Ana sayfa Genel Sağlık Cinsel Sağlık Andropoz Tedavisi

Andropoz Tedavisi

222
0
PAYLAŞ
Andropoz Tedavisi

Andropoz Nedir?

Andropoz kelimesinin kökü latinceden gelmektedir. Andropoz latincede “erkekliğin sonu” anlamına gelen bir sözcüktür. Erkek bireyin yaşının ilerlemesi sonucu, vücudunda üretilen erkeklik hormonu olan testosteron seviyesinin bireyin vücudunda azalması ve bu nedenle de ortaya çıkan sorunların meydana gelmesi durumuna da andropoz adını vermekteyiz. Andropoz kadınlarda meydana gelen ve aynı süreçte oluşan menopoza benzeyen bir durumudur. Menopoz durumu kadınlarda belli bir yaş sonrasında meydana gelen hormon değişimleri sonucu oluşan durumdur. Andropoz da aynı durumun erkek bireyde meydana gelmesiyle oluşan durum.

Erkek bireyin 40’lı yaşlarından itibaren, erkek yumurtalarından üretilmekte olan erkeklik hormonunun yanında bireyin böbrek üstü bezlerinden salgılanan bazı hormonların azaldığını belirtebiliriz. Bu vücutta önemli rol oynayan hormonların azalması, bireyin vücudunda önemli rollerde bulunan organların, yan beyin, kaslar, kemikler ya da prostat gibi organları etkiler ve bu düşüş sonucunda bu organların fonksiyonlarında bir düşüş oluşur. Hasta bireyde erken yaşlanma oluşur ve hayat standardında bir düşüş meydana gelir. Andropoz durumu yıllar içinde yavaş yavaş ortaya çıkabilir. İlerleyici şekilde oluşur. Kadınlardaki menopoz durumu gibi bir anda kendini göstermez. Erkeklerde, erkeklik hormonu andropoz süresinde tamamen kaybolmaz. Sadece belli bir azalış meydana gelir.

Andropoz her erkek bireyde meydana gelecek diye bir durum da söz konusu değildir. Günümüzde yaklaşık olarak erkeklerin %25-30’luk kısmında bu durum meydana gelir. Be sebeple de kadınlarda görülen menopoz dolayısıyla kadınların başına gelen erkeklerin başına gelmez ve erkekler hayatlarının sonuna kadar cinsel olarak aktivitelerini sürdürebilir. Hatta ileriki yaşlara gelindiğinde erkekler döllenme yeteneği azalsa da çocuk sahibi olabilirler. Andropoz etkisi altında olan erkekler 60 yaşına geldiğinde erkeklik hormonu düzeyleri, bireyin 30 yaşındaki halinde bulunan en düşük seviyeden bile az olacaktır.

Andropoz Hangi Yaşlarda Meydana Gelir?

oldhappycouple

Erkek bireyler için andropoz dönemi kesin bir dönemi kapsamaz. Her birey için farklı bir yaşta meydana gelebilir. Erkek bireylerin bazı kesimi 40-50’li yaşlarında andropoz etkisine girebilirken, bazı bireyler de 80 yaşında andropoz etkisine girebilmektedir. Ayrıca zaten andropoz durumunun her erkek bireyde ortaya çıkmadığı konusuna da değinmiştik. Erkeklerde testosteron seviyesi yani erkeklik hormonu seviyesi bireyin yaşının ilerlemesi sonucu düşer. Genel olarak 40’lı yaşlar itibari ile erkeklik hormonunda bir azalış meydana gelir. Testosteron seviyesindeki azalış her bireyde farklı seviyede olur. Bu azalış ne kadar fazlaysa şikayetler de o denli fazla olur. Toplam testosteron seviyesi, erkeklerin 50’li yaşlarından itibaren hızlı şekilde bir düşüş meydana getirir. Bu oran yıllık olarak %0,4 oranında düşer. Serbest testosteron da da bir düşüş meydana gelir. Bu da  yıllık olarak %1.2 oranında azalır. Testosteron hormonu birey vücudunda önemli etkileri olan bir hormondur. Bu hormonun azalması vücutta bulunan diğer hormonları da etkiler. Bireyin 70’li yaşlarına kadar testosteron erkeklik hormonu seviyesi %35’lik bir azalma yaşar.

Erkek bireylerin vücutlarında bulunan testosteron seviyeleri, 40-60 yaşları arasında erkeklerin %7’sinde, daha ileriki yaşlarda olan bireylerin yani 60-80’li yaşlardaki erkeklerin ise %21’nde ve 80 yaş ve üzerindeki erkeklerde ise %35 oranında testosteron seviyelerinin altında olduğu saptanmıştır. Bu bireylerde yetersizlik seviyesinden dolayı ortaya çıkan şikayetler dolayısı ile dışarıdan testosteron desteği alınması gerekmektedir. Azalış bu düzeylere kadar inebilir. Andropozun ortaya çıkması sürecinde bazı psikolojik ve sosyal durumlarda etkili olabilir. Örnek olarak, bireyin hak ettiği pozisyonda olmadığını düşünmesi durumu, bireyin daha erken andropoza girmesini hızlandırır.

Andropoz Belirtileri Nelerdir?

kisirlik-2

Testosteron hormonunun, vücutta cinsel istek arttırıcı etkisinin yanı sıra başka diğer etkileri de olduğu söylenebilir. Bu durumun hem kadın ve hem de erkekte etkili olabilen ruhsal durumla alakalı olduğu söylenebilir. Sosyal hayat, cesaretli olma, iyi olma durumu, vücut direnci, vücutta meydana gelen yağlanma miktarı, kiloda artış görülmesi gibi birçok farklı durumu bu hormon etkileyebilmektedir. Yaşı ilerleyen erkek bireylerin vücudunda andropoza ait bazı belirtiler ortaya çıkar. Bu şikayetler ileri yaşlarda bireyin karşılaştığı diğer şikayetlerle bir benzerlik şeklinde olur. Şikayetler tam olarak testosteron eksikliği ile birlikte ortaya çıkmış genel sorunlara özgü olmasa da şikayetlerin bu nedenle olabileceği kuşkusu oluşabilir. Andropozun oluşmuş olması için bazı belirtilerin yanında serum testosteron seviyesinin de azalmış olması gereklidir. Andropoz sürecine giren hastada bazı belirtiler ortaya çıkar. Bunlar psikolojik belirtiler, vücutla ilgili olan belirtiler, cinsel alışkanlıklardan yakınma gibi belirtilerdir.

1.Psikolojik Belirtiler

  • Bireyin iyi hissetmeme durumuna sık rastlanması
  • Yaşamın zevk vermemesi ya da bu sürecin uzun süreyle yaşanması
  • En güzel zamanların geride kaldığı hissine kapılma
  • Tükenmişlik ya da bitmişlik hissine kapılma
  • Alınma hali, saldırgan bir yapıda olma
  • Sinirli, çabuk öfkelenen bir yapıya bürünme
  • En ufak şeyden bile kolayca etkilenme
  • Bireyin yaşam enerjisinde azalış
  • Endişe, karamsarlık, kötümser düşünme
  • Depresyondan çıkamama hissi, depresif bir ruh halinde olma
  • Bireyde zihinsel sorunlar bulunuyorsa andropoz süreci ile bu sorunlar harekete geçebilir.

2.Andropoz’un Vücut Üzerindeki Etkileri

cinsel-sorunlar

  • Zihinsel olarak yorgunluk
  • Uyku düzeninde bir sorun oluşması, uyuyamama, erken uyanma, derin uyuyamama gibi durumlar
  • Sürekli olarak bir halsizlik ve yorgunluk durumu
  • Vücut kıllarında azalış
  • Bireyin cildinin kuruması, kas gücünde bir azalış meydana gelmesi
  • Bireyin kas sisteminde ağrıların meydana gelmesi, sırt ağrısı
  • Dikkatsizliğin artması
  • Hafıza ile ilgili problemler yaşama, unutkanlığın artması
  • Kan seviyesinde azalış, kan hücrelerinin üretiminde sorun ortaya çıkması
  • Kemiklerde erime meydana gelmesi, bu sebeple de omurga ve kalça kemiklerinde kolayca kırıkların ortaya çıkması
  • Bireyin göbek kısmında yağ oluşumu, yaygın ismiyle bira göbeğinin oluşması
  • Deri altında ve karın bölgesinde meydana gelen yağlanmada artışın oluşması
  • Bireyin memelerinin büyümesi

3.Andropoz’un Cinsel Etkileri

  • Cinsel aktivitelerde azalma meydana gelmesi
  • Cinsel arzuda azalış
  • Sertleşmenin azalması
  • Cinsel birleşmenin verdiği zevkin zayıflaması
  • Sabah sertliğinde azalış, özellikle de gece sertleşmesinde azalış
  • Meni kalitesinde azalış, miktar ve boşaltım gücünde düşüş
  • Sakalların büyümesinde bir azalışın ortaya çıkması

Andropoz Tedavisi Nasıl Olur?

menopozda-cinsel-yasam

Testosteron hormonu eksikliğinden dolayı meydana gelen andropoz sorunu, bazı tedavi şekilleri ile tedavi edilebilmektedir. Tedavi ile azalışın meydana geldiği ve direkt olarak andropoz nedeni eksikliğinden kaynaklanan hormon olan testosteron hormonu yerine konulur. Eksikliğin giderilmesi bazı farklı yollarla gerçekleştirilebilir. Bu amaçla, haplar, deri üzerinde kullanılabilen jeller ve enjeksiyonlar kullanılabilmektedir.

Azalan testosteron hormonunun yukarıda sayılan yollar kullanılarak yerine konulması sonucu, bireyde meydana gelen sorunlar giderilebilir. Cinsel istekte artış, kas gücünün yeniden oluşması, mental sağlık, bireyin kendini daha sağlıklı hissetmesi, kaybolan özgüven ve cesaretin oluşması, uyku düzeninin tekrar eski haline gelmesi, hafızanın güçlenmesi gibi yukarı da eksikliği durumunda ortaya çıkabilen birçok sorun giderilir.

1.Haplar

Yemekle birlikte alınan haplar sayesinde yemekteki yağa bağlı olarak emilim gerçekleşir. İlk süreçte hafif bir dozajda alınan bu takviyeler ilerleyen süreçte arttırılarak kullanılır. Ancak uzun tedavi sürecinde testosteronun ağız yoluyla yani hap şeklinde alınması tavsiye edilmez.

2.Testosteron Jelleri

Gün başladığında sabahları testosteron jellerinin kullanılması sonucu gerçekleştirilen tedavi yöntemi. Günde bir kez uygulanır. Karnın alt kısmına, üst kol ya da omuz bölgelerine kılların olmadığı bölgelere sürülmesi istenir. Birkaç dakika içinde deri altına nüfuz edilmesi beklenir ardından giyinilir. Jel kullanımının hemen ardından su sürülmesi doğru değildir. Cinsel bölgeye sürülmesi doğru değildir. Uygulama sonrası testosteron seviyesi yarım saat içinde normale döner ve 24 saat süre içinde sabit kalır.

3.İğne ile Tedavi

Bu tedavi yöntemi yaklaşık 10-12 haftada bir olarak kas bölgesine uygulanır. Bu süreçte uygulanan testosteron seviyesi birikim sağlamadan kullanım amaçlı olarak yeterli olmaktadır. Tedavi öncesi testosteron seviyesi ölçülür. İlk iğne tedavi süreci az bir ara içinde tekrar edebilir. Ancak genel tedavi 10-12 haftada bir olmalıdır.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here