Ana sayfa Hastalıklar Alerjik Astım Hastalığı

Alerjik Astım Hastalığı

256
0
PAYLAŞ

Alerjik astım hastalığında ortaya çıkan çeşitli mikrobik enfeksiyon ya da toksinlere karşı insan vücudunun ve solunum yollarının göstermiş olduğu bir çeşit reaksiyondur. Alerjik astım rahatsızlığı, tüm dünya genelinde yaklaşık olarak üç yüz milyon kişiyi etkisi altına aldığı tahmin edilen çok ciddi bir sağlık sorunudur. Ülkemizde ise yaklaşık olarak her yüz kişiden beş ya da yedisinde ortaya çıkan bir rahatsızlıktır. Her yüz çocuktan ise on üç ya da on beşinde görülmektedir. Her yaş grubuna ait insanları çok kısa bir sürede etkiler ve doğru tedavi yöntemi ile kontrol altına alınmaktadır. Bazı durumlarda, özellikle kontrol altına alınamadığı zaman insanların günlük performansını çok kısıtlayan kronik bir hastalıktır. Alerjik astım hastalığı aynı zamanda hava yollarlının daralması sonucunda ortaya çıkan ve ataklar şeklinde oluşmaktadır. Bu hastalık insan vücudunda yer alan solunum yollarının iltihaplı olmasına ve buna bağlı olarak bronşların çok fazla duyarlı olmasına neden olmaktadır. Gece yarısı ya da sabaha karşı hırıltılı nefes alıp, verme, nefes darlığı, göğüste sıkışıklık ve aynı zamanda öksürük nöbetleri gibi ataklarla ortaya çıkmaktadır. Bu tür ataklar genel olarak değişen derecelerde havayolunu tıkanması ya da kapanması ile oluşur, doktorunuzun uygun gördüğü tedavi yöntemlerinin uygulanması sonucunda ataklar kontrol altına alınmaktadır.

Alerjik Astım Hastalığının Belirtileri

İnsan vücudunda birtakım nedenlere bağlı olarak ortaya çıkan alerjik astımın insan vücudunda yer alan hava yollarının mikrop kaynaklı bir iltihaplanma durumu bulunmaktadır. Bu nedenle insan vücudunda bulunan hava yolu duvarı şiş ve aynı zamanda ödemli olmaktadır. İnsan vücudunda yer alan hava yolu duvarının şiş olması sonucunda akciğerlerin uyaranlara karşı aşırı duyarlı olmaktadır. Toz, duman, koku gibi birtakım uyaranlar karşısında insan vücudu bazı ataklar geliştirir. Alerjik astım rahatsızlığında bazı durumlarda krizler ortaya çıkabilir. Krizin yaşanması durumunda hava yollarını saran kaslar kasılarak, ödem ve şişliğin artmasına neden olmaktadır. Aynı zamanda iltihabın artması nedeniyle hava yolu duvarı da kalınlaşmaktadır.

Alerjik astım hastalığı birtakım nedenlere bağlı olarak ortaya çıkmaktadır ve birtakım belirtilerle birlikte kendini göstermektedir. En sık görülen belirtiler ise göğüste tıkanma, öksürük ve hırıltılı bir şekilde nefes alıp, vermedir. Bazı alerjik astım ataklarında uzun süren öksürük ya da hırıltılı bir şekilde nefes alıp, verme gibi belirtiler de ortaya çıkabilir. Bu belirtiler geceleri ve sabaha doğru gibi bir zaman diliminde sizi uykunuzdan uyandıracak kadar şiddetli oluyorsa, mutlaka doktorunuza başvurmanız gerekmektedir. Çünkü evde uygulayacağınız kendi yöntemlerinizle bu belirtilerin geçmesini sağlayamazsınız. Alerjik astım hastalığını diğer belirtileri ise insan vücudunda yer alan hava yollarında daralma, kuru öksürük, nefes darlığı ve göğüste baskının olmasıdır. Bu belirtilerin biri ya da birkaçı bir arada bulunabilir ama bu belirtilerin çoğu sadece alerjik astım hastalığın ait belirtiler değildir. Başka hastalıkların belirtileri arasında da yer almaktadır. Doğru tedavi yönteminin uygulanması için mutlaka doktorunuza başvurmanız gerekmektedir.

Alerjik Astım Hastalığı Neden Olur?

Alerjik astım hastalığının ortaya çıkmasında birtakım faktörler bulunmaktadır. Bu faktörler ise, kişisel ve çevresel faktörler olarak ikiye ayrılmaktadır.

Kişisel Faktörler

Genetik: Alerjik astım hastalığının genetik kaynaklı bir hastalık olduğunu kanıtlayan birçok araştırmalar bulunmaktadır. Aile bireylerinden olan anne ve babanın, herhangi birinsin alerjik astım rahatsızlığının olması durumunda çocukta da bu hastalığın ortaya çıkma ihtimali yüzde otuz gibi bir orandır. Anne ve babanın ikisinde de alerjik astım rahatsızlığının olması durumunda, çocukta da oluşma ihtimali yüzde yetmiş gibi yüksek bir orandadır.

Obezite: Alerjik astım hastalığına neden olan bir diğer faktör ise obezitedir. İnsan vücudunda yer alan açlık hormonu gibi hormonların hava yolu işlevini büyük oranda etkilemesi sonucunda ortaya çıkmaktadır.

Cinsiyet: Özellikle erkeklerin çocukluk döneminde alerjik astım hastalığının ortaya çıkabilir. On dört yaşından önceki zamanlarda alerjik astım hastalığı erkek çocuklarda daha fazla görülmektedir. Çocukluk döneminden sonraki zamanda yaşla birlikte kızlarda da görülme ihtimali artmaktadır.

Çevresel Faktörler

Alerjik astımın ortaya çıkmasındaki en önemli sebeplerden biri de çevresel faktörlerdir. Çevresel faktörler ayrıca alerjik astım hastalığının semptomlarının artmasına neden olmaktadır. Özellikle büyük şehirlerde yaşayan bireylerin en büyük sorunlarından biri olan hava kirliliği de bu hastalığa neden olmaktadır. İnsan vücudunun birtakım maddelere ya da besinlere karşı aşırı duyarlı olması alerjik astım hastalığının ortaya çıkmasında etkili olan nedenlerden biridir.

İç mekanlarda ve dış ortamlarda birtakım alerjiye neden olan maddelerin, alerjik astım hastalığını tetiklediği ortaya çıkmıştır. Uzmanların yapmış olduğu araştırmalara göre ev tozu, kedi, köpek tüyü bebeklerin üç yaşına gelinceye kadarki geçen sürede bazı semptomların oluşması için risk faktörü olmaktadır. Alerjik astımın ortaya çıkmasına neden olan çevresel faktörler kendi içinde bazı tetikleyici durumlar görülmektedir. Bu durumlar ise,

Enfeksiyonlar: Bebeklik döneminde, geçirilen respiratuvar sinsityal virüs (RSV) ve parainfluenza virusu bronş hastalıklarına yol açabilmektedir. Buna bağlı olarak ortaya çıkan belirtiler çocuklukta yaşanan alerjik astım hastalığının semptomları taklit edebilmektedir. Uzmanların yapmış olduğu araştırmalara göre, respiratuvar sinsityal virüs olan çocukların yüzde kırkının ilerleyen yaşlarda alerjik astım hastalığı olacağını kanıtlamıştır. Aynı zamanda kızamık hastalığının da ilerleyen yaşlarda alerjik astımın gelişimine katkı sağladığı kanıtlanmıştır.

Sigara: Sigara içilmesi ya da sigara dumanına maruz kalınması durumunda, insan vücudunda yer alan akciğerin işlevinde bozulmalar ortaya çıkmaktadır. Bu durumda alerjik astım semptomları ortaya çıkmaktadır. Sigara içmek ya da sigaranın dumanına uzun süre maruz kalınması alerjik astım hastalığında kullanılan ilaçların etkisini azaltmaktadır. Bu nedenle alerjik astım hastalığını kontrol altına almak çok güç hale gelmektedir. Anne adayının hamilelik sürecinde sigara içilmesi durumunda, bebeğin de akciğer gelişimini olumsuz bir şekilde etkilemektedir.

Diyet : Alerjik astım hastalığının ortaya çıkmasındaki sebepler arasında diyet de yer almaktadır. Alerjik astım hastalığında diyetin yeri ve özellikle anne sütünün hangi rolde olduğu birçok uzman tarafından araştırmalara konu olmuştur. Genelde inek sütü ya da soya proteininden elde edilen hazır mamalar ile beslenen bebeklerin, sadece anne sütü ile beslenen bebeklere göre daha yüksek bir oranda alerjik astım hastalığına sahip olma riski vardır. Hazır mamaların içeriğinde bulunan düşük oranda sebze, meyve alımı, margarin ve bitkisel yağların yüksek oranda ve aynı zamanda n-3 yağ asidinin de düşük oranda yer alması sonucunda mamalar hem güvenilir olmamakta hem de alerjik astım hastalığının artışına da neden olmaktadır.

Alerjik Astım Hastalığının Tedavisi

Alerjik astım hastalığı birçok faktöre bağlı olarak ortaya çıkma ihtimali bulunmaktadır. Toplumda alerjik astım hastalığı neden sadece bazı insanlarda olduğu, niye herkeste görülmediği bu faktörlere bağlı olarak açıklanmaktadır. Alerjik astım hastalığını tedavisinde aşı kullanılmaktadır ama bu aşı belli bir yaş grubuna sahip olan bireylere ve aynı zamanda az sayıda alerjik maddeler karşı duyarlılığı olan hastalara uygulanmaktadır.

Doktorunuz alerjik astım hastalığının hangi derecede olduğunun kontrolünü sağladıktan sonra size uygun olan tedavi yöntemini tavsiye edecektir. Gerekli gördüğü durumlarda aşı ile tedaviyi ya da ilaç kullanımı ile tedaviyi uygulayabilir. Alerjik astım hastalığında kullanılan aşının, bu hastalığı ortadan tamamen kaldıracağı düşünülmektedir ama aşı sadece belir bir alerji maddesine karşı kişinin duyarlılığını ortadan kaldırmaktadır. Alerjik astım hastalığının sadece aşı ile tedavisi mümkün değildir. Aynı zamanda doktorunuzun uygun gördüğü ilaçlarında düzenli olarak kullanılması gerekmektedir.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here