Ana sayfa Hastalıklar AIDS : Nedenleri, Belirtileri, Tedavisi

AIDS : Nedenleri, Belirtileri, Tedavisi

78
0
PAYLAŞ

11HIV adı verilen bir virüs ile vücudu esir alan ve genelde anneden çocuğa doğum esnasında, cinsel ilişki aracılığıyla ya da kan yoluyla bulaşan bir hastalık olan AIDS dünyanın dört bir yanında yüzbinlerce kişiyi mağdur eden bir rahatsızlık tipi olarak biliniyor. Türkçe açılımı Edinsel Bağışıklık Yetmezliği Sendromu olan hastalık, zaman içerisinde vücudun neredeyse tüm direnç sistemini ortadan kaldırır ve en ufak bir virüs yüzünden bile ciddi hastalıklar ile karşı karşıya kalmanıza sebep olabilir. Diğer taraftan bedende HIV virüsüne rastlanması her durumda kişide AIDS hastalığı olduğu anlamına gelmez. Bu hastalık ile ilgili büyük problemlerin yaşanmasının sebeplerinden bir tanesi de bu hastalık ile ilgili temel bilgileri yeteri kadar bilmemekten kaynaklanıyor.

AIDS Nedir?

HIV virüsünün bünyede hasara sebep olan faaliyetler göstermesiyle beraber bedenin bağışıklık sistemini çökerterek problemlere karşı dirençsiz hale gelmesine sebep olan AIDS hastalığı vücutta başka hastalıkların daha kolay yayılmasını mümkün hale getirir ve sağlıklı yaşamı ciddi anlamda sekteye uğratır. Diğer taraftan AIDS, virüsün bedene girmesiyle birlikte aniden ortaya çıkan bir hastalık değil. Uzun süre bu virüs bedende yer alabilir ve vücutta bulunmasına rağmen herhangi bir semptoma ya da şikayete sebep olmayabilir. Kan testi ile ortaya çıkarılmadığı sürece bedeninizde AIDS hastalığının belirtilerini görmek hemen hemen 10-12 senenizi alabilir.

AIDS Nedenleri Nelerdir?

AIDS nasıl bulaşır? konusunda yeterli bilgiye sahip değilseniz bilinçsiz bir davranış sonucunda bu hastalık ile karşı karşıya kalabilirsiniz. AIDS birden fazla yolla vücuda girebilir ve bunlardan bazılarında kendi bedeninizi korumak mümkünken bazılarında ise kendinizi korumak adına yapabileceğiniz pek bir şey yoktur. Bu hastalığın sebeplerine geçmeden önce hatırlatmakta fayda var ki; toplumda konuşulanın aksine bu hastalık el sıkışma, dokunma, tükürük, sarılma, hapşırık, öksürük gibi yollarla kişiden kişiye geçmez. AIDS’e sebep olan HIV virüsü hassas bir tür olduğu için bu virüs bedenden çıktıktan sonra havada uzun süre canlılığını koruyamaz ve etkisini kaybeder.

1. Cinsel ilişki yoluyla bulaşır

cinsel ilişki

AIDS’in en sık bulaştığı yollardan birisi cinsel ilişkidir. Genelde her kültürde bu konuda yeterli bilgi birikimi var ama ilişki sırasında korunma ihtiyacı duyulmaması HIV virüsünün, virüslü partnerden sağlıklı partnere geçmesine sebep olabiliyor. Yapılan araştırmalarda cinsel ilişkiye ara vermemek, partnerin hazzını azaltmamak için birçok kişi prezervatif takmayı tercih etmediğini söylüyor. Partnerin sağlık durumu hakkında yeterli bilgiye sahip olunmadığı durumda da bu hastalık ile karşı karşıya kalma ihtimaliniz artıyor.

Cinsel yolla bulaşan hastalık ile ilgili önemli detaylardan birisi de, anal ilişki ile bulaşma ihtimalinin vajinal ilişki ile bulaşma ihtimalinden daha az olduğudur. Yani korunmasız bir şekilde vajinal ilişkiye girerseniz, korunmasız bir şekilde anal ilişkiye girdiğinizde karşılaşacağınız hastalık riskinden daha fazla risk ile karşı karşıya kalırsınız. Bu da homoseksüel cinsel ilişkiler yüzünden AIDS’in daha kolay bulaşabildiğine yönelik bir işaret olarak karşımıza çıkıyor.

2. Anneden çocuğa bulaşabilir

doğum

HIV’in bulaşma nedenlerinden birisi de anne ile bebeğin insan doğası gereği girdiği yakın ilişkiye dayanıyor. Doğum esnasında kanama yoluyla bulaşabildiği gibi emzirme sırasında süt aracılığıyla da anneden çocuğa AIDS virüsü bulaşabilir. Cinsel yolla bulaşan hastalığa kıyasla bu konuda kişinin kendini koruması için yapacağı pek bir şey yoktur. Burada annenin bilinçli olması ve hastalığa sahip olup olmadığı konusunda gerekli testleri yaptırması gerekiyor. Eğer annede bu hastalığa yönelik bir teşhis konulduysa bu hastalığın çocuğa bulaşmaması için gerekli tıbbi müdahale talep edilmeli ve uzmanlardan destek alınmalı.

3. Kan yoluyla bulaşır

kan

Bu hastalığa neden olan şeylerden birisi de bilinçsiz bir şekilde gerçekleştirilen kan transferidir. Eğer sizin ya da bir yakınınızın kana ihtiyacı varsa kan verecek kişinin AIDS başta olmak üzere ciddi hasarlara yol açabilecek hastalıklara ilişkin virüs taşıyor olup olmadığına dikkat etmelisiniz.

Günümüzde pek popüler olmasa da bir zaman gençler arasında çok moda bir hareket olan “kan kardeş” akımı da bu hastalığın önemli ölçüde yayılmasına sebep oldu. İki kişinin kendi kanlarını akıtmak kaydıyla yaralarına birbirlerinin kanlarını bulaştırdığı “kan kardeşlik” vakalarında AIDS hastalığına sahip bireyin vücudundaki virüslerin sağlıklı kişiye geçtiği gözlemlendi. İleride sağlığınızı tehdit etmemesi adına bu tip davranışlardan uzak durmalısınız. Eğer bir ebeveynseniz çocuklarınıza da bu tip konularda gerekli uyarıyı yapmanız gerekiyor.

Tıraş bıçakları da kandaki virüsü kişiden kişiye aktaran araçlar olarak karşımıza çıkıyor. Özellikle berberlerde ustura başta olmak üzere jilet gibi tıraş aletleri birden çok kişinin üzerinde kullanılıyorsa bu durum çok büyük bir risk teşkil eder. Sizin tıraşınızdan önce gelen müşteride tıraş esnasında bir kesik oluştuysa ve kan tıraş bıçağına bulaştıysa sizin yüzünüzde meydana gelecek en ufak bir yaralanma ile virüs bulaşma ihtimali ortaya çıkabilir. Bu yüzden başkasının tıraş bıçağını kullanmamaya ve dış ortamda tıraş olurken tıraş ürünlerinin sadece sizin için kullanıldığından emin olmaya özen gösterin.

AIDS Belirtileri Nelerdir?

AIDS’in birçok belirtisi olsa da hastalığa yönelik belirtiler virüsün bedene girmesiyle hızlı bir şekilde ortaya çıkmaz. Eğer yukarıda anlattığımız yollardan biriyle kanınıza HIV virüsü girdiyse, bir gün içerisinde hastalığın belirtileri ile karşılaşmanız gibi bir durum ile yüz yüze gelmeyeceksiniz. Bu konuda en çok sorulan sorulardan birisi de “AIDS ne zaman belli olur?” şeklinde. Ne yazık ki birçok vakada AIDS hastalığına yönelik belirtilerin ortaya çıkma süresi 10 seneyi aşabiliyor. Hafif belirtileri ise birkaç hafta içerisinde görmeniz mümkün. Bu konuda AIDS’in ilk belirtilerini soğuk algınlığı, yorgunluk ya da küçümsenecek başka bir sebebe bağlamak yerine bir uzmana danışarak hızlı müdahale ile kendinizi kurtarmaya çalışmanız tavsiye ediliyor. Bu hastalığın işaretçisi olan belirtiler genelde kadın – erkek ayrımı olmaksızın benzerlik gösterir.

1. Yüksek ateş

ateşli insan

AIDS’in en yaygın belirtilerinden birisi de ateştir. Araştırmalar gösteriyor ki; hastalığın bulaştığı bireylerin %96’sında erken dönemde ateş şikayeti başlıyor. Şüpheli bir cinsel ilişkiyi takip eden haftalar içerisinde sebepsiz yere başka bir hastalığı temel almayan yüksek ateş ile karşılaşırsanız bu, AIDS konusunda tereddüt etmeye başlamanız konusunda yeterli bir sebep diyebiliriz. Anlık bir strese, heyecana ya da başka bir duruma bağlı olmayan ateşin aşağıdaki belirtilerden herhangi biriyle görünüp görünmediğini analiz ederek, en kısa sürede doktora başvurmalısınız.

2. Deri dökülmesi

deri dökülmesi

%70 oranında karşılaşılan bir AIDS belirtisi olan deri döküntüsü de ihmal etmemeniz gereken bir semptomdur. Daha önce cinsel deneyim yaşamadığınız biriyle ilişki yaşadıysanız ve bunu şüpheli bir ilişki olarak kodladıysanız bu birlikteliği takip eden süreç içerisinde en ufak bir deri döküntüsünü bile görmezden gelmeyin. Seneler sonra bedeni tamamen çökertip kişiyi çaresiz bırakan hastalığın ilk ve hafif belirtilerinden birisi deri dökülmesi olduğu için bu deri dökülmesi vakasının ne kadar ciddi olduğunu ve hangi bölgelerde görüldüğünü doktorunuza anlatarak bunun AIDS ile ilişkili olup olmadığını ona sorabilirsiniz.

3. Lenf bezlerinin büyümesi

lenfoma

Lenfoma olarak da bilinen lenf bezlerinin büyümesi, ilerleyen süreçte bağışıklık sistemine ilişkin ciddi sorunlar doğacağına yönelik bir işaret olarak kabul ediliyor. Bedenin genelinde yaygın olarak yer alan lenfatik sistem oldukça önemli görev görür. Lenfoma vakasında akyuvarların kontrolsüz bir biçimde olağanüstü şekilde çoğalması söz konusu olur ve bu akyuvarlar, lenf bezelerinizin içerisinde toplanıp bu bezelerin daha büyük hale gelmesine neden olur.

Lenf bezlerinizin büyüyüp büyümediğini anlamak için genelde koltuk altı, boyun ya da kasık bölgelerinizi kontrol edebilirsiniz. Çoğunlukla kontrol esnasında bu bölgelerde ceviz büyüklüğünde ya da biraz daha geniş bezeler ele gelebilir. Bezelerin fasulye tanesi kadar boyutta olması durumunda ise hastalık konusunda çok ciddi bir belirti yoktur diyebiliriz. Ama yine de şüpheli bir büyüme tespit ettiyseniz AIDS ihtimaline karşı doktorunuza başvurmanız gerekir.

4. Farenjit

farenjit

AIDS’in erken belirtilerinden birisi olan farenjit ise boğaz bölgesinde meydana gelen rahatsızlık hissi ile ortaya çıkar. Eğer ki boğazınızda bir kaşıntı, ağrı ya da başka bir şikayet hissediyorsanız bu şikayetler yutkunmanız esnasında bedeninizde bir acının oluşmasına eşlik ediyorsa farenjit belirtileri ile karşı karşıya kaldığınızı söyleyebiliriz. Genelde soğuk algınlığı, grip gibi yollar ile meydana gelen farenjit, şüpheli bir ilişki sonrasında ortaya çıktıysa altında yatan sebep gribal bir problem kadar masum olmayabilir ve gelecekte bağışıklık sisteminizin büyük bir çöküş yaşamasına sebep olabilir.

5. İshal

ishal olmuş kadın

Genel olarak soğuk kapıldığında, taş zemine oturulduğunda ya da vücudun ısı düzeyini alt üst edecek bir besin yediğinizde karşılaşabileceğiniz ishal şikayeti de bu hastalığın belirtisi olarak kabul ediliyor. Vücudunuzda ciddi anlamda sıvı kaybına sebep olup gerekli müdahalenin doğru zamanda, erken sağlanamadığı koşullarda sizi oldukça zor duruma sokabilecek ishali hem en hızlı şekilde durdurmak hem de bunun altında olağan sebeplerin dışında AIDS gibi bir problemin yatıp yatmadığı konusunda emin olup kendinizi rahatlatmak için bir sağlık kuruluşuna başvurabilirsiniz.

6. Mide bulantısı ve kusma

mide bulantısı

Ateş ile beraber meydana gelen mide bulantısı ile kusma genelde kadınlar tarafından yanlış yorumlanıyor. Her ne kadar şüpheli bir ilişkiye girdiği biliniyor olsa da bu tip durumlarla karşılaşıldığında bu hastalığa yönelik şüpheye kapılmak yerine bu belirtiler hamilelik belirtisi olarak kabul ediliyor. Bu tip bilinçsiz bir davranışa kapılmak yerine mide bulantısı ve kusmanın diğer AIDS belirtileri ile eşleşip eşleşmediğini kontrol etmeniz ve bu şikayeti, şüpheli bir ilişki yaşadığınızı vurgulayarak doktora söylemeniz gerekiyor.

7. Baş ağrısı

baş ağrısı

AIDS hastalığına yakalananların %32’sinde görülen bir şikayet olan baş ağrısı virüsün bedene girmesinden yaklaşık bir iki hafta sonra kendisini gösterir. Ortada uykusuzluk, yorgunluk gibi makul bir sebep yokken meydana gelen baş ağrısı şikayetinden kolay bir şekilde kurtulamıyorsanız uzmana danışmalısınız.

8. Kas ya da eklem ağrısı

kas ağrısı

Anlamsız bir şekilde bedende hissedilen eklem ya da kas ağrıları da AIDS’in işaretçisi olabilir. Ortada hiçbir sebep yokken kendinizi yorgun hissediyorsanız ve kas ile eklem bölgelerinde bir ağrıdan mustaripseniz yakın dönemde şüpheli bir ilişkiye girip girmediğinizi düşünmelisiniz.

AIDS’li Kadın Nasıl Anlaşılır?

aidsli kadın

Eğer erkekseniz ve AIDS konusunda tedbirli davranmak istiyorsanız büyük ihtimalle en merak ettiğiniz konulardan birisi de AIDS’li kadın nasıl anlaşılır? meselesidir. HIV virüsü olan kişilerin neredeyse %70’inde ishal, kusma, kilo kaybı, zaman zaman meydana gelen yüksek ateş gibi problemleri gözlemleyebilirsiniz. Kimi durumlarda bu hastalığa yönelik belirtiler uzun süreli olarak kendini gizleyebilir. Bu yüzden tek gecelik ilişkilerde sağlığınızı korumak için kesinlikle korunma yöntemlerine başvurmalısınız. Uzun dönemli ilişkiler için ise hem partneriniz hem de kendiniz için bir test yaptırarak durumdan emin olabilirsiniz.

AIDS Tedavisi Nasıl Yapılır?

AIDS için dünya genelinde uzmanlar tarafından büyük tedavi çalışmaları yapılsa da ne yazık ki HIV virüsünü tümüyle yok eden herhangi bir tedavi henüz bulunamadı. Diğer taraftan belirli yöntemler ile HIV virüsünü kontrol altına almak ve virüsün etkisini artırıp bedene daha büyük zararların önüne geçmek amacıyla farklı tedaviler uygulanıyor.

1. Erken teşhis ile tedavi

aids testi

Bu hastalığın çok ciddi sorunlara yol açmaması için erken müdahale oldukça önemli. En ufak bir şikayette utanmadan, sıkılmadan doktora danışmalısınız ve gerekli testleri yaptırmalısınız. Vakit ilerledikçe müdahale zorlaşıyor ve tedavinin faydaları en az seviyeye iniyor. Erken teşhis sayesinde hem hastalığın başkalarına bulaşmasını engelleyebilirsiniz hem de tedavi planının daha rahat, daha makul bir şekilde belirlenmesinin önünü açmış olursunuz.

AIDS’in erken teşhisi için ELISA ve PCR adı verilen testlerden faydalanabilirsiniz. ELISA testi ile kayda değer bir sonuç elde etmek için üç aylık bir sürece ihtiyaç duyabilirsiniz. PCR metodunda ise bu süreç üç haftaya tekabül eder. Yani şüpheli ilişkiden sonra erken teşhis için ELISA testi yaptırmak için üç ay, PCR testi yaptırmak için ise üç hafta beklemeniz gerekir.

2. İlaç tedavisi

ilaç tedavisi

İlaç tedavisi ile her ne kadar bu hastalığın tüm etkilerini ortadan kaldırmak mümkün olmasa da vücudun bağışıklık sistemini biraz daha güçlü hale getirip dış etmenler karşısında bedeni daha güçlü kılmak mümkün oluyor. Antiretroviral adı verilen ilaçlar ile bedenin mekanizmalarına gereken destek sağlanır ve birkaç ilacın kombinasyonundan faydalanarak tedavi planı yapılır. Bu tedavinin maksadı ise kan bünyesindeki virüs seviyesini gösteren ve “viral yük” adıyla belirtilen değeri minimum seviyeye çekmeye çalışmaktır. Bu sayede hastalıklara karşı bünyeniz daha güçlü hale gelir ve yaşam kaliteniz bir nebze de olsa artmış olur.

AIDS hastalığının tedavisinde kullanılan ilaçlar yaşam boyu kesintisiz bir şekilde alınmalı ve doktor kontrolü asla ihmal edilmemeli. En ufak bir ihmal ile bedenin bağışıklık gücü zayıflar ve fırsatçı virüsler bedende enfeksiyon yaratmak için fırsat kollar.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here