Tüberküloz Tedavisi

Tüberküloz Tedavisi

Bulaşıcı bir hastalık olan tüberküloz, çoğunlukla akciğerleri etkileyen bir hastalıktır. Tüberküloz, dünya çapında tek bir bulaşıcı etken nedeniyle ölüme sebebiyet veren en büyük ikinci öldürücü hastalıktır. Hastalık 2012 yılında, 8.6 milyon tüberküloz hastasından 1.3 milyon kadarının hayatını kaybetmesine sebep olmuştur.

Doktorlar tüberküloz enfeksiyonunu iki farklı şekilde tanımlamışlardır; latent ve aktif. Latent tüberkülozda, tüberküloz bakterisi vücut içinde inaktif (etkisiz) şekilde bulunmaktadır. Bu tür tüberkülozda herhangi bir semptom gözlenmediği gibi, bulaşıcılık durumu da yoktur. Fakat bu inaktif olan bakteri zamanla aktifleşebilmektedir. Aktif tüberkülozda semptomlar gözlenmekle birlikte hastalığın diğer insanlara bulaşması durumu da söz konusudur.

Dünya nüfusunun yaklaşık üçte birinin latent evre tüberküloz olduğuna inanılmaktadır. Normalde latent tüberkülozun aktif hale gelme ihtimali % 10’dur. Fakat, sigara kullanımı, yetersiz beslenme, bağışıklık sisteminin zayıf düşmesi ve HIV virüsü varlığı gibi etkenler nedeni ile bu olasılık artmaktadır.

Tüm yaş gruplarını etkileyebilen tüberküloz en fazla oranda yetişkin gençleri etkisi altına almaktadır. Tüberküloz özellikle de gelişmekte olan ülkelerde gözlenmektedir.

Oluşum Nedenleri

Mycobacterium tuberculosis bakterisi nedeni ile oluşan tüberküloz hastalığının çeşitli türleri bulunmaktadır. Buna göre bazı tüberküloz türleri ilaçlara karşı direnç göstermektedir.

Tüberküloza sebep olan bakteri hava yolu ile bulaşabilmektedir ve genellikle hapşırık, öksürük ya da konuşma esnasında diğer insanlara bulaşmaktadır. Hatta yakın mesafeden nefes yoluyla da bulaşabilme olasılığı vardır.

Tüberküloz bakterisi taşıdıkları halde, bağışıklık sistemi güçlü olan kişiler tüberküloz semptomlarını tecrübe etmeyebilirler. Bu duruma latent ya da inaktif tüberküloz denilmektedir. Bu tür inaktif tüberküloz hastalık gelişmesine sebep olmazken, aktif tüberküloz hastalık gelişmesine neden olmakla birlikte bulaşıcıdır da.

Tüberküloz Yayılma Şekli

Tüberküloz hava yolu ile bir kişiden diğerine geçebilmektedir. Bu durumda akciğerlerinde ya da boğazında tüberküloz bakterisi bulunan hastalar öksürdüğünde, hapşırdığında, konuştuğunda ve hatta şarkı söyediğinde, bu bakteriler etrafa yayılmaktadır. Yakın mesafeden nefes temasının olması halinde de tüberküloz yayılabilmektedir. Tüberküloz bakterisinin yayılmadığı durum ve koşullar ise şu şekildedir;

  • Tokalaşma
  • Yiyecek ya da içeceklerin paylaşılması
  • Çarşaf, nevresim ya da tuvalet ve klozet
  • Diş fırçasının paylaşılması
  • Öpme.

Tanı ve Testler

Tüberküloz hava yoluyla diğer insanlara da bulaşan bir hastalıktır. Tüberküloz tanısının ve tüberküloz bakterisinin belirlenebilmesi için iki farklı analiz kullanılmaktadır. Bu testler, tüberkülin cilt testi ve tüberküloz kan testleridir. Tüberkülin cilt testi ya da tüberküloz kan testi sonuçlarının pozitif çıkması, sadece tüberküloz enfeksiyonu geliştiğini göstermektedir. Öte yandan bu testler bir kişide latent tüberküloz enfeksiyonu ya da ilerlemiş tüberküloz hastalığı var olup olmadığını tespit edememektedir. Bunların dışında, göğüs röntgeni ve balgamdan numune alınması gibi diğer testler de, tüberküloz hastalığının tanılanmasında gereklidir.

Tüberkülin cilt testi: Tüberkülin cilt testi, kolun alt kısmındaki deri içine küçük bir miktar sıvı enjekte edilmesi yoluyla uygulanmaktadır. Bu test yapıldıktan 48 ile 72 saat içinde bir sağlık personeli gözetiminde kontrol edilmesi gerekmektedir. Buna göre hastanın kolunda herhangi bir reaksiyon olup olmadığı kontrol edilmektedir. Daha sonra yine bir sağlık personeli, kol üzerinde meydana gelen sert, şişmiş ve kızarmış alanın boyutunu bir cetvel kullanarak ölçmektedir. Kızarıklık oluşması ise, tüberküloz enfektesi için tek başına geçerli olmayacaktır. Tüberkülin cilt testi sonucu kol bölgesinde gelişen, sertlik ve şişmenin boyutuna bağlı olarak sonuçlanmaktadır.

Pozitif cilt testi: Bunun anlamı testi yaptıran kişide tüberküloz enfeksiyonun var olmasıdır. Başka ek testlere tabi tutularak latent tüberküloz ya da aktif tüberküloz olup olmadığı tespit edilebilmektedir.

Negatif cilt testi: Buna göre kişide latent ya da aktif tüberküloz gelişiminin olmadığı sonucu çıkmaktadır.

Tüberküloz kan testleri: Tüberküloz kan testleri, bağışıklık sisteminin tüberküloza sebep olan bakteriye karşı nasıl tepki gösterdiğini ölçmektedir. Bu testlerin diğer adı ise, interferon-gama salınım analizleri veya IGRA şeklindedir. Tüberküloz kan testleri laboratuvarda kan örneği alınması yolu ile yapılmaktadır.

Pozitif IGRA: Eğer tüberküloz kan testi pozitif sonuçlanmış ise, tüberküloz bakterisi mevcut demektir. Hastalığın latent evre ya da aktif olduğunu anlamak için ise ekstra testlere ihtiyaç duyulmaktadır. Bu analiz için de bir sağlık personeli gözetimi gereklidir.

Negatif IGRA: Negatif sonuçlanan IGRA testi, kişide latent ya da aktif tüberküloz olmadığını göstermektedir.

Bunların dışında tanılama işlemleri dahilinde, hastanın bazı durumları da kontrol edilmektedir. Bunlar;

  • Hastalık öyküsü
  • Fiziksel muayene
  • Tüberkülin cilt testi ve tüberküloz kan testi sonuçları
  • Göğüs röntgeni (X-ray)
  • Kendine özgü bazı laboratuvar testleri şeklindedir.

Tüberküloz Tedavisi Nasıl Yapılır?

Tüberküloz, Mycobacterium tuberculosis bakterisi nedeni ile oluşmaktadır. Bu bakteri genellikle akciğerlere saldırmaktadır, fakat böbrek, omurga ve beyin gibi vücudun diğer kısımlarına da hücum edebilmektedir. Tüberküloz uygun şekilde tedavi edilmediğinde ölümcül olabilmektedir.

Tüberküloz bakterisi bulunan herkeste hastalık gelişmeyebilir. Bundan dolayı latent tüberküloz ve aktif tüberküloz şeklinde iki tür durum ortaya çıkmaktadır. Fakat her iki tür tüberküloz da tedavi edilebilmektedir.

1.Latent Tüberküloz Tedavisi

AntibioticPills-Post

Bağışıklık sistemi zayıf olan bazı insanlarda ise tüberküloz gelişmesi riski yüksektir. Latent tüberküloz enfeksiyonu olan insanların vücutlarında TB (tüberküloz) bakterileri mevcuttur. Fakat bu bakteriler hastalık oluşturmamaktadır, çünkü aktif değillerdir. Bundan dolayı latent tüberkülozda hastalık bulgusu gözlenmez ve TB bakterileri diğer insanlara bulaşmaz. Ancak TB bakterileri aktif hale geçebilmekte ya da miktarı artabilmektedir. Böyle durumlarda latent olan tüberküloz, giderek hastalık yapıcı tüberküloz haline dönüşmektedir. Bundan dolayı genellikle latent tüberküloz olan kişiler, hastalık ilerlemesinin engellenmesi için reçeteli ilaçlar ile tedavi edilmektedirler. Latent tüberküloz tedavisinde kullanılan ilaçlar ise şu şekildedir;

  • İzoniazid (INH)
  • Rifampin (RIF)
  • Rifapentine (RPT).

2.Aktif Tüberküloz Tedavisi

antibiotics

Tüberküloz bakterisi aktif olduğunda, bağışıklık sistemi bakterilerin gelişmesini durduramamaktadır. TB bakterileri aktifleştiğinde ise tüberküloz hastalığı gelişmektedir ve bu kişi hasta olmaktadır. Aktif tüberküloz 6 ile 9 ay boyunca birkaç çeşit ilaç yardımı ile tedavi edilebilmektedir. Buna göre, aktif tüberküloz tedavisinde kullanılan birinci basamak anti tüberküloz ajanlar şu şekildedir;

  • İzoniazid (INH)
  • Rifampin (RIF)
  • Etambutol (EMB)
  • Pirazinamid (PZA).

Tüberküloz tedavisinde hastaların ilaçlarını bitene kadar kullanması yani tam süresinde bitirmesi, doktorun uygun gördüğü şekilde kullanması ve vaktinden önce bırakmayacak şekilde kullanması çok önemlidir. Çünkü aksi takdirde hastalık tekrarlayacaktır. Ayrıca, ilaçların doğru şekilde alınmaması halinde, TB bakterileri bu ilaçlara karşı dirençli hale gelecektir. Bu durum ise tedaviyi oldukça zorlayacaktır.

Belirtiler ve Semptomlar

Tüberküloz belirtileri, TB bakterisinin vücut içindeki geliştiği yere bağlı olarak değişmektedir. Genellikle akciğerlere yerleşen TB bakterisi sonucu oluşan tüberküloz belirtileri aşağıda belirtildiği şekildedir;

  • 3 hafta ya da daha uzun süre devam eden sert öksürük
  • Göğüs ağrısı
  • Kanlı öksürük ya da kanlı balgam (akciğerlerin derinlerinden gelen balgam)
  • Halsizlik ve bitkinlik
  • Kilo kaybı
  • İştahsızlık
  • Titreme
  • Ateş
  • Gece terlemeleri.

Risk Faktörleri

Bazı insanların bağışıklık sistemleri hastalık gelişmeden önce birkaç hafta kadar TB bakterileri ile mücadele etmektedir. Genel olarak, bağışıklık sistemi zayıf olan kişiler, özellikle de HIV enfeksiyonu olan kişiler tüberküloz riski bakımından diğer insanlara göre daha riskli grupta yer almaktadırlar. Tüberkülozda risk grupları iki kategori altında incelenmektedir;

  1. Son zamanlarda TB bakteri enfektesi olan kişiler,
  2. Bağışıklık sistemi zayıf olan kişiler.

Son zamanlarda TB bakteri enfektesine maruz kalan kişiler şu şekildedir;

  • Tüberküloz hastaları ile yakın temasta bulunan kişiler
  • Dünya genelinde tüberküloz vakalarının yaygın olduğu ülkelere göç eden kişiler
  • Tüberküloz testi pozitif sonuçlanan 5 yaşından küçük çocuklar
  • Evsiz insanlar, enjektörlü ilaç kullananlar ve HIV enfeksiyonu taşıyan kişiler gibi, TB bakterisi bulaşmasına yatkın kişiler
  • Hastane, evsiz barınakları, ıslah tesisleri, bakım evleri ve HIV hastaları için konut evleri gibi yerlerde çalışan kişiler.

Bağışıklık sistemi zayıf olan kişiler ise şu şekilde risk grubundadırlar;

  • Bebekler ve küçük çocuklar
  • AIDS hastaları
  • Madde bağımlılığı olan kişiler
  • Akciğer fibrozis – silikoz (silis içeren toz solunması sonucu oluşan bir hastalık) hastalığı olanlar
  • Diyabet hastaları
  • Şiddetli böbrek hastalığı olan kişiler
  • Düşük vücut ağrılığı olanlar
  • Organ nakli yaşamış olan kişiler
  • Baş ve boyun kanseri hastaları
  • Kortikosteroid tedavisi gören hastalar
  • Romatizmal artrit ya da Crohn hastalığı nedeniyle özel tedavi gören hastalar.

Korunma Yöntemleri

Tüberküloz riski yüksek olan bölgelerde yaşayan insanlar için aşılanmak en doğrusudur. Aşılama, özellikle de bu bölgelerdeki çocuklar için önemli bir tedbir olacaktır. Bacillus Calmette-Guerin ya da kısaca BCG adı ile bilinen aşı tüm tüberküloz türleri için koruma sağlayamaz. Öte yandan, bir insanın vücudunda TB bakterisi bulunması, illa ki de aktif tüberküloz semptomlarının yaşanacağı anlamına gelmemektedir.

Doktorlar, TB bakterisinin aktifleşmesini önlemek için antibiyotik ilaç kullanılmasını uygun görebilmektedir. Bunların dışında, tüberküloz hastalarının insan arasına karışırken özel maskeler kullanması da, hastalığın diğerlerine bulaşmasını önlemeye yardımcı olmaktadır. Böylece TB bakterilerinin havaya karışması önlenmiş olunur. Ayrıca, aktif tüberküloz hastaları ile, tedavinin ilk üç ile dört haftası boyunca temas halinde bulunulmaması da, alınacak önlemlerden bir diğeridir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ