Ana sayfa Hastalıklar Hastalıkların Sebepleri Akciğer Zarının Kalınlaşması Ne Anlama Gelir?

Akciğer Zarının Kalınlaşması Ne Anlama Gelir?

46
0
PAYLAŞ

Akciğer zarı kalınlaşmasının ne demek olduğunu ve sağlığımızı nasıl etkilediğini sizler için yazımızın devamında derlemiş bulunmaktayız.

Akciğer Zarının Kalınlaşma Durumu Nedir, Neden Olur?

Akciğer Zarının Kalınlaşması Ne Anlama Gelir?

Akciğer zarı kalınlaşması sanıldığı gibi direkt olarak ortaya çıkabilen bir hastalık değildir. Akciğer zarı kalınlaşması dolaylı olarak ve farklı bir rahatsızlık sonucu ortaya çıkan bir durum şeklinde tanımlanabilir. Daha doğrusu ülkemizde yaygın olarak bulunan sanayi tipi tozlardan dolayı yani bu toza maruz kalmak ile uzun vadede kendini gösterebilir. Akciğer zarı kalınlaşması halk arasında devamlı olarak anılmasının ardından farklı isimler almıştır. Bunlardan birkaçı; akciğer kalınlaşması, akciğer zar kapanması ve buna benzer şekilde isimlerdir.

Akciğer zarı vücudumuz içerisindeki hassas bölgelerdendir ve sinir açısından da zengin bir bölgedir. Akciğerimizin üzerinde bir zar tabakası vardır. Bir de göğüs kafesinin içini kaplayan farklı bir zar tabakası vardır. 2 zar tabakasının da kendilerine ait salgılama işlemleri vardır. Salgılama işlemleri sırasında 300–500 cm3 suyu göğüs kafesinde tutar. Göğüs kafesinde tutulan bu su, içerisinde bulundurduğu minerallerin alışverişini ve emilimini sağlar. Bahsetmiş olduğumuz biriken su akciğer üzerinde kaygan bir zemin oluşturup, akciğerin hareketini sağlar. Normal olan akciğerlerde düzenli olarak su verilir ve geri alınır. Ancak akciğer hastalığında bu durum sekteye uğrar. Su verilip bir miktar kayıp olur, bu kayıp akciğer üzerinde tabaka oluşturur, yani verilen su geri alınamadığı için su birikir ve bu su akciğere baskı yapar. Bunun sonucunda ise şiddetleri değişmeksizin göğüs ağrıları ortaya çıkar.

Akciğer Zarının Kalınlaşması Durumunda Tedavi Nasıl Yapılır?

Ortaya çıkan bu ağrı hastanın doktora başvurmasının ardından asıl sürece girer. İlk olarak yapılan işlem akciğer filmi çekimidir. Bu çekimde akciğerde kalınlaşma tespit edilirse; tomografi çekilir. Tomografi çekilmesinin nedeni ise tomografide sıvı seviyesi değişiklikleri rahatça görülebilir. Bu nedenle hastalık teşhisinde oldukça önemlidir. Tomografi sonucunda akciğer zarında kalınlık veya su toplanması görüldüğü zaman akciğerden sıvı örneği alınmalıdır.

Daha sonra alınmış olan bu sıvı örneğine ait tahlillerde hem mikrop hem de kanser yönünden inceleme yapılmalıdır. Mikrop analizlerinde bakılması gereken 2 tür mikrop vardır. Biri basit mikroplar ve verem mikrobudur. Çünkü akciğer zarını en çok hastalandıran verem mikrobudur. Bu incelemenin yapılması oldukça önemlidir.

Akciğer zarında bir su birikintisi ya da kalınlaşma olduğu zaman akla gelebilecek ilk teşhisin verem olduğunu bilmekte fayda var. Veremden sonra düşünebilecek diğer büyük etken kanser ve sonrasında başka hastalıklar düşünülmelidir.

Alınan sıvıda iltihap hücreleri görülürse antibiyotik tedavi uygulamasına başlanır ve uygun ilaçlar verilir. İlaç kullanımı süresince hasta takibi yapılır. 1–2 ay sonunda akciğerdeki su çekilirse tedaviye belli bir süre ara verilir ve hasta takibe alınır.

Tedaviye ait 2 farklı yan etki bulunur. Bunlardan birincisi akciğerde kalınlaşma olabilme durumudur. İkincisi ise vücudun bağışıklık sisteminin direnci azalması etkisidir. Akciğer zarı kalınlaşmasında eğer ilaçlarla bir sonuç alınamıyorsa; ameliyat yoluna başvurulur ve ameliyatla akciğer zarı soyulur. Akciğer soyulmuş haliyle de işlemlerini yapmaya devam edebilir. Eğer verem mikrobu tespit edilirse ilk olarak ilaç tedavisi uygulanır ve en az 3 ay verem ilaçları kullanılması önerilir. 3 ay sonra yine tomografi çekilerek hastanın son durumu kontrol edilir. Tomografi sonrasında ilaçlar sonuç vermiyor yani verem devam ediyorsa; akciğer zarı kalınlaşıp, sıvıda artış varsa en fazla 3 ay beklenir ve 3 ayın içerisinde ameliyatla veremli zarı temizleyerek akciğerin açılması sağlanır.

Mezotelyoma Nedir?

Diğer durum yani kanser durumunda ise tedavi 3 tip olarak uygulanır. Akciğer kanseri yani bilimsel ismi ile Mezotelyoma; akciğer zarlarının kötü huylu tümörleri olarak bilinir. Bu durumun nefes alıp verme fonksiyonlarını etkilediğini söyleyebiliriz. Mezotelyoma da hastalarda görülen belirtiler; sıklıkla hastalarda şiddetli göğüs bölgesi ağrısı, zayıflama ve öksürük olarak ortaya çıkar. Göğüs boşluğu içerisinde yukarıda da bahsetmiş olduğumuz gibi genellikle su toplanır ve bu suyun etkisi ile nefes darlığı ortaya çıkabilir.

Cerrahi tedavi, İlaç tedavisi, Işın tedavisi olmak üzere 3 aşamalı olarak yürütülen bir tedavi sistemi vardır. Normal bir durumda hastanın bu 3 aşamadan da sıralı olarak geçmesi gereklidir. Eğer bir tanesi atlanacak olursa tedavi tamamlanamaz ve hastalık tekrar nüks edebilir. Bunun olmaması için tedavi süresi boyunca bilinçli olmak oldukça önemlidir.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here