Ana sayfa Sosyal Anksiyetenin Nasıl Hissettirdiğini Anlatan 5 İnanılmaz Fotoğraf

Anksiyetenin Nasıl Hissettirdiğini Anlatan 5 İnanılmaz Fotoğraf

252
0
PAYLAŞ

Eğer herhangi bir akıl hastalığından muzdarip değilseniz ya da psikolojik problemleriniz yoksa kimi zaman bunu yaşayan insanları anlamak ve onlarla empati kurmak zor olabiliyor. 23 yaşındaki öğrenci ve fotoğrafçı Katie Crawford, anksiyete ile yaşamanın nasıl bir şey olduğunu diğer insanlara göstermek için bir fotoğraf serisi oluşturmuş. “My Anxious Heart” yani Benim Endişeli Kalbim ismiyle çektiği fotoğraflar, anksiyetenin her halini ve onun hayatını nasıl etkilediğini gözler önüne seriyor.

“Anksiyete ve depresyon kelimelerle açıklaması son derece zor kavramlar.” diyor Crawford ve ekliyor “Birçok insan psikolojik rahatsızlıklardan muzdarip olmanın ne kadar yıpratıcı olabileceğini anlamıyor. Umarım yaptığım bu fotoğraf serisi, başkalarına anlatılmak istenildiğinde kelimelerin kifayetsiz kaldığı sorunların görsel birer temsili olabilir.”

Crawford’un bu fotoğraf serisini tamamlayabilmesi tamı tamına 5 ayını almış. Üniversite tezi olarak yarattığı bu projeyi, aynı zamanda psikolojik sorunlarla ilgili utanç verici olduğu düşünülen konuları aydınlatmak için de kullanmak istemiş.

“Bazı insanlar hala depresyon ve anksiyeteyi “ayrıcalıklı hastalıklar” olarak görüyorlar. Yani, aslında hayatında hiç korkunç bir olay yaşamamışsın, büyük bir problemin yok ama sen hala bazı konular üzerine fazla düşünüp kendine problem yaratıyormuşsun gibi. Bazı insanlar bunun günlük hayattaki sorumluluklardan kaçış için uydurulmuş bahaneler olduğunu, bazıları ise güçsüz insanların güçsüz kalmak için kullandığı hastalıklar olduğunu düşünüyor.” diyor Crawford.

“Bu konuyla ilgili farkındalığı arttırmalı ve utanılacak bir şey olmadığını herkese göstermeliyiz. Çünkü bu tarz hastalıkların gözardı edilmesi, bu hastalıkla mücadele eden kişilerin yardım almasını imkansızlaştırıyor. Kendini dört duvar arasında sıkışmış ve herkesin, her şeyin sorumluluğu omuzlarına çökmüş şekilde hissederken, birine kalbini açmak ve sana yardım etmesine izin vermek son derece zor olabiliyor. Yardım alınmazsa bu durumun sonunda kendine zarar verme, kendini tecrit etme hatta intihar bile olabiliyor. Hayatta depresyon ve anksiyeteden daha kötü şeyler de var ama emin olun kimse bu şekilde hissetmek, bu hastalıklardan muzdarip olmak istemiyor. Neden sorunları tatlıya bağlamaya çalışmıyoruz ki?

“Bir bardak su ağır değildir. Masadan aldığınız bir bardağın ağırlığı kolunuz için neredeyse hiçbir şey ifade etmez. Peki ya elinizdeki bu bir bardak suyu asla boşaltamasaydınız ya da asla bir yere bırakamasaydınız? Ya onu günlerce, aylarca hatta yıllarca elinizde tutmanız gerekseydi? Bardağın ağırlığı hiçbir zaman değişmeyecek ama eninde sonunda kolunuz yorulacak ve belli bir noktadan sonra önceden onun aslında nasıl hafif olduğunu hatırlayamayacak hale geleceksiniz. Hayatınız devam ederken bardağın orada olduğunu unutmak için elinizden gelen her şeyi yapsanız da olmayacak ve sonunda bardağı düşürmek zorunda kalacaksınız. ”

Kaynak: http://www.empowher.com/anxiety/content/photo-series-shows-exactly-what-anxiety-feels

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here