Ana sayfa Genel Sağlık Ruh Sağlığı Andropoz Psikolojik Belirtileri

Andropoz Psikolojik Belirtileri

99
0
PAYLAŞ
Andropozun belirtileri

Yaşam denilen süreç, birbirini takip eden evrelerden oluşur. Bebeklik, çocukluk, ergenlik, gençlik, yetişkinlik ve yaşlılık olarak isimlendirilen bu evreler her insanda aynı sırayı takip eder. Gençlik çağına ulaşmak için büyük bir heyecan ve heves duyan insan, sıra yaşlılığa geldiğinde bu ilerleme hevesini kaybeder. Oysa düşünecek olursak, doğduğumuz andan itibaren yaşlanmaya başladığımız gerçeğiyle karşılaşırız. Yer çekimi gibi, suyun kaldırma kuvveti gibi yaşlanma da, inkar edilemez ve engellenemez bir doğa kanunudur. Tüm insanlarda süreç aynı olsa da cinsiyet, kalıtsal yatkınlıklar, hayat şartları ve çevresel faktörler her dönemde yaşam kalitesini belirleyen faktörler olarak karşımıza çıkıyor. Yaş almayla birlikte erkeklerde ortaya çıkan, tıpta Yaşlanan Erkek Sendromu olarak isimlendirilen ve halk arasında yanlış bir isimlendirme “andropoz” olarak adlandırılan bir sorun mevcuttur. Bu yazımızda Andropoz Psikolojik Belirtileri konusundan bahsedeceğiz.

Andropoz Nedir?

Erkek ve kadınlarda büyük miktarı testis ve yumurtalıklarda az miktarı da böbrek üstü bezlerde üretilen testosteron hormonu, erkeklerde başta cinsel fonksiyonlar olmak üzere pek çok yaşamsal faaliyeti düzenler. Testosteron hormonu, 30′lu yaşlardan itibaren doğal olarak azalmaya başlar. 50 yaşından itibaren daha da azalır. Bu doğal sürece “andropoz” adı da verilir ama tıp biliminde “Yaşlanan Erkek Sendromu” (AMS) olarak adlandırılır. Bazı hastalıklara ya da yaralanmalara bağlı olarak, daha erken yaşlarda da testosteron düşüklüğü görülebilir. Erken yaşlarda görülen testosteron eksikliği, üreme sorunlarına ve ciddi gelişim bozukluklarına sebep olabilir.

Yetişkin ve sağlıklı bir erkekte her gün 5-6 mg kadar testosteron salgılanır. Sesin kalınlaşması, penisin büyümesi, sperm yapımı, agresif karakter, sakal ve bıyıkların çıkması gibi pek çok ayırıcı cinsiyet özelliğini belirleyen testosteron, erkeklerde ana erkeklik hormonu olarak kabul edilir. Fakat etkileri sadece cinsel fonksiyonlarla sınırlı değildir; kemik, kas ve yağ dokusu üzerinde de metabolik etki gösterir.

Erkeklerde andropoz dönemi sık sık kadınların menopoz dönemiyle karşılaştırılır. Her ikisi de gerçekten benzer belirtiler gösterir ama andropoz menopoz gibi ani gelişmez. On yıllar içinde yavaş yavaş gelişir. Ve menopoz gibi, üreme kabiliyetinin ortadan kalkması anlamına da gelmez. Nitekim erkekler 80 yaşından sonra bile baba olabilirler. Erkeklerde bu dönem, konsantrasyon eksikliği, kılların azalması, cinsel istekte azalma, yorgunluk, halsizlik gibi psikolojik, sosyal ve cinsel bazı belirtilerle kendini gösterir.

Testosteronun yaşla birlikte azalmaya başlaması yaşamın doğal bir seyridir ve başlangıç yaşı olan 30’lu 40’lı yaşlarda kişide şikayetlere sebep olmaz, belirti vermez. Yaşlanan erkek sendromu olarak ele alınan belirtiler bütünü, 50-55 yaşları arasında görülmeye başlar. Bu belirtiler psikolojik, bedensel ve cinsel yönden olmak üzere 3 grupta toplanabilir. Yazımızın konusu olan psikolojik belirtilere daha detaylı değineceğiz. Kısaca bedensel ve cinsel belirtilerinden söz edecek olursak;

Bedensel belirtiler;

– Saç ve kıl dökülmesi,
– Yağ kitlesinde artış ve özellikle göbek çevresinde şişmanlık,
– Uyku düzeninde değişiklik,
– Kas kitlesinde azalma,
– Memelerde büyüme,
– Kemik kitlesinde azalma.

Cinsel belirtiler;

– Sperm sayısında azalma,
– Meni fışkırma hızında azalma,
– Cinsel istek azalması,
– Sertleşme sorunu
olarak sıralayabiliriz.

Andropozun Psikolojik Belirtileri Nelerdir?

Kadınların menopoz dönemine ait çok sayıda araştırma bulunduğu halde, erkeklerin andropoz dönemine ait araştırma sayısı oldukça yetersizdir. Mevcut araştırmalar da daha çok andropozun biyolojik etkileri üzerine yoğunlaşır. Az sayıdaki psiko-sosyal araştırmalarda elde edilen veriler ışığında andropoz dönemine ait psikolojik belirtileri şu şekilde sıralayabiliriz;

1. Yetersizlik Duygusu

Çağlar boyu soyunu devam ettirme misyonu üstlenmiş olan erkek, andropozla birlikte tıpkı kadınların menopoz döneminde hissettikleri gibi yetersizlik hissine kapılır. Özellikle erkek olmayı biyolojik bir durum olması dışında, daha çok simgesel olarak bir davranışlar bütünü olarak benimsemiş ve yüceltmiş toplumlarda erkeğin cinsel fonksiyonlarına çok daha fazla önem atfedilir.

2. Duygudurum Bozuklukları

Endokrin sistemlere bağlı olarak salgılanan hormonların insan davranışları üzerinde de etkileri olduğu artık çok iyi bilinen bir gerçek. Testosteron seviyesindeki düşüşle birlikte ortaya çıkan andropoz döneminde de erkeklerde kaygı bozuklukları, psikolojik yorgunluk gibi duygu durum bozuklukları ortaya çıkabilir. Bu belirtilerin testosteron tedavisi gören erkeklerde ortadan kalktığı gözlemlenir.

3. Depresyon

Kadınlarda östrojen hormonunun aniden düşüş göstermesine karşın erkeklerdeki testosteron azalması daha uzun zaman içinde gerçekleşir. Bu da erkeklerde andropoz belirtilerinin fark edilip teşhis konmasını geciktirir. Öte yandan cinsel fonksiyonlar söz konusu olduğunda erkekler kendilerini kadınlar kadar rahat ifade edemezler. Bu yüzden içe kapanıp depresif bir ruh hali ortaya koyabilirler.

4. Beden Memnuniyetsizliği

Hormon dengelerinin değişimiyle meydana gelen yağlanma ve vücut şeklinin bozulması da erkekleri psikolojik olarak rahatsız eden bir durum. Benzer durumdaki kadınların şikayeti şişmanlık olurken, erkeklerin kaslarını kaybettikleri için vücutlarını beğenmedikleri gözlemlenir.

5. Benlik Saygısında Azalma

Cinsel fonksiyonlarda azalma, isteksizlik ve sertleşme sorunu gibi biyolojik değişiklikler erkeklerin, cinsel çekiciliklerini kaybettiklerini düşünmelerine sebep olur. Bu düşünceyle birlikte kendilerine olan saygıları azalır.

6. Konsantrasyon Bozuklukları

Androjen sınıfı bir hormon olan testosteron etkisini sadece cinsel fonksiyonlar üzerinde göstermez. Hayvanlar ve insanlar üzerinde yapılan çalışmalar testosteronun beynin hem yapısal hem de fonksiyonel oluşumu üzerinde önemli katkıları olduğunu gösterir. Konsantrasyon, bilişsel davranışlar, hafıza, zaman ve mekan algısı üzerinde olumlu etkileri vardır.

30’lu yaşlarla birlikte başlayan, 50’li yaşlarda artan hormonal değişiklikler, erkek metabolizmasında dengelerin değişmesine sebep olur. Bu doğal değişim istisnasız her erkekte gerçekleşir ama bir takım belirtilerle kendini belli biçimde hissettirmesi her erkekte farklı yaşlara denk gelebilir. Belirtilerin sıklığı ve şiddeti de her erkeğe göre değişir. Hatta pek çok erkek, bu belirtilerin farkına bile varmaz. Andropoz dönemi toplumda kadınlara özgü menopoz dönemiyle birlikte anılır ve sıkça kıyaslamaya tabi tutulur. Oysa her ikisi de hormonal birer süreç olmakla, kadınlarda menopozla birlikte doğurganlık kabiliyeti tamamen ortadan kalkar. Oysa erkeklerde, farklı bir sebep yoksa, sadece testosteron azalması yüzünden üreme fonksiyonları kesilmez.

Andropoz hastalık değil, erkek yaşamının doğal bir evresidir. Hastalık olmadığı için, tedavisinden de söz edilemez. Ancak bazı durumlarda kişiler bu dönemin psikolojik belirtileriyle baş etmekte güçlük çekebilirler. Bu durumda eşleriyle birlikte psikolojik destek almaları yerinde olur. Bu süreçte, hayatlarının kalanını muhtemelen baş başa geçirecek olan eşlerin birbirlerini anlamaları ve destek olmaları gerekir. Öyle ya da böyle andropozdan kaçış olmadığına göre, ortaya çıkacak doğal belirtilerinin yarattığı ruhsal, bedensel ve cinsel tahribat için önlem almak, rahat bir “yaşlanan adam” dönemi geçirmek ve ilerleyen yaşlarda sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmek için faydalı olacaktır. Andropozu, doğanın bir kuralı olarak bilen ve kabul ederek “yaş alan” erkekler, aile ve sosyal ilişkilerine, hobilerine eskisinden daha çok vakit bulabilecekleri bu dönemini huzur içinde geçirebilirler.

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here