Ana sayfa Genel Sağlık Anne ve Çocuk Sağlığı 5 Soru ile Çocuklarınıza Neden Asla Yalan Söylememelisiniz?

5 Soru ile Çocuklarınıza Neden Asla Yalan Söylememelisiniz?

317
0
PAYLAŞ

Çoğu durumda ebeveynler, çocuklarının iyiliğini düşündükleri ve onları korumak istedikleri için kendilerini “beyaz” yalanlar söylemek zorunda hissederler. Fakat bunu yaparken bir noktayı atlıyoruz. Tıpkı yetişkinlerde olduğu gibi, çok küçük yaştaki çocuklar bile konuşulmayan hislerin ve duygu değişimlerinin farkına varabiliyorlar. Özellikle kendilerine en yakın olan anne babalarının en ufak duygusal değişimini sezmeye meyilli olan çocuklarımıza söylediğimiz beyaz yalanlar, onların gelişimlerini kötü etkiliyor. Duygusal sahtekarlık olarak adlandırabileceğimiz bu durum en iyi koşullarda bile çocuklar üzerinde kötü bir etki bırakabiliyor. Yanlış anlaşılmasın, bu durum çocuklara baş edebileceklerinden fazla bilgi verip onları zorlamak ya da üzmek anlamına gelmiyor. Sonuçta bazı şeyleri anlamak için tabii ki büyümeye ihtiyaçları var. Ama çocuğunuzun sizinle ilgili duygusal önsezilerini onaylamanın ve onun sizi anladığını bilmesinin ömür boyu sürecek çok sayıda yararı bulunuyor.

Kendisi spiritüal rehber, iyileştirici ve enerji ustası olan Şaman Durek, bu konuyu ele alıyor ve hem negatif hem pozitif bütün duygularımızı dürüst bir şekilde çocuklarımızla paylaşmamız gerektiğini, bizim dürüst olmayışımız nedeniyle çocuklarımızın nasıl ve neden engellenmiş bireylere dönüştüklerini ve çocuklarımızla daha özgün ve gerçek etkileşimlere girdiğimizde onlara neler kazandırabileceğimizi anlatıyor.

1. Çocuklar Duygularımızı Ne Kadar İyi Okuyabiliyor? Kaç Yaşından Sonra Ebeveynlerinin Duygularını Sezmeye Ve Onlarla Empati Kurmaya Başlıyorlar?

Hayatımızın ilk yıllarındaki bütün deneyimlerimiz ailemizin penceresinden gerçekleşir. İlk sezdiğimiz duygular ailemizin duyguları, ilk gördüğümüz hayaller ailemizin hayalleri ve ilk hissettiğimiz korkular ailemizin korkularıdır aslında. Onları hisseder ve onlardan öğreniriz. Sevgi ve kabullenme gibi yargılarımız onların bize verdiği cevaplar üzerine kuruludur. Dürüst ya da sahte olsun verilen ya da hissederek aldığımız yanıtlar, hayat algımızı kurmamızda en önemli etkendir. Yani bir aile daha çok küçük yaşlarda çocuğuna nasıl cevaplar veriyorsa, ileride o çocuk yetişkin bir insan olduğunda kişiliği bu cevaplar üzerinden gelişmiş olacaktır.

Çocuklar ailelerinin duygularını ilk kez 5 yaş civarında sezinlemeye başlarlar. Bu yeteneğin gelişmesi ile empati kurmanın ilk belirtileri de görülmeye başlanır. Bu dönemde kreşe ya da anaokuluna giden çocuk evdeki ve okuldaki işlevlerinin, arkadaşları ile olan iletişiminin ve varlığının bilincine varmaya da başlar. Çevresindeki her etkileşime ve değişime karşı çok daha hassas olmaya başladığı bu dönemde çocuk, her arkadaşının nefes alışından, konuşma şekline kadar empati kurmaya ve çevresindeki insanların enerjilerini daha iyi hissetmeye çabalar. Bu nedenle çocuklarınız yanlış bir şeyler olduğunu hissettiğinde ona yalan söylerseniz gelişmekte olan empati yeteneğini zedelemiş olursunuz. Onun duygusal yeteneklerini geliştirmek için sizin duygularınızı sezinlediğinde onay vermeniz ve onun omuzlarına yük bindirmeden onunla bu duyguları paylaşmanız son derece önemli olacaktır.

2. Diyelim Ki; Ebeveynlerden Biri Kötü Bir Ruh Halinde ve Çocuk Bunu Hissediyor, Fakat Ebeveyn Çocuğun Sezinlediklerini Umursamıyor. Bu Durum Nasıl Bir Etki Yaratır?

Çocuklar ailelerinin kötü bir gün geçirdiklerini hissedebilirler. Yani size nasıl bir gün geçirdiğinizi sorduğunda çocuğunuzun çoktan bir şeyler sezdiğini anlayabilirsiniz. Böyle bir durumda çocuğunuza bunun doğru olduğunu, üzgün ya da endişeli olabileceğinizi ama bunların üstesinden gelebileceğinizi, bunu sezdiği için onu takdir ettiğinizi ve çok sevdiğinizi söylemek yerine her şeyin yolunda olduğunu ve hiçbir sorun olmadığını söylemek, çocuğunuzun sezgileri ve gerçek duyguları arasındaki bağın kopmasına neden olacaktır.

Çocuğunuzun gelişmekte olan yeteneklerini, sezinlediği duygu ile sizin gerçekte hissettiğiniz duygunun birbirleri ile uyuştuğunu ve onun sezgilerinin haklı olduğunu söyleyerek destekleyebilirsiniz. Eğer bu noktada bir uyuşmazlık gerçekleşirse çocuğunuzun minik bedeni, sizden aldığı bütün o kötü enerjiyle dolacak ve siz onu onaylamadığınız için sezdiği öfke, üzüntü, sinir gibi kavramları kendi kendine anlamlandırmak zorunda kalacak. Aynı odada bulunduğunuzda bile çocuğunuzun sizin enerjinizi hissedebildiğini ve yaydığınız bu iyi ya da kötü enerjinin ne anlama geldiğini çözmeye çalıştığını unutmamakta fayda var.

3. Çocuğa Karşı Dürüst Olmamak, Beyaz Yalanlar Söylemek Uzun Dönemde Ne Gibi Sonuçlar Doğuracaktır?

Çocuğu, bulunduğu ortam ve ortamın içerisindeki insanlar hakkında dürüst ve berrak farkındalıklarla yetiştirmek her ebeveynin görevidir. Onlara karşı dürüst davranmazsanız, size olan güvenlerini kaybedeceklerdir ki bu durum, diğer insanlarla olan güvenlerini kaybetmeleri anlamına da geliyor. Onları koruduğunuzu düşünerek en yakınlarına olan güvenlerini kaybetmelerine neden olursanız hayatlarının sonuna kadar hem kendilerine hem de diğer insanlara güvenmekle ilgili sorunlar yaşayacaklardır. İleride yaşadıkları dünyaya bakıp sizin neden dürüst davranmadığınızı sorgulayacak ve bu durum kendi yarattıkları dünyayı ve geliştirdikleri kişiliklerini de direkt olarak etkileyecektir. Uzun vadede çocuğunuz, onunla özgün bir ilişki kuramamanızı taklit edecek, sizin korkularınız ve dürüst olmayışınız, onda düşük özsaygı, endişe ya da stres olarak ortaya çıkacaktır.

4. Peki Vasi Ya Da Ebeveyn Olarak Çocuklarımıza Doğruyu Söyleme İle Onları Koruma İsteğimizi Nasıl Dengede Tutabiliriz? Tamamen Dürüst Olamayız, Bazı Beyaz Yalanlar Söyleyebiliriz Değil Mi?

Bu noktada ilk olarak hatırlamanız gereken, korkularınızın size ait olduğudur, çocuğunuza değil! Fakat çoğu zaman ebeveynler bütün korkularını çocuklarından gizlemek zorunda hissederler. Ama korkulara dayalı koruyucu bir ilişki kurmak yerine çocuğunuza karşı dürüst olmak her zaman çok daha iyidir. Çocukların siz farkında olmasanız bile sizin duygularınızı hissettiğini unutmayın. Bu nedenle eğer duygu durumunuzla ilgili çocuklarınıza yalan söylerseniz onlar bunu kesinlikle bilecektir.

Çocuğunuza sizi üzen, zora sokan ya da sinirlendiren durumun her detayını anlatmak zorunda değilsiniz, ama en azından nasıl hissettiğinizi ona söyleyerek başlayabilirsiniz. Ardından bu sorunlar üzerinde çalıştığınızı, başa çıkabileceğinizi ve bu durumu düzeltebileceğinizi anlatın. Ayrıca onlara sizin yerinize endişelenmemeleri ya da üzülmemeleri gerektiğini eklemeyi ihmal etmeyin. Bu durumun onlarla alakalı olmadığından ve güvende olduklarından bahsedin. Onlara her zaman yanlarında olduğunuzu hatırlatmayı da unutmayın. Buradaki ana fikir, sorunlarınızla çocuğunuzun canını sıkmak değil, ona bir perspektif geliştirmesi için fırsat vermek, başkalarının korkularını ya da üzüntülerini kendi açısından anlamasına yardımcı olmak, duygusal yeteneklerinin gelişmesi için yol göstermek ve ileride kendine özgü problemler yaşadığında bu durumla nasıl başa çıkabileceğini ve rahat olabileceğini anlatmaktır.

5. Ebeveynlerin Çocukları ile Daha Gerçek Bir İlişki Kurabilmelerinin ve Çocuklarını Kendilerine Özgün Bir Hayat Yaşamaları İçin Cesaretlendirmelerinin Yolları Nelerdir?

  • Çocuğunuzu, ondan bir şeyler öğrenebileceğiniz bilge biri gibi düşünün. Ona belirli bir durumu ya da sorunu nasıl gördüğü ile ilgili sorular sorun. Düzenli olarak ona aklında neler olduğunu, son zamanlarda neler düşündüğünü sorun. Ona konu ne olursa olsun her zaman açık bir şekilde sizinle konuşabileceğini hatırlatın ve ona bu konuda güven verin.
  • Sürekli onu kendi dünyanıza sokmak yerine onun dünyası ile etkileşim kurmayı deneyin. Onun ilginç dünyasını keşfe çıkın. Onunla hoşuna giden aktiviteler yapın. Yanında insanlar varken rahatça kendi olmayı öğrenmesi, ileride onu rahatsız edebilecek durumlarla karşılaşsa bile kendi olacağı anlamına gelir. Onunla daha çok vakit geçirmeniz sizi daha fazla dünyasına alması, daha fazla güvenmesi ve daha çok sırrını paylaşması anlamına geliyor, bunu unutmayın.
  • Onun sorduğu soruları destekleyin. Asla saçma bir soru soramayacağını, her sorunun mantıklı olduğunu hissettirin. Çocuğunuzu ciddiye alın.

  • Bazı şeylerin neden olamayacağını onlara açıklayın. Bir soru sorduklarında “Hayır” deyip cümleyi bitirmeyin. Ona neden hayır dediğinizi açıklayın. Onlara kızgınsanız ya da ceza vermeniz gereken bir durum varsa öncesinde neden sinirli olduğunuzu ve bu yaptığının neden ceza gerektirdiğini iyice anlatın ve onun bu konu hakkında tepki vermesini bekleyin. Onun için her şeyin yeni bir keşif olduğunu, dünyayı bizimkinden farklı bir şekilde gördüğünü ve henüz bu dünyanın kurallarından haberdar olmadığını kendinize hatırlatın. Örneğin onlara duvarlara resim yapmanın neden yapılmaması gereken bir hareket olduğunu anlatın, ama ardından onun kendine özgü sanat eserleri için bir kağıt ya da tuval vererek doğrusunu göstermeyi de unutmayın.
  • Evinizi araştırılabilir ve keşfedilebilir bir ortam haline getirmeyi deneyin. Çocukların kendilerini tehlikede hissetmeden, bir şeyleri kırma riski olmadan, güvenli ve ebeveynler tarafından ona kızılmayacağını bilerek oyun oynayacakları bir alana ihtiyaçları vardır. Bu alan oyuncaklarla dolu bir oda değil de daha çok rahatça aktiviteden aktiviteye koşabilecekleri ve özgürce hareket edebilecekleri açık bir alan olmalı.
  • Eğer size sorduğu bir soruya verecek cevabınız yoksa bunu ona söyleyin ve cevabı beraber bulmaya çalışın.
  • Onlara kendileri ve yaptıkları ile gurur duymayı öğretin. Ona sadece sizin onu nasıl gördüğünüzü anlatmak yerine kendisini nasıl görmesi gerektiği hakkında yardımcı olun. Adeta ona bir ayna tutun. Kendilerini nasıl gördüklerini ve kendi kafalarındaki çocuğu anlatmaya teşvik edin, bu sayede kendine özgü sesini bulacaktır.
  • Örnek olun. Kendisini sevgiyle keşfetmesi için siz de aynısını yapın. Unutmayın, hayat tamamen keşfetmekle ilgilidir ve macera düz bir çizgide ilerlemez. Kimi zaman inişli çıkışlıdır ve bazen daireler çizerek bize bazı şeyleri iyice anlamamız gerektiğini gösterir.
Kaynak : http://goop.com/why-you-shouldnt-white-lie-to-your-kids/

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here