Ana sayfa Yaşam Bitkisel Tedavi Asit Reflüsü İçin Bitkisel Tedavi

Asit Reflüsü İçin Bitkisel Tedavi

122
0
PAYLAŞ
Asit Reflüsü İçin Bitkisel Tedavi Yöntemleri

Bir hastalık düşünün ki en sevdiğiniz yemeklerden sizi alıkoyuyor, neredeyse yemekten korkar hale geliyorsunuz, ne yerseniz yiyin yuttuktan sonra ağzınıza geri geliyor, dostlarla güzel bir akşam yemeği kabusa dönüşüyor, sabahları uykudan midenizde ağrı, boğazınızda bir ateş topuyla uyanıyorsunuz. Kalp krizi geçirdiğinizi düşündürecek derecede bir göğüs ağrısı da cabası… Bu duygular sizin için hiç de yabancı değilse, asit reflüsünden muzdarip olabilirsiniz.

Asit Reflüsü Nedir?

Ağızdan aldığımız besinler, ilk kez tükürük salgısıyla parçalanarak yemek borusu (özofagus) yoluyla mideye inerler. Burada mide asidi ve enzimler tarafından ikinci bir kısmi sindirime uğradıktan sonra, mide kasları yardımıyla ince bağırsağa geçerler. Son kez burada tamamen sindirilen besinler kan yoluyla tüm vücuda dağılırlar. Normal şartlarda asitli mide sıvısı (gastrik sıvı) midenin içinde kalır. Ama bazen bir aksilik olur, yemek borusunun alt ucunda bulunan ve mide içeriğinin yemek borusuna geçişini engelleyen kapak mekanizması bozulur, mide asidi yemek borusuna yemek borusuna geçer. Bu durumun süreklilik kazanması ve hemen her yemekten sonra gerçekleşmesi durumuna Gastroözofageal Reflü hastalığı ya da kısaca GÖRH adı verilir. Mide asidi yemek borusunda tahrişe, hasara ve iltihaba sebep olur.

Asit Reflüsünün Belirtileri Nelerdir? Nasıl Tedavi Edilir?

Asit reflüsünün en önemli belirtisi göğsün, halk arasında “iman tahtası” olarak isimlendirilen orta kısmında beliren ve boyuna doğru yayılan yanma hissidir. Çoğu zaman bu his kişiye kalp krizi geçirdiğini düşündürür. Hatta bu şikayetle acil servise başvuran hastalar da önce kalp krizi yönünden değerlendirmeye alınırlar. Mide içeriğinin ağza gelmesi, yutma güçlüğü, seste kalınlaşma, diş ve diş eti hastalıkları da sık rastlanan diğer belirtilerdir. Öte yandan reflü hastalığı hiç bir belirti vermeden, alttan alta da sürüyor olabilir. Bu durum özellikle astım hastaları için çok tehlikelidir. Çünkü, yemek borusuna kaçan mide asidi bronşları devamlı olarak uyarır. Bu da zaten astımın en önemli belirtileri olan öksürük, nefes darlığı, bronş kasılmaları gibi şikayetleri daha da artırır ve alerjik astım krizlerine sebep olur. Tedaviye rağmen iyileşme göstermeyen astım hastaları, reflü ihtimaline karşı da araştırılmalıdırlar.

Asit reflüsünün tedavisi midedeki asit üretimini azaltan ve midenin boşalmasını hızlandıran ilaçlarla yapılır. Genellikle 2 ay gibi kısa bir sürede ilaç tedavisinden sonuç alınır. Fakat reflünün tekrarlama riski yüksektir. Nadir de olsa, ilaç tedavisinden yarar sağlayamayan hastalar, cerrahi olarak tedavi edilirler. Reflü hastalığı ilaçlarla ya da cerrahi olarak mutlaka tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. Yemek borusunun uzun seneler mide asidine maruz kalması Barrett hastalığının ve bununla beraber yemek borusu kanserinin gelişmesi riskini arttırır. Beslenmede temel kural yağlı ve asitli yiyeceklerden uzak durmaktır. Asitli reflü diyetinde, yenmesi gereken besinlerden çok yenmemesi gereken besinlerden bahsedebiliriz. Örneğin, çikolata, asitli gıdalar, domates, koyu kahve, karbonatlı ve mayalı hamur işleri reflüyü arttırır.

Asit Reflüsü İçin Bitkisel Tedavi Yöntemleri

Reflü özellikle geceleri, yatay pozisyondayken daha çok rahatsızlık verir. Reflü hastalığı olan ve ilaçla tedavisi planlanan hastaların, yatmadan birkaç saat önce sıvı alımını sonlandırmaları rahat bir gece geçirmelerine yardımcı olacaktır. Yağlı veya kızarmış gıdalar, süt, çikolata, kremalı yiyecekler veya çorbalar, fast food, turunçgiller ve suları, domates, kahve, çay, kafeinli ve asitli içecekler ve özellikle yağda yakılmış baharatların reflü şikayetlerini daha da artırdığı unutulmamalıdır. Bol su içmek, besinleri iyice çiğnedikten sonra yutmak, her zaman ev yemeklerini tercih etmek de reflü hastalarının dikkat etmesi gereken konular arasında.

1. Enginar

İyi bir vitamin ve mineral kaynağı olmasının yanında, zengin lif içeriğiyle de reflü hastalarının şikayetlerini gidermeye yardımcı olur. Sindirimi kolaydır ve böylece midenin boşalma süresini kısaltır. Güçlü antioksidan etkileri taşıyan enginar, reflüye bağlı olarak gelişebilecek karaciğer hasarlarına karşı da koruyucu olacaktır.

2. Lahana

Yine zengin lif içeriği sayesinde sindirimi kolaylaştırıcı etki gösterir. Sadece lahana değil, aynı aileden olan karalahana, brüksel lahanası gibi sebzelerin tümünde, kanserle savaşan son derece güçlü maddeler, glukosinolatlar bulunur. Yazımızın başında asitli reflü hastalığının tedavi edilmezse kanser riski yaratabileceğini söylemiştik. Glukosinolatlar sindirim sisteminde parçalanarak indol ve izotiyosiyanatlar gibi bileşenleri açığa çıkarırlar. Bu bileşenlerin kanser hücreleri üzerindeki yok edici etkisi kanıtlanmıştır. Lahanayı çiğ olarak tüketmeniz en iyisidir. Suda haşlamak doğru olmasa da buharda pişirerek diriliğini kaybetmesini ve daha kolay hazmedilmesini sağlayabilirsiniz.

3. Patates

Sindirim sistemiyle ilgili herhangi bir rahatsızlık söz konusu olduğunda belki de ilk akla gelen patatestir. Mide ve bağırsak bozukluklarında, ishal ve bulantı tedavisinde gerçekten de fayda sağlar. Patatesin mide asitini nötralize etmek gibi bir özelliği de vardır ki bu da asit reflüsü için tam aradığımız özelliktir. Bu özelliğinden faydalanmak için çiğ patatesin suyundan faydalanılır. Patatesi katı meyve sıkacağında sıkarak elde edilen patates suyu, yemeklerden yarım saat önce içilirse, yemek sonrası yaşanabilecek olası şikayetlerin önüne geçmiş olursunuz. Patatesin glisemik endeksi yüksek bir besin olduğunu hatırlatmakta fayda var. Diyabet hastaları için uygun bir formül olmayabilir.

4. Elma

Sahip olduğu vitaminlerle bağışıklık sistemini güçlendiren elma, lifli yapısıyla da sindirimi kolaylaştıran, vücudun şeker ihtiyacını en doğal haliyle karşılamamızı sağlayan faydalı bir meyve. İçindeki organik asitler, mide sıvısının asidik yapısını dengeler. Kabuklarıyla birlikte yenmesi tercih edilir. Çiğ olarak yemek dışında, bitki çaylarınıza bir dilim elma ekleyerek de tüketebilirsiniz.

5. Anason

Anason bitkisinin tohumlarından elde edilen anason çoğunlukla tatlandırıcı olarak kullanılır. Sindirim sistemindeki gazları giderir ve mideye rahatlık verir. Astım hastalığında ortaya çıkan şikayetleri ortadan kaldırır. Anason bitkisinin taze yapraklarıyla ya da kurutulmuş tohumlarıyla hazırlanan çay, şişkinliği ve hazımsızlığı giderir. Bu çayı hazırlamak için; 1 çay kaşığı kurutulmuş anason yaprağını ( taze yaprak kullanacaksanız 3 çay kaşığı yeterlidir) bir büyük fincan kaynamış suya ekleyin. Fincanın üzerini kapatarak 10 dakika demlenmeye bırakın. Anason aynı zamanda uyku verici özelliğe de sahiptir. Yatmadan önce içilirse, mideyi rahatlatacağı için, iyi bir uyku çekme şansınız artar.

6. Sarı Leblebi

Düşük kalorisi ve yoğun tokluk hissi vermesiyle, kilo vermek için diyet uygulayanların sık sık destek aldığı bir kuru yemiştir. Tokluk hissi vermesinin sebebi, mide suyunu emerek şişmesi ve midede doluluk hissi yaratmasıdır. Bu yönüyle, asit reflüsü şikayetlerinin giderilmesinde de büyük fayda sağlar. Öğün aralarında tercih edilebilecek sağlıklı bir atıştırmalıktır.

7. Kemikli Kırmızı Et

En önemli protein kaynağımız olan kırmızı et, demir ve çinko yönünden de zengin fakat sindirimi zor bir besindir. Özellikle yağlı kırmızı et, asit reflüsü hastalığı olanlara sıkıntı verebilir. Etin kemikli olmasını tavsiye etmemizin sebebi, kemikte bulunan kolajen ve jelatinin, insanda eklem ve kemiklerin onarımını desteklemesi, vücuttaki iltihabı azaltma özelliğine sahip olmasıdır. Mide de kaslardan oluşan bir organdır. Sindirimi bu kasların kasılıp gevşemesiyle gerçekleştirir. Mide ne kadar güçlüyse, sindirim de o kadar kolay ve kısa zamanda gerçekleşir. Reflü şikayetleriniz varsa, yemeklerinizde kullanacağınız etin kemikli olmasına dikkat edin. Hatta kasaptan aldığınız kemikleri haşlayıp süzerek, porsiyonlar halinde buzlukta saklayabilir, yemeklerinizde bu suyu kullanabilirsiniz. Gelişme çağındaki çocuklar için de sayısız faydalar sağlayacak bir yoldur.

8. Hindi Eti

Hindi eti, kırmızı et ve tavuğa göre çok daha yüksek protein içerir ama yağ oranı da diğerlerine oranla çok daha düşüktür. Böylece hayvansal yağlardan uzak durarak, yeterince protein almamızı sağlayan değerli bir besin maddesidir. Besinlerin mide ve bağırsakta sentezlenebilmesi için mutlaka protein gereklidir.

Reflüye bağlı öksürük ve ses kısıklığı olan hastalarda reflü yastığı kullanmak faydalı olabilir. Fazla yastık kullanmak yerine, başı sırtla birlikte 6-8 santim yükseltmek daha iyi sonuç verir. Temel gıdaların (tahıl, sebze, meyve, süt ürünleri, et) porsiyonları bir miktar düşürerek tüketilmesinde hiç bir sakınca yoktur. Bir süre asit reflüsüyle yaşadıktan sonra her hasta, kendisine iyi gelen ya da şikayetlerini artıran yiyecek içecekleri ayırt edecek hale gelir. Bazen birine iyi gelen bir besin maddesi, diğerine hiç de iyi gelmeyebilir. Bol su içmek ve yatmadan 3 saat önce yeme faaliyetine son vermek, tüm reflü hastalarına tavsiye edebileceğimiz davranışlardır.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here