Ülser Tedavisi

Ülser Tedavisi

Ülser ya da peptik ülser; yemek borusunda, midede ya da ince bağırsakların üst bölümünde meydana gelen açık yaralara verilen isimdir. Ülserin belirtilerinden en yaygın olanı ise, karın ağrısıdır. Ülser üç farklı şekilde gerçekleşmektedir;

Mide ülseri: Mide iç dokularında meydana gelen açık yaralardır.

Yemek borusu ülseri: Yemek borusu (özofagus) dokusunda meydana gelen açık yaralardır.

On iki parmak bağırsağı ülseri: İnce bağırsakların üst bölümündeki (duodenum) dokularda oluşan açık yaralardır.

Toplum içinde genellikle, baharatlı ve acılı yiyecekler ile stresli işlerin ülsere yol açtığı düşünülmektedir. Doktorlara göre ise bu iki etmenden bağımsız olarak, bakteriyel enfeksiyonlar veya bazı ilaçlar ülsere neden olmaktadır.

Görüldüğü üzere ülserin kelime anlamı “açık yara” şeklindedir. Fakat toplumumuzda ülser denilince akla, mide ülseri gelmektedir. Bu nedenle mide ülseri baz alınarak, ülser hakkındaki bilgiler ve tedavi yöntemleri aşağıdaki gibi belirtilmiştir;

Mide ülseri ya da kısaca ülser, mide iç astarında ortaya çıkan ve ağrılar yaşanmasına sebep olan yaralardır. Ülser çoğunlukla, gizlenmiş peptik ülser hastalığının bir belirtisi olabilmektedir. Kalın mukus tabakası mideyi sindirim salgılarından korumaktadır ve ülser meydana geldiğinde, bu koruma durumu etkili şekilde gerçekleştirilemez. Böylece besinlerin parçalanmasını sağlayan asitler, mide astarı dokularına zarar vermeye başlar ve açık yaralar meydana gelir.

Oluşum Nedenleri

Ülser kesinlikle tek bir faktöre bağlı olarak gelişmemektedir. Genellikle midenin mukoza zarının azalmasına ve ülser oluşmasına neden olan faktörler aşağıdaki gibidir;

  • Helikobakter pilori (H. pylori) bakterisinden kaynaklanan enfeksiyon,
  • Uzun periyotlar boyunca kullanılan, aspirin ve ibuprofen gibi steroid olmayan anti-iltihap ilaçlar (NSAIDs),
  • Genetik özelliklere, yaşam stiline (stres, sigara gibi) ve bazı gıdalara bağlı olarak gelişen, midede aşırı şekilde asit üretimi olması,
  • Ender görülen bir hastalık olan Zollinger-Ellison sendromu (pankreas hücrelerinde meydana gelen gastrin salgılayan bir tür tümör) nedeniyle aşırı mide asidi salgılanması,
  • Sigara kullanmak,
  • Sık sık astım tedavisinde kullanılan steroid ilaçların alınması,
  • Hiperkalsemi (aşırı miktarda kalsiyum üretilmesi),
  • Ailesinde ülser hastalık öyküsü olan kişiler,
  • 50 yaşından fazla olan kişiler,
  • Aşırı miktarda alkol tüketimi.

Tanı ve Testler

Ülser tanısı koyulurken, ülser hastalığının belirtileri ve şiddeti baz alınmaktadır. Doktor, ülser tanısı için hastanın tıbbi öyküsünü araştırır ve inceler. Bu ilaçların reçeteli ya da reçetesiz olması önemli değildir. Bunun dışında doktor, kan, dışkı ya da nefes testi yardımı ile H. pylori bakterisi olup olmadığını kontrol etmektedir. Nefes testinde hasta berrak bir sıvı içer ve daha sonra bir torba içine üfler. Eğer hastada bu bakteri varsa, nefes örneği normalden çok daha fazla oranda karbondioksit içerecektir.

Ülser tanısında uygulanan diğer testler ise şu şekildedir;

Baryum X-ray: Mide ve ince bağırsakların, yoğun ve baryum içeren bir sıvının içildikten sonra, X-ray cihazı yardımıyla görüntülenmesine yardımcı olmaktadır.

Endoskopi: İnce ve ışıklı bir tüp ağızdan yemek borusuna, oradan da mideye ulaştırılır. Böylece ucundaki kamera sayesinde mide dokularındaki yaralar görüntülenir.

Endoskopik biyopsi: Bu yöntemde mide dokusundan küçük bir parça alınır ve analiz için laboratuara gönderilir.

Ülser Tedavisi Nasıl Yapılır?

Ülser tedavisi, hastanın midesindeki yaraların durumu baz alınarak uygulanmaktadır. Çoğu ülser hastası reçeteli ilaçlar yardımıyla tedavi edilmektedir ve sadece çok az bir kısmı ameliyat yardımı ile tedavi edilmektedir.

Ülser, acilen tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır, bundan dolayı doktorla bu konu hakkında bir tedavi planının hazırlanması gerekmektedir. Eğer kanamalı ülser yaşanıyorsa, hastane bakımı ve kan nakli gerekebilecektir.

1.İlaç Tedavisi

ilaç

Eğer ülserin oluşum nedeni H. pylori ise, antibiyotik ilaç tedavisi uygun olacaktır. Doktor, hafif ve orta dereceli ülser tedavisi için genellikle aşağıdaki reçeteli ilaçları uygun görmektedir;

  • H2 bloker ilaçlar: Bu ilaçlar midenin aşırı miktarda asit üretmesini engellemektedir.
  • Proton pompası inhibitörleri: Bu ilaçlar da asit üreten hücreleri bloke etmektedir.
  • Reçetesiz anti-asit ilaçlar: Mide asidini etkisiz hale getirmeye yardımcı olmaktadırlar
  • Sitokoruyucu ajan ilaçlar: Pepto-Bismol gibi ilaçlardan olan bu ajanlar, mide astarlarını ve ince bağırsakları korumaktadırlar.

Ülser şikayetleri tedaviyle birlikte hızlı bir şekilde hafifleyebilir. Hastada belirtiler yok olsa dahi doktor ilaç tedavisine devam etmeyi uygun görebilir. Özellikle de H. pylori enfeksiyonları mide dokularını tahribata uğrattığı için önemlidir. Bundan dolayı doktor, ilaç tedavisine devam edilmesinin yanı sıra, sigara, alkol, bazı ilaç ya da gıdalardan uzak durulmasını da uygun görmektedir. Çünkü bu gibi etmenler hastalık semptomlarını tetiklemektedir.

İlaçlı ülser tedavisinin yan etkileri ise aşağıdaki gibidir;

  • Bulantı,
  • Baş dönmesi,
  • Baş ağrısı,
  • İshal.

Neyse ki bu yan etkiler geçicidir. Eğer yan etkiler oldukça rahatsızlık verici ise, doktor duruma göre tedaviye yön vermeye çalışacaktır.

2.Ameliyat Tedavisi

surgery

Çok ender olarak da olsa, ülser ameliyat gerektiren komplikasyonlara sebep olabilmektedir. Ameliyat tedavisi gerektirecek olan bu ülser komplikasyonları şöyledir;

  • Hastalığın tekrarlamaya devam etmesi,
  • İyileşmeyen mide yaraları,
  • Kanamalar,
  • Mide ve ince bağırsak yırtıkları,
  • Mideden ince bağırsaklara besinlerin taşması.

Ameliyat ile aşağıdaki işlemler yapılmaktadır;

  • Ülserli bölümün çıkarılması,
  • Bağırsakların başka sağlıklı dokusundan parça alınarak, ülserli kısma nakledilip dikilmesi,
  • Kanama olan arter bağlanması,
  • Mide asidinin azalması için, asit sağlayan sinirin kesilmesi.

Belirtileri

Ülserde belirtilerin şiddeti, midede meydana gelen yaraların şiddetine bağlı olarak değişmektedir. Ülserin en yaygın belirtisi, göbek çukuru ve göğüs arasında, ağrı ya da yanma hissidir. Ağrılar normalde açken daha yoğun hissedilmektedir ve bu ağrılar birkaç dakika ya da birkaç saat sürebilmektedir. Ülserin diğer belirtileri aşağıdaki gibidir;

  • Midede donuk ağrılar,
  • Kilo kaybı,
  • Ağrılardan dolayı yaşanan iştahsızlık,
  • Bulantı ya da kusma,
  • Şişkinlik,
  • Geğirme ve asit çekilmesi (reflü),
  • Mide ekşimesi (göğüs bölgesinde hissedilen yanma),
  • Yiyip içtikten sonra ya da anti-asit ilaç alındıktan sonra artan ağrılar.

Komplikasyonlar

Eğer ülserden şüphelenme durumu var ise, en kısa sürede tedaviye başlanması faydalı olacaktır. Genellikle uzun süre boyunca tedavi edilmemiş olan ülser komplikasyonlar yaşanmasına yol açmaktadır. Bu komplikasyonlar aşağıdaki gibidir;

  • Aniden gelen ve durmayan keskin ağrılar,
  • Siyah ya da kanlı dışkı,
  • Kanlı kusmuk
  • Kahve tortusunu andıran kusmuk.

Bu sorunlar, midedeki yaraların aşınması ya da damarların çatlaması sonucu gerçekleşmektedir. Yara dokuları ise diğer komplikasyonların yaşanmasına yol açmaktadır. Bu yara dokuları, mideden ince bağırsaklara besin taşınmasını önlemektedir. Tüm bu komplikasyonlar genellikle hastane ortamında yoğun bir tedavi gerektirmektedir.

Alınacak Önlemler

Ülser hastalığını önlemenin birincil yolu, H. pylori bakterisinin yayılmasını önlemektir. Bundan dolayı elleri düzenli ve sık sık su ve sabun ile yıkamak ülseri önlemeye yardımcı olmaktadır. Ayrıca, besinleri iyice yıkayıp temizledikten sonra tüketmek ve et gibi gıdaları çok iyi pişirmeden tüketmemeye özen göstermek de alınacak önlemlerden bazılarıdır.

Steroid olmayan anti-iltihap ilaçlar (NSAIDs) ülser hastalığına yol açmaktadır. Bundan dolayı, tabi eğer böyle bir imkan var ise, bu ilaçların tüketimini bırakmak, ülser oluşumunu önlemeye yardımcı olacaktır.

Ayrıca, çok fazla miktarda alkol tüketmekten kaçınmak ve olabildiğince düşük dozlarda ilaç  kullanmak da ülser oluşumunu önleyen bazı yöntemlerden birkaçıdır.

Yaşam stilinden ve belli başlı alışkanlıklardan uzaklaşmak da ülserin önlenmesinde etkilidir. Alkol başta gelmek üzere, tütün ürünlerinden uzak durmak ve mümkün olduğunca stresten uzak durmak, ülserin hem önlenmesi adına hem de tedavi sürecinde yardımcı olması açısından önemlidir.

Bunların dışında, sağlıklı ve yeterli beslenmeye özen göstermek ve tüm bu sayılanların hepsi birden, mide dokularını ve astarını korumaya yönelik olduğundan, tüm sağlığı korumak ve ülserden korunmak için önemlidir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ