Ana sayfa Yaşam Bitkisel Tedavi Artrit İçin Doğal Tedaviler

Artrit İçin Doğal Tedaviler

15
0
PAYLAŞ
Artrit İçin Doğal Tedavi Yöntemleri

Doğa, sadece bir yere oturup seyredeceğimiz bir manzara değildir. Canlı, cansız, küçük, büyük tüm varlıkların dahil olduğu muazzam bir sistemdir. Vücudumuz da hem bu sistemin bir parçası, hem de kendi başına bir başka sistemdir. Ve varlığı, doğadaki diğer varlıklara bağlıdır. İnsanoğlu bunu unutup, kendini doğanın efendisi sanmaya başladığından beri, başımız dertten kurtulmuyor. Kronik metabolizma hastalıkları her geçen gün daha çok insanı etkisi altına alıyor. Yaşam süresi uzadı belki ama iyi bir yaşam mı bu acaba? Her gün avuç avuç ilaç yutup, yardım almadan yemeğimizi bile yiyemeyecek, evden dışarı çıkamayacaksak, 100 yaşına kadar yaşamanın nesi iyi? Tercih meselesi tabi, tartışılabilir. Fakat sağlık sorunlarının temelinde doğal beslenme biçimlerinden uzaklaşmış olmamızın yattığı, tartışılmaz. Temelde bağışıklık sistemini ilgilendiren artrit hastalığında da durum farklı değil. Bu tip sebebi tam olarak bilinemeyen hastalıklardan korunmak, tedavi olmaktan çok daha kolaydır. Yaşam kalitesini ciddi manada düşüren bu hastalıktan korunmanız için yapmanız gereken ise en kısa zamanda özünüze dönmeniz, doğal beslenmeye ve hareket etmeye başlamanızdır. Bu yazının devamında Artrit İçin Doğal Tedavileri bulabilirsiniz.

Artrit Nedir?

Artrit, eklemleri ve kemikleri tutan ağrılı ve iltihabik hastalıkları tanımlamak için kullanılan genel bir terimdir. Artrit kelimesi tek bir hastalığı değil 200’den fazla çeşidi olan bir hastalığı ifade eder. Tek bir eklemde meydana gelebileceği gibi aynı anda vücudun farklı yerlerindeki eklemlerde de görülebilir. Zaman içinde bu eklemlerde şekil bozuklukları meydana gelir. İlerleyici ve agresif bir hastalıktır. Artritin en sık rastlanan türleri osteoartrit ve romatoid artrittir. Damla hastalığı olarak da bilinen gut, lupus ve reaktif artrit de bu kronik hastalığın diğer türleri arasındadır. Çoğunlukla ileri yaşlarda ortaya çıkmakla birlikte çocuk ve gençlerde de görülebilir.

Osteoartrit: En sık rastlanan artrit çeşididir. Kemikler arasında bulunan esnek kıkırdak doku zamanla yok olmaya başlar ve bu süre zarfında eklem yerlerinde şiddetli ağrılar meydana gelir. Hastalık genellikle elleri, omurgayı, diz ve kalçaları tutar.

Romatoid Artrit: İltihaplı romatizma olarak da bilinen ve çok daha şiddetli seyreden artrit çeşididir. Bağışıklık sistemi, henüz tam olarak bilinmeyen bir sebeple kemik ve kıkırdak dokularını yabancı bir doku ve bir tehdit olarak algılar. Bu tehdidi ortadan kaldırmak için savunmaya geçerek kemik ve kıkırdak dokuyu parçalar. Bunun neticesinde de ağrı, şişlik ve deformasyonlar ortaya çıkar. Bağışıklık sistemine ait bir hastalık olduğunu söylemek yanlış olmaz.

Artritin Belirtileri Nelerdir?

Artrit hastalıkları tuttuğu dokunun yerine göre farklı belirtiler gösterse de, hepsinin ortak özellikleri; ağrı, şişme ve eklem hareketlerinde kısıtlanmadır.

Osteoartrit genellikle 40-60 yaş arası bireylerde, eklemlerde tutukluk ve ağrıyla başlar. Yavaş ilerler ve çoğu zaman ilk belirtiler dikkate alınmaz. Zamanla eklemlerde krepitasyon (çıtırtı sesi), özellikle ellerde kemik çıkıntıları ve yine eklemlerde şekil bozuklukları, eğrilikler gelişir. Kesin sebebi henüz bilinmemekte, genetik yatkınlıkla ilgili de yeterince veri bulunmamaktadır. Fakat aşırı kilo, yaralanma ve aynı hareketlerin sürekli yapılması gibi risk faktörleri vardır.

Romatoid artrit ise daha nadir görülmesine rağmen çok daha şiddetli seyreder. 30-50 yaşlarında başlar ve kadınlarda görülme sıklığı daha fazla olduğu için hormonlarla ilgili olabileceği de düşünülmektedir. Daha çok küçük eklemlerde ortaya çıkar ve yavaş ilerler. Romatoid artrit de genellikle el ve ayak parmakları gibi küçük eklemlerde başlayarak yavaş yavaş ilerler. Hastalar eklemlerindeki ağrı, şişkinlik ve hareket yeteneğinde kayıplarla birlikte kendilerini halsiz, güçsüz, kötü hissederler.

Artrit Tedavisi

Başarılı bir tedavi için öncelikle teşhisin doğru konması gerekir. Teşhis hastanın şikayetleri dinlenerek, fizik muayene ve laboratuvar tetkikleri yapılarak konur. Artrit tanısı genellikle belirtilere bakılarak ve fizik muayene ile konur. Röntgen, BT (bilgisayarlı tomografi), MT (manyetik rezonans) gibi görüntülü tarama tetkikleri de tanı koymak için gerekli olabilir. Hastada hangi tür artrit olduğu tespit edildikten sonra tedaviye başlanır. Romatoid artrit bağışıklık sistemini ilgilendiren bir hastalık olduğundan tedavi bağışıklık sisteminin bu yersiz ve aşırı tepkisini baskılamaya yöneliktir. Genel olarak artrit tedavisi kortizon içeren ilaçlar, ağrı kesiciler ve fizyoterapi şeklinde uygulanır. Çok ileri durumlarda hasta eklem yerine yapay eklem koyulması (artroplasti) ya da yerinden oynamış kemiklerin tekrar yerlerine getirilmesi (osteotomi) gibi cerrahi müdahaleler de gerekebilir.

Artrit İçin Doğal Tedaviler

Sebebi bilinmediği gibi, tamamen iyileşmesi de pek mümkün olmayan artrit hastalıklarında tedavinin amacı şikayetleri ortadan kaldırmaya yöneliktir. Hastalığın kemik dokuyu hedef aldığı ve bağışıklık sistemiyle de yakından ilgili olduğu düşünülecek olursa, bunlar için de doğa bize sayısız faydalar sunuyor.

1. Kelle – Paça

Geleneksel Türk mutfağında çok özel bir yeri olan bu ikili, yazık ki eskisi kadar rağbet görmüyor artık. Oysa kemik bağ dokusunun ana maddesi olan kollajen, kemikli et ve kemikli et suyunda bolca mevcuttur. Vücudumuzun sağlıklı bir şekilde dik durabilmesi için kollajene ihtiyacı vardır. Kemiksiz etlerden kollajen alamayız. Artrit hastalıklarından korunmak için kollajen yönünden zengin beslenmek gerekir. Bunun için yemeklerinizde kemikli eti tercih etmelisiniz. Evde hazırladığınız kemik suyunu buzlukta saklayarak yemeklerinizi bununla pişirmeniz de çok sağlıklı bir uygulama olacaktır.

2. Isırgan Otu

Oldukça geniş bir kullanım alanı olan ısırgan otu, insan sağlığına faydaları sebebiyle tüm dünyada ilgi gören bir bitkidir. İlaç sektöründe de kullanılan ısırgan ülkemizde daha çok idrar sökücü ve iltihap giderici olarak kullanılır. Isırgan otu aynı zamanda bağışıklık sistemi için de çok yararlıdır. Artrit hastalıklarında meydana gelen ağrıların giderilmesinde de fayda sağlar. Yakıcı bir sıvı salgıladığı için çıplak elle dokunmanın mümkün olmadığı bu ottan çay olarak faydalanılacağı gibi, yakı şeklinde kullanmak da mümkündür. Ağrı giderici yakı yapmak için; 1 yemek kaşığı dulavrat otu, 1 tatlı kaşığı ısırgan otu, 1 tatlı kaşığı kırmızı acı biber, 1 tatlı kaşığı karanfil, 1 yemek kaşığı zencefil, havanda iyice dövülür. Öğütücü bir makineniz varsa tüm otları birlikte öğütmek daha kolay olacaktır. Bu ot karışımına son olarak 1 tatlı kaşığı bal (hakiki bal ve mümkünse peteğiyle birlikte) eklenir ve iyice özdeşleşene kadar karıştırılır. Macun kıvamına gelen karışım ağrılı yere konur ve sarılır. 1 saat bu şekilde bekletildikten sonra sıcak suyla yıkanır.

3. Kuşburnu

Taze, kuru, çay, reçel, marmelat olarak pek çok şekilde yararlanabileceğiniz kuşburnu, ülkemizde çok yaygın olarak kullanılan bir şifa kaynağıdır. Bilinen en önemli faydası, bağışıklık sistemini güçlendirmesidir. Bilinen pek çok C vitamini kaynağından, örneğin limondan çok daha fazla C vitamini içerir. Cilt ve saç sağlığı için de sıklıkla başvurulan kuşburnunun, iltihap oluşumunun önüne geçtiği ve ostreoartrite bağlı ağrıların azalmasında etkili olduğu, yapılan son araştırmalarla ortaya konmuştur. Dizlerde sıvı kaybına engel olduğu yönünde araştırmalar da vardır.

4. Papatya

Sakinleştirici etkisinden dolayı kullanımı tercih edilen papatya aynı zamanda yangı önleyici bir bitkidir. Bu yönüyle artrit ağrılarının giderilmesinde fayda sağlar. Tek başına ya da başka bitkilerle birlikte hazırlanan çayı, artrit atakları sırasında rahatlıkla kullanılabilir. Bazı ilaçlarla birlikte kullanıldığında zehirlenmelere ya da ilaçların etkisinin azalmasına sebep olabileceğinden, kullanmadan önce bir hekime danışmakta fayda vardır. Papatya çayı hazırlamak için, 1 yemek kaşığı papatyanın üzerine, 1 bardak kaynamış su ekleyin. Demliğin kapağını kapatarak 5 dakika kadar, demlenmesini bekleyin. Biraz soğuduktan sonra içebileceğiniz papatya çayınızı, limon ya da 1 çay kaşığı balla tatlandırabilirsiniz.

5. Meyan Kökü

Tüm dünyada hem geleneksel hem de endüstriyel olarak kullanılan bir bitkidir. Tatlı – tuzlu, lezzetli bir köktür ve tatlandırıcı olarak pek çok yiyecek ve içecek maddesinin yapımında, baharat olarak yemeklerde kullanılır. Ülkemizde şerbeti yapılan meyan kökü, ilaç sektöründe de kullanılır. İnsan sağlığına en önemli faydası, bağışıklık sistemini güçlendirmesidir. Bu lezzetli kökten çay hazırlamak için; 1 bardak suya 1 tatlı kaşığı çekilmiş meyan kökü konur ve kaynatılır. Su kaynamaya başlayınca ateş kısılı ve 10 dakika kadar demlenir. Ilık ya da soğuk içilir.

6. Ev Yoğurdu

Son yıllarda insan sağlığıyla ilgili yapılan bütün araştırmalar, kronik ve metabolik hastalıklardaki artışı, beslenme alışkanlıklarının değişerek daha çok hazır gıda tüketilmesine bağlıyor. Gerçekten de eskiden evlerimizde yapmaya alışık olduğumuz pek çok gıda maddesini artık hazır olarak alıyoruz. Yoğurt, peynir, ekmek gibi hayati değeri olan besin maddelerini üstelik envai çeşidini, hiç yorulmadan, canımız ne zaman isterse, küçük – büyük her markette kolayca bulabiliyoruz. Ne zaman ve ne şartlarda üretildiklerini, ne zamandır o raflarda bizi beklediklerini, raf ömrünü uzatmak için hangi katkı maddelerinin eklenmiş olduğunu, maliyeti düşürmek adına hangi doğal malzeme yerine hangi kimyasalın konduğunu düşünmüyoruz bile. Oysa, hiç olmazsa yoğurdumuzu kendimiz yapabiliriz. Süt tozuyla değil, kaynağını bildiğimiz hakiki sütle; kimyasal maddelerle değil, kendi doğal mayamızla ve kendi temiz mutfağımızda. Pek çok hastalığın kökeninde bağırsak florasında meydana gelen bozulmalar yatmaktadır. Sağlıklı bir vücut ancak sağlıklı bir sindirimle mümkündür. Sağlıklı sindirim için de bağırsak florasında mutlaka bulunması gereken yararlı bakteriler olmalı. Besinleri parçalayarak, vitaminleri, mineralleri, tuzu, şekeri sentezleyerek, hücrelerin ihtiyacı olan enerjiyi açığa çıkarmak için bu bakterilerin olması şarttır.

7. Doğal Maya

Yoğurttan bahsederken de değindiğimiz gibi endüstriyel mayaların insan sağlığına hiç bir faydası yoktur. Maya denince aklımıza hamurun kabarmasını sağlayan bir çeşit kabartma tozu geliyor. Çok da yanlış değil bu çağrışım çünkü hazır mayalar hamuru şişirmekten başka bir işe yaramazlar. Oysa maya, mantar grubuna ait, sıcakla temas ettiğinde hızla çoğalan, gözle görülemeyecek kadar küçük, tek hücreli bir canlıdır. Ve buğdaydaki glüten ancak bu doğal, canlı maya sayesinde insanlar için sağlıklı hale gelebilir. Endüstriyel mayalar ise mayalanma süresini çok çok kısaltırlar ama ortaya yüksek alerjik risk taşıyan besinler çıkarırlar. Bu da bağışıklık sistemimiz için en büyük tehlikedir. Zamanla bozulan bağırsak florası ve sindirim sistemi besinleri sağlıklı sindiremez, işleyemez ve vücut sistemine sokamaz. Buğday ancak doğal mayayla, doğru bir şekilde mayalanırsa bileşimindeki proteinler, karbonhidrat, vitaminler ve mineraller açığa çıkar. Aynı şey peynir için de geçerlidir. Endüstriyel mayalarla, çok kısa sürede mayalanarak elde edilen ticari peynirlerde, bağırsak florası için gerekli mikroorganizmaların bulunmasını beklemek çok yersiz olur. Başlangıçta zor gibi görünse de en azından yoğurdumuzu kendimiz yaparak başlayabiliriz doğal mayayı yeniden hayatımıza sokmaya.

Artrit hastalığı tamamen iyileştirilemese de, beslenme ve yaşam tarzımıza dikkat ettiğimiz sürece sorunsuz bir şekilde birlikte yaşayabileceğimiz bir hastalıktır. Eklemlerinizde ağrı, sıcaklık, kızarıklık gibi belirtiler fark ettiğinizde vakit geçirmeden bir Romatoloji uzmanına başvurmanızda büyük fayda var. Hastalık ne kadar erken fark edilirse, tedavisi de o kadar başarılı olacaktır. Kilonuza dikkat edin. Her bir fazla kilo, eklemler üzerine binen artı bir yüktür. Mutlaka hayatınızda spor olsun. Fakat eklemlerinizi ve kemiklerinizi zorlayacak hareketlerden kaçının. Her gün düzenli olarak yarım saat yürüyüş bunun için son derece uygundur. Fizyoterapi, masaj, hidroterapi gibi yöntemlerden de faydalanabilirsiniz. Bağışıklık sisteminizi güçlü tutun. Bunun için bol su için, dengeli beslenin, güneşe çıkın ve işlenmiş gıdalardan uzak durun.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here