Şizofreni Tedavisi

Şizofreni Tedavisi

Şizofreni, insanların gerçeği yorumlama yetisini anormal şekilde etkileyen bir beyin hastalığıdır. Şizofreni, halüsinasyonlar, sanrılar ve son derece karışık düşünce ile davranışlar yaşanmasına yol açmaktadır. Sanılanın aksine şizofreni, bölünmüş bir kişilik ya da çoklu kişilik bozukluğu değildir. Şizofreni kelimesi, “bölünmüş zihin” anlamına gelmektedir, fakat her zamanki duygu ve düşünce dengesinin bozulması anlamındadır. Şizofreni, ömür boyu tedavi gerektiren kronik bir durumdur.

Oluşum Nedenleri

Şizofreninin nedeni tam olarak bilinmemektedir, fakat yapılan araştırmalara göre, hem genetik hem de çevresel faktörlerin birlikte şizofreninin gelişmesine neden olduğu düşünülmektedir. Ayrıca, beyinde doğal şekilde bulunan, dopamin ve glutamat gibi nörotransmitter beyin kimyasalları ile ilgili sorunların da şizofreniye neden olduğu düşünülmektedir.

Yapılan beyin görüntülüme çalışmaları ise, şizofreni hastalarının merkezi sinir sistemlerinde ve beyin yapılarında farklılıklar geliştiğini göstermektedir. Araştırmacılar bu farklılıkların anlamını çözememiş olsalar dahi, şizofreninin bir beyin hastalığı olduğu konusunda hem fikirlerdir.

Tanı ve Testler

Doktor şizofreniden şüphelendiğinde, hastanın tıbbi ve psikiyatrik öyküsünü sormaktadır. Bunun dışında fiziksel muayene dahil olmak üzere, tıbbi ve psikolojik testler de yapmaktadır. Bunlar şu şekildedir;

  • Tam kan sayımı (CBC)
  • Manyetik rezonans görüntülü tarama (EMAR) ya da bilgisayarlı tomografi taraması
  • Bir uzman yardımıyla hastanın; ruh hali, hezeyan ve kuruntuları, sanrıları (halüsinasyon), madde kullanımı ve potansiyeli, intihar düşüncesi olup olmadığı gibi düşünsel yapısının tanımlanmaya çalışılması.

Şizofreninin tanılanması için bazı kriterler bulunmaktadır. Buna göre şizofren tanısının konulabilmesi için, aşağıda verilen semptomlardan en az iki tanesinin bir aylık periyot içinde yaşanılması ve altı aylık dönemde de mevcut olan bozuklukların bazı seviyelerde olması gerekmektedir;

  • Hezeyanlar, kuruntular
  • Sanrılar
  • Konuşma bozuklukları
  • Aşırı derecede davranışsal bozukluklar
  • Bir dizi koma benzeri ve tuhaf şaşkınlık halleri ile aşırı hareketlilik
  • Yeteneklerde azalma ve normal şekilde çalışma yeteneği eksikliği.

Bu belirtilerden, hezeyanlar, sanrılar ve dağınık konuşmalardan en az biri hastada olmalıdır.

Şizofreni Tedavisi Nasıl Yapılır?

Şizofreni, semptomları sakinleşse dahi, hayat boyu tedavi gerektirmektedir. Fakat, ilaç ve psikososyal tedavi yardımı ile hastalık kontrol altına alınabilmektedir. Semptomların şiddetlendiği zamanlarda ve kriz dönemlerinde ise hastanın, hastanede tedavi altına alınması gerekebilir. Çünkü, güvenlik, doğru beslenme, yeterli uyku ve temel hijyenin sağlanması gibi unsurlar hastanede çok daha sağlıklı şekilde gerçekleştirilmektedir. Deneyimli bir psikiyatrist yardımı ile yürütülen şizofreni tedavisinde, psikolog, sosyal hizmet uzmanı ve psikiyatri hemşiresi de aktif şekilde rol almaktadır. Şizofreni tedavisinde ilaç ve psikolojik terapiler uygulanmaktadır.

1.İlaç Tedavisi

1263812.large

İlaçlar şizofreni tedavisinin temel taşıdır. Fakat şizofren ilaçlarının, nadiren de olsa ciddi yan etkileri bulunduğu için, hastalar ilaç kullanmak istemeyebilir. Şizofreni tedavisinde yaygın şekilde kullanılan reçeteli ilaçlar antipsikotik ilaçlardır. Bu ilaçlar, beyindeki dopamin ve serotonin gibi beyin nörotransmitörlerinin etkisiyle, semptomları kontrol altına almaktadır. Hastanın ilaçlara karşı direnci var ise, ilaçlar hap formu yerine enjektöre formunda kullanılmaktadır.

Tipik olmayan (atipik) antipsikotikler: Bu yeni nesil ilaçlar, daha az yan etkisi bulunduğu için, gelenekselleşmiş ilaçlara göre daha fazla tercih edilmektedir ve şu şekildedir;

  • Aripiprazol (Abilify),
  • Asenapin (Saphris),
  • Klozapin (Leponex’in),
  • İloperidon (Fanapt),
  • Lurasidon (Latuda),
  • Olanzapin (Zyprexa),
  • Paliperidon (Invega),
  • Ketiapin (Seroquel),
  • Risperidon (Risperdal),
  • Ziprasidon (Geodon).

Bu ilaçlar ve yan etkileri hakkında doktordan bilgi alınması unutulmamalıdır.

Tipik antipsikotikler: Bu ilaçlar ilk üretilen ilaçlardan oluşmaktadır ve nörolojik sorunlar ile hareket bozukluğu (tardif diskinezi) gibi geri dönüşü olmayan yan etkileri vardır. Gelenekselleşmiş antipsikotikler şu şekildedir;

  • Klorpromazin,
  • Flufenazin,
  • Haloperidol (Haldol),
  • Perfenazin

Daha eskiden geliştirilmiş olan bu ilaçlar genellikle yeni nesil (atipik) ilaçlara göre daha ucuzdur. Tüm antipsikotik ilaçlar tedavilerinde hedef, mümkün olan en düşük dozlarla, semptomları kontrol altına almaktır. Öte yandan, antidepresan ya da anti-anksiyete ilaçları da yardımcı olabilmektedir.

2.Psikososyal Tedavi

terapia-tercera-generacion-torrelodones_0

Psikososyal tedavi, ilaç tedavisi devam ederken uygulanmaktadır. Psikolojik ve sosyal (psiko-sosyal) müdahaleler önemli olacaktır. Buna göre, psiko-sosyal tedavilerin kapsamı şu şekildedir;

  • Bireysel tedavi: Stresle başa çıkmayı öğrenme ve hastalığın erken uyarı işaretlerinin nüksetmesi halinde tespit edilmesi, hastaların kendi kendine hastalık yönetimi sağlamasına yardımcı olacaktır.
  • Sosyal beceri eğitimi: Böylece iletişim ve sosyal etkileşim geliştirilmiş olunur.
  • Aile terapisi: Aile terapisi, şizofreni hastası olan ailelere destek ve eğitim sunmaktadır.
  • Mesleki rehabilitasyon ve istihdam desteklemesi: Şizofreni hastalarına iş ve meslek edindirmeyi hedeflemektedir.

Belirtiler

Şizofreni belirtileri erkeklerde 20’li yaşların başlarında ortaya çıkarken, kadınlarda ise 20’li yaşların sonlarında ortaya çıkmaktadır. Çocuklar ve 45 yaşından büyük kişiler için şizofreni tanısı nadir olarak konulmaktadır.
Zihinsel (düşünsel), davranışsal ve duygusal bir dizi sorunun yaşanmasına neden olan şizofreni belirtileri çok çeşitli şekillerde gelişebilmektedir. Bu doğrultuda, şizofreni belirtileri şu şekildedir;

Kuruntu-vesvese: Gerçeklere dayanmayan ve yanlış kanılardan oluşan kuruntular, her 5 şizofreni hastasından 4’ünde yaşanmaktadır. Bu kuruntular; kişinin kendisine yönelik zarar verici veya taciz edici davranışların yapıldığını düşünmesi; bazı jestler, hareketler veya yorumların kendisine yönelik yapıldığını düşünerek üzerine alınması; olağanüstü yeteneklerinin olduğuna veya ünlü biri olduğuna inanması; birinin kendisine aşık olduğu kanısı; büyük bir felaket veya afetin olacağına inanılması ve son olarak vücudunda ve sağlığında sorunlar olduğuna inanması şeklinde gelişmektedir.

Sanrılar (halüsinasyonlar): Bunlar genellikle gerçekte olmayan görüntüler görmek ya da sesler duymak şeklinde gelişmektedir. Henüz yeni şizofreni hastalığını tecrübe eden hastalar için bu sanrılar, çok güçlü olacaktır ve normal bir olay gibi algılanacaktır. Sanrılar duyuların herhangi birinde oluşabilmekle birlikte, genellikle sesler duyulması şeklinde de oluşmaktadır.

Dağınık düşünme (alt üst olmuş konuşma): Düşüncede karışıklık ve konuşmada düzensizlik nedeni ile iletişim bozukluğu yaşanabilmektedir. Ayrıca, sorulan sorulara alakasız şekilde cevap verilmesi de gözlenebilmektedir. Nadiren de olsa konuşmada anlamsız kelime ve cümleler de oluşabilmektedir.

Son derece dağınık veya anormal motor davranışlar: Bunlar, çocuksu saçmalamalar ve öngörülemeyen çalkalanma ve heyecan gibi bir dizi davranışları içermektedir. Anormal motor davranışlar nedeniyle, tuhaf ve uygunsuz hareketler ve duruşlar ya da tepkisizlik ve aşırı hareketlilik gibi alışılmadık durumlar yaşanabilmektedir.

Negatif semptomlar: Göz teması kuramama, yüz ifadelerinde sabitlik ve mimik olmaması, ses tonunda değişim olmaksızın ya da monoton konuşma, konuşurken el veya baş hareketlerinin kullanılmaması gibi normal konuşma yeteneklerinde duygu eksilmeleri yaşanabilmektedir. Bunların dışında, kişisel hijyende azalma, ilgisizlik, sosyal çekilme ve yaşama sevincinde azalma gibi duygusal sorunlar da yaşanabilmektedir.

Ergenlik dönemindeki gençlerde görülen semptomlar: Ergenlerde gözlenen semptomlar yetişkinlerdeki semptomlar ile benzerlik göstermektedir. Fakat bu yaş grubunda belirtilerin fark edilmesi daha zor olacaktır. Bu belirtiler şu şekildedir;

  • Arkadaşlardan ve aileden uzaklaşılması, içine kapanıklılık
  • Okuldaki performansta azalma
  • Uyku problemleri
  • Sinirli ve depresif ruh hali
  • Motivasyon eksikliği
  • Yetişkinlerde yaşanan semptomlara göre gençlerde daha yoğun yaşanan kuruntu ve vesveseler ile sanrılar (halüsinasyonlar) görülmesi.

Şizofren hastaları genellikle kendilerinde yaşanan zihinsel değişim ve sorunların farkında değillerdir. Bundan dolayı, aile ya da arkadaşların yardımına ihtiyaçları vardır. Bunların dışında eğer hastada intihar düşüncesi ve davranışları ortaya çıktıysa derhal acil yardım alınması gerekmektedir.

Risk Faktörleri

Şizofreninin kesin nedeni bilinmemektedir, fakat bazı faktörlerin hastalığı tetiklediği ya da gelişme riskini arttırdığı düşünülmektedir. Bu risk faktörleri şu şekildedir;

  • Ailesinde şizofreni öyküsü olan kişiler
  • Anne karnındaki bebeğin özellikle ikinci üç aylık dönemindeyken, virüslere ve toksin maddelere aşırı şekilde maruz kalması ya da yetersiz beslenmesi
  • İltihaplanma ya da otoimmün hastalıklar gibi, artan bağışıklık sistemi aktivasyonu
  • Yüksek oranda ve uzun süreli stresler
  • Ergenlik dönemindeki gençlerin ya da genç yetişkinlerin, zihin değiştiren (psikoaktif veya psikotrop) ilaçlar kullanması.

Komplikasyonlar

Şizofreni tedavi edilmediğinde, hayatın her alanını etkileyen şiddetli duygusal, davranışsal ve bazı sağlık sorunlarının yanı sıra hukuki ve mali sorunlara da neden olabilir. Şizofrenin komplikasyonları şu şekildedir;

  • İntihar
  • Herhangi bir türde kendini yaralama
  • Anksiyete ve fobiler
  • Depresyon
  • Alkol, uyuşturucu ya da reçeteli ilaçların kötüye kullanımı
  • Yetersizlik ve sefalet
  • Evsizlik
  • Aile içi çatışmalar
  • Okula ya da işe devam etmekte uyumsuzluk
  • Sosyal izolasyon
  • Antipsikotik ilaçlara, sigaraya ve kötü yaşam tarzı seçimlerine bağlı olarak gelişebilen kalp problemleri
  • Saldırgan davranışların bir kurbanı olunması
  • Saldırgan davranışlar (bu durum yaygın değildir ve tipik olarak tedavi eksikliği, madde kullanımı ve şiddet öyküsü ile ilişkilidir).

Korunma Yöntemleri

Şizofrenin önlenebilmesinin hiçbir yolu yoktur. Ancak, erken tedavi ciddi komplikasyonlar gelişmeden önce belirtileri kontrol altında almaya yardımcı olabilir ve hastalıkla ilgili uzun vadeli bakış açısı geliştirmeye yardımcı olabilir. Ayrıca, şizofreni risk faktörleri hakkında daha fazla bilgi edinilmesi ve erken tanı ile tedavi edilebilmesi umulmaktadır.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ