler yemek istediğinizde çilek veya muz gibi meyveler tüketebilirsiniz. Böylece vitamin ve minerallerle şekerin en sağlıklı halini tercih etmiş olursunuz.

Siz de şekersiz yaşama merhaba dediğinizde, kısa süre içinde hayatınızdaki müthiş değişimleri fark edeceksiniz.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ