Ana sayfa Hastalıklar Akciğer Kanseri Hastalığı

Akciğer Kanseri Hastalığı

127
0
PAYLAŞ

İnsan vücudunun en önemli organlarından biri olan akciğer vücudumuzun oksijen sağlama gibi bir işleve sahip olan organımızdır. İnsan vücudunun her organında olduğu gibi akciğerin yapısında da birçok hücre bulunmaktadır. Akciğerin yapısında bulunan hücrelerin normal bir şekilde işlevini yerine getirmek için ihtiyaç doğrultusunda bölünerek çoğalmaktadır. Akciğer kanseri, yapısal olarak normalde akciğer organının dokusunda yer alan ihtiyaç ve kontrol dışı olarak çoğalan bir kitle oluşması sonucunda ortaya çıkmaktadır. Akciğerde ortaya çıkan bu kitle ilk olarak bulunduğu yerde hızla büyür, daha sonraki aşamalarda ise diğer organlara ve dokulara zarar vermektedir. Akciğerlerde yayılan bu kitleye metastaz adı verilmektedir. Akciğer kanseri mikroskop altında incelenen hücrelerin görüntüsüne göre iki farklı şekilde ortaya çıkmaktadır. Bunlar, küçük hücreli, yani diğer adıyla yulaf hücreli, değeri ise küçük hücreli – dışı akciğer kanseridir.

Küçük Hücreli Akciğer Kanseri : Bu tür akciğer kanseri, diğerine göre çok daha az rastlanan bir hastalıktır. Bu hastalık çok hızlı bir şekilde ilerler ve uzman doktorların teşhis ettiği zaman, genel olarak insan vücudunun diğer organlarına ya da dokularına yayılmış olmaktadır.

Küçük Hücreli Dışı Akciğer Kanseri : Genel olarak çoğu akciğer kanserinin, yani yüzde yetmiş beş gibi yüksek bir oranda görülmektedir. Yassı epitelyum hücreli, büyük hücreli ve aynı zamanda adeno kanser olarak üç grupta ortaya çıkmaktadır.

Akciğer Kanseri Neden Olur?

Akciğerin kanserinin ortaya çıkmasındaki en büyük nedenlerinden biri sigara, puro ve piponun çok fazla içilmesidir. Sosyoekonomik düzeyi çok gelişmiş olan ülkelerde sigaranın çok fazla içilmesine engel olunmuştur. Bu sayede gelişmiş olan ülkelerde akciğer kanseri oranı çok azalmıştır. Sigaranın bırakılmasından sonraki en az beş yılın ardından akciğer kanserine yakalanma riski azalmaktadır ama risk tamamen ortadan kalkmamaktadır. Sigara içmeyen fakat çevresinde sigara içen bireyler kadar tehlike altındadır. Onlar da aynı riski taşımaktadır.

Madenlerde, gemi yapımında ve aynı zamanda yalıtım malzemesi yapımında asbest maddesi kullanılmaktadır. Bu madde insan vücudunun solunum yollarında uzun süreli tahrişe neden olmaktadır. Bu maddeye çok fazla maruz kalınması durumunda akciğer kanseri ortaya çıkmaktadır. Evlerde ya da toprakta doğal olarak yer alan kokusuz radyoaktif bir gaz olan radon da akciğer kanserine neden olmaktadır. Verem hastalığına sahip olan kişilerde ilerleyen zamanlarda akciğer kanserinin ortaya çıkma ihtimali bulunmaktadır.

Eğer daha önce akciğer kanseri geçirmişseniz, ikinci bir akciğer kanserinin tekrar gelişme ihtimali bulunmaktadır. Akciğer kanserinin daha sonraki aşamalara gelmeden önce erken teşhis edilmesi için şu ana kadar düz akciğer filmleri balgamda tümör hücrelerinin aranması ve aynı zamanda bronkoskopi adı verilen cihazla insan vücudunun solunum yollarının incelenmesi gibi yöntemler kullanılarak bu alanda birçok çalışma görülmektedir. Bu çalışmaların hiç biri akciğer kanserine bağlı olarak gelişen ölümlerin azalmadığı görülmüştür.

Akciğer Kanserinin Belirtileri Nelerdir?

 Akciğer kanseri hastalığı daha sonraki evrelere kadar insanlarda herhangi bir belirti ya da şikayet görülmeyebilir. Akciğer kanserinin uzun süre herhangi bir belirtinin olmaması, akciğer kanserini bu kadar tehlikeli yapmaktadır. Sigara kullanımı ve buna bağlı olarak kronik bronşit hastalığının olması, mevsimsel öksürük, balgamın olması, balgamda kan görülmesi, giderek artan nefes darlığı, kürek kemiklerinin arasına ve omuzlara yayılan göğüs ağrısı gibi belirtileri bulunmaktadır. Fakat akciğer kanseri hastalığının ilk evrelerinde bu belirtilerin hiçbirisi görülmemektedir. Bu aşamada daha çok iştahsızlık, buna bağlı olarak hızlı kilo kaybı, halsizlik ve terleme gibi belirtiler ortaya çıkmaktadır. Bazı akciğer kanseri hastalarında hiçbir belirti görülmemektedir.

Akciğer kanseri belirtileri arasında omuz, kol, sırt ve göğüste ağrı ortaya çıkmaktadır. Eğer omuz, sırt, göğüs ve aynı zamanda kollarınızda herhangi bir sebep yokken, aniden başlayan ağrılar varsa bu akciğer kanseri hastalığının bir belirtisi olabilir. Bu tür durumlarda mutlaka doktorunuza başvurmanız gerekmektedir. Öksürürken ve aynı zamanda nefes alıp verirken omuz, göğüs bölgesinde ortaya çıkan ağrı, akciğer kanseri hastalığına sahip olan hastaların yüzde ellisinde görülmektedir. Akciğer kanserinin ilk aşamalarında ortaya çıkan belirtilerden birisi de nefes darlığıdır. Nefes darlığı sadece çok fazla hareket eden ya da sonrasında ortaya çıkmaktadır. Akciğer kanserinde ortaya çıkan ve sürekli devam eden öksürük belirtiler arasında yer almaktadır. Öksürük akciğer kanserinin en önemli belirtileri arasındadır. Eğer uzun süreli öksürüğünüz ve öksürükle birlikte balgamın içerisinde kanda varsa mutlaka doktorunuza başvurmanız gerekmektedir.

Akciğer Kanserinin Tedavisi

Akciğer kanseri teşhisi doktorunuzun yapmış olduğu birtakım test ve tetkikler sonucunda konulduktan sonra hastalığın hangi aşamada yer aldığı belirlenecektir. Eğer akciğer kanseri hastalığı, sadece akciğerlerin çok küçük bir alanında meydana gelmişse hastalık birinci evresinde yer almaktadır. Eğer akciğerlerin en yakınında yer alan lenf bezlerine bulaşmışsa hastalık ikinci evresindedir. Akciğer içerisinde yer alan ve aynı zamanda akciğeri çevreleyen zar ya da iki akciğer arasında bulunan mediasten adı verilen boşluğa, buradaki bezlere bulaşmışsa hastalık üçüncü evresindedir. Eğer akciğer kanseri, karaciğer, kemik ve aynı zamanda böbrek üstü bezi gibi uzak kısımda yer alan organlara yayılmışsa, hastalık dördüncü ve an sonuncu evresine ulaşmıştır. Akciğer kanserinin hangi evrede olduğu belirlemek için akciğer röntgeni, toraks ve batın bilgisayarlı, tomografi, magnetik rezonans görüntülenmesi, kemik taraması, beyin bigisayarlı temografisi gibi tetkiklerin yapılması gerekmektedir.

Akciğer kanserinin ameliyat için uygun bir aşamada olup, olmadığının kontrolü için ayrıca bir tetkik yapılması gerekmektedir. Eğer akciğerde yer alan ve akciğeri çevreleyen zarın iki yaprağı arasında bir miktar sıvı birikmiş ise, doktorunuz kaburgaların arasından bir iğne yardımı ile bu sudan inceleme amaçlı örnek alması gerekmektedir. Bu tedavi yöntemine torasentez adı verilmektedir.

Küçük  hücreli dışı akciğer kanseri tedavisinde ise hastalığın erken aşamaları olan bir, iki ve iç ameliyatla tümörlü doku etrafından sağlam bir doku alınarak, bazen de tüm akciğer lobu alınarak temizlenebilir. Akciğer kanseri hastalığında genel olarak ameliyatla tamamen çıkarıldığı ve aynı zamanda çevre kısımlarda herhangi bir hastalığın olmaması durumunda başka bir tedaviye gerek duyulmamaktadır. Bazı durumlarda ameliyattan sonra ışın tedavisi yapılmaktadır. Eğer tümörün ameliyatla tedavisi mümkün değilse, hastalık üçüncü evreye geldiyse ışın tedavisi olan radyoterapi ve ilaç tedavisinin uygulanması gerekmektedir. Eğer akciğer kanseri dördüncü evrede ise, kemoterapi tedavisi ile hastaların yaşam süresi üç ya da altı ay kadar gibi bir süreye kadar uzayacaktır ve aynı zamanda hastanın birtakım şikayetleri de azalacaktır. Bu aşamada insan yaşamını çok uzatması beklenmeyen ve hastanın yaşam kalitesini bozma ihtimali varsa bu kararı doktorunuzla birlikte vermeniz gerekmektedir. Akciğer kanseri ışın tedavisine bağlı olarak kanama, kemiğe ya da beyine yayılma varsa uygulanması uygun görülmektedir.

Küçük Hücreli Akciğer Kanseri Tedavisi:  Akciğer kanseri tedavisinde hastalığın sınırlı ve aynı zamanda yaygın olup olmamasına göre karar verilmektedir. Sınırlı olan hastalıkta kemoterapi ve radyoterapi uygulanmaktadır. Akciğer kanseri hastalığının beyne yayılması durumunda, beyne koruma amaçlı radyoterapi uygulanması gerekmektedir. küçük ebatlara sahip olan tümöre cerrahi bir uygulama yapılabilir ama çok büyük olması durumunda cerrahi müdahale yapılamaz.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here