Ana sayfa Hastalıklar AIDS AIDS Fobisi

AIDS Fobisi

738
0
PAYLAŞ
Aids Fobisi

AIDS Nerede Ortaya Çıkmıştır?

AIDS’ e ilk olarak Afrika’da rastlanmıştır. AIDS HIV virüsünün insan vücuduna girerek kişinin bağışıklık sisteminin çökmesini sağlar. Yokluk ve kıtlık yüzünden bağışıklık sistemi çöken kişiler arasında cinsel münasebet ile yaygınlaşan ciddi ve ölümcül bir hastalıktır. AIDS cinsel yol veya kan ile bulaşmaktadır. Sadece insanlarda beklenilmesi de yanlıştır. AIDS aynı zamanda hayvanlarda da görülebilen ve onların da ölümüne sebep olan bir hastalıktır.

Bağışıklık sisteminin çökmesi tüm yaşamsal faaliyetlerinin sonuna geldiği anlamına gelir. En ufak bir bakteriye karşı bile vücut savunmasız kalır ve virüsün vücutta yer edinmesine yavaşça insanı öldürmesine yol açar. HIV denilen bir virüs sayesinde ortaya çıkan AIDS, şüpheli kişilerde HIV virüsü kontrolü yapılarak ortaya çıkartılır. Eğer kişi kanında HIV barındırıyorsa test sonucu HIV Pozitif çıkmaktadır. HIV virüsünün insan kanına bulaşması her zaman etkilerinin hemen görülmesi beklenmemelidir. HIV virüsü sinsi bir hastalıktır. Bu süreç içerisinde kişi normal hayatına devam eder ve iyi hissetmeye de devam etmektedir. Bazı HIV virüsü test sonuçlarının pozitif çıktığı görülen kişilerde bu hastalık yaklaşık sekiz yıl sonrasında bile ilk etkilerini gösterebilir. Bu nedenden dolayı herhangi şüpheli bir durumda mutlaka belirtileri beklemeden HIV testi yaptırmanızı öneririz.

AIDS Nasıl Bulaşır?

Bu hastalığın ilk rastlandığı kişiler bir eşcinsel çifttir. Bu çift aynı zamanda uyuşturucu bağımlılarıdır. Aynı şırıngadan birçok kişi uyuşturucu almakta dolayısıyla kan ile teması olmaktadır. Bu şekilde yayılmaya başlanan HIV gün geçtikçe oldukça tehlikeli bir hal almaya başlar. Afrika’da sağlanan kadın ticaretinin sonrasında hemen hemen her ülkede HIV virüsüne rastlanır olmuştur. Çünkü AIDS cinsel yol ile bulaşan aynı zamanda cinsel alışkanlıkların da değişmesi sonucu ortaya çıkan oldukça tehlikeli, önlemi alınmazsa ölümcül olabilen bir hastalıktır. Eğer kişinin lenf bezlerinde büyüme oluyorsa ağızda ve deride sürekli olarak uçuk şeklinde yararlar çıkıyorsa, tüm bunlar olurken kişi hızlı bir şekilde kilo kaybı yaşıyorsa HIV virüsü taşıma olasılığı yüksektir. Aynı zamanda HIV virüsünün olduğu düşünülen kişilerde aynı zamanda uzun süreli ateş hali ve gece sık sık terleyerek uyanma gibi sorunlar da yani belirtiler de olabilir. Ancak bu belirtilen belirttiğimiz gibi hemen etkisini göstermeyebilir. 8-10 yıl sonrasında da bu etkiler kendini gösterebilir. Ancak vücudun direncinin düşmesi her dönemde hissedilebilecek bir etkidir. AIDS’in bulaşma yollarından bahsetmiştik. AIDS cinsel yol ile bulaşabilen bir hastalıktır. Anal, vajinal, oral seks yol ile bulaşan AIDS’ te dikkat etmeniz gereken husus korunmaktır. Korunduğunuz takdirde bu hastalığa yakalanma riskiniz azalır. Halk arasında acaba tükürük yolu ile bulaşır mı sorusu vardır. Ancak AIDS’ in tükürük yolu ile bulaşma vakası bir kere dünya üzerinde görülmüş ve yapılan araştırma sonucun da da bulaşan çiftin ikisinde de yoğun bir şekilde diş eti kanamasının da bulunulduğuna rastlanmıştır. Bu da tükürük yolu ile değil bu çiftin birbirine yine kan yolu ile bulaştığı bulgusuna ulaşılmıştır.

AIDS’den Korunmak için Dikkat Edilmesi Gerekenler

hiv

AIDS oldukça tehlike içeren ve bulaşan kişinin sosyal alanında da olumsuz etkilerini gösteren bir hastalıktır. AIDS virüsü taşıyan kişinin diğer insanlara nazaran daha dikkatli olması gerekmektedir. Örneğin bu kişinin asla kan bağışında bulunmaması gerekmektedir ya da kanayan bir yerine başkasının dokunmaması gerekmektedir. Eğer kişi kadın ise regl dönemlerinde temizliğine çok dikkat etmesi gerekmektedir ve mümkünse kullandığı tuvalete başkasının girmemesi gerekmektedir. Aynı zamanda bu kişinin regl atıklarının da bulunduğu çöpün iyice muhafaza edilmesi ve yok edilmesi gerekmektedir. Çünkü en ufak bir temasta bile bu hastalık kendini gösterebilir. Yüzde 80 oranında bu hastalığın kadınlardan erkeklere bulaşıldığına rastlanmıştır. Bu da kadının vajinal yollar ile ilişkiye girmesinden kaynaklanır. Aynı zamanda bağışıklığı düşük olan herkesin bu hastalığa yakalanması yüksek ihtimaldir.

Bilim adamları her ne kadar buna bir çözüm ve tedavi yolu bulmak için araştırma yapsalar da henüz bilimsel olarak bu hastalığın bir çözümü bulunmamaktadır. Bu nedenden dolayı bu hastalığa daha yakalanmadan önce kişinin olabildiğince kan yolu ve cinsel ilişki ile bulaşan bu hastalığın önlemlerini alması gerekmektedir. Hiv virüsü tükürükte oldukça az bir miktarda bulunmaktadır. Bu nedenden dolayı kişinin yine de temkinli davranması gerekmektedir. Hiv virüsü sadece cinsel ilişki sonucunda yakalanılan bir hastalık değildir. AIDS aynı zamanda Avrupa’da uyuşturucu bağımlılarının sıkça yakalandığı bir hastalıktır. Çünkü ortak şırınga kullanımı kişiye doğrudan kan ile temas eden bir yoldur. Bu nedenden dolayı oldukça dikkatli olunması gerekmektedir. Aynı zamanda bu hastalık hastane ortamlarında da sıkça bulaşır. Hastanelerde oldukça bu konuya dikkat edildiği de göz önünde bulundurulmalıdır. Çünkü şırınga yolu ile yani kan yolu ile bulaşabilen tek hastalık AIDS değildir. Hamile kişilerin de yakalandığı ve aynı zamanda bebeğe de bulaşan bir hastalıktır. Kişinin eğer böyle bir riski var ise bebek için ilaç tedavisi kullanılarak bebeğin bu hastalığa yakalanması önlenebilir ancak bebeğe herhangi bir plesanta yolu ile ya da anne sütü ile teması olmuşsa bu ihtimal oldukça düşüktür. AIDS’li olan kişilerin yemeklerini ya da içeceklerini aynı zamanda tabak ve çatallarını ayırmaları şart değildir. Çünkü bahsettiğimiz gibi bu hastalık tükürük yolu ile bulaşması zor olan bir hastalıktır. İnsanların cinsel ilişkiye girerken oldukça dikkat etmesi ve korunması gerekmektedir. Prezervatifin sağlam olduğuna dikkat edilmesi gerekmekte ve bu korunma esnasında hiçbir şekilde kayganlaştırıcının da kullanılmaması gerekmektedir Aksi halde herhangi bir tehlike oluşabilir ve korunmanızı engelleyecek durumlar ile karşılaşılabilir. Tüm bunları yaparken kişide aynı zamanda AIDS fobisi de oluşabilir. Bu korku da kişileri sosyal anlamda olumsuz etkilemekte kişinin gereksiz bir evhama kapılmasına neden olmaktadır. Bu içeriğimizde sizleri AIDS hakkında bilgilendirdik şimdi ise AIDS fobisini anlatmaya çalışacağız.

AIDS Fobisi

AIDS hastalığını ve önemini bilen kişilerde yaşanan bu rahatsızlık da insanların gereksiz yere zaman kaybı yaşamasına ve para harcamasına neden olmaktadır.  Pişmanlık duyulan ya da şüpheli bir ilişki sonrasında yaşanan bu rahatsızlık ile hastaneye koşturan kişiler yaptırdıkları test sonucunun yanlış olma ihtimalini düşünerek aynı testi tekrarlatabilir. Bunun için de gereksiz hem zaman kaybı hemde maddi bir külfette bulunulur. AIDS testine tabi tutulan kişilerde ve AIDS fobisi yaşayan kişilerde başka nedenlerden dolayı çıkan hastalıkların bu hastalıkla bağdaştırma gibi bir özellikleri de vardır. Bu nedenden dolayı eğer AIDS  fobisi yaşıyor ise bu testi yaptırmalıdırlar. Ancak her pişmanlık duyulan ilişki ya da her yanlış ilişki sonucunda AIDS’ e yakalanılır tabusunu da ortadan kaldırmak gerekmektedir. Eğer kişi bu test sonucu negatif çıkarsa yine de önlem almalı ve doktorunun uyarılarını ciddiye almalıdırlar. AIDS’ e yakalanan ve AIDS fobisi olan kişiler bunlara rağmen bir korku ve tedirginlik duyuyor ise mutlaka psikolojik bir destek almalıdır. Aksi halde bu kez de stresin sebep olduğu rahatsızlıklara yakalanması muhtemeldir.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here