Ana sayfa Genel Sağlık Ruh Sağlığı Alzheimer Riskini Artıran Meslekler

Alzheimer Riskini Artıran Meslekler

174
0
PAYLAŞ
Alzheimer riskini artıran faktörler
Unutkanlık, demans – bunama, Alzheimer; günlük konuşmalarımızda sık sık sözü geçen ve çoğu zaman birbirine karıştırdığımız kavramlar. Her unutkanlık demans anlamına gelmediği gibi, her demans vakası da Alzheimer demek değil. Fakat Alzheimer hastalığı mutlaka demansa sebep olur. Yani aslında demans bir hastalık değil bir belirtidir ve Alzheimerdan başka pek çok hastalığın işareti olabilir. Ayrıca demansın yaşlılığın doğal bir parçası olduğunu söylemek de doğru olmaz. Nitekim çok ileri yaşlarda olduğu halde aklı, bilinci ve kişisel iş görme yetenekleri yerinde kişi sayısı hiç de azımsanamaz. Karmaşık bir metabolizması olan Alzheimer günümüzde hala üzerinde çok sayıda çalışmalar yapılan bir hastalık. Ve ne yazık ki hakkında bilmediklerimiz bildiklerimizden çok daha fazla.

Alzheimer Nasıl Bir Hastalıktır?

Alzheimer hastalığı, beyindeki sinir hücrelerinin kaybının giderek artmasıyla meydana gelen fiziksel bir hastalıktır ve günümüzde en sık rastlanan demans (bunama) türü olarak karşımıza çıkar. 65 ve üzeri yaşlarda görülme sıklığı artar. Adını, hastalığı ilk kez tanılayan Alman nörolog Dr. Alois Alzheimer’dan alır.
Alzheimer çok zor bir hastalık. Üstelik sadece hastalar için değil, yakın çevresindeki herkes için. Hızla ilerleyen hastalığın başlangıç evresinde verdiği belirtiler, normal zihinsel yaşlanmadan hatta kişinin günlük hayatta başına gelen duygusal bir olaya vereceği reaksiyondan ayırt edilemez. Fakat belirtiler giderek ağırlaşır. Hastalar zaman içinde yardım almadan günlük aktivitelerini yerine getiremez hale gelirler. Hastalık aşamalı olarak beynin farklı becerilerden sorumlu pek çok merkezine yayılır. Bu merkezlerin hangileri olduğu ve nasıl bir sıra izleyeceği her hastada farklılık gösterir.
Alzheimer hastalarının beyinlerinde bir küçülme olduğu, çıplak gözle bile görülebilir. Beyin içindeki iletişimden sorumlu bazı kimyasalların eksik olduğu ya da hiç olmadığı görülür. Ayrıca hastaların beyinlerinde amiloid beta (Aß) protein plakları ve tau proteininden oluşan nörolif yumaklarının varlığı dikkat çeker. Plak oluşumu yaşlılıkla birlikte her insanda gerçekleşir ve bunun tek başına Alzheimer hastalığına sebep olmadığı bilinir. Bu veriden yola çıkan bilim adamları plaklarla birlikte yumruların da varlığı halinde hastalığın ortaya çıktığı görüşündeler. Fakat beyindeki bu yapılar daha hastalık belirtileri ortaya çıkmadan oluşuyorlar ve giderek çoğalarak hastalığın ilerlemesine sebep oluyorlar. Ki bu da hastalığın erken teşhisi önündeki en büyük engel.
Alzheimer hastalığı özellikle hafızayla ilgili beyin hücrelerini tutar. Ne yazık ki ortaya çıkan hasarın geri dönüşü olmaz. En sık rastlanan belirtisi hafıza kaybıdır ve öncelikle yakın geçmişe ait hatıralar kaybolur. Bunun yanı sıra konuşmada ve davranışlarda bozukluklar; kişilik değişimi; zaman ve mekan algısında bozulma; yönünü, yolunu şaşırma; kişileri ve yüzleri unutma; depresyon gibi belirtiler de birbirini izler.
Hastalığın başlangıç aşamasındayken tespiti güçtür demiştik. Bunun bir sebebi de hastalığın en karakteristik belirtisi olan bunamanın, başka sebeplere bağlı olarak da görülebilmesi. Örneğin kanser, menenjit, alkol kullanımı, tiroit, beyin damarlarıyla ilgili hastalıklar, psikolojik sorunlar ya da kafa travmaları da bunamaya (demans) sebep olabilir. Zaten Alzheimer teşhisi de demans belirtisi gösteren diğer bütün hastalık ihtimallerinin elenmesiyle konur. Hastalık hafif unutkanlıkla başlayarak sonunda beynin vücuda komut vermeyi tamamen bırakmasına kadar devam eder.

Alzheimer Riskini Artıran Faktörler

Genetik faktörler tek başına Alzheimer sebebi sayılamaz. Hatta hastaların çoğunda ailevi demans öyküsü yoktur. Öte yandan çevresel faktörler de tek başlarına Alzheimer sebebi sayılamazlar. Genetik yatkınlık ve çevresel faktörler bir arada etkili olur. Genetik faktörlerin dışında Alzheimer riskini artıran diğer etkenleri sıralayacak olursak:
Yaş: En önemli risk faktörü. Elbette bütün yaşlıların mutlaka Alzheimer olacağını söyleyemeyiz. Fakat yaşlılığın doğası gereği meydana gelen değişimler Alzheimer için elverişli bir ortam yaratır. 65 yaşından sonra hastalığın görülme sıklığı artar.
Cinsiyet: Hastalık üzerinde yapılan çalışmalar, kadınlar arasında daha yaygın olduğunu gösteriyor. Bunun da sebebi muhtemelen kadın ömrünün erkeklere oranla daha uzun olması.
Eğitim: Alzheimer hastaları içinde düşük eğitim seviyesindeki bireylerin yüksek eğitim seviyesindekilere göre daha fazla olduğu gözlenir. Eğitimin, okuyup yazmanın, entelektüel faaliyetlerin ve dünya meseleleriyle ilgilenmenin hastalığa karşı koruyucu olabileceği düşünülüyor.
Kafa Travması: Kafatası ve beyne alınan ciddi darbelerinin, kişinin bayılmasına sebep olacak kadar ağır travmaların Alzheimer hastalığı için bir risk faktörü olduğu görüşü de yaygındır.

Alzheimer Riskini Artıran Meslekler

Alzheimer hastalığıyla ilgili araştırmalar pek çok risk faktörü üzerinde hala devam ediyor. Araştırmacılar, damar sertliğine sebep olan yüksek tansiyon, kolesterol ve diğer kan yağlarının yüksekliği, kan basıncı, diyabet hastalığı gibi faktörlerin plak oluşumuna zemin hazırlayarak Alzheimer için de risk olabileceği görüşünde birleşiyorlar. Ayrıca bilim dünyasında, çeşitli kimyasallar ve zehirli atıklara maruz kalan kişilerle elektromanyetik alanlarda çalışanların Alzheimer hastalığına yakalanma riskinin yüksek olduğuna dair de yaygın bir kanaat var. Görüldüğü gibi evden dışarı çıkmasak bile soluduğumuz hava, kullandığımız elektronik aletler hatta tedavi için kullandığımız pek çok ilaç Alzheimer riski yaratabiliyor. Buradan yola çıkarak riskli meslekleri tek tek saymak yerine risk faktörü içeren maddeleri ve durumları ele almak daha doğru olur.
  1. Fenol, alkol, benzen gibi organik bileşikler içeren çözücüleri uzun süre ve yüksek miktarlarda solumayı gerektiren durumlar Alzheimer için risk kabul edilir. Evlerimizde kireç, boya, kir, yağ çözücü olarak kullandığımız pek çok ürün bu bileşikleri içerir. Ve çoğu “organik” olduğu için insan sağlığına zararı olmadığını iddia eder.
  2. Kurşun, cıva gibi ağır metallerle uğraşan meslekler, Zararlı organizmaları bitkilerden uzaklaştırmak için kullanılan tarım ilaçları risk kabul edilir ve bu durumda bunları kullanan çiftçiler daha fazla risk altında sayılır.
  3. Hastane, askeri birlik, okul gibi kalabalık yerlerde, suya-sabuna erişimin kolay olmadığı durumlarda kullanılan ve giderek yaygınlaşarak hemen herkesin çantasına kadar giren mikrop öldürücü ve dezenfektan ürünler,
  4. Başta boksörler olmak üzere kafaya darbe alma ihtimalinin yüksek olduğu spor dallarıyla uğraşanlar daha fazla Alzheimer riski altındadır.

Alzheimer Hastalığından Korunmak İçin Neler Yapabiliriz?

Genetik yatkınlığımızı değiştiremeyeceğimize göre çevresel faktörleri ve yaşam biçimimizi iyileştirerek Alzheimerle birlikte başka pek çok hastalığı da engellemek ya da en azından geciktirmek mümkün olabilir. Sebze-meyve yönünden zengin, doymuş yağ yönünden fakir beslenerek kolesterol değerleri kontrol altında tutulabilir ve böylece damar sağlığı korunur. Hafif egzersizler, yürüyüş yaşam boyu devam etmeli. Aile ve arkadaş toplantıları her yaşta insan için duygusal olarak besleyici, çok değerli sosyal aktivitelerdir. Bulmaca çözmek gibi zihinsel faaliyetler de hafızayı güçlendirir. Düzenli uyku ve yeterince su tüketimi hem vücut hem zihin sağlığı için çok önemli. Ayrıca yabancı dil öğrenmek, bir müzik enstrümanı çalmak, düzenli olarak gazete ve kitap okumak da hem hafızayı güçlendirmek hem de dış dünyayla bağlantıyı koparmamak adına, uzmanların önerdiği faaliyetler arasında yer alıyor.

Her insan doğar ve ölür. Yaşam hakkında kesinlikle emin olduğumuz tek gerçek de budur aslında. Bu iki nokta arasında başımıza gelebilecek her şey, çoğu bizim dışımızda gelişen milyonlarca değişkene bağlı. Hayatta karşımıza neler çıkacağını bilemeyiz. Bu durumda, şartlarımızı en iyi şekilde değerlendirip, ömrümüzü yaşamaya değer kılmak en doğru davranış biçimi.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here